Anahtar kelimeler: Konusumenfi Tanışmış Üne Münferiden Ödeyerek Aşye Akabinde Teklifi İstirdat Teklif

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
:████████KARAR NO
:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
:█████/2023NUMARASI
:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
:Menfi Tespit, İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, dava dışı ... A.Ş. ile ticari ilişkilerde bulunduğu, bu ilişkiler esnasında tanışmış olduğu ...'nın, sahibi ve münferiden yetkilisi olduğu ... AŞ’ye ortak olmasını teklif ettiği, bu teklifi akabinde, dava dışı ...’ye devredilmiş olan şirket pay senetlerini ...’den, müvekkilinin, şirketin %3’üne karşılık gelen şirket pay senetlerin tutarlarını ödeyerek aldığı, müvekkilinin, davalılarla şirket ortağı olduğu düşüncesi ile kendine ait bir takım belgeleri ve dökümü yapılan emre muharrer senetleri gerek takibi gerekse saklanması için dava dışı ...'ya teslim edildiği, bunların 31.12.2019 Tanzim, 15.01.2020 vade tarihli 550.000 TL bedelli senet, 31.12.2019 tanzim, 21.02.2020 vade tarihli 40.000 EURO bedelli senet, 31.12.2019 Tanzim, 26.03.2020 vade tarihli 40.000 EURO bedelli senet, 31.12.2019 tanzim, 27.04.2020 vade tarihli 40.000 EURO bedelli senet, 31.12.2019 Tanzim, 22.05.2020 vade tarihli 40.000 EURO bedelli senet, 31.12.2019 tanzim, 22.06.2020 vade tarihli 50.000 EURO bedelli senet,31.12.2019 tanzim, 17.07.2020 vade tarihli 50.000 EURO bedelli senet, 31.12.2019 tanzim 21.08.2020 vade tarihli 50.000 EURO bedelli senet olduğu, davalı tarafından aleyhine başlatılan icra takiplerini öğrendiğinde T.C. Bakırköy ... Noterliği'nin 01.04.2021 keşide tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava dışı ... AŞ ile ve yetkilisi ...'dan mezkur bonoların iadesini talep ettiği, davalının, zikredilen emre muharrer senetlerden 31.12.2019 Tanzim, 15.01.2020 vade tarihli 550.000 TL bedelli senedi .... Şirketinden muvazaalı şekilde ciro ile alarak, T.C. İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü’nün ... numarası ile takip başlatılarak müvekkilinin ... A.Ş. bankasındaki hesabında bulunan 731.806,81 TL tutarındaki mevduatın haczedildiği, müvekkilinin, ... Bankasında bulunan mevduatlarından 21.146,03 TL tutarındaki parasına haciz konulduğu, davalının, 31.12.2019 Tanzim, 21.02.2020 vade tarihli 40.000 EURO bedelli senet ile ilgili de aynı şekilde muvazaalı ciro yaparak T.C. İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü’nün ... numaralı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığı, müvekkilinin, banka hesaplarına konulmuş olan hacizi öğrendiğinde, dava dışı ...'yı aradığı ve saklanması ve takibi için vermiş olduğu huzurdaki dava konusu ile ilgili bono ile ilgili neden kendisine takip yapıldığını sorduğunda, ..., mezkur bononun .... Şirketi'nin sahibi olan ... tarafından alındığını ve dava konusu bono ile ilgili aralarında anlaşmazlık olduğunu ve bu anlaşmazlıktan dolayı ... ile aralarında ceza soruşturmasının devam etmekte olduğunu beyan ettiği, huzurdaki dava ile ilgili taraflarınca davalı ile ilgili İstanbul Anadolu 21.icra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına konu senet nedeni ile borclu olmadığına dair menfi tespit talebi ve ödenen bedelin istirdadı talebi ile İstanbul Arabuluculuk Bürosuna ... başvuru numarası ile başvuruda bulunulduğu, anlaşmaya varılamamış olduğu, istirdat davasına konu bono ve dilekçede zikredilen diğer bonolar ile ilgili İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna ... Başvuru numarası ile taraflarınca yapılan başvuruda,.. arabuluculuk dosyası ile arabuluculuk süreci başlatılmış olduğu, bu arabuluculuk sürecinde görüşme yapılan ... A.Ş. Yetkilisi ..., huzurdaki dava konusu bono ve diğer bonolar ile ilgili müvekkilinin mezkur bonolar ile ilgili borcunun bulunmadığını ve mezkur bonoların çalındığını beyan ettiği, dava dışı 31.12.2019 tanzim, 21.02.2020 vade tarihli 40.000 EURO bedelli senet bono ile ilgili İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna ██████████ Başvuru numarası ile tarafımızca yapılan başvuru, ██████████ arabuluculuk dosyası ile arabuluculuk süreci başlatıldığı, bu arabuluculuk sürecinde görüşme yapılan davalı ve dava dışı ... A.Ş. Yetkilisi ... ile anlaşmaya varılamadığı, dava dışı ..., huzurdaki dava konusu bono ve zikredilen diğer bonolar ile ilgili müvekkilinin mezkur bonolar ile ilgili borcunun bulunmadığını ve mezkur bonoların çalındığını beyan ettiği, davalı ... .... A.Ş. ile ... A.Ş. ‘nin iş kollarının farklı olduğu, aralarında bir ticari ilişki olmadığı ... ilanlarından da görüleceği üzere ... .... A.Ş. ile ... A.Ş.’nin şirket merkez adreslerinin ... sitesi olduğu, davalı şirket yetkilisi ... ile ... A.Ş. yetkilisi ... yakın arkadaş olduğu, dava konusu emre muharrer senedin davalı ... .... A.Ş.’ye ....Şti.’nden ciro ile devredildiği, ... çelik şirketinin yetkilisi ... ile ... şirketinin yetkilisi ... kardeş olduğu, müvekkilinin, dava konusu emre muharrer bono ile ilgili ... A.Ş. yetkilisi ... ile 18.05. 2021 tarihinde yapmış olduğu yazışmada, 550.000 TL bedelli senedi neden haksız olarak icraya koyduğunu sorduğunda, şüpheli, ..., “ben seneti reno finans’a kaydettim ve bilançolarıma koydum sonra banka yoluyla ...’dan para istedim. ödemedi. icraya gidebilmek için ticari amaçla cirolamam gerekiyordu. uğur’dan yardım istedim. hatta icra masraflarını ben ödedim. yaptı. ...’ın hesaplarına gidecekti ama sana ve bana da geldi. bana hem reno’ya hem özel hesaplarıma geldi. sonrasında ben onu ... o da bana dava açtı ve kaçıyor. bunu durdurmak zor değil. sadece benim senin avukatına vereceğim bir yazılı beyan yeter ve ben bunu yaparım. “ şeklinde cevap verdiği, müvekkilinin, dava dışı ... ile aynı tarihte yazışmasından, ... isimli şahsın, bahse konu senedi icraya koymadan önce, müvekkili hakkında araştırma yaptığı muvazaalı olarak ciro yapıldığı ve davalının bilerek müvekkilin zararına hareket ettiği, ayrıca hamilin, protesto keşide etmeksizin, lehtar ve cirantaları takip edemeyeceği, dava konusu bononun protesto edilmeden icra takibine konulduğundan bahisle; dava konusu senedi, davalının muvazaalı olarak devralarak icra takibi başlattığı, müvekkilinin, haksız ve hukuka aykırı olarak, borçlu olmadığı halde 752.982,84 TL parasını cebri icra ile tahsil ettiği gerekçeleri ile 752.982,84 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte istirdadını talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İlk derece mahkemesi ████████ esas ve ████████ karar sayılı, █████/2023 tarihli kararı ile; " Davacı tarafça, aynı celse, davalı hamilin bilerek davacının zararına hareket ettiği, ciranta ...'nın bu durumu açıkça beyan ettiği ileri sürülmüş ise de, dava dışı ... A.Ş. ve yetkilisi ...'nın davacı ile aralarındaki arabuluculuk görüşmelerinde, ...'nın davacının borçsuzluğuna yönelik beyanlarının, davaya cevap vermemekle tüm iddiaları inkar etmiş sayılan davalı şirket yönünden delil vasfı taşımadığı, davalıya atfedilen, dava konusu senedi muvazaalı olarak iktisap ettiği ve bile bile davacının zararına hareket ettiği iddialarının davacı tarafça usulünce ispat olunamadığı, şahsi definin hamil davalıya karşı ileri sürülemeyeceği kanaatiyle davanın REDDİNE" karar vermiştir.İSTİNAF
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bono cirantası ... ile davalı şirket yetkilileri arasında bulunan ceza soruşturmalarını ve davaları incelemeden karar verdiğini, ... ile davalı şirket yetkilileri arasında olan ceza soruşturmalarında huzurdaki dava konusu bonoyu eline geçirmiş bulunan davalının, dava konusu bonoyu kötüniyetle iktisap ettiğini ve iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunu, mahkeme vergi daireleri, ticaret sicil odaları, ilgili bankalar ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan davalı ve cirantalar hakkında gerekli inceleme ve araştırmayı yapmadan eksik inceleme ile karar verdiğini, mahkeme davacı müvekkili ile dava konusu bononun cirantası ... arasında huzurdaki dava konusu olaya ilişkin telefon yazışmalarını sunmalarına rağmen gerekli incelemeyi yapmadığını, bononun cirantası ... ile davalı şirket yetkilisinin kardeşi ve aynı zamanda diğer ciranta .... Şti'nin yetkilisi olan ... arasındaki yazışmalarda davaya konu bononun icra takip masraflarını ...'nın, ...'a ödemiş olduğu dair yazışmaları olduğunun anlaşıldığını, ticari borcu sebebi olan birinin borcu sebebi ile ciro ile devretmiş olduğu bononun takip masraflarını ciro ettiği kişiye vermesi hayatın olağan akışına uygun olmamakla birlikte bu durum bile başlı başına davalının, dava konusu bonoyu kötüniyetle iktisap ettiğini ve iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunun kanıtı olduğunu, mahkemece bu yazışmalar da incelenmediğini, davalı şirket yetkilisi kardeşinin yetkili olduğu şirketten dava konusu bonoyu ciro yoluyla muvazaalı olarak devralarak kanuna karşı hile yaptığını, Yargıtay yerleşik içtihatlarında, ödememe protestosu çekilmeyen bono nedeniyle cirantalara ve bunlar lehine aval verenlere karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu veya genel haciz yoluyla takip yapılamayacağını, bonoyu elinde bulunduran hamilin cirantalara başvurabilmesi için vadesi geldiğinde ödenmeme halinde noter aracılığıyla yasada öngörülen iki iş günü içinde ödememe protestosu düzenletilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.GEREKÇE
:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, icra takibine konu bono yönünden bedelsizlik iddiasına dayalı olarak menfi tespit ve ödemenin istirdatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün ... numaralı icra takibine konu █████/2019 düzenlenme tarihli, █████/2020 ödeme tarihli 550.000-TL bedelli bononun "nakden" kaydını içerdiği, davacının lehtar, keşidecinin dava dışı ... olduğu, arka yüzünde davacı isim ve imzasının yer aldığı, devam eden cirantaların dava dışı ..., ... A.Ş., .... Şti. olduğu ve en son hamil davalı şirkete ait kaşe ve imzanın yer aldığı, icra dosyasının tetkikinde, davalı/alacaklı şirket tarafından senette yer alan tüm cirantalara ve keşideciye yönelik olarak kambiyo takibinin başlatıldığı görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 778. maddesinin atfıyla bonolar yönünden uygulanması gereken TTK'nın 687. maddesinin; ''(1) Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.(2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır.'' şeklindeki düzenlemesi ışığında somut olaya bakıldığında, şahsi defilerin ciro yolu ile hamil olan davalıya karşı ileri sürülebilmesinin bononun iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak dosya kapsamında davalının, bononun iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiği yönünde ispata elverişli delil bulunmadığı gibi dava dışı ... A.Ş. ve yetkilisi ...'nın davacı ile aralarındaki arabuluculuk görüşmelerinde, davacının borçsuzluğuna yönelik beyanlarının, davaya cevap vermemekle tüm iddiaları inkar etmiş sayılan davalı şirket yönünden delil vasfı taşımayacağından dolayı ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ayrıca her ne kadar davacı vekili tarafından istinaf dilekçesi içeriğinde, ceza soruşturma ve dava dosyalarının tetkik edilmediği ileri sürülmüş ise de tahkikat aşamasında herhangi bir soruşturma yahut dava dosyasına delil olarak dayanılmadığı, HMK'nın 357. maddesi gereğince denetim makamı olan Dairemiz nezdinde resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenmesi ve yeni delillere dayanılması mümkün olmadığından nazara alınması mümkün olmamıştır. Tüm bu nedenlerle, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026