Anahtar kelimeler: Zarfı Sorguda Mernis Adrese Usullere Tebliğe Yaparak Adresi Düşme Bilinen
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
SUÇ
: Dolandırıcılık
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düşme
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, sanığın bilinen son adresine tebliğ edilmesi, tebligat yapılamaması durumunda bu defa MERNİS adresinin tespitini yaparak tebligat zarfı üzerine söz konusu adresin MERNİS adresi olduğu belirtilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması, MERNİS adresinin bulunmaması halinde ise, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35 inci maddesine göre tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden, somut olayda, Gerekçeli kararı içeren tebligatın sanığın 14.05.2012 tarihinde sorguda beyan ettiği son adresine gönderilmeden MERNİS adresine 22.02.2020 tarihinde tebliğe çıkartıldığı ancak iade edildiği, sonrasında aynı adrese MERNİS adresi olduğu belirtilmek suretiyle Tebligat Kanunu'nun 21/2. Maddesi uyarınca tebliğ edilmiş ise de , yukarıda belirtiltilen sebeplerle tebligatın usulüne uygun yapılmadığı, kaldı ki UYAP kayıtlarının incelenmesinde sanığın 05.02.2020 - 28.04.2020 tarihleri arasında Eskipazar Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunun belirlendiği, tebligat tarihinde bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığıyla tebliğ edilmesi gerektiği , yine dosyada gerekçeli kararın 35 inci maddesi uyarınca yapılan bir tebligatın bulunduğu ancak daha önce adli mercilerce bu adrese usulüne uygun bir tebligat yapılmamış olması nedeniyle bu tebligatında usulsüz olduğunun belirlendiği , bu itibarla hükmün henüz kesinleşmediği ve temyiz talebinin kabulü ile yapılan incelemede ;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu dolandırıcılık eylemi için, suç tarihinde belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, uzlaştırmada geçen sürede eklenmek suretiyle suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!