Anahtar kelimeler: Ektedir Ltdştiden İban Müstahsil Yaprağını Ekte Alırken Satımdan İbrazı Hamili

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :TALEP
:Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil ..., sattığı mal karşılığı, dava dışı müşterisi ... Ltd.Şti'den aldığı ve ekte fotokopisi sunulan ... Şubesi'nin ... IBAN nolu TL hesabına bağlı, ... seri numaralı, 17.09.2022 keşide tarihli, 135.000,00-TL bedelli çek yaprağını kaybetmiştir. Müvekkilin çeki teslim alırken imzaladığı belgeler, müstahsil makbuzu ve çekin rızası dışında elinden çıktığına dair kolluk ifadesi ektedir. Bu nedenle müvekkilin hamili bulunduğu söz konusu çekin iptali hususunda ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasından çek iptali davası açılmıştır. Çekin kötü niyetli şahıslarca bankaya ibrazı durumunda müvekkil zarara uğrayacağından, doğabilecek muhtemel zararın önlenmesi ve çeki elinde bulunduran kişilere bedelin ödenmemesi için çek iptali dosyasından ödeme yasağı kararı verilmiştir. Ancak çekin günü geldiğinde takasa verilerek bankaya ibraz edildiği ve ödeme yasağı kararı uyarınca işlem yapılmadığı bilgisi edinilmiştir. Akabinde; çeki ibraz eden kişinin davalılardan ... olduğu, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...D.İş, sayılı dosyasından ihtiyati haciz başvurusu yaptığı ve ... 14. İcra Dairesi'nin ...E sayılı dosyasından icra takibine girişi Ancak ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere çekin gerçek hamili, müşterisi anlaşılmıştır. ... Ltd.Şti.'nden sattığı mal karşılığı çeki alan müvekkil ...'dur. ...'da bulunan ve un fabrikası olan ... Ltd.Şti. ile ...'da bulunan bir dekorasyon firması olan ....Şti. arasında, dava konusu çekin verilmesini gerektirir hiçbir ticari ilişki, mal veya hizmet alış-verişi yoktur. Yine ekte sunulan mersis ve ticaret sicil gazetesi kayıtlarına göre davalı ..., ...Şti.'nin yetkilisi olup, firmasından önceki ciranta olan ... Ltd.Şti. ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını bilmektedir. Davalı şirket yetkisi ...'nın cirosu, ...Şti. ile diğer davalı ...'e fatura kesmemek için başvurulan bir yöntemdir. Çeki icraya koyan davalı ...'in ise davalı .... ve yetkilisi ....Şti.'ne yakın bir adreste oturduğu, fikir ve eylem birliği içerisinde bu kişilerle birlikte hareket ettiği, sıkça karşılaşıldığı gibi muhtemelen tahsilat için kötü niyetli olarak kullanıldığı ve aralarında 135.000,00-TL gibi hatırı sayılır bir meblağda, gerçek bir ticaretin olamayacağı anlaşılmaktadır. Davalıların bulunduğu adreslerin, uydudan alınan harita görüntüleri de bu durumu ortaya koymaktadır. Yine davalı ..., çekteki keşideci ve diğer cirantalar hakkında ihtiyati haciz başvurusunda bulunurken, danışıklı bir şekilde diğer davalı ... hakkında özellikle ihtiyati haciz başvurusu yapmamıştır. Bu durum dahi çeki kötü niyetli olarak elinde bulunduran davalıların birlikte hareket ettiklerini göstermektedir. Ayrıca ... ile ... arasında akrabalık ve yakın arkadaşlık ilişkisi olup olmadığının da araştırılması gerekmektedir. İcra dosyası ve ihtiyati haciz dosyası incelendiğinde de bu iddialarımız doğrulanacaktır. Ayrıca davalılar hakkında kayıp-çalıntı çeki kullanmak, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı şikayet de yapılmış olup dosya numarası belli olduğunda bildirilecektir. Diğer yandan davalıların benzer eylemlerinin tespiti açısından UYAP'taki hukuk, ceza ve icra dosya kayıtlarının da getirtilerek incelenmesini talep ediyoruz. Davalının kambiyo senetlerini devralırken göstermekle yükümlü olduğu özen sebebiyle, kendi aralarındaki ve dava dışı ... Ltd.Şti. arasındaki ticari ilişkiyi kanıtlamak zorundadır. Ayrıca davalıların, çeki iktisaplarında iyi niyetli hamil konumunda olmadığı ve ağır kusurlu sayılmaları gerektiği açıktır. Bu nedenle davacının elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadına ve müvekkilin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine, dava sırasında çek bedellerinin davalılar tarafından tahsili nedeniyle bunun mümkün olmaması halinde ise, tahsil edilen tutarların, tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ediyoruz. Çek istirdadına ve buna bağlı olarak terditli şekilde çek bedelinin tahsiline ilişkin davalarda arabuluculuk dava şartı olmadığından bu hususta başvuru yapılmamıştır. Ekte sunulan BAM ve Yargıtay kararları da bu yöndedir. Davaya konu çek, kötü niyetli davalılar tarafından yasa dışı yollarla iktisap edilmiş, bankaya ibraz edilmiş, banka tarafından çekin arkasına ödeme yasağı şerhi konulmasına rağmen, kayıp-çalıntı olduğu biline biline ihtiyati haciz ve icra takibi işlemlerine konu edilmiştir. Şu anda takipte borçlu gözüken keşideci ...Ltd.Şti. ile cirantalar ...Ltd.Şti. ve ... Ltd.Şti. hakkında yapılan haciz işlemleri ile bu firmalardan tahsilat yapılmaya çalışılmaktadır. Haciz baskısı veya banka hesaplarına konulan blokeler sebebiyle yapılacak istem dışı herhangi bir ödeme halinde, normal şartlar altında müvekkilin hamili bulunduğu kayıp-çalıntı çek, kötü niyetli davalılar tarafından tahsil edilmiş olacaktır. Bu nedenle müvekkilin uğramış ve uğrayacak olduğu telafisi imkansız zararların önüne geçmek adına, icra takibinin durdurulması ve icra veznesine yatan veya yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda, takdiren teminatsız olarak veya uygun görülecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ediyoruz.” davanın kabulüne karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "... 14. İcra müdürlüğünün ...E sayılı icra takibine konu 135.000,00 TL bedelli çekin rızası dışında elinden çıktığını iddia ederek TTK 792 uyarınca çekin istirdatını talep etmiş ve icra dosyasına yatan paranın müvekkile ödenmemesi yönünde tedbir talebinde bulunmuştur. Ancak açılan dava hukuki dayanaktan yoksun olmakla birlikte sayın mahkemenin vermiş olduğu tedbir kararı da yerinde değildir. Şöyle ki; Tedbire İtirazımız Tedbir talebinin kabulüne yönelik █████/2022 tarihli ara kararda; İİK 72/2 maddesi gereğince icra takibinin durdurulması talebin REDDİNE, İİK 72/3 maddesi gereğince takdiren talep miktarı olan 135.000,00-TL'nin 9615" i tutarında teminat (nakit veya kesin süresiz banka teminat mektubu) teminat yatırıldığında İİK'nun 72/3. Maddesinin 3. Fıkrasının son cümlesi gereğince ... 14. İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına davacı borçlu tarafından yatırılacak paranın dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine, denilerek İİK 72/3 maddesi uyarınca davacının tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. alacaklıya ödenmemesi yönünde Ancak işbu davada İİK 72/3 uyarınca tedbir kararı verilebilmesi mümkün değildir. İİK özel bir kanun olup İİK 72 maddesi de menfi tespit davaları için konulan özel bir maddedir. Bu nedenle İİK 72'de yer alan tedbir hükümleri sadece menfi tespit davalarına özel bir tedbir şeklidir. Önümüzdeki dava ise İİK 72'ye göre açılan bir menfi tespit davası olmayıp TTK 792'ye göre açılan bir çek istirdat davasıdır. Zaten davacı, icra dosyasında borçlu olmadığı gibi dava konusu çekte cirosu da yoktur. Dava dilekçesinde davacının menfi tespit talebinin bulunduğuna ilişkin bir beyanı da bulunmamaktadır. Bu nedenle İİK 72/3 uyarınca verilen tedbir kararı somut olaya uygun düşmemektedir. Tedbire itirazımız doğrultusunda öncelikle tedbir kararının kaldırılmasını talep etmekte Davacının aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Davacı, çekin rızası dışında elinden çıktığını iddia etmiş ise de ; bu davanın görülebilmesi için davacının, öncelikle aktif husumet ehliyeti bulunduğunu ispat etmesi gerekir; çünkü davacının çekte cirosu yoktur.Bu nedenle davacı ilk olarak dava konusu çekte hak sahibi olduğunu usulüne uygun delillerle ispat etmelidir. Basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde tüm delillerin dava dilekçesi ekinde sunulması zorunludur. Davacı çekte hak sahipliği bulunduğunu gösterir hiçbir delil (çek tahsilat makbuzu vs. ibraz etmediğinden bu iddiasını ispat edememiştir. Bu aşamadan sonra sunulacak delillere ise muvafakatimiz bulunmayıp davanın öncelikle aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmekteyiz. Davacı, çekin rızası dışında elinden çıktığını ispat edememiştir: ilse dahi; davacının ilk önce Biran için davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğu çekin rızası dışında elinden çıktığını ispat etmesi gerekir. Çekin, davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunması çeklerin rıza dışında elinden çıktığını ispat için yeterli değildir Dava dilekçesi ve karakol ifade tutanağı incelendiğinde davacının, çekin ne şekilde kaybolduğuna dair bir bilgisinin bulunmadığı ve hiçbir olay örgüsüne yer vermediği görülecektir. Davacının, çek iptal davası açması ve karakola şikayette bulunması çekin, davacının rızası dışında elinden çıktığını göstermez. Çekin rızası dışında elinden çıktığına yönelik somut hiçbir delile yer vermeyen davacının bu iddiasını ispat edemediği ortadadır. Bu nedenle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesini talep etmekteyiz. Müvekkil kötü niyetli veya ağır kusurlu değildir: Biran için davacının kayıp/çalıntı iddiasının samimi olduğu düşünülse bile; TTK'nun 792.maddesi, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin, çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olması halinde çeki geri vermekle yükümlü olduğunu hükme bağlamıştır. ağır kusurun bulunması gereken zaman ise çekin bankaya ibraz anı değil, çekin iktisap anıdır. Davacı, bu maddeye göre müvekkilin kötüniyetli olduğunu yani iktisap anında çekin çalıntı olduğunu bile bile bu çeki iktisap ettiğini somut delillerle ispat etmelidir. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca rıza hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır. Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin "mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Davacının ticari defter kayıtlarına göre davalı şirket ile ya da davalıdan önceki dava dışı ciranta ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunmaması ve ispat külfeti üzerinde olmadığından çeki ne şekilde iktisap ettiğini açıklama yükümlülüğü bulunmayan davalının açıklamada bulunmaması da çeki kötüniyetli iktisap ettiği anlamına gelmez. İmzaların istiklali prensibine göre geçerli bir ciro silsilesi ile çeki elinde bulunduran hamil kötüniyeti kanıtlanmadığı sürece yetkili hamil sayılacaktır. Açıklanan nedenlerle mahkemece davalının, Türk Ticaret Kanunu'nun 792. maddesi uyarınca davalının çeki kötü niyetli olarak, davacının elinden rıza hilafına çıktığını bilerek ve ağır kusurlu olarak iktisap ettiğinin ispat edilememesi nedeniyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği hususu gözetilmeden...' denilmiştir Müvekkilin, çeki iktisap anında çekin çalıntı olduğuna dair bir bilgisi bulunmadığı gibi davacı taraf buna ilişkin somut bir delil de ibraz etmemiştir. Müvekkil iyiniyetli yetkili hamildir: TTK 790. maddesinde, meşru hamilin teselsül eden cirolardan anlaşılacağı belirtilmiştir. Dava konusu çeklerin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkil yetkili ve meşru hamildir. Çeklerin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilin çeklerin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi yoktur. Müvekkil, çeklerde ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibraz anında öğrenmiştir. Bu nedenle iyi niyetlidir. Çek üzerinde ödeme yasağı bulunması da müvekkilin kötüniyetli olduğunu göstermez. Hatta bırakın ödeme yasağını, çek için verilen iptal kararı dahi davaya taraf olmayan m bağlamadığı gibi onun bu çeki icra takibine koymasına da engel değildir. Bu nedenle TTK 792 maddesinde aranan şartlar olayımızda gerçekleşmemiştir. Ayrıca takdir sayın mahkemenin olmakla birlikte; davanın esasıyla uzaktan yakından alakası olmayan fotoğrafların dava dilekçesine eklenilmesi açıkça hukuka aykırıdır. Mahkemeyi gereksiz bilgilerle oyalamamak adına bu konuda daha fazla beyanda bulunmayacağız. Ancak buna ilişkin şikayet haklarımızı ayrıca saklı tuttuğumuzu bildir, davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, ...Şubesine ait █████/2022 tarihli ve 135.000,00 TL bedelli çeke ilişkin istirdat davasıdır.Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ...Karar sayılı ilamında özetle; "Dava, yetkili hamilin elinden rızası hilafına çıkan çekin istirdatı, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının çeki ağır kusur veya kötüniyetle iktisap edip etmediği, davalının yetkili hamil olup olmadığı noktasındadır.Dava konusu çek, dava dışı ... Tic. A.Ş. tarafından █████/2021 tarihinde dava dışı... A.Ş. lehine 37.148,54 TL bedelli olarak ... Bank, ... Şubesi nezdinde tanımlı hesaba bağlı olarak keşide edilmiş ve sırasıyla lehtar, davacı ... A.Ş., davalı ...Tic. Ve San. Ltd. Şti, davalı ... ve davalı ...tarafından ciro edilmiştir. Çek, bankaya ibraz edilmiş ancak, çek iptaline ilişkin ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında verilen ödemeden men kararı gereğince çek bedeli ödenmemiştir.Davacı tarafça, çekin kaybolduğu ve davalının çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamil olduğu iddiasıyla çekin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Zayi nedeniyle iptali istenen çekin davalı tarafından ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı çek iptali dosyasına çekin ibraz edildiğinin bildirdiği anlaşılmaktadır.TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir.Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir.Bununla birlikte, farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çekin elinde bulundurulması nedeniyle başlatılan ceza kovuşturması bulunması, bunun yanı sıra farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çeklerin benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunun son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu edilmesi durumunda kargodan çalınan ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kaybolan çek veya bonoların bir şekilde son hamilin eline geçmiş olması hayatın olağan akışına aykırı olacağı ve bu durumda son hamilin basiretli bir işadamı gibi davranma yükümlülüğü gereği çekin iktisabında, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği Yargıtay 11. HD'nin 26.05.2021 tarih, ... E. - ... K. sayılı kararında vurgulanmıştır.Mahkemece, davalılar hakkında uyap sisteminden dava dosyası sorgulaması sonucunda, davalı ... hakkında şüpheli sıfatıyla resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, hırsızlık, dolandırıcılık suçlarından soruşturma dosyasının bulunduğu, davalının İcra Ceza mahkemelerinde müşteki sıfatıyla açtığı birçok dosyasının bulunduğu, davalının Asliye Ticaret Mahkemelerinde değişik iş şeklinde birçok talebinin bulunduğu; davalı... hakkında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından soruşturma dosyasının bulunduğu, İcra Ceza Mahkemelerinde müşteki sıfatıyla açılan davalarının olduğu, diğer mahkemelerde de alacaklı, talep eden, davalı, feri müdahil, sıfatlarıyla açılan davalarının olduğu; davalı Akay şirketi hakkında hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, tüzel kişi sorumlusunun karşılıksız çek düzenlemesi, çekle ilgili karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçlarından şüpheli ve sanık olarak yargılandığı, Asliye Ticaret Mahkemelerinde borçlu, karşı taraf ve davalı olarak yer aldığı dosyalar bulunduğu belirtilmiş ve sorgu raporları dosyaya konulmuş ise de, ....21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyası dışında dava dosyası arasına diğer dosyalar alınıp incelenmemiştir.Bu halde mahkemece, kaybolan ya da hırsızlık yoluyla elden çıkan çeklerin benzer cirantalardan ciro yoluyla devralınıp, icra takiplerine konu edilip edilmediği ile kargodan çalınan ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kaybolan çek veya bonoların bir şekilde davalı ...'ün eline geçip geçmediği tespit edilerek ve soruşturma dosyası da değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli olmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarih 8. Celse 3 numaralı ara karar gereği dosyanın Davalılar ....ve ... yönünden davanın tefrikine karar verildiği, tefrik işlemi yapılarak mahkememizin ████████ esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığı anlaşıldı.Mahkememizin ara kararı gereği davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair ara karar kurulduğu ve ara kararın taraflara tebliğ edilmiş olduğu anlaşıldı.Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu raporda özetle: "Davalının defterlerini ibraz etmediği, Davacının Müstahsil Makbuzu ile satış yaptığı, vergi mükellefi olmadığı, Davalı tarafa ait BABS listeleri incelendiğinde, Davalı ile Dava dışı ... Şti ile ticari ilişkinin olmadığı dava konusu çekin davalı şirkete nasıl geçtiğinin bilinemediği, Davacının Müstahsil Makbuzu ile yapmış olduğu satışın tutarı olan 135.000,00 TL nin Dava konusu çek ile aynı tutarda olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.Mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan mali bilirkişiden ek rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ek raporda özetle: "Davalının defterlerini ibraz etmediği Davacının Müstahsil Makbuzu ile satış yaptığı, vergi mükellefi olmadı; Davalı tarafa ait BABS listeleri incelendiğinde, Davalı ile Dava dışı ... Şti ile ticari ilişkinin olmadığı dava konusu çekin davalı şirkete nasıl geçtiğinin bilinemediği Davacının Müstahsil Makbuzu ile yapmış olduğu satışın tutarı olan 135.000,00 TL nin Dava konusu çek ile aynı tutarda olduğu," şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.Yine mahkememiz ara kararı gereği SMMM bilirkişisinden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu raporda özetle:"Mahkemeniz tarafından Davalı ... Ltd.Şti. talimatınız gereğince yerinde defter incelemesi yapılmasına, denetime elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması ve alınacak rapor ile birlikte talimatınız gereğince ilgili adrese (...adresine gidilmiş olup herhangi bir faaliyete dair belirti görülmemiş ve hiç kimse bulunmadığı için kapalı olması dolayısıyla herhangi bir tespit yapılamamıştır. İlgili adresteki işyerinin levhasının ... olarak tabelası görülmüş ve araştırmalarımıza göre ilgili işyerinin uzun süredir kapalı olduğu öğrenilmiştir. ilgili işyeri ... adresinde açık veya faal olmaması ve herhangi bir sorumlu veya ilgili kişi bulunamadığı için tespit yapılamamıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.Dava konusu çekteki cirantalar ..., ... ve ... bakımından UYAP üzerinden yapılan sorgulamada haklarında çok sayıda resmi belgede sahtecilik, hırsızlık ve dolandırıcılık suçlamaları ile ilgili soruşturma ve kovuşturma olduğu, hukuk mahkemelerinde ise aleyhlerinde bir çok menfi tespit ve istirdat davaları açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce benzer nitelikli soruşturma, kovuşturma ve hukuk dava dosyalarının bir kısmı dosya arasına celp edilmiştir. İlgili dosyaların incelenmesinde birbirleri ile yahut dava dışı kişilerle birlikte Türkiye genelinde kaybolan/çalınan çekleri temin ederek sahte cirolar ile dolaşıma soktukları kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Ayrıca imzaların istiklali prensibi kabul edilse dâhi davalılar hakkında UYAP üzerinden yapılan sorgulamada birden çok menfi tespit davası ile resmi belgede sahtecilik suçlarından soruşturma ve kovuşturmaların bulunduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında davalı ile tefrik edilen dosya davalılarının birbirleri ile herhangi bir ticari ilişkisi olup olmadığının tespit edilemediği ancak davacı ile davalı ve tefrik edilen dosya davalılarının herhangi bir ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, ancak davalı şirketin BA/BS kayıtlarında dava dışı ... ile ticari ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafından müstahsil makbuzu ile satış yaptığı, vergi mükellefi olmadığı ve davacının müstahsil makbuzu ile dava dışı ... yapmış olduğu satış tutarının 135.000,00 TL olduğu yani dava konusu çek ile miktar itibariyle uyuştuğu da dikkate alındığında davalının ve tefrik edilen dosya davalılarının bu kapsamda Türkiye genelinde çalınan/kaybolan çekleri temin ederek sahte cirolar ile dolaşıma soktuğu kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan davalı bakımından kötü niyet ve ağır kusurun varlığı da gözetildiğinde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :Davanın KABULÜNE,1-... Şubesi'ne ait keşidecisi ...Şti olan lehtarı ...Ltd. Şti olan 135.000,00 TL bedelli keşide yeri Antalya ve keşide tarihi █████/2022 olan çekin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.221,85 TL harçtan peşin alınan 2.305,47 TL'nin mahsup edilerek bakiye 6.916,38 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 2.305,47 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 2.386,17 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 135.000,00 TL üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 1.735,00 TL tebligat, posta gideri ile 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.735,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karş verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır