Anahtar kelimeler: Bodrum Ret Eski Müdahalenin Hale Şartı Eksiklikleri Getirme Önlenmesi İzmir

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Bodrum 1. Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ Esas, 2022/7 KararTaraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 2 25... parsel'de tapuya kayıtlı 19 nolu bağımsız bölümde imar mevzuatına aykırı ve müvekkilin mülkiyet hakkına tecavüz ile komşuluk ilişkilerine de zarar veren ve ortak alana müdahale niteliği taşıyan imalatlar açışından müdahalenin men'ine ve eski haline getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların bitişik nizam olduğunu, davacının evine hiçbir yapının yaslanmadığını ve birleştirilmediğini, ortak alana müdahale edilmediğini, yaptığı tadilatların iç yıkımlardan ibaret olduğunu, kendisine ait olan ve dışarıda kalan tuvaleti mahremiyet gereği korunaklı hale getirerek düzelttiğini, üst balkonu alttaki teras boyutunda üst teras yaptığını, evinin önündeki bahçeden 1.20 m² çıkma yaptığını, davacıyı rahatsız edecek bir imalat yapmadığını, imar affından yararlandığını, ortak bahçeye teras inşa etmediğini, iddia edilen terasın projede de olan alt teras olduğunu, alt kat barbekünün projedeki gibi olduğunu, barbekü bacasının davacının salonundaki şömine bacası ile proje gereği ortak olduğunu, üst kat terasta ocak ya da şömine olmadığını, her iki ev yararına ... suyunu pimaş boru ile yönlendirdiğini, imalatlar öncesi davacıya sorduğunu, davacının sorun olmadığını söylediğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda davalıya ait bağımsız bölüm çatısından davacının kapı önüne yönlendirilen bir ... su gideri görülmediğinin belirtildiğini, bunun doğru olduğunu, itirazın bu tespite olmadığını, itirazın davalının davacının evinin duvarına yaptığı müdahale ile ilgili olduğunu, davacının çatısında toplanan suyun binanın ilk yapıldığı halindeki taş giderden aşağıya akmakta iken davalının müdahalesiyle davacının duvarına ince bir PVC boru takıldığını, bu borudan su tahliyesi sağlanmaya çalışıldığını, davalının davacının duvarına bir PVC boru monte ettiğini, binanın mimari projesine aykırı bu borunun suyun tahliyesini yeterince sağlayamadığını, davalı tarafından monte edilen ince PVC borudan akan suyun tahliye işlemini yeterince sağlayamadığından bu durumun davacıya ait taşınmazın cephesinde ve binanın içinde rutubete ve aşırı neme neden olduğunu, bu yönüyle kararı istinaf ettiğini, davalının doğal drenaj sistemine müdahale ederek davacının duvarına bir PVC boru bağladığını, sorunun bu PVC boruda olduğunu kararın bu yönüyle kaldırılmasının gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın bulunduğu .. Sitesi ilk yapılırken .. hava şartları ve sitenin konumunun iyi değerlendirilmediğini, yapmış olduğu tüm tadilat ve tamiratların sitenin konumu ve hava şartları sebebi ile zorunlu olarak yaptırıldığını, duvarlardaki çatlakların 4 yıl önceki depremde oluştuğunu, evler bitişik nizam olduğu için barbekü bacasının zaten ortak olduğunu, şömine veya ocak olarak tasvir edilen alt kat barbeküsü orjinal projedeki gibi olduğunu, kendisine ait barbekünün bacası ile davacının salonundaki şömine bacasının proje gereği ortak olduğunu, üst kat terasında da şömine veya ocak bulunmadığını, yaptığı hiçbir tadilatın yıkımı gerektirmediğini, manzarayı da kapatmadığını, alt kat terastaki kendisine ait bahçe duvarından 20 cm geri çekilmek suretiyle kendi hakkından feragat ettiğini, tadilata başlamadan önce davacı ve site yönetimi şifahen aradığını, hiç bir sakıncası olmadığının belirtildiğini, davacının, kendi çatısının ... suyu gider oluğu yönünün kendi giriş kapısının önüne doğru yapılmış olduğundan, yoğun yağmurlarda evinin içine ... sularının girmesine maruz kaldığını, davacının ... suyu akar oluğuna kendi imkanlarıyla pimaş boru yaptırarak, akan suyu her iki evinde mağduriyetini ortadan kaldıracak şekilde yönlendirilmesini sağladığını, akan suyu pimaş borudan geçecek şekilde bahçe ... akar oluklarına yönlendirdiğini, davacıdan maddi hiç bir talebi dahi olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının bilirkişi raporun A, B, C ve D harfleri ile gösterilen imalatları yaptığı, mimari projesine aykırı olduğu ve ortak alanda yer aldığı tespit edilen imalatların kaldırılması gerektiği, yapı kayıt belgesinin alınmasının 3194 sayılı Kanun'da aykırılığa ilişkin olduğu, tüm kat maliklerinin onayı alınmadığı ve buna uygun proje değişikliği yapılmadığı için eldeki davanın esasına etkili olmadığı, davacı davalı tarafından monte edilen ince PVC borudan akan suyun tahliye işlemini yeterince sağlayamadığından bu durumun davacıya ait taşınmazın cephesinde ve binanın içinde rutubete ve aşırı neme neden olduğunu belirtmiş ise de davacının dava dilekçesinde bu yönde bir talebinin olmadığı, 18.10.2021 tarihli ek raporunda da, davalının giriş cephesinde bulunan pvc borunun, ... suyu tahliye borusu olduğu, davalı tarafından, davalıya ait bağımsız bölüm çatısından, davacının kapı önüne yönlendirilen bir ... suyu gideri görülmediği, dava dilekçesine ekli fotoğrafta yön değiştirilen ... tahliye borusunun davacıya ait bağımsız bölümün çatısından çıktığı belirtildiği anlaşılmakla rapor ve ek rapor denetime ve hükme esas almaya elverişli olup mahkeme kararının doğru olduğu, ayrıca, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu 'nun (634 sayılı Kanun) 4 üncü ve 16 ncı maddelerinin de ortak alanlar düzenlenmiş olup ortak alanlarda yapılacak değişikliklerin nasıl yapılacağının Kanun'un 19 uncu maddesinde düzenlendiği, 634 sayılı Kanun'a mimari projeye, yönetim planına uygun olarak hareket edilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalelerin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkının aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 30 uncu maddesinde bir işin yapılmasına ilişkin mahkeme kararlarının ne şekilde yerine getirileceği açıkça belirtilmiş olup, mahkemece buna göre davalı tarafça eski hale getirilmesine ve uygun bir süreye hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, belirtilen sürede davalı tarafından yerine getirilmediği takdirde masrafı davalı tarafından karşılanmak üzere davacı tarafından icra kanalı ile infazına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,2. Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesi kararının; (2) numaralı bendinde yer alan "belirtilen sürede davalı tarafından yerine getirilmediği takdirde masrafı davalı tarafından karşılanmak üzere davacı tarafından icra kanalı ile infazına," kısmının hükümden çıkartılmak sureti ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.