Anahtar kelimeler: Şifahi Pos İadeden Kaçındığını Satımdan Cam Edimini Süreçte Siparişi Siparişe

T.C.
İSTANBUL19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, davalı şirketten cam siparişi kapsamında kredi kartı ile davalı şirket pos hesaplarına kredi kartı ile 24.09.2024 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yaptığını, ödemenin, POS slip/ödeme belgesi ile sabit olduğunu, buna rağmen siparişe konu mal ürün çeşitli şifahi iddialarla teslim edilmediğini, davalı edimini hiç ifa etmediğini, devam eden süreçte borçlu davalıdan şifahi iade talebine rağmen bedel iade edilmediğini, müvekkilinin, teslim gerçekleşmediğinden bedelin iadesini talep ettiğini; ancak davalı şirket ödeme iadeden kaçındığını, teslim gerçekleşmeyen ürün bedelinin iadesi, TBK sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında hukuken zorunlu olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emrinde alacak kalemi 100.000,00 TL olarak gösterildiğini, ancak davalı şirket ise borca, faize, fer’îlere ve özellikle yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğunu, itiraz dilekçesinde, icra dairesinin yetkisiz olduğu, davalının adresinin Sultangazi olduğu gibi soyut iddialar ileri sürüldüğünü, davalı borçlunun yetki itirazının mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, mevcut uyuşmazlığın, teslim edilmeyen mal bedeli nedeniyle doğan para alacağına ilişkin olduğunu, para borçlarında kural olarak borç, alacaklının yerleşim yerinde ifa edilir; bu nedenle para alacağı götürülecek alacak niteliğinde olduğunu, başka bir ifadeyle borçlu, para borcunu alacaklının yerleşim yerinde ödemekle yükümlü olduğunu, bu durumda sözleşmenin/edimin ifa yeri alacaklının yerleşim yeri olup, HMK m. 10 gereği ifa yeri mahkemesi yetkili olduğunu, itirazın mesnetsiz olduğunu, asıl borcun açık ve likit olduğunu bildirip, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini, anılan icra takibinin asıl alacak 100.000,00 TL takipten sona işleyecek avans faizi ile devamına karar verilmesini, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... - ( T.C: ... ) Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir....arı Birliği Başkanlığı' na müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... - ( T.C: ... ) Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir.... Vergi Dariresine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... - ( T.C: ... ) Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir.GEREKÇE
:Dava, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamı talebine ilişkindir.Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.Somut olayda davacı hakkında tacir araştırılması yapılmış ve davacının mükellef kaydının bulunmadığı görülmüştür. Her ne kadar davacının şirket temsilciliği bulunsa da, dava konusu yapılan işlemin davacı asilin kendine ait kredi kartından yapıldığı, temsil ettiği şirkete ait bir işlem olduğu konusunda iddia ve delil olmadığı, Davacı ... ile temsil ettiği şirketin hukukî kişiliklerin farklı ve ayrı olduğu, davanın davacı gerçek kişi adına açıldığı da gözetilerek, dava konusu itibariyle davanın mutlak ticari dava olmadığı ve açıklanan sebeplerle nispi ticari davalardan da olmadığı kanaatiyle mahkememizin görevsizliğine ve asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulden REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸Hakim ...¸