Anahtar kelimeler: Neticeten Kargo Sağlandığını Taşıma Tanzim Durdurulduğunu Den Olmamak Devamına Ödenmediğini

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA VE TALEP
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında taşıma hizmet sözleşmesi imzalandığını ve müvekkili tarafından davalıya kargo taşıma hizmeti sağlandığını, hizmetin karşılığı olarak farklı tarihlerde tanzim edilen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ... 21. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazları üzerine takibin durdurulduğunu beyanla neticeten itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
:
... 21. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası, ticari kayıt ve belgeler, fatura örnekleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi gereği edimlerin karşılıklı yerine getirilip getirilmediği, davacının ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır.
... 21. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesap alacağından kaynaklanan 162.016,75 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir bilirkişi Hava Süzer ve taşımacılık alanında uzman ...'e tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle;
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davacının defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Ticari Defterler Yönünden: Davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, lehine delil olabileceği, davalı tarafın defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle davalı defter ve belgeleri incelenememiştir. Davacı Alacağı Yönünden: Davacının alacakları için tanzim ettiği faturaların ticari defterlere borç kaydının yapıldığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsup edildiği, icra takibine konu edilen alacağa ilişkin faturaların davacı defter ve kayıtlarında yer aldığı, buna göre davacının cari hesaba bağlı olarak 15.12.2023 takip tarihi itibariyle 162.016,75 TL bakiye alacağının bulunduğu Faiz Alacağı Yönünden: Davacı alacaklı takip öncesinde temerrüt faizi talep etmediğinden bu konuda değerlendirme yapılmamıştır. Ancak, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. Maddesinde belirtilen aylık %3 oranında faizi talep edebileceği değerlendirilmiştir. Davalı yanın, takipte gönderilen ödeme emrine soyut itirazına karşın, ödeme, ibra ve sair şekilde düzenlenen faturalara konu borcun sona erdirildiğine dair delil sunmadığı, işin görülmesi hususunda somut itirazının da olmadığı gözetilerek, davacı yanın ticari defterlerinde tespit edilen miktarda borçlu olduğu değerlendirilmektedir..." görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Daires...Esas,...Karar Sayılı Kararı )
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği bu hususta bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı lehine delil niteliği taşıdığı anlaşılmıştır.
Davacının davalı ile akdi ilişki içinde, davalı için taşıma hizmetleri verdiği tespit edilmektedir. Davacının düzenlediği faturalar ile toplam bakiye alacak için takip ve dava sürecine girdiği, faturalara konu bu hizmetlere somut olarak itiraz edilmediği ve taşıma faturaları itirazsız bir şekilde davacı yan kayıtlarında yer aldığı, davalının TTK m.21 manasında fatura ve konusu işlere itirazı dosyada tespit edilmemiştir. Karayolu taşıma mevzuatına göre, davacının düzenlediği taşıma faturalarına süresi içinde itiraz yoksa, karine olarak işin görüldüğü de kabul edilmek gerekir. Bu durumda, davalı yanın ödeme, ibra, sulh ve sair şekilde borcu sona erdirmediği, itirazsız faturalara konu taşımaların tam ve gereği gibi yapıldığı değerlendirilmektedir. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda yapılan tüm incelemeler doğrultusunda, davacının alacağını ispatladığı ve talep edebileceği anlaşıldığından, Davanın kabulüne, davalının ... 21. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 162.016,75 TL alacağın %20'si olan 32.403,35 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, davalının ... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 162.016,75 TL alacağın %20'si olan 32.403,35 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 11.067,36 TL ilam harcından peşin yatırılan 1.956,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.110,59 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.956,77 TL peşin harç, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.105,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 17.677,17 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.
█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!