Anahtar kelimeler: Dinî Duyguların Ölmesi Ettikten Uyaptan Güncel Hükümsüz Müdafinin İstismar Görüşü

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, katılanın hükmü temyiz ettikten sonra öldüğü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 243. maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı ve gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanın mirasçıları tarafından hükmün temyiz edilmediği; sanık müdafinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1. Katılan vekilinin temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemedeKatılanın UYAP'tan alınan güncel nüfus kaydına göre hükümden sonra 22.08.2024 tarihinde ölmesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı, Dairemizin 09.01.2025 tarihli ve ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı tevdii kararı üzerine gerekçeli karar kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanın mirasçıları tarafından hükmün temyiz edilmediği anlaşılmakla; dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,2. Sanık müdafinin temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede;Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;Bozma ilamı öncesi sanık hakkında neticeten 10 ay hapis cezası ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresinin belirlenmesine karar verildiği, bu hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve sanık aleyhine temyiz bulunmaması karşısında, ceza miktarının ve erteleme hükümlerinin sanık lehine 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma sonrası verilen kararda, yalnızca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı göz önünde bulundurularak 10 ay hapis cezası ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilip, erteleme hükümlerinin uygulanmaması suretiyle kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi,Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasının yedinci ve 9. paragrafının tamamen çıkartılarak, yerlerine sırasıyla "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakkı korunarak hapis cezasının TCK’nin 51/1, 3, 7 madde ve fıkraları gereğince, sanığın cezasının takdiren bir yıllık denetim süresine bağlı olarak ERTELENMESİNE; erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi durumunda, ertelenen cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin sanığa ihtarına (İhtar yapılmadı)" ve "Sanığa verilen kısa süreli hapis cezası ertelendiğinden TCK 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına YER OLMADIĞINA" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.