Anahtar kelimeler: Araka Far Kliniğin Önünden Çarpma Şerit Seyrederken Caddesi Takiben Cismani

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLLERİ
:
DAVALI
: 1-
VEKİLİ
:
DAVALI
: 2-
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
BEYANLAR
:
Davacı dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 20.11.2024 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki aracı ile ... Caddesini Takiben ... Sokak İstikametine seyrederken ... Caddesi ... Özel Diş Kliniğin Önünden aracı ile geri geri gittiği esnada aracının sol araka far kısımları ile yaya ... ... ... Caddesi No: ... önünden yolun karşısına geçmek istediği esnada sol şerit üzerinde bulunduğu sırada çarpma neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda sürücü ... 2918 sayılı K.T.K. NIN 67/1-B (yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek izin verilen hallerde bu manevraları yaparken karayolunu kullananalar için tehlike veya engel yaratmak maddesini ihlal ettiği) yaya ...‘ın herhangi bir kural ihlali olmadığı görüş ve kanaatine varıldığını, söz konusu kazada başvuran müvekkili ... ’ın herhangi bir kusuru olmadığını, müvekkilinin kusursuz olduğunu, müvekkili bu kazada yaya konumunda olduğunu, müvekkili bu kaza sonucu ağır yaralandığını, söz konusu kazanın meydana gelmesine neden olan ... plakalı aracın sürücü ve maliki ... olduğunu, dava konusu kaza ile ilgili Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosyası açıldığını, mevzu bahis kazada ... plaka sayılı araca Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi tanzim eden ... Sigorta A.Ş. Olduğunu beyanla; Müvekkili için daimi tüm vücut fonksiyon kaybı nedeni ile şimdilik; geçici iş göremezlik tazminatı (100TL ) sürekli iş göremezlik tazminatı (100 TL ), ve bakıcı gideri ( 100 TL ) belgelendirilemeyen S.G.K. tarafından ödenmeyen zorunlu tedavi giderlerinin ( 100 TL ) (şimdilik 400 TL) olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan ( ... A.Ş. Den poliçe limiti dahilinde )müştereken ve müteselsilen tahsiline, maddi tazminat talebimizin H.M.K.107.m.belirsiz alacak davası olarak değerlendirilmesine, müvekkili için 100.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı ... tarafından sağlık kurulu raporu ve herhangi bir tedavi evrakı iletilmeden K.T.K madde 97 uyarınca usulune uygun başvuru yapılmadan huzurdaki dava açılmış olup davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf hasar aşamasında eksik evrakla başvuru yaptığını, işbu sebeple başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, .Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda kaza sonrasında en az 1 yıllık stabilizasyon süresi beklenmesi gerekirken henüz bu süre geçmeksizin ikame edilmiş işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkilli şirket, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMSS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, Kusur oranlarının tespiti zaruri niteliktedir. hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz ettiğini, 4.04.12.2021 Tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yeni Genel Şartlar Gereği Hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüde düşmediğini, faiz hatalı talep edildiğini, müvekkili şirket poliçe dahilinde bavuranın geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, müterafik kusur durumu araştırılmalı, tespiti halinde tazminat tutarından en az %20 oranında tenzilat uygulanması gerektiğini beyanla; davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davacı dava değeri artırım dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkilinin maddi tazminat alacağı için fark olarak hesap edilen 515.049,02 TL'nin harcını tamamlamalarının kabulü ile müvekkilinin maddi tazminat alacağı olan 515.049,02 TL'nin davalılar ... ve Sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta A.Ş.'den poliçe limiti dahilinde ) kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte tahsiline, 100.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi ... 26.05.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67. maddesinin b bendinde belirtilen “Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır.” kuralı ihlal ettiğinden %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğunu, yaya ...'ın ise meydana gelen kazada kural ihlalinin olmadığı (kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi Hüseyin Söylemez 10.09.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir;1)Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre(Pmf1931 göre) : a) Sakatlanma klozu teminat Limiti(1.800.000,00TL) içinde kalan tutar: Davacı için kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 342.624,59TL olmak üzere toplamda 342.624,59TL tazminat hesap edildiğini, b)Sağlık gideri klozu teminat Limiti(1.800.000,00TL) içinde kalan tutar: Davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 125.637,53TL, davacı için geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 43.786,90TL, davacı için tedavi gideri tazminatı olarak 3.000,00TL olmak üzere toplamda 172.424,43TL tazminat hesap edildiğini, genel toplam 515.049,02TL tazminat hesaplandığını, 2)Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre(Trh2010 göre) :a)Sakatlanma klozu teminat Limiti(1.800.000,00TL) içinde kalan tutar: Davacı için kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 610.884,66TL olmak üzere toplamda 610.884,66TL tazminat hesap edildiğini, b)Sağlık gideri klozu teminat Limiti(1.800.000,00TL) içinde kalan tutar: Davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 125.637,53TL, davacı için geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 43.786,90TL, davacı için tedavi gideri tazminatı olarak 3.000,00TL olmak üzere toplamda 172.424,43TL tazminat hesap edildiğini, genel toplam 783.309,09TL tazminat hesaplandığı kanaatine varılmıştır.
Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinin 07.08.2025 tarihli raporunda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre; davacının:
Sürekli iş göremezlik oranının % 12.01 olduğu,
İyileşme sürecinin 6 ayı bulabileceği,
Bakıcıya ihtiyaç duyduğu sürenin 2 ay olduğu,
Fatura edilemeyen tedavi giderinin 3.000,00 TL olacağı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
20.11.2024 tarihinde davalı ...'nın mülkiyetinde ve kontrolündeki aracın yaya konumunda bulunan davacıya çarpmasıyla trafik kazasının gereçekleştiği, davacının gerçekleşen kaza nedeniyle dosya içerisinde bulunan Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 07.08.2025 tarihli raporuyla; Sürekli iş göremezlik oranının % 12.01 olduğu, iyileşme sürecinin 6 ayı bulabileceği, bakıcıya ihtiyaç duyduğu sürenin 2 ay olduğu, fatura edilemeyen tedavi giderinin 3.000,00 TL olduğu davacının belirtilen haksız fiil sebebiyle davalı ... sürücü ve işleten, davalı ... Sigorta Şirketine ise Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında maddi ve manevi tazminat davası açtığı görülmüştür.
Mahkememizce aldırılan uzman bilirkişi raporuna göre, davalı sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67. maddesinin b bendinde belirtilen “Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır.” gerekçesiyle yüzde yüz (%100) kusurlu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali Türk Borçlar Kanunu madde 54 düzenlenmiştir. Buna göre; bedensel zarar sonucu zarara uğrayanın tedavi giderleri, çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesi zararları, ekonomik geleceğin sarılması nedeniyle uğranılan zararlar ve kazanç kayıpları talep edilebilecektir (... : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Genişletilmiş 20. Bası, Ankara 2016, s.431-433).
Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (... : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s.713). Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının, gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektirdiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum, ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de, burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir (Y. HD, ... E, ... K, █████/2019 T).
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur. Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan genel şartlar ile belirlenmesi öngörülmüştür. Böylece sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğacak borcu, idare tarafından her zaman değiştirilebilir nitelikteki kurallar olan genel şartlara göre belirlenecektir. Borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunda belirlenmediği, idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır.
Mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin içeriğine ilişkin düzenleme öngören itiraz konusu kuralların, sözleşmenin tarafları olarak motorlu taşıt işleten ile sigorta şirketinin yanında motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle zarara uğrama riskine maruz kalan üçüncü kişilerin menfaatleri arasındaki dengenin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin zarara uğraması hâlinde işletenin tazminat borcunun kapsamı 6098 sayılı Kanun’un gerçek zararın tazminini öngören kurallarına göre belirlenmektedir. Bu tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sigorta şirketinin borcunun kapsamı ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlenmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 56 hükmüne göre ise, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı altında hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Maddi Tazminat Yönünden Yapılan Yargılamada;
Meydana gelen haksız fiil sebebiyle Sürekli iş göremezlik oranının % 12.01 olduğu, iyileşme sürecinin 6 ayı bulabileceği, bakıcıya ihtiyaç duyduğu sürenin 2 ay olduğu, fatura edilemeyen tedavi giderinin 3.000,00 TL olacağı, davacının meydana gelen trafik kazasında kusurunun bulunmadığı, davalı ...'nın ise yüzde yüz (%100) oranında kusurunun bulunduğu, davacının bu geçici maluliyet dönemi sebebiyle 515.049,02 TL bedensel bağlamda maddi zarara uğradığı, ilgili maddi zarardan davalı gerçek kişinin sürücü sıfatıyla davalı sigorta şirketinin ise poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu değerlendirilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Manevi Tazminat Yönünden Yapılan Yargılamada;
Davacının meydana gelen haksız fiile tali bağlamda kusurunun bulunduğu ve geçici iş göremezlik halinin bulunduğu, meydana gelen olay sebebiyle davacının çekmiş olduğu elem ve ıstırabın oranı, davacının yaşı, paranın alım gücü, tarafların gelir durumu, hakkaniyet ilkesi ve beraber değerlendirildiğinde davanın kabulüne karar vermek gerekmiş zaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KABULÜ İLE;
1-Davacının bedensel zararı sebebiyle belirlenen 515.049,02 TL'nin davalı sigorta şirketinden █████/2024 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), diğer davalıdan kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat talebinin kabulü ile; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 42.014,00 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve tamamlama harcının toplamı olan 2.374,54 TL nin mahsubu ile eksik kalan 39.639,46 TL harcın; 33.452,33 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 6.187,13 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve tamamlama harcı olan 2.374,54 TL'nin; 2.003,91 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 370,63 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcının 519,35 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 96,05 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan ddavalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan masraf olan
: 17.762,10 TL'nin; 14.989,70 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 2.772,40 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
8-Maddi tazminat davası yönünden;
a-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 83.047,84 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Manevi tazminat davası yönünden;
a-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
10-Karardan sonra yapılacak masrafların % 84 'lik kısmının tüm davalılara müştereken ve müteselsilen, % 16 'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıya yüklenmesine,
11-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
12-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzün karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!