Anahtar kelimeler: Uets Atmnin Kefalet Esaskarar Yazim Katip Menfi Birleşen Milleti Hakim

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:
KATİP
:
ASIL DAVADA;
DAVACI
: ... -
VEKİLİ
: Av.
UETS
DAVALI
: 1- ...
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ
: █████/2022
BİRLEŞEN ... 2. ATM'NİN ████████ E. ████████ K. SAYILI DOSYASINDA;
DAVACI
: ... -
VEKİLİ
: Av.
DAVALI :1-...
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
: 2- ... -
DAVA
: Tazminat (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Asıl dosyada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı hakkında ... Banka Alacakları İcra Dairesinin 2021 / 545 Esas Sayılı Dosyası üzerinden 21.01.2021 Tarihinde icra takibi başlatıldığını ve haciz tehdidi altında olduğunu, davacının eşi ... KAŞ'ın kredi kefilliğinde muvafakatinin olmaması hasebiyle de davacı ...'ın kefilliğinin geçersiz olduğunu, bonodaki miktar ile kredi sözleşmesindeki kefalet miktarları birbiriyle çeliştiğini, ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ████████ Esas sayılı dosyasındaki işlem infazının ihtiyati tedbiren durdurulmasını, borçlu olmadığın tespiti, tazminata ve davalıya adli para cezası verilmesine karar verilmesinin arz ve talep edilmiş olduğu görülmüştür.
Birleşen ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Ümit' in borcundan dolayı müvekkili aleyhine davalı banka tarafından ... Bank Alacakları İcra Dairesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkilinin traktörünü haczettirmek suretiyle satışının yapıldığını, traktörün 161.000-TL' ye ihale edildiğini, traktörün şuan ki değerinin farklı olduğunu, yaşanan güncel olaylar nedeniyle değerinin pul olduğunu, güncel değerinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, takip dosyası nedeniyle müvekkilini borçlu olmadığının tespiti için ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ████████ Esas sayılı dosyasının açıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kredi sözleşmesindeki kefalet miktarı ile bonodaki miktarın çeliştiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle haciz tarihinden itibaren müvekkilinin traktör kullanamadığından 50.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen traktörün güncel piyasa değerinin belirlenerek müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Asıl dosyada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı banka, dava dışı borçlu ...'a birden çok banka ürünü kullandırmış ve buna ilişkin sözleşmeler imzalanmış, borçlu ... ise davalı bankaya olan borçlarına karşılık düzenleyeni ... ve ... Kurt Tanzim tarihi 04.04.2019 Vade Tarihi █████/2021 olan 300.000 TL'lik Bonoyu, davalı bankaya ciro etmiş olduğunu, banka ... Tarafından borçları ödenmeyince taraflarınca ciro edilen Bono'ya istinaden ..., ... ve ... Kurt'a █████/2021 tarihinde Bünyan Noterliğince "Ödememe Protestosu" çekmiş olduğunu, işbu protesto incelendiğinde de protestonun içeriğinde senede ilişkin bilgiler ve senet bedelinin 300.000 TL olduğu açıkça yer almakta olduğunu, davalı banka tarafından çekilen protestoya rağmen borç ödenmeyince █████/2021 tarihinde davacı ... ve dava dışı borçlular ... ve ... Kurt aleyhine ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ███████ D.iş dosyası ile "davalı bankaya, ... tarafından tahsil edildiğinde borcuna mahsup edilmek üzere ... ve ... Kurt tarafından verilen Tanzim tarihi 04.04.2019 Vade Tarihi 11.01.2021 olan 300.000 TL'lik Bono verildiği ve bu Bono vadesinde ödenmediği için fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak ve alacaklarından feragat anlamına gelmemek kaydıyla 300.000 TL alacağı tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı" talep edilmiş ve aynı gün olan 15.01.2021 tarihinde mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiş olduğunu, karar sonrası İhtiyati haczi tamamlayıcı merasim gerçekleştirilmiş ve 20.01.2021 tarihinde ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ████████ E. Sayılı dosyası ile bankamız borçlusu ... ve senet düzenleyeni olmaları nedeniyle borçlu olan ... ve ... Kurt ' a takip başlatılmış olduğunu, davacı dilekçesinde ...'a olan kredi kefilliği ile bonodaki miktarın birbiriyle çeliştiğini ve davacının eşi ... Kaş'ın kredi kefilliğine muvafakatinin olmaması nedeniyle kredi kefilliğinin geçersiz olduğunu iddia etmişse de; davacının kefaletinin geçersizliğine ilişkin iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini beyan etmekle birlikte zaten davacıya davalı tarafından başlatılan icra takibi davacının ...'a olan kefilliğinden dolayı değil düzenleyen olarak tanzim ettiği bonodan kaynaklanmakta olduğunu, davacının kefil olduğu Krediyle ,düzenleyeni olarak yer aldığı ve Lehtarı olarak ...'un gösterildiği Bononun arasında bir ilişki bulunmamakta olduğunu, senetten de görüleceği üzere senet alacaklısı Ümit Kurttur ve; ... işbu senedi taraflarına ciro etmiş olduğunu, kambiyo Senetlerinde hamilin icra takibi yapabilmesi için haklı hamil olması gerekmeyip yetkili hamil olması yeterli olduğunu, ( kaldı ki davalı bu takipte aynı zamanda haklı hamildir). Takip dayanağı bono incelemesinde; keşidecisinin ... ve ... Kurt, lehtarının ... olduğu, lehtarın cirosu ile alacaklı davalı bankanın son hamil olduğu görülmekte olduğunu, bonolar illetten mücerret senetler olup yani, senedin tanzimine sebep olan asıl borç ilişkisinin (temel ilişki)senetten anlaşılmasına imkan bulunmayan kıymetli evrak olduğunu, senede bakarak, alt ilişkinin ne olduğunun tespiti mümkün olmayıp ; yetkili hamil temelde yatan asıl borç ilişkisinin varlığını ve mahiyetini ispat zorunda olmadığını, geçerli bir temel ilişki bulunmadığının veya buna ilişkin defilerin ileri sürülmesi ve ispatı meselesi borçluya yüklenmiş olduğunu, kaldı ki zaten davacı borçlunun dava dilekçesinde görüleceği üzere senedin geçerliliği ve borcun varlığına ilişkin herhangi bir itirazı olmadığını, hatta davacı dilekçesinde de görüleceği üzere Bonodan kaynaklanan borcun varlığını kabul etmiş olduğunu, öyle ki davacı dilekçesinde kefilliğin geçersiz olduğuna ilişkin iddialarda bulunmuş ancak bonoya itiraz etmemiş olduğunu, (Davacının kefilliğin geçersizliğine ilişkin iddialarını kabul etmediğimizi daha önce beyan etmiştik.) Davacı borçlu dilekçesindeki beyanlarla Bonodan kaynaklanan borcunun varlığını ikrar etmiş olup davacının işbu davayı açmaktaki kötü niyeti açıkça gözler önüne serilmiş olduğunu, davacının dilekçesinde beyan ettiği ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi 24.02.2022 tarih ████████ E.-████████ K.sayılı kararında her ne kadar şikayetin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de işbu dava için İstinaf yoluna başvurulmuş ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi █████/2022 tarih ████████ E.-████████ K. Sayılı kararıyla davacı ...'ın Haczedilemezlik şikayetine ilişkin davasını USULDEN REDDİNE karar vermiş ve yerel mahkemenin kısmen kabul kısmen red şeklindeki kararını kaldırmış olduğun, davacı işbu davayı ikame ederken İstinaf mahkemesince çıkan kararı biliyor olmasına karşın yalnızca kısmi lehine olan yerel mahkeme kararını işbu dosyaya sunması dahi mahkemenizi asılsız iddia ve beyanlarla yönlendirmeye çalıştığının kanıtı olduğunu, davacı dilekçesinde ayrıca davalı Banka aleyhine Cumhuriyet Başsavcılığına dair başvuruda bulundukları ancak Savcılık makamı tarafından Kamu Adına Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığına dair karar verildiğini beyan etmiş ve bu kararın usul yasaya yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ters olduğunu iddia etmiş olduğunu, davacının işbu aleyhine olan kararı neden dilekçesinde beyan ettiğine anlam verememekle birlikte Savcılık makamınca verilen bu karar hukuka uygun olup, davacı bu beyanıyla bir kez daha davalı bankanın usulsüz hiçbir işlem gerçekleştirmediğinin ispatı niteliğinde olduğunu, davacının dilekçesinde beyan ettiği bir diğer asılsız husus ise davacı borçlunun haciz tehdidi altında Arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varamadığına ilişkin olduğunu, öyle ki davacıya icra takibi █████/2021 tarihinde başlatılmış davacının işbu davaya sunduğu Arabuluculuk son tutanağı ise █████/2021 tarihinde imzalanmış olduğunu, davacının ara buluculuk görüşmesinin üzerinden bir yıl geçtikten sonra işbu davayı ikame etmiş olması dahi açık bir kötü niyet göstergesi olduğunu, ayrıca davacı haksız olduğunu bilmesine rağmen davalının alacağını almasını zorlaştırmak için kanunun kendisine tanıdığı tüm dava haklarını kötüye kullanarak Kıymet takdirine itiraz etmiş, Haczedilemezlik şikayetinde bulunmuş, Memur muamalesini Şikayet etmiş, İhalenin Feshi için dava açmış ve İşbu davayı ikame etmiş olduğunu, davacının tarafımıza açmış olduğu davalar aleyhine sonuçlanmış ve davacının iddiasına göre Savcılık makamınca davacının iddialarına dayanarak soruşturma dahi yapılmamış olduğunu, davacının kötü niyeti açıktır bu nedenle davacıya dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere Kötü Niyet tazminatı ile adli para cezası verilmesine hükmedilmesini talep ettiklerini, davacı ne noter kanalıyla kendisine gönderilen ihtarlara ne yapılan takibe ne de icra kanalıyla yapılan işlemlere karşı takibin başlatıldığı tarihten itibaren bir yılı aşkın süreçte başvurmamış olduğunu, bu sebeple de davacının düzenleyen olarak imzaladığı ve içeriği gayet açık olan bu bonoyu davacı bilerek ve kendi iradesine uygun olarak ... Lehine Keşide ettiğinin kabulü gerektiğini, senedin Sahte olduğunun ispatı ise davacı üzerinde olduğunu, davacıya karşı yapılan icra takibi kefalet sözleşmesindeki kefilliğine ilişkin olmayıp Kambiyo Senedinde düzenleyen olması nedeniyle başlatılmış olduğunu, bu nedenle davacının yalnızca kredi sözleşmesinde imzaladığı kefalet tutarı ile sorumlu olmayı istemesi hukuken kabul edilebilir talep olmadığını, ayrıca davacının dilekçesinde tanık olarak belirttiği "Demet Gültekin ile davalı banka arasında ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ███████E. Sayılı dosyası ile "Menfi Tespit Davası " görülmekte olup davacının göstermiş olduğu tanık Demet Gültekin'in tanıklığına muvafakatimizin bulunmadığını açıkça beyan etmekte olduklarını, davacı taraf ,tüm yasal unsurları içeren Bonoyu bizzat imzalayarak üçüncü kişilerce ödeme için kendisine başvurulması durumunda Bononun ödenmesini kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, ayrıca davacı borçlu işbu takip başlamadan önce kendisine █████/2021 tarihinde çekilen ödememe protestosuna da ,█████/2021 tarihinde başlatılan takibe de herhangi bir itirazda bulunmamış takibin başlatılmasından bir yılı aşkın süre sonunda ve davacının araç ihalesinden bir gün önce işbu davayı ikame etmiş, sırf bu tutum dahi davacının aleyhine ikame olunan icra takibine kötü niyetle ve takibi sürüncemede bırakmak amacıyla dava açtığının göstergesi olduğunu, burada davalı Bankanın bir mağduriyeti söz konusu olduğunu belirterek karşı tarafın haksız açtığı bu dava da davanın reddine, kötü niyet tazminatı ile adli para cezasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Birleşen ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili bankaya borçlu olduğunu, müvekkili banka tarafından çekilen protestoya rağmen borcun ödenmediğini, davacı ve dava dışı şahıslar adına değişik iş dosyası ile ihtiyati haciz talep edilmiş ve talebin kabulüne karar verildiğini, davacının kefaletin geçersizliğine ilişkin iddialarına kabul etmediklerini, işbu dava kefalet sözleşmesinden kaynaklı açılmış ise davacının borcunun kefaletnameden değil bonodan kaynaklandığını, icra takibi ile yapılan tüm işlemlerin hukuka uygun olduğunu, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı gibi işbu davayı açmakta da hukuki yararının bulunmadığını, davacının işbu davayı açmakta ki maksadının kötü niyet olarak kanaat oluşturmaya çalıştığını, müvekkili bankanın icra takibimde herhangi bir kusurunun olmadığını, müvekkili bankaya ... tarafından borçlarına karşılık olarak verilmiş olan bono nedeniyle davacının davacının borçlu olduğunun sabit olması nedeniyle müvekkili banka yönünden davacının uğramış olduğu herhangi bir zarar bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasında davalı ...'un cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Asıl dava, davacının ... Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ████████ sayılı dosyasında takibe konulan alacak nedeni ile davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı hususlarına ilişkin davadır.
Birleşen dava, Davacının takip konusu bono nedeniyle davalılara borçlu olup olmadığı, borçlu değilse takip dosyasında satıldığı iddia olunan traktörün güncel bedeli ile traktörün kullanılamamasından kaynaklı maddi zararın davalılardan talep edip edemeyeceğine ilişkindir.
... Banka Alacakları İcra Dairesinin ████████ sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... A.Ş olduğu, borçluların ..., ... Kurt, ... olduğu, takibin 157,00 TL ihtiyati haciz mahkeme masrafı, 300.000,00 TL asıl alacak, 910,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 1.101,37 TL işlemiş faiz, 9.000,00 TL komisyon, 55,07 TL BSMV olmak üzere toplam 311.223,44 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır.
... 4. İcra Hukuk Mahkemesine, Türkiye Noterler Birliğine, Deniz Bank A.Ş'ye, Bünyan Ticaret Sicil Müdürlüğüne, ... C.Başsavcılığına yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ esas, ████████ karar sayılı kararı ile dosyanın görevsizlikle mahkememize gönderilmiş olduğu görülmüştür.
Asıl dava ilk olarak mahkememizin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden açılmış olup, bu dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verildiği, davacı vekili tarafından █████/2022 tarihli istinaf başvuru dilekçesi sunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi için ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı ile ''Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ sayılı nihai kararın KALDIRILMASINA,'' karar verildiği bozulan dosyamızın işbu esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı gereğince ilgili dosyanın mahkememiz işbu dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve dosyamızın arasına alındığı görülmüştür.
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesine, ... Banka Alacakları İcra Dairesine, ... Cumhuriyet Başsavcılığına, Bünyan İcra Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu, ilgili evrakların dosyamız arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin █████/2023 tarihli duruşma zaptının 1 nolu ara kararı gereğince BAM kararı doğrultusunda davacının, davalı bankaya bonodan kaynaklı borçlu olup olmadığının tespiti için 2 bankacı, 1 banka ve ticaret hukuku alanında uzman bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı ... ile davalı ... A.Ş. arasında 04.04.2019 tarihinde Kefalet Sözleşmesi imzalanmıştır.** Kefalet sözleşmesinde Kefil Olunan Azami Tutarı 250.000,00 TL olarak belirtilmiştir.** 14.12.2020 tarihli ihtarnameye konu olan kredilerden kaynaklı davalı bankanın toplam 477.668,92 TL alacak talep ettiği görülmüş olmakla birlikte ihtamameye konu edilen kredilerden 100.000,00 TL ve 50.000,00 TL ana parası olan kredilerin kefalet tarihi olan 04.04.2019 tarihinden sonra kullandırımının gerçekleştiği, ihtamameye konu diğer kredilerin kullanım tarihleri ve ait oldukları sözleşmeye ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Belirtilen krediler dikkate alındığında kredilerden kaynaklı 14.12.2020 tarihi itibariyle toplam borç tutarları - — DGRYTKR 100.000,00 TL anapara, 47.073,66 TL faiz, 2.353,68 TL Bsmv, 7.061,05 TL Kkdf, toplam 156.488,39 TL. - — DGRYTKR 50.000,00 TL anapara, 9.505,13 TL faiz, 475,26 TL Bsmv, 1.425,77 TL Kkdf, toplam 61.406,16 TL. Toplamı (156.488,39 * 61.406,16) 217.894,55 TL olduğu belirlenmiştir. Buna göre davacının hesap kat tarihi olan 14.12.2020 itibariyle krediden kaynaklı kefalet borcu tutarı 217.894,55 TL olarak hesaplanmıştır. ** BAM kararında icra takip ve dava tarihleri itibariyle borç miktarlarının tespiti istenilmiş olmakla birlikte davalı bankadan alınan bilgilerden ihtamameye konu edilen kredilerden kaynaklı ayrıca ilamsız takip başlatılmadığı gerekçesi kredi borçları ve varsa ödemeler ile bilgi alınamamıştır.BAM kararında belirtilen hesaplamaların yapılabilmesi için 04.04.2019 kefalet tarihinden sonra kefalet kapsamında kullandırılan kredilerin açılış tarihinden kapanış tarihine dava tarihine kadar olan hesap hareketleri / kredilere uygulanan faiz oranlarını / ödeme planlarını gösterir kayıtların (varsa kullandırılan kredilerin her bir krediye ilişkin ödeme belgeleri dahil) dosya kapsamına alınması gerekecektir. Takdir Sayın Mahkemenindir. Sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin █████/2023 tarihli duruşma zaptının 3 nolu ara kararı uyarınca bilirkişi raporunda belirtilen eksikliklerin dosyaya sunulması için davalı vekiline süre verildiği, davalı vekilinin █████/2023 tarihinde ilgili evrakları dosyaya sunduğu ve dosyanın bilirkişi heyetine ek rapor alınmak üzere tevdi edildiği, bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''1)Davalı ... A.Ş. İle dava dışı ... arasında 22.08.2017 tarihinde K2 491336 no.lu 12 sayfa 10 maddeden oluşan Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı,İşbu sözleşmeye ek sözleşme olarak 04.04.2019 tarihinde 250.000,00 TL limitli EK-A: Cari Hesap Kredi Sözleşmesi imzalandığı,2)K2 491336 No.lu Genel Kredi Sözleşmesine ilişkin 04.04.2019 tarihinde davacı ... ile davalı ... A.Ş. Arasında kefalet sözleşmesi imzalandığı, kefalet sözleşmesinde kefil olunan azami tutarın 250.000,00 TL olarak belirtildiği,3)Davalı Bankanın 08.12.2023 tarihli cevabi yazısı ekinde dosyaya sunulan vadesiz mevduat hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde, Davalı Banka tarafından dava dışı ...' a 04.04.2019 tarihinden sonra 4 adet kredinin tahsis edilip kullandırıldığı, bu kredilerin
No Kredi No Kullandırım Tarihi Kullandırım Tutarı
1 5290- 5374921- 28 04.04.2019 110.000,00 TL
2 5290- 5374921- 34 09.08.2019 100.000,00 TL
3 5290- 5374921- 37 19.11.2019 100.000,00 TL
4 5290- 5374921- 40 16.12.2019 50.000,00 TL, olduğu,)
4)14.12.2020 tarihli İhtarnameye konu kredilerin 7 adet krediden oluştuğu, ihtarnameye konu kredilerden 100.000.00 TL ve 50.000,00 TL kredinin 04.04.2019 kefalet sözleşmesi tarihinden sonra kullandırılan krediler içerisinde yer aldığı görülmekle birlikte, Davalı Banka tarafından 08.12.2023 tarihli cevabi yazısı ekinde yer alan hesap hareketlerinde 04.04.2019 tarihinden sonra kullandırılan 4 adet krediye ilişkin kredi hesap hareketlerinin yer almadığı, dosyaya sunulan belgelerden 110.000,00 TL ve 100.000,00 TL kredilere ilişkin 14.12.2022 kat tarihli bakiye risk olup olmadığı mevcut ise ne olduğu konusunda hesap hareketlerinden ve ihtarnamede yer alan bilgilerden tespit yapmanın mümkün olmadığı,5) 04.04.2019 tarihinden sonra kullandırılan 100.000,00 TL ve 50.000,00 TL kredilere ilişkin kat ihtarnamesinde bildirilen 14.12.2020 kat tarihli toplam borç tutarlarının; DGRYTKR 100.000,00 TL anapara, 47.073,66 TL faiz, 475,26 TL BSMV, 7.061,05 TL KKDF, toplam 156.488,39 TL,DGRYTKR 50.000,00 TL anapara, 9.505,13 TL faiz, 475,26 TL BSMV, 1.425,77 TL KKDF, toplam 61.406,16 TL, Toplam (156.488,39 TL + 61.406,16 TL ) 217.894,55 TL olduğu belirlenmiş, buna göre davacının 14.12.2020 hesap kat tarihi itibariyle kefalet borcunun 217.894,55 TL olduğuna, 5) BAM kararında icra takip ve dava tarihleri itibariyle borç miktarlarının tespiti talep edilmiş olmakla birlikte davalı Banka tarafından dosyaya sunulan 08.12.2023 tarihli cevabi yazısı ekinde 04.04.2019 tarihinden sonra kullandırılan 4 adet krediye ait kredi hesap hareketlerinin bulunmadığı, Dosyaya sunulan sunulan hesap hareketlerinin kredi hesap hareketi olmadığı, dava dışı asıl borçlu ...' a vadesiz mevduat hesap hareketleri olduğu, vadesiz hesap hareketlerinden sadece kredi kullandırım tarih ve tutar bilgilerinin tespit edilebildiği, BAM kararında belirtilen icra takip ve dava tarihli borç bakiyelerinin tespiti için 04.04.2019 tarihinden sonra kullandırılan 4 adet krediye ait; İhtarname , icra takip tarihli ve dava tarihi itibariyle krediye ait risk tutarlarını gösteren hesap hareketlerinin dosyaya sunulması ile mümkün olacağı'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşma zaptının 2 nolu ara kararı uyarınca bilirkişi raporunda belirtilen eksikliklerin dosyaya sunulması için davalı vekiline süre verildiği, davalı vekilinin █████/2024 tarihinde ilgili evrakları dosyaya sunduğu ve dosyanın bilirkişi heyetine ek rapor alınmak üzere tevdi edildiği, bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;''1)Davalı ... A.Ş. İle dava dışı ... arasında 22.08.2017 tarihinde K2 491336 no.lu 12 sayfa 10 maddeden oluşan Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı,İşbu sözleşmeye ek sözleşme olarak 04.04.2019 tarihinde 250.000,00 TL limitli EK-A: Cari Hesap Kredi Sözleşmesi imzalandığı,2) K2 491336 No.lu Genel Kredi Sözleşmesine ilişkin 04.04.2019 tarihinde davacı ... ile davalı ... A.Ş. Arasında kefalet sözleşmesi imzalandığı, kefalet sözleşmesinde kefil olunan azami tutarın 250.000,00 TL olarak belirtildiği,3) Davalı Bankanın 08.12.2023 tarihli cevabi yazısı ekinde dosyaya sunulan vadesiz mevduat hesap hareketleri ve davalı Banka Eski Sanayi Şubesi kayıtlarından temine edilen hesap hareketleri incelendiğinde, Davalı Banka tarafından dava dışı ...' a 04.04.2019 tarihinden sonra 4 adet kredinin tahsis edilip kullandırıldığı, bu kredilerin
No Kredi No Kullandırım Tarihi Kullandırım Tutarı
1 5290- 5374921- 28 04.04.2019 110.000,00 TL
2 5290- 5374921- 34 09.08.2019 100.000,00 TL
3 5290- 5374921- 37 19.11.2019 100.000,00 TL
4 5290- 5374921- 40 16.12.2019 50.000,00 TL,
Olduğu,5)04.04.2019 tarihinden sonra kullandırılan ve 14.12.2020 tarihli ihtarnameye konu edilen 100.000,00 TL ve 50.000,00 TL kredilere ilişkin kat ihtarnamesinde bildirilen 14.12.2020 tarihli toplam borç tutarlarının; DGRYTKR 100.000,00 TL anapara, 47.073,66 TL faiz, 475,26 TL BSMV, 7.061,05 TL KKDF, toplam 156.488,39 TL, DGRYTKR 50.000,00 TL anapara, 9.505,13 TL faiz, 475,26 TL BSMV, 1.425,77 TL KKDF, toplam 61.406,16 TL, Olmak üzere toplam (156.488,39 TL + 61.406,16 TL ) 217.894,55 TL olduğu'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşma zaptının 2 nolu ara kararı uyarınca Birleşen dosya yönünden dosyanın Makine Mühendisi Bilirkişiye tevdii ile dava konusu traktörün takip nedeniyle yakanlandığı/haczedildiği tarihten dava konusu traktöre muadil bir traktörün satın alınabileceği tarihe kadar davacının oluşan zararının tespiti için rapor alınmasına karar verildiği, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Dosyanın incelenmesi sonucunda delillerin takdir, tahlil ve tartışılması Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, yukarıda yapmış olduğum teknik değerlendirmelerim, dosya içeriğindeki bilgi, belge ve tespitlerden; Dava konusu traktör için Şubat 2021 tarihi itibarıyla İkame Traktör Bedelinin 12.000TL olduğu,'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesini dosyaya sunduğu, usulüne uygun olarak taraflara tebliğe çıkarılmış olduğu görülmüştür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ E, █████████ K sayılı kararında “….Sıkı şekil şartlarına tabi olan kambiyo senetleriyle ilgili 6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesinde düzenlemeler mevcuttur. Ciro ve türlerine ilişkin hükümlerde rehin cirosunun ne şekilde oluşacağı açıkça tarif edilmiştir. Buna göre ya “bedeli teminattır” veyahut “bedeli rehindir” ibarelerinden birini içermesi gerekmektedir. Bundan başka “tahsil” maksadıyla da temlik edildiğine dair bir kayıt düşülmediyse asıl olan “temlik” cirosudur. Bono özelinde gündeme gelen ciro ile ilgili 05.11.1969 gün ve 1969/6, 1969/7 Tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararında da kanaat bu yöndedir. Aksi halin ise senetle ispatı gerekir. Bunun dışında keşideci, tarafı olmadığı lehtar olan şirketle banka arasındaki kredi sözleşmesine dayanarak örtülü rehin cirosu iddiasında bulunamayacağı gibi dosya kapsamında dava konusu senede ilişkin bir tevdi bordrosu da bulunmamaktadır. Bu durumda davacı tarafın dava konusu senede ilişkin teminat vasfının ispat edemediği gözetilerek bononun tahsil maksadıyla temlik edildiği kabulü ile hüküm kurulması gerekirken bononun teminat vasfı bulunduğunun kabulü doğru olmamıştır.” denildiği görülmüştür.
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı kaldırma kararı üzerine yeniden inceleme yapılmış ve davalı bankadan belgeler temin edilerek bilirkişi heyetinden █████/2023 tarihli rapor alınmış ve raporda, davacının bankadan çekilen kredilerden hesap kat tarihi olan 14.12.2020 itibariyle kefalet borcu tutarının 217.894,55 TL olarak hesaplandığının belirtildiği görülmüştür. Raporda belirtilen eksikliklerin tamamlanması ile bilirkişi heyetinden █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ve daha sonra yine eksikler olması nedeni ile █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporu alınmış ve raporlarda yine kök raporda tespit edilen miktar kadar davacının borçlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. Dava ve takibe konu senedin davacı tarafından birleşen dosya davalısı lehine düzenlendiği ve davalı ...’un banka borcuna karşılık bu senedin davalı bankaya verildiği ve davalı bankanın bu senedi davacının kredi borcuna kefaleti nedeni ile takibe koymadığını aşamalarda aynen tekrar ettiği görülmüş ve davacının kefaletinin █████/2013 de 40.000 TL, █████/2019 da ise 250.000 TL olarak belirtilmesine rağmen senet bedelinin 300.000 TL olduğu, davacının kefaletin geçersiz olduğu iddiasının yerinde olmadığı, kefalette eş rızasının bulunduğu ve kefaletin geçerli olduğu anlaşılmıştır. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E, ████████ K sayılı dosyasının taraflarının davacı ile davalı ... olduğu ve davanın 250.000 TL bedelli başka bir senede ilişkin olduğu ve davanın kabulüne karar verildiği görülmüş olup söz konusu bu senet bedelinin davacının kefalet bedeli ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının davalı banka hakkındaki şikayetine ilişkin ██████████ sor., ██████████ karar sayılı karar ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüş, yukarda belirtilen ilamda dikkate alınarak davacının senedin kefalet nedeni ile verildiğini ve senet nedeni ile borçlu olmadığını yazılı delil ile ispat edemediği anlaşılarak esas dosya yönünden Davanın REDDİNE, Mahkememizce verilmiş ve uygulanmış bir tedbir kararı olmadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK md. 72/4 gereğince reddine, Tarafların adli para cezası kararı verilmesi talebinin İİK madde 72 gereğince yasal düzenleme olmaması nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. Yargılama devam ederken davacının açmış olduğu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ ESAS sayılı dosyasının Mahkememizin iş bu dosyası ile birleştirilmesi üzerine birleşen davaya konu talepler yönünden makine mühendisi bilirkişiden █████/2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve raporda, dava konusu traktör için Şubat 2021 tarihi itibarıyla İkame Traktör Bedelinin 12.000TL olarak tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Davacıya ait traktörün icra dairesi tarafından 161.000,00-TL bedelle ihale edildiği anlaşılmış, davacının talep edebileceği miktarların aracın satış bedeli olan ihale bedeli ile davacının aracına muadil bir aracın satın alınması süresince zarar miktarı olabileceği değerlendirilmiş ve bu miktarlar itibari ile davalı ...’un söz konusu bedellerden sorumlu olacağı ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E, ████████ K sayılı dosyasındaki davalı beyanları da dikkate alınarak anlaşılmış, davalının iş bu dosya yönünden davanın kabulüne ilişkin beyanı olmadığı görülmüş, davalı bankanın ise taleplerden sorumlu olmadığı değerlendirilmiş, davacı vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınmış ve böylece, BİRLEŞEN ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ████████ ESAS ████████ KARAR SAYILI DOSYASINDA, Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, A)DAVALI ... HAKKINDA AÇILAN DAVANIN REDDİNE, B)161.000,00-TL traktör bedeli ile 12.000,00-TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 173.000,00-TL tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
ESAS DOSYADA,
1-Davanın REDDİNE,
2-Mahkememizce verilmiş ve uygulanmış bir tedbir kararı olmadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK md. 72/4 gereğince reddine,
3-Tarafların adli para cezası kararı verilmesi talebinin İİK madde 72 gereğince yasal düzenleme olmaması nedeni ile reddine,
4-Alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 170,78-TL peşin harç ile 5.144,14-TL tamamlama harcından mahsubu ile artan 4.582,92-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 49.795,75-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
BİRLEŞEN ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ████████ ESAS ████████ KARAR SAYILI DOSYASINDA,
1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile,
A)DAVALI ... HAKKINDA AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
B)161.000,00-TL traktör bedeli ile 12.000,00-TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 173.000,00-TL tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 11.817,63-TL karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 1.707,75-TL peşin harç ile 16.223,62-TL tamamlama harcından mahsubu ile artan 6.113,74-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ile alınan 6.113,74-TL karar harcının davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan; 449,00-TL tebligat ve posta gideri ile 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.449,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 733,03-TL'lik kısmının davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı ... A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden adı geçen davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 163.500,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine,
7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden adı geçen davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın kabul oranına göre belirlenen 514,06-TL'lik kısmının davalı ...'tan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın kabul oranına göre belirlenen 2.605,94-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!