Anahtar kelimeler: Ekim Ayı Arası Görüşü İstemlerinin İhlali Edenlerin Suçlar Neticesinde Yılı
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
SUÇLARIN TARİHİ
: 2016 yılı Ekim ayı ile 12.03.2017 tarihi arası
HÜKÜMLER
: İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve hükmedilen cezaların türü ve süresine göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin, mahkûmiyet kararının sadece tanık deliline dayandığına ancak tanık ...'ın beyanlarının itibar edilebilir olmadığına, tanığın kendisini suç şüphesinden kurtarmak için başkasına isnatta bulunduğuna, tanığın beyanlarının çelişkili olduğuna, tanığın psikolojik rahatsızlığının bulunduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, suç zaman diliminin belli olmadığına, adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre, 2016 yılı Ekim ayı ile 12.03.2017 tarihi arasında bilinmeyen bir zamanda, katılanın yaz aylarında kullandığı Yaylakent Beldesi'nde bulunan 3 katlı evindeki eşyalara zarar verilmesi ve bir kısım eşyanın çalınması olayıyla ilgili olarak, katılanın şikâyet tarihinden 2 ay sonra tanık sıfatıyla dinlenen ... isimli kişinin savcılıkta alınan 17.05.2017 tarihli ifadesinde, sanık ...'in katılanın evine girdiğini gördüğünü ve evden vurma kırma sesleri geldiğini beyan etmesi üzerine sanık ... hakkında soruşturma yapıldığı anlaşılmış ise de tanık ... kovuşturma aşamasında alınan ifadelerinde sanık ...'in katılanın evine girdiğini görmediğini, o sıralarda tutuklu olması nedeniyle psikolojisinin bozuk olduğunu, katılan ve oğlunun baskı yapması nedeniyle o şekilde beyanda bulunduğunu beyan ettiği, sanık ve ailesinin yaşadığı evde 25.05.2017 tarihinde yapılan aramada, katılanın evinden çalınan 2-3 adet halısı ile aynı desende halıların görülerek fotoğrafları çekilmiş ise de, sanığın bahse konu halıların kendisine ait olduğunu beyan ettiği ve katılanın aksi yönde fatura vs sunmadığı, sanığın aşamalarda alınan ısrarlı savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği, 10.11.2017 tarihli Uzmanlık Raporunda, sanığın parmak ve avuç izlerinin, olay yerinden alınan parmak ve avuç izlerinden farklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, tanık ...'ın sonradan döndüğü soyut suç atma niteliğindeki, çelişkili ve değişken beyanları dışında sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair mâhkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın atılı suçlardan beraati yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!