Anahtar kelimeler: Davalısının Motosiklet Yolcu Çift Taraflı Hata Sürücüsü Adana Başlığında Birleşen
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: █████████ E. ████████ K.
Birleşen Adana 5 Asliye Ticaret Mahkemesi ███████ Esas, ███████ Karar Sayılı Dosya
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Mahkeme karar başlığında birleşen dava davalısının ... Sigorta Şirketi olmasına rağmen "... Sigorta Şirketi” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
I. DAVA
Asıl dava dosyasında davacı vekili; davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... Sigorta Şirketine sigortalı motosiklet ile davalı ... Sigorta Şirketine sigortalı aracın sürücüsü arasındaki 27.02.2013 çift taraflı kazada müvekkilinin malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 04.02.2022 tarihli dilekçe ile talebini 27.206,18 TL olarak artırarak, davalı ... Sigorta Şirketinden talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; davacının sürücü olarak bulunduğu motosiklet ile davalıya sigortalı araç sürücüsü arasındaki 27.02.2013 tarihli kazada müvekkilinin malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 04.02.2022 tarihli dilekçe ile talebini 20.207,27 TL olarak artırarak, davalı ... Sigorta Şirketinden talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının 125.000,00 TL teminat miktarı ile sınırlı sorumlu olduğunu, temerrüte düşmediklerini, kazada kusurları olmadığını, davacının babasının motosikletinde dört kişi seyahat ettiklerini, istiap haddinin aşıldığını, kask olmadığını, kazada davacının kusurlu olduğunu, maluliyet raporu için iyileşme süresinin tamamlanması gerektiğini, hesaplamada CSO 1980 Tablosunun kullanılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi cevap dilekçesinde; kusur oranı ve zarar nispetinde sorumlu olduklarını, kusuru kabul etmediklerini, maluliyet açısından iyileşme süresinin tamamlanması gerektiğini, geçici işgöremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.09.2015 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; davacıya maluliyet raporu alması için kesin süre verildiği, aksi takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ihtar edilmesine rağmen ara karar gereğinin yerine getirilmediği ve davacının rapor ikamesinden vazgeçmiş sayıldığı, rapor alınmadan karar verilmesinin mümkün olmadığı bu nedenle birleşen dosya davalısı bakımından davanın reddine karar verildiği, asıl dava dosyası davalısının davacı ile sulh olduğu gerekçesi ile asıl dava dosyası bakımından davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 6100 sayılı HMK'nın 315/1. maddesi gereğince taraflar sulh olduklarından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... Sigorta AŞ yönünden davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosyada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.11.2018 tarihli ve ███████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla; "6098 sayılı TBK'nun 50.maddesi hükmü uyarınca, "zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, hakim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."
Somut olayda; davaya konu kaza 27.02.2013 tarihinde meydana gelmiştir. Kaza sonucu yaralanan asıl davada davacı ... 20.08.2002 doğumlu olup, dava küçük adına velayeten annesi ... ve babası ... tarafından açılmıştır. Davacı vekili, küçük ...'ın kaza sonucu malul kaldığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. ...'ın kaza sonucu yaralandığına dair tıbbi evrakları dosyaya ibraz edilmiştir. Birleşen davada davacı ... 01.04.1972 doğumlu olup, kaza sonucu malul kaldığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL tazminatın karşı araç ZMMS'sinden tahsilini talep etmiştir.
Kaza tespit tutanağına ve yargılama aşamasında alınan kusur raporuna göre, birleşen dosya davacısı ...'ın Karayolları Trafik Kanunu 57/1-a maddesinde yer alan "kavşaklarda ilk geçiş hakkını vermeme" kusuru ihlal ettiğinden % 70 oranında kusurlu, karşı araç sürücüsü ..'nun Karayolları Trafik Kanunun 52/1-a kuralını ihlal ettiğinden % 30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosyadaki belgelere göre asıl davada ve birleşen davada davacı tarafların zararının doğduğu anlaşılmaktadır. Zarar miktarının tam olarak ispat edilemediği hallerde BK'nun 50.maddesi gereğince, mahkeme hakkaniyete uygun olarak zararı tespit eder. Mahkemece, davacı tarafa ... ve ...'ı hazır etmesi ve maluliyet raporu aldırılması hakkında kesin süre verilmiş; mağdurların kesin süre içinde hazır edilmemesi sebebiyle maluliyet raporu alınamadığı ve kesin süreye uyulmadığından, asıl ve birleşen davanın karşı araç Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Şirketine karşı ispat edilemediği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kesin süreye rağmen davacılar maluliyet raporu alınması için hazır edilmediğinden, bu konuda davacı taraflara yeniden süre verilemez ise de; yaralanmalarına ilişkin tedavi gördüğü hastaneden tüm tıbbi belgeleri, film, grafi v.s. getirilmiş olmasına göre, mağdur hazır olmaksızın ATK 3.İhtisas Dairesinden, davacıların maluliyet durumuna ilişkin Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun rapor alınması, daha sonra dosya kapsamına göre konusunda uzman bilirkişiden davacıların zararını belirleyen aktüerya raporu alınması gözönünde bulundurulmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemce, öncelikle davacıların kaza sonrasında tedavi gördüğü anlaşılan .. Devlet Hastanesinden tedavisine ilişkin tüm film, grafi, tahlil, tetkik sonuçları v.s. gibi tüm tıbbi belgelerin CD ortamında gönderildiği belirtildiğinden, getirtilen evraklar mahkemece teyit edildikten sonra varsa eksikliklerin ikmal edilmesi, daha sonra bu belgelere göre davacının maluliyetinin, kazanın vuku bulduğu tarihte yürürlükte olan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri ve hakkaniyet kuralları gereğince tespiti için dosyanın ATK 3.İhtisas Dairesine gönderilerek maluliyet raporunun aldırılması ve sonrasında konusunda uzman bilirkişiden aktüerya raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. " denilerek bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleşen dosya ile tazminat isteminde bulunulduğu, alınan kusur raporu ile davalı ... Sigorta Şirketine sigortalı araç sürücüsü ..ın %70 oranında, davalı ... Sigorta Şirketine sigortalı araç sürücünün ise %30 oranında kusuru bulunduğunun belirlendiği, bozma ilamından sonra Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile davacı ... Yardımın %3,3, birleşen dosya davacısının ise %5.1 oranında maluliyetinin belirlendiği, aktüer rapor ile davacı ... için 27.206,18 TL, davacı ... için 20.207,27 TL belirleme yapıldığı, her ne kadar davalı ... Sigorta Şirketi bakımından sulh nedeni ile davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilecek ise de sehven bu davalı bakımından da karar verildiği, müterafık kusur indirimi yapıldığı gerekçesi ile asıl dava dosyası bakımından davanın kabulüne, davacı ...'ın sürekli iş göremezliğinden kaynaklanan 27.206,18 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 17.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına, birleşen dava dosyası bakımından davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, birleşen davada ...'ın sürekli iş göremezliğinden kaynaklanan 16.165,81 TL maddi tazminatın birleşen dava tarihi olan 15.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile sulh olduklarını ancak haklarında tazminata karar verildiğini sulh nedeni ile karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... (...) Sigorta Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı nedeni ile ret kararı verilmesini, müterafık kusur indirimi yapıldığının belirtildiği ancak yapılmadığını, maluliyet oranının hatalı olduğunu, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı kaza sonucu, asıl dava dosyasında yolcu olan, birleşen dosyada motosiklet sürücüsü davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili 17.09.2015 tarihli duruşmada davalı ... Sigorta Şirketi ile sulh olduklarını bu davalı açısından karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesini talep etmiş, 18.09.2015 tarihli mahkeme kararında bu davalı açısından sulh nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 27.02.2013 tarihli kazada sigortalısının %70 oranında kusurlu olduğu belirlenen ve %70 kusur oranı üzerinden davacıya ödeme yapan ve davacı ile sulh olan davalı ... Sigorta Şirketi aleyhine asıl davada müşterek ve müteselsil sorumlu olarak karar verilmesi hatalıdır.
3. Davalı ... ( ...) Sigorta Şirketi vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Motosiklette yolcu olan asıl dava dosya davacısı ile motosiklet sürücüsü birleşen dosya davacısı motosiklette 4 kişi seyahat ederek istiap haddinin aşılması ile zararın artmasına neden olduklarından bahisle mahkemece müterafık kusur indirimi yapılmasına karar verilmiştir. Birleşen dosya için %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılarak hüküm kurulmuş ise de asıl dava dosyasında indirim yapılmaksızın %30 kusur oranı üzerinden belirlenen tazminat miktarına karar verilmiştir. Asıl dava dosyasında müterafık kusur indirimi yapılmaksızın karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalıların diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı ... (...) Sigorta Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!