Anahtar kelimeler: Tescilcezai Esasderdest Yanın Şart Ara Ödemenin Cezai Eser Anadolu İadesi

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ███████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 13.11.2025 ara kararNUMARASI
: ████████ Esas-DerdestDAVANIN KONUSU
: Alacak -Tapu İptal ve Tescil-Cezai ŞartKARAR TARİHİ
: 04.03.2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödemenin iadesi ve cezai şart bedelinin tahsili ile tapu iptal ve tescil talebine ilişkin olup, mahkemece davacı yanın ihtiyatı haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı iş sahibi vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili dava dilekçesi ile; iş sahibi davacı şirket tarafından, Pendik ilçesi ... Mahallesi ... ada 1 parsel (eski ... ada, 63 parsel) de kayıtlı bulunan arsa üzerine “...” adlı siteye ait inşaatın yapıldığı, belirtilen bu inşaat ile ilgili olarak yüklenici firma olan davalı ... Ltd. Şti. ile 29.03.2017 tarihli yapılan eser sözleşme ile Mekanik işlerinin işçilik dahil yapımı için sözleşmesi imzalandığını, davalının işi tamamladığını, davacı işveren tarafından ise yapılan işlere karşılık hakediş ödemelerinin yapıldığını, deliller listesinde sunulan ve tüm ödemelerin toplamı olan ve aynı zamanda davalı yüklenici yetkilileri davet edildiği halde; katılmadığından davacı şirket yetkilileri ve teknik mühendislerce hazırlanan kesin hesap niteliği taşıyan sonuç ödeme tablosuna göre;davalının toplam hakediş miktarının 2.585.194,74 TL olduğu halde; davalı yükleniciye 2.890.496,00 TL ödendiğinin anlaşıldığını, yani yüklenici davalı şirkete hak ettiği ödemelerden 305.301,26 TL fazla ödeme yapıldığını, fazla ödemenin iadesi konusunda davalı ile bir çok kez görüşme yapıldığı halde iadenin yapılmadığını, yüklenici davalının taahhüdünü ihale dokümanında belirtilen sürede teslim etmediğini, halende işleri teslim etmediğini, sözleşmenin 15. maddesi gereğince geçilen her takvim günü için 5000,00 TL gecikme cezasının uygulanacağının kararlaştırıldığını, iş programına göre iş bitim tarihinin 31.12.2017 tarihi olduğu, işin 18.08.2020 tarihine kadar toplamda 962 gün uzadığını bu nedenle de davalı yanın 962 gün x5000,00 TL= 4.810.000,00 TL ceza bedeli ödemesi gerektiğini, davalının geçici hak edişleri oluşturmadığını dolayısı ile kesin kabulünde yapılmadığını, davacı şirketin sözleşme hükmü gereği bartır olarak vermiş olduğu daire şeklinde bağımsız bölüm olan ve diğer davalı adına tapu kaydı yapılan daire için davacının geri alım hakkının doğduğunu, belirterek; 305.301,26 TL miktarındaki davacı şirketin yapmadığı, eksik yapılan veya belirtilenden farklı yapılan işler karşılığında haksız olarak fazladan ödeme yapılması şeklindeki zararı ile aynı sözleşmenin ifasındaki gecikmeden kaynaklanan şimdilik 5.000,00 TL cezai şart bedeli ile birlikte oluşan şimdilik toplam 310.301,26 TL zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı şirketin zararlarının; öncelikle 29.03.2017 tarihli sözleşmenin 9. Maddesinin 4. Fıkrasının son fıkrası uyarınca davacının geri alım hakkı doğmuş olduğundan; belirtilen bu sözleşme kapsamında ödeme niteliğinde ek protokol ile ... olarak davalılara verilen İstanbul İli, Pendik ilçesi ... Mahallesi yeni ... ada 1 parsel (eski ... ada, 63 parsel) de kayıtlı B Blok ... ve Daire ...niteliğindeki bağımsız bölüm olan, davalı ... adına kayıtlı dairenin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, söz konusu dairenin müvekkil tarafından satışı yapılarak yukarıda belirtilen tüm zararlarının giderilmesi ile kalan bir bedel bulunduğunda davalıya iadesine, zararların belirtilen daire bedelinden karşılanamaması halinde; davalı şirketin diğer mal varlıklarından tahsilinde davacının muhtariyetine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin █████/2025 tarihli talep dilekçesinde; bilirkişi raporu ile davacının davalılardan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporunda yapılan incelemeler neticesinde; davacının davalı şirketten sözleşme tarihi itibariyle 376.446,54 TL, dava tarihi itibarıyle ....864,22 TL alacaklı olduğu tespit edildiğini ve gelinen aşamada davacının alacağının ispatlandığını, belirterek; davalıların malvarlığını kaçırma ve alacağı sonuçsuz bırakma ihtimali mevcut olduğundan hüküm tesis edilinceye kadar teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatteyse teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 13.11.2025 tarihli ara karar ile; Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı vekilince bilirkişi raporu ile davacının alacaklı olduğu ispatlandığından bahisle ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş ise de dosya kapsamında toplanan deliller uyarınca, gelinen aşamada alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmiş olup, dava konusu yargılamayı gerektirdiği, gerekçesi ile davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; yaklaşık ispatın bilirkişi raporu ile sağlandığını, rapor ile davacının, davalıdan sözleşme tarihi itibarıyla 376.446,54 TL, dava tarihi itibarıyla ....864,22 TL, alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davanın 2021 yılında açıldığını, davacı şirketin, yıllar süren bir yargılama sonunda haklılığını ispat etse dahi, karşısında tahsil kabiliyeti olan bir malvarlığı bulamadıktan sonra bu haklılığın hiçbir pratik değeri kalmayacağını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığında inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı ya iş sahibi, davalı yan ise taşeron yüklencidir.Taraflar arasında; Mekanik işlerinin işçilik dahil yapımı için 29.03.2017 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiştir.Somut olayda; davacı iş sahibi tarafından, taşeron davalıya karşı açılan iş bu davada yapılan iş nedeni ile fazla ödeme yapıldığı iddiası ile cezai şart, tapu iptal ve tescil ve alacak istemli dava açıldığı ve ihtiyati haciz talep edildiği, mahkemece 13.11.2025 tarihli ara karar ile; dosya kapsamında toplanan deliller uyarınca, gelinen aşamada alınan bilirkişi raporuna itiraz edildiği, dava konusu yargılamayı gerektirdiği, gerekçesi ile davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, uyaptan yapılan incelemede duruşmanın 21.05.2026 tarihine talik edildiği ve davacı yan ıslah yapması için süre verildiği, davanın karar aşamasında olduğu anlaşıldığından; mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddi kararı doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13.11.2025 tarih ve ████████ Esas, sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.