Anahtar kelimeler: Tanımını Üzerlerine Bedelsiz Senedi Görüşü Sübutu Suçlar Suçunu Atılı Tehdit

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇLAR
: Nitelikli dolandırıcılık, tehditHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozmaİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2014 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında 1136 sayılı Kanun'a aykırılık ve tehdit suçlarından 1136 sayılı Avukatlık Kanun 63/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 106/1-1 maddeleri, sanık ... hakkında bedelsiz senedi kullanma ve tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 156/1, 106/1-1 maddeleri uyarınca kamu davaları açıldığı, İstanbul 78. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.02.2015 tarihli ve ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararı ile iddianamedeki eylemin sübutu halinde sanıkların üzerlerine atılı suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 158/1-b ve i maddelerinde tanımını bulunan nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararı sonrası İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;Katılan ...'in 22.04.2015 tarihli dilekçe ile sanık ... hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi karşısında, sanık ... yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243. maddesi gereğince şikayetten vazgeçme nedeniyle kararı temyiz etme hak ve yetkisinin olmadığı,Yukarıdaki husus dışında, sanık ... hakkında kurulan diğer hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler YönündenKatılanın, 22.04.2015 tarihli dilekçe ile sanık ... hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 243 üncü maddesi gereğince şikayetten vazgeçme halinde katılma kararının hükümsüz kalacağı ve kararı temyiz etme hak ve yetkisinin sona ereceği anlaşılmakla; sanık ... yönünden 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davalarına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla katılan adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,B. Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm YönündenSanığa yüklenen “tehdit” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın görevli mahkemede sorgusunun yapıldığı 12.12.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle, DÜŞMESİNE,C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm YönündenKatılan vekilinin katıldığı 08.12.2015 tarihli duruşmada, bir sonraki duruşmanın 16.02.2016 tarihine bırakılmasına karar verildiği hâlde, bu tarihten önce 24.12.2015 tarihinde günsüz olarak duruşma açılıp katılan vekili duruşmadan haberdar edilmeden yargılamanın sonlandırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.