Anahtar kelimeler: Özetlemenin Güneş İştigal Satmak Sektöründe Alanını Birisi Devlete Santralleri Vasıtasıyla

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 4. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin şirket enerji sektöründe faaliyet gösteren önemli firmalardan birisi olduğunu, müvekkili şirketin iştigal alanını; kurulu güneş elektrik santralleri vasıtasıyla elektrik üretimi yapmak ve bu elektriği daha sonra elektrik dağıtım firmaları (...) aracılığıyla devlete satmak olarak özetlemenin mümkün olduğunu, davalı şirket ise yukarıda değindiğimiz elektrik dağıtım şirketlerinden (...'lardan) birisi olduğunu, davacı şirket ürettiği elektriği davalı şirketin kurulu tesisleri üzerinden geçirerek devlete sattığını, bu anlamda davacı müvekkil, davalı şirketin tesislerini kullanması nedeniyle davalıya bir bedel ödemekte olduğunu, bu bedele kısaca "dağıtım bedeli katkı payı" denilmekte olduğunu, işbu davamızın konusunu son dönemde davalı şirketin müvekkilinden talep ettiği fahiş ve haksız dağıtım bedeli katkı payı oluşturmakta olduğunu, şöyle ki; davalı şirket son dönemde yaptığı uygulamalarla 2018 yılı öncesinde devreye alınan güneş enerji santrallerinin (...) dağıtım bedeli katkı payını 5,6882krş/kwh'tan 28,2765krş/kwh'a yükselttiğini, kısacası davalı katkı payında 5 katından fazla bir artış yaptığını, davalı şirketin önceden haber vermeksizin, davacı şirketin finansal hazırlık yapmasına imkan tanımaksızın, bu konuda davacıya hiçbir süre vermeksizin yaptığı bu artışın; davacı şirketin projelerinin kredilendirilmesinde büyük zorluklara sebep olduğunu, davalarının kabulüne, davalının davacı müvekkilinden talep ettiği şimdilik 1.000,00 TL tutarında dağıtım bedeli katkı payı borcunun olmadığının; davalının dağıtım bedeli katkı payında yaptığı artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığının; günün ekonomik koşulları ve diğer hususlar dikkate alınarak adil bir dağıtım bedeli katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiğinin; ve bu hususlarla bağlantılı olarak davacının davalıya (güneş enerji santrallerinin dağıtım bedeli katkı payının 5,6882krş/kwh'tan 28,2765krş/kwh'a yükseltildiği tarihten itibaren) fazla ödeme yapıp yapmadığı ile yapmış ise bunun miktarının ne kadar olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde;öncelikle davanın idari yargının görevinde olduğunu, davanın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ve bir miktar paranın ödenmesiyle ilgili olduğunu, davacının asıl maksadı ve hukuki yararı fazla ödediğini iddia ettiği bedellerin geri alınması olmasına karşın davacı dava dilekçesinde sadece arabuluculuktan kaçınmak için davasını menfi tespit davası olarak gösterdiğini, fazla ödeme yaptığını ve bu fazla ödeme miktarının tespitini talep eden davacının fazla ödediğini iddia ettiği bedel yönünden istirdat talebi barındırmayan menfi tespit talebinde hukuki bir yararından söz edilemeyeceğini, hukuki niteleme mahkemeye ait olup davanın nihai olarak menfi tespiti değil, fazla ödediği iddia edilip katkı paylarınını miktarının tespiti ile istirdadını amaçlamakta olduğunu, davacı tarafından dava şartı sağlanmadan dava açılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi halde davacının istirdat talebi olmadığına ilişkin açık beyanının alınmasını talep ettiklerini, söz konusu işlemin kendilerine bildirim tarihinden itibaren üç işgünü içerisinde itiraz edebileceğini, davacının görevli tedarik şirketine itiraz etmeden doğrudan dava açmasının mümkün olmadığını, davanın ... tarafından onaylanan tarifeye dayalı olarak yapılan faturalandırmalara karşı açılmış bulunduğundan husumetin ...'ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde talep sonucunun açık şekilde gösterilmediğini, mahkemenin ...'nın yerine geçerek dağıtım bedeli katkı payını belirleyemeyeceğini, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı taraf şayet tarifelere dayalı bir hak iddiasındaysa öncelikle idari yargıda söz konusu idari düzenlemeyi yapan kuruma karşı dava açması, şayet iptali kararı alabilirse sonra adli yargıda hakkını araması gerektiğini, aksinin kabulünün hukuken mümkün olmayıp hukuk mahkemelerinin, idari mahkemelerinin hatta Anayasa Mahkemesi'nin görev ayrımını ortadan kaldırarak her mahkemeye herhangi bir alan sınırlaması olmadan her alanda karar verme yetkisi verilmesinin kabulü anlamına geleceğini, bu durumda hukuki belirsizliğin olacağını, idari yargıda dava açılsa ve tarife iptal edilse bile yine geçmişe dönük talepte bulunulmasının mümkün olamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; taraflar arasındaki dağıtım sistem kullanım sözleşmesinden kaynaklı olarak meri mevzuat hükümlerine göre davacıdan davalının fazla bedel tahsil edip etmediği, etmiş ise miktarının ne olduğu ve bu miktar için davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadğı hususlarında olduğu, gerek elektrik mühendisi bilirkişiye tanzim ettirilen 13.11.2023 tarihli rapor gerekse 07.03.2024 tarihli heyet raporu göz önüne alındığında davacının iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda müvekkil şirketin dağıtım bedeli maliyet kalemlerine ilişkin herhangi bir ek maliyet oluşturmadığı tespit edilmiş olup bu durumun ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, lisanslı ve lisanssız elektrik üreticilerinin aynı iletim ve dağıtım hatlarını kullanmaları ve bu nedenle lisanslı ya da lisanssız olmalarının dağıtım ve iletim sistemi üzerinde farklı bir maliyet getirmediği açık iken farklı şekilde dağıtım bedeli fiyatlandırılmasına tabi olmalarının kabul edilemeyeceğini, karara gerekçe yapılan bilirkişi raporundaki hatalı tespitlere itiraz edilmiş olup bu itirazlarının dikkate alınmadığını, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına uygulanmak üzere, ... tarafından uygulama tarihi belirtilmek üzere onaylanan uygulama bazlı tarifelerde müvekkili gibi lisansız elektrik üretimi yapan ... lerin gerçek ve tüzel kişilere uygulanacak elektrik enerji satış tarifesi bulunmadığını, bu itibarla bilirkişi heyetinin hatalı değerlendirmesine dayanarak davanın ve istinaf talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasındaki "... Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Kullanım Anlaşması" uyarınca güneş enerjisi santralleri dağıtım bedeline ilişkin olarak borçlu olup olmadığının, dağıtım bedelinin ne kadar olması gerektiğinin davacının fazla ödeme yapıp yapmadığının, yaptı ise bu miktarın ne kadar olduğunun, dağıtım bedelindeki artışın mevzuata ve sözleşmeye uygun olup olmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, lisanssız üretici konumundaki davacının, lisanslı üretici konumundaki dava dışı şirketler ile birçok kriter bakımından aynı standartlara tabi olmasına rağmen, dağıtım kullanım sistemindeki lisanslı üreticilere uygulanan tariflerin kendisine uygulanması isteminin hukuki dayanaktan yoksun olmasına, davacıdan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelinin dayanağı olan dava dışı idare kararı ile belirlenen tarifenin düzenleyici idari işlem niteliğinde olmasına, dava dışı ... tarafından belirlenen tarifelerin halen daha yürürlükte bulunmasına, basiretli tacir konumundaki davacının belirlenen tarifeler ve imzalanan sözleşme bakımından iddialarının dinlenmesinin mümkün bulunmamasına, davacıdan dava dışı idare kararı ile belirlenen tarife dışında fazladan bir tahsilatın yapılmamasına göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Temyiz harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.