Anahtar kelimeler: Dolaylı Görmüş Görme Muhtemel Görmedikleri Celsede Zimmet Adlarına Doğruya Kavramının
5. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ███████ Esas, ████████ Karar
SUÇ
: Zimmet
HÜKÜM
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, ███████ sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasına 16.05.2007 tarihli celsede kooperatif adına katılmalarına karar verilen kooperatif yöneticileri ... ve ...'ın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre atılı suçtan doğrudan zarar görmedikleri ve verilen hükümleri kendi adlarına temyiz etme yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz istemlerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 3628 sayılı Kanun'un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek, incelemenin katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın 07.09.2020 tarihinde hükümden sonra öldüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'den temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı da gözetilerek, bu sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması ile diğer sanıkların üzerlerine atılı nitelikli zimmet suçunun suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 202/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/2. maddesinde belirtilen 15 yıllık aslî dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 04.02.2008 olan sorgu tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkında açılan kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!