Anahtar kelimeler: Otogaz Satacağı Tüp Lpg İştigal Gaz İmalat Petrol Kayseri Satışı

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVALI
: ... - ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av. ... -
DAVA
: Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan sözleşmenin iptali davasının açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davacı şirket (... Petrol Ürünleri ve Tüp İmalat
Sanayi ve Tic. A.Ş.) LPG satışı ve dağıtımı işi ile iştigal ettiğini, Davalı şirket ise LPG otogaz
istasyonu çalıştırdığını, taraflar arasında düzenlenen LPG satışı ile ilgili 10.04.2019 tarihli
sözleşme gereğince, davalı gaz istasyonunda satacağı LPG’ yi müvekkil şirketten temin
edeceğini, davalı hiçbir haklı ve geçerli sebep olmaksızın, Adana 21. Noterliğinin 10.02.2023
tarih ve 2123 yevmiye sayılı fesih ihbarnamesi ile sözleşmeyi gününden önce feshettiğini
müvekkiline bildirdiğini, davalının bu tutum ve davranışı nedeniyle sözleşmenin 19.
Maddesindeki cezai şartları ödemesi gerektiğini, taraflar arasında yapılmış
sözleşmenin bitiş tarihi 10.04.2024 olduğunu, davalı şirket, sözleşmeye aykırı hareket ederek
sözleşmeyi gününden önce feshettiğini, müvekkilinin kalan sözleşme süresi kadar
kar mahrumiyetini ödemesi gerektiğini, şimdilik 10.000,00-TL kar mahrumiyeti, 125.000,00-TL cezai şartı en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı şirket, müvekkili şirketçe sözleşmenin haksız
olarak feshedildiğini, bu nedenle de müvekkili şirketçe cezai şart ve yoksun kalınan kar
tazminatı ödenmesi gerektiğini iddia ettiğini, müvekkili şirket tarafından davacı ile
akdedilen sözleşme, davacının sözleşmeye ve yürürlükteki mevzuata aykırılıkları nedeniyle
feshedildiğini, müvekkilinin istediği ürünler zamanında müvekkiline teslim edilmediğini, davacı yükümlülüklerini ve borçlarını yerine getirmediğini, davacının sözleşmesel ve yasal
yükümlülüklerini ihlal etmesi sebebiyle sözleşmenin müvekkili şirketçe haklı nedenle
feshedildiğini, davacının cezai şart ve yoksun kalınan kar talebinde bulunamayacağını, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, taraflar arasında akdedilen otogaz bayilik sözleşmesinin; davalı bayi tarafından haksız ve erken feshi iddiasıyla davacı dağıtıcının uğramış olduğu maddi zararların (yoksun kalınan kar) ve sözleşme ile kararlaştırılan ceza koşulunun tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasının 9 nolu ara kararında; davacı ve davalı şirket kayıtları üzerinde ve tüm dosya kapsamı üzerinde resen seçilecek bir akaryakıt sektör uzmanı, bir borçlar hukuku nitelikli hesap uzmanı, bir mali müşavir (tercihen ekonomi ve finans uzmanı) bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile, sözleşmenin fesih tarihi, feshin ihbar edilip edilmediği, kanun ve sözleşmeye uygun bir fesih bulunup bulunmadığı, sözleşmenin erken feshi nedeniyle davacının uğradığı müspet zararları ve bu kapsamda yoksun kalınan kar şeklinde dolaylı zararlarının bulunup bulunmadığı bu zararın davalı tarafından kısmen yahut tamamen davacıya ödenip ödenmediği, sözleşme ile kararlaştırılan ceza koşulunun davacı tarafından talep edilebilir nitelikte bulunup bulunmadığı, ceza koşulunun talep edilebilir tutarının ne kadar olduğu, belirlenen ceza koşulunun ekonomik olarak davalı tacirin mahfına yol açacak nitelikte bulunup bulunmadığı konularında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetince sunulan raporda özetle; Kimya Mühendisi bilirkişi incelemesi sonucu; LPG dağıtım şirketi (davacı) ve bayi (davalı) arasında ticari olarak bayilik işbirliğinin
başlayabilmesi için LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinin yapılmasının ilgili mevzuat gereği
olduğunu, taraflar arasında LPG bayilik konusunda ticari işbirliğinin başlangıcı olarak 10.04.2019 tarihinde
LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesi yapıldığını, davalı tarafın, 10.02.2023 tarihinde Adana 21. Noterliğinin 2123 Yevmiye Numaralı Fesih
İhbarnamesi ile herhangi bir geçerli sebep/sebeplere dayandırmaksızın tek taraflı olarak
sözleşmeyi feshettiği tespit edildiği bildirilmiştir. Mali Müşavir Bilirkişisi incelemesi sonucu; Taraflar arasındaki sözleşmenin ayakta kaldığı süre boyunca davacının davalıya yapmış
olduğu satışlar üzerinden ortalama günlük satış miktarı 808,55 Kg/gün olarak hesaplandığını, dava
tarihi itibariyle davacının müşterilerine uygulamış olduğu satış fiyatının 24,8291666 TL/Kg olduğunu, rapor ekindeki örnek faturadan tespit edildiğini, davacının davalı ile ticari ilişkilerinin olduğu 4 yıllık süredeki ortalama faaliyet karlılık oranı davacının gelir tablolarından 0,015675852 olarak hesaplandığını, davacının günlük kazanç kaybı 0,015675852 oranı üzerinden 808,55 kg/gün x 24,8291666
x 0,015675852 = 314,702 TL olarak tespit edildiğini, davacının toplam kazanç kaybı Yargıtay’ın içtihatlarına göre sözleşmenin feshinden sonra
yeni bir sözleşme yapılana kadar geçecek süre ile çarpılarak hesaplandığını, davacının davalı ile
sözleşmesinin feshinden sonra yeni bir sözleşme yapıp yapmadığına ilişkin bilgi bulunmadığını, bu durumda davacının benzer bir sözleşmeyi yapacağı makul süre tespit edilerek bu süredeki kazanç
kaybı hesaplanması gerektiğini, ancak bahse konu makul süreye ilişkin bir tespit dosyada bulunmadığını, diğer taraftan mahkemece sözleşmenin feshine kalan gün olan 423 günlük kazanç kaybını davacının
davalıdan talep edebileceği düşünülmekte ise davacının söz konusu süredeki mahrum kaldığı kazanç
kaybı 133.119 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Nitelikli Hesap Bilirkişisi incelemesi sonucu; davalının fesih gerekçesi olarak; davacı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi, istenilen ürünlerin zamanında kendisine teslim edilmemesi, LPG ikmali yapılmamasını gösterdiğini
ancak bu hususlara ilişkin dosya kapsamında herhangi bir evrak yer almadığını, davacının bayinin sözleşmeyi kısmen ya da tamamen ihlal ettiği bir sebep göstermediği ancak
sözleşmenin feshedilmesi sebebiyle cezai şart talebinde bulunulduğunu, sözleşmenin feshedilmesinin mahkemece sözleşmenin kısmen ya da tamamen ihlali olarak
değerlendirilmesi durumunda talep edilebilecek cezai şart tutarının 75.000,00 TL olduğu taraflarınca tespit edildiğini, heyette yer alan Mali Müşavir tarafından yapılan tespitlerde mali verilere göre davacının
sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle 423 günlük kazanç kaybı 314,702 TL/gün x 423 gün
= 133.119 TL olarak belirlenmiş olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı cezai şartın şirketin mahvına sebebiyet verip
vermeyeceği hususu mali verilerin ibrazı sonrası değerlendirileceği bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararında; dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına yönelik beyan ve itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve yanıtlanması bakımından ek bilirkişi raporu aldırılmasına, karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetince sunulan ek raporda özetle; dosya içerisine dahil olan EPDK cevabı doğrultusunda davalı, davacı haricinde
Soil Gaz’dan ürün temin etmiştir bu hali ile taraflar arasında akdedilen
sözleşmenin 4-a maddesi olan “satışlar” maddesine göre davacı dışında bir
firmadan ürün alımının sözleşmenin ihlali niteliği taşıyacağı hususu
düzenlendiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 19.maddesinde yer alan cezai şart
düzenlemesine göre sözleşmenin ihlali halinde 75.000 TL cezai şartın davalı
tarafından davacıya ödeneceği hususu belirlendiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirlenen cezai şartın davalının
mahvına sebep olup olmayacağı hususunda ise dosyaya davalının mali verileri
sunulmadığından değerlendirme yapılamamış ancak Ticaret Sicil Gazetesi
kayıtlarında davalı şirket sermayesinin 200.000 TL olarak belirlenmiş olduğu
tespit edildiğini, davacının dosyaya ibraz etmiş olduğu mali verilere göre kök raporda yapılmış
olan hesaplama sonucunda davacının kar mahrumiyeti 133.119 TL olarak
hesap edildiği bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına yönelik beyan ve itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve yanıtlanması, davalının ticari defterleri belgeleri nakit akışı tablosu kar zarar oranları, şirketin duran ve dönen varlıkları bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle davacının iki ayrı cezai şart istediği ve bunun toplam tutarının 125.000,00-TL olduğu dikkate alındığında mevcut maddi mal varlığı çerçevesinde şirketin mahfına diğer bir deyimle teknik anlamda iflasına yahut diğer bir deyimle pasifinin aktifinden fazla olması halinin oluşup oluşmayacağının tespiti, ve ayrıca davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik sözleşmedeki cezai şart maddesinde iki ihlal durumu bulunmasından ve sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi ve fakat sözleşmesi süresi içerisinde başka bir firmanın bayiliğinin alınması şeklinde bir durum ve bu çerçevede davalının iki ayrı cezai şart ödeme yükümlülüğü doğup doğmadığının tespiti hususunda ek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetince sunulan ek raporda özetle; Mali Müşavir Bilirkişi incelemesi sonucu; Öz kaynaklar şirketin tüm mal varlığından borçlarının çıkarılmasıyla bulunan değer olduğunu, bu
değer şirketin ödenmiş sermayesini, tüm kanuni ve isteğe bağlı yedek akçelerini, dağıtılmamış karlarını ve varlıklarındaki değer artışını da kapsayan şemsiye bir kavram olduğunu, öz kaynaklar şirket
ortaklarının şirketin mal varlığı üzerindeki haklarını temsil ettiğini, tacirin ekonomik mahvının tespitinde objektif bir kriter belirlenmesi zorunluluk olmakla
birlikte, bunun kesin sınırlarını belirleme imkanı bulunmadığını, zira, şirketin faaliyette
bulunduğu sektör, likidite yapısı, öz kaynakları, borçların yapısı, aktiflerin dağılımı, nakit yaratma
kabiliyeti, nakit akış verimliliği, faaliyet karlılığı gibi pek çok faktörün birlikte değerlendirilmesi
gerektiğini, bu konuda genel ve kesin bir oran belirleme imkânı da bulunmadığını ve işletmeden
işletmeye farklılaşabileceğini, davalı şirketin vergi idaresinden gelen 2018-2023 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi
beyannamesi ekindeki bilanço ve gelir tabloları incelendiğinde öz kaynaklarını sürekli artırdığını ve
son 5 yıllık zaman içinde zararının olmadığının anlaşıldığını, derdest davanın 9.10.2023 tarihinde
ikame edildiği dikkate alındığında; 2023 yılı sonu itibariyle öz kaynaklarının 1.125.744,92 TL olduğu tespit edildiğini, bu tutarın 200.000 TL’sinin ödenmiş sermaye, kalan kısmının ise dağıtılmamış
karlardan olduğunu, davacının talep ettiği cezai şart tutarı olan 125.000 TL zarar
olarak dikkate alındığında davalı şirketin kalan öz kaynaklarının 1.000.744,92 TL olacağı
hesaplandığını, dolayısıyla davacının talep ettiği cezai şart tutarının davalının teknik anlamda
iflasına ve mahvına sebep olmayacağı değerlendirildiği bildirilmiştir. Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi incelemesi sonucu; taraflar arasında █████/2019 başlangıç tarihli █████/2024 bitiş tarihli LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesi
imzalandığını, Sözleşmenin 12. maddesinde sözleşme süresi 5 yıl olarak kararlaştırıldığını, ancak
davalı Adana 21. Noterliğinin 10.02.2023 tarihli 2123 yevmiye numaralı fesih ihbarnamesi ile
sözleşme gördüğüm lüzum üzerine denilerek feshedildiğini, davalı sözleşmenin feshinden 3 gün sonra
█████/2023 tarihinde Soil Gaz ile sözleşme akdettiğini, davalı tarafından sözleşmenin feshi
maksadı ilke gönderilen ihtarname davacıya 20.02.2023 tarihinde tebliğ olduğunu, sözleşmenin Anlaşmanın Feshi başlıklı 14. maddesinde fesih sebepleri sayıldığını, maddenin a
bendinde; “Yukarıda anlaşmanın fesih edilebileceği ile ilgili durumlar ile aşağıda zikredilen durumların hadis
olması halinde ... iş bu sözleşmeyi ihtara ve hükme hacet kalmaksızın tek taraflı olarak fesih edebilir.”
düzenlemesi yer almakta olup, maddede bayinin fesih hakkına ilişkin herhangi bir hüküm yer
almadığını, davalı ise gördüğüm lüzum üzerine ifadesi ile sözleşmeyi süresinden önce feshettiğini, hal böyleyken sözleşme
vaktinden evvel haklı bir gerekçe gösterilmeksizin feshedildiği bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilen otogaz bayilik sözleşmesinin; davalı bayi tarafından haksız ve erken feshi iddiasıyla davacı dağıtıcının uğramış olduğu maddi zararların (yoksun kalınan kar) ve sözleşme ile kararlaştırılan ceza koşulunun tahsili talebine ilişkindir.
Taraflar arasında █████/2019 başlangıç tarihli █████/2024 bitiş tarihli LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin varlığı ve içeriği çekişme konusu değildir. Davalı taraf, Adana 21. Noterliğinin 10.02.2023 tarihli 2123 yevmiye numaralı fesih ihbarnamesi ile
sözleşmeyi "gördüğüm lüzum üzerine" denilmek sureti ile feshetmiştir. Davacı eldeki davada maddi zararı ile haksız fesih nedeniyle ceza şartını talep etmektedir. Davalı taraf cevap dilekçesinde, davacının sözleşmeye konu borçlarını gereği gibi ifa etmediği, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini beyan etmiştir. Ancak dosya kapsamında, davacının ifa gereklerini yerine getirmediğine dair bir delil ikamesi sağlanmadığı gibi davacıya bu hususta çekilmiş bir ihtar da yoktur. Dosya kapsamından davalı tarafça bir anda sözleşmenin "lüzum üzerine" denilerek haksız ve gerekçesiz şekilde feshedildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında temin edilen bilirkişi raporlarında davacının kar mahrumiyeti zarar kelemi 133.119 TL olarak hesaplanmıştır. Haksız fesih nedeniyle davacı kar mahrumiyeti talep edebilecektir. Yapılan defter incelemeleri ve davalı şirket kapasitesi dikkate alındığında bilirkişi tarafından istenilen zararın davalının ticari anlamda mahvına veya iflasına sebebiyet vermeyeceği de tespit edilmiştir. Neticede davacının HMK 190 maddesi gereğince; haksız fesih ve sözleşme gereği cezai şart talep edebileceği hususları ile kar mahrumiyeti zararını; bilirkişi, ticari defter incelemeleri sözleşme içeriği ile ispat ettiği görülmekle sübut bulan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile 10.000,00-TL kar mahrumiyeti, ve 125.000,00-TL Cezai şartın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 9.221,85-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 2.305,47-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.916,38-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 2.613,72-TL, posta ve tebligat masrafı 179,00-TL, bilirkişi ücreti 16.500,00 TL olmak üzere toplam 19.292,72-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip ...
Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!