Anahtar kelimeler: Kozmetik Uyarılara Hammaddenin Kimyasal Ekstresinden Satımdan Ham Satımı Satışa Cari

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı borçluya kozmetik kimyasal ham maddesi satımı gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket tarafından 15.05.2024 ve 16.05.2024 tarihlerinde söz konusu hammaddenin davalıya teslim edildiğini, yapılan satışa ilişkin ... nolu 12.06.2024 tarihli ve 233.491,19-TL tutarındaki fatura ile cari hesap ekstresinden de açıkça görüleceği üzere davalının müvekkiline toplam 233.492,02-TL borcu bulunduğunu, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davalının tüm uyarılara rağmen cari hesap borcunu ödemede temerrüde düştüğünü, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, davalı borçlu aleyhine ... 26.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, davalıya kozmetik kimyasal hammadde satımının gerçekleştirildiği ve teslim edildiğinin sevk irsaliyesi ile sabit olduğunu, faturanın e-fatura sistemi üzerinden davalı borçluya gönderildiğini ve süresinde e-faturaya itiraz edilmediğini, müvekkilinin alacaklı olduğu hususunun müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile sabit olacağını, alacak miktarı belirli olduğunu, borcun miktarının hem sözleşme hem de cari hesap ekstresi ile sabit olduğunu, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarla işleyecek ticari faiz yürütülmesine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Cevap
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı şirket arasında daha önceden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili tarafından dava konusu mallara ilişkin herhangi bir sipariş verilmediğini ve bu malların müvekkiline teslim edilmediğini, kötüniyetli olarak irsaliye ve fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketin irsaliyedeki isimde bir çalışanı bulunmadığını, faturaların usulüne uygun şekilde müvekkiline tebliğ edilmediğini, kaldı ki faturaların salt olarak borç doğurmadığını, faturaların malın teslim edildiğini göstermediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan sevk irsaliyesi tarihi 15.05.2024 ve 16.05.2024 olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan fatura tarihinin ise 12.06.2024 tarihli olduğunu, bahse konu faturanın sevk irsaliyesine ait olmadığının sabit olduğunu, sahte fatura kesilerek icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin dava konusu malları teslim almaması nedeniyle davacıya karşı bir borcu bulunmadığını, geçerli bir fatura mevcut olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Toplanan Deliller
:... 26. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı şirketin 2024 yılına ait BA/BS kayıtları,... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin 2024 yılına ait BA/BS kayıtları,...iktaş Sosyal Güvenlik Merkezi'nden davalı şirketin 2024 yılı APHB dökümleri ve iş yeri tescil belgesi,Bilirkişi ...tarafından hazırlanan 02.09.2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
:Dava, ticari ilişki kapsamında fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürütülen ... 26.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:1-İlamsız takip yapılmış olması,2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.Somut olayda, ... 26.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 19.11.2024 tarihinde, 233.492,02-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının cari hesap alacağı şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 26.11.2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 28.11.2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 11.02.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturanın davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturanın davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine ya da malın teslim edildiğine ve davacının ücrete hak kazandığına dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi olan █████/2024 itibariyle davacı şirketin davalı şirketten faturaya ya da cari hesaba dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, bakiye alacak bulunup bulunmadığı gibi hususlarda rapor tanzim edilmesi amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine delil niteliği taşıdığı, sunulan cari hesap ekstresinin davacı tarafından davalı adına toplam 233.491,19-TL tutarında düzenlenen ... numaralı faturayı içerdiği, faturanın, davacının ticari defterlerinde usulüne uygun şekilde kaydedildiği, defter kayıtlarının Gelir İdaresi Başkanlığı'na yüklenen e-defter beratları ve ibraz edilen envanter defteri ile de doğrulandığı, davalı tarafça sadece 1.282,00-TL tutarında kısmi ödeme yapıldığı, bakiye alacağın ise ödenmediği, davalı tarafından verilen kesin süre içerisinde Mahkememiz ara kararına rağmen ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği, davacının bakiye alacak talebinin, hem düzenlenen fatura hem de ticari defter ve hesap ekstresi kayıtları ile ispatlandığı, davalı tarafından borcun ödendiğine veya itirazın doğruluğuna ilişkin belge ibraz edilmediği için davacının takip tarihi itibariyle 233.492,02-TL bakive alacaklı olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.Taraf iddia ve savunmalarına, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına, BA/BS formlarına ve bilirkişi raporuna göre, davacının takip tarihi itibariyle 233.492,02-TL bakive alacaklı olduğunu defter ve kayıtları ile ispatladığı, davalı tarafından ticari defter ve kayıtların kesin süre içerisinde ibraz edilmemesi suretiyle 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23.maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirildiğinden davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebileceği, kaldı ki davalı tarafından gerek kısmi ödeme yapılarak gerekse BA/BS formlarında Vergi Dairesi'ne söz konusu fatura KDV hariç olarak miktarı uyuşacak şekilde bildirildiği ve bu suretle bağlayıcılık kazandığı, öyleyse davalının bilirkişi raporu ile de tespit edilen bakiye kısım yönünden sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiştir.Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas,...Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olup cari hesaba dayandığından asıl alacak taleplerinin ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: İzah olunan gerekçelerle;Davanın KABULÜ ile,1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 26.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 233.492,02-TL cari hesap alacağı üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (233.492,02-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 46.698,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Asıl alacak olan 233.492,02-TL'ye takip tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faiz uygulanmasına,4-Kabul edilen dava değeri (233.492,02-TL) üzerinden alınması gereken 15.949,84-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 2.820,00-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 13.129,84-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.820,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 97,50-TL posta ve tebligat gideri ile 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.097,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır