Anahtar kelimeler: Edenin Görüşü Yüklenen Suçlar Neticesinde Edilebilir Belgede Dolandırıcılık Yetkilerinin Sahteciliği

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;I. Sanıklar Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Yapılan İncelemede;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,II. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri YönündenSanıklar ... ve ...'ın ...İnşaat Limited Şirketi'nin ortakları olduğu, sanık ...'ın bu şirketin muhasebe işlerini yaptığı iş yerlerinde dosya kapsamındaki diğer sanıkları işçi olarak fiilen çalışmadıkları halde, çalışıyorlarmış gibi tanzim ettiği işe giriş bildirgelerini katılan kuruma gönderdikleri olayda, Mahkemece mali müşavir sanığın eyleminin kamu görevlisinin eyleminin resmi belgede sahteciliği suçu oluşacağı kabul edilerek bu suçtan beraat hükmü kurulmuş ise de, resmi belgenin kamu görevlisi tarafından görevi gereği, kanunun belirlediği şekil şartlarına uygun olarak düzenlediği belgeler olduğu, “işe giriş bildirgesini” düzenleyen, muhasebecinin eyleminin 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 2 nci maddesinin (A) fıkrasında belirtilen "muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusu" kapsamındaki işlerden olmaması, aynı Kanun'un 47 nci maddesinde sözü edilen meslek mensuplarının görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan da sayılmaması nedeniyle atılı suçun oluşmayacağı sanığın fiillerinin sabit olması halinde, işe giriş bildirgesine işveren olarak kendi imzasını atması suretiyle oluşan fiilin 5237 sayılı TCK'nin 207. maddesinde düzenlenen ''Özel belgede sahtecilik'' suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;Değişen suç vasfı ile sanıklara yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgusunun yapıldığı 25.12.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,24.11.2025 tarihinde karar verildi.