Anahtar kelimeler: Şden Kaçındığını Durdurduğunu Montaj Satımdan İşlenmiş Yapmaktan Alacağa Defter Takibe

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin ticari satış ve montaj hizmeti verdiği --------Ş.'den ticari defter ve kayıtlarına göre 148.244,88 -TL alacaklı olduğunu, davalı şirketten bu alacak için --------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı icra dosyası ile talep ettiklerini, borçlu şirketin icra dosyasına itiraz ederek, takibi durdurduğunu, alacağa dayanak olan faturaların davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında işlenmiş olmasına rağmen davalı tarafın takibe haksız itiraz ile ödeme yapmaktan kaçındığını, davalı tarafından --------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı icra dosyasıyla yapılan takibe haksız itirazın iptali ile takibin devamını, dava konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının tarafımıza ödenmesini, Mahkeme masrafları ve ücreti vekâletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı/alacaklı tarafın --------İcra Müdürlüğü ---------- e. sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlattığını, Yasaya aykırı şekilde tanzim edilen icra takibine süresi içerisinde yetkiye ve borca itirazlarını sunduklarını, haksız açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.---------İcra Müdürlüğü'nün ---------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine █████/2023 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 155.524,92 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacı kayıtlarının incelenmesi sonucu hazırlanan kök raporda özetle; davacının 2021-2022-yılı resmi defterleri usulüne uygun olarak tutulmuş, Envanter Defteri TTK hükümlerine uygun olarak yasal süresi içeresinde noter onayı yapılmış olup, Yevmiye defteri ve defteri kebir yönünden e defter mükellefi olup, yasal süresinde mevzuata uygun şekilde beratları oluşturulduğunu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 148.244,88 TL alacağı bulunduğu bildirilmiştir.Davacı kayıtlarının incelenmesi sonucu hazırlanan 02.10.2024 tarihli raporda özetle; davacı mükellefi --------- Şti 'in 2020 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin delil niteliğine haiz olduğu hususunda kanaate varıldığı, muavin hesap kayıtlarında görüldüğü üzere, davacının 31.12.2020 tarihi itibariyle davalı yana 3.489,58 TL tutarlı borçlu göründüğü, davacının resmi kayıtlarına göre; davacı şirketin davalı şirketten takip/dava tarihi itibarıyla 148.244,88 TL tutarlı alacağı bulunduğu, davacı yanca davalı yana düzenlenen █████/2022 tarihli ---------- belge numaralı 7.766,02 TL tutarlı faturaların kayıtlarında ve muavin hesap dökümlerinde yer aldığını, davacı yana ait 2020 yılına ilişkin B formları inceleme esnasında talep edildiği, rapor ekinde sunulduğunu, davacı şirkete ait Ba-Bs formları incelendiğinde; davacının 2020 yılında davalı adına tanzim ettiği mal/hizmet satımına ilişkin 2020/eylül ayında 2 adet 24.735 TL, 2020 Kasım ayına ait 1 adet 8.036TL tutarı BS formu ile davacının davalı yandan 2020 yılı Eylül ayına ait 2 adet 5.031 TL tutarlı mal/hizmet alımlarının tutarını Ba formu ile beyan ettiği bildirilmiştir.Davalı kayıtlarının incelenmesi sonucu hazırlanan 08.12.2023 tarihli raporda özetle; davalının 2021-2022-2023 yılı resmi defterleri usulüne uygun olarak tutulduğu, Envanter Defteri Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde noter onayı yapıldığı, Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir Yönünden E Defter mükellefi olup, yasal süresinde mevzuata uygun şekilde E Beratlar oluşturulduğu, davalının resmi kayıtlarına göre davacının davalıdan; takip tarihi 10.05.2023 tarihi ve dava tarihi 05.07.2023 itibariyle 33.016,72 EURO (Resmi defterde Değerleme yapılmamış haliyle) = 543.415,88TL. ALACAĞI , 436.790,75 TL. BORCU Bakiye 106.625,13 TL. alacağı bulunduğu bildirilmiştir.Bilirkişi --------- rapor içeriğine göre; davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, ticari ilişki çerçevesinde davacı tarafından satışı yapılan emtia veya hizmeti yapılan işlere ilişkin faturaların genelde TL cinsinden yapıldığı, 2021 yılında 1 adet ve 2022 yılında 2 adet olmak üzere toplam 3 adet toplam 35.516,72 Euro, yine davalı tarafından davacıya 1 adet ödeme hariç (30.12.2021 tarihinde 2.500,00 Euro) tüm ödemelerin TL cinsinden yapıldığı, davacı tarafından davalıya toplam 310.572,99 TL tutarında fatura düzenlendiği ve davalıdan 5.936,88 TL mal ve hizmete ait fatura alındığı, bu hususta tarafların ticari defter kayıtlarında uyuşmazlık bulunmadığı, davalı 19.01.2022 tarihi itibariyle davacıdan 49.389,06 TL alacaklı olduğu, bu tarihten sonra da dikkat edileceği üzere sürekli alacaklı olduğu, davacı kayıtlarında davalıdan Euro cinsinden olan alacak tutarını davalının alacaklı olduğu tarihlerde TL ödemelerini Euro'ya çevirdiği, icra takip tarihi itibariyle davalıdan Euro cinsinden alacağı “0,00” olup, alacağı kalmadığı, ancak TL olarak 148.244,88 TL alacağı kaldığı, davacının kayıtlarının doğru olduğu, zira, davalı sürekli davacıdan TL olarak alacaklı ama Euro cinsinden ise borcunun icra takip tarihine kadar döviz cinsinden devam etmesi ticari ilişki anlamında birinin lehine diğerinin aleyhine bir durum olması ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalının davacıya (68.777,04-35.760,32) 33.016,72 Euro borcunun ve 543.415,88 TL alacağının bulunduğu, yani davalı izah edildiği gibi TL cinsinden alacaklı olduğu dönemlerde Euro cinsinden olan borcuna mahsup etmediği, taraflar arasındaki ticari ilişki 27.10.2022 tarihinde sona erdiği, davacı alacağı için 10.05.2023 tarihinde icra takibi yaptığı, buna göre davalı kayıtlarında davacıdan TL cinsinden 543.415,88 TL — (15.055,29 TL4 7.766,02 TL) 520.594,57 TL alacağı bulunacağı, izah edildiği gibi davacı mahsup davalının TL alacaklarını Euro borcundan mahsup etmemiş olsa: 10.05.2023 tarihli -------- Euro döviz alış kuru (1 Euro-21,4008) üzerinden 33.016,72 x 21,4008-706.584,22 TL olup, davalının alacak tutarı 520.594,57 TL mahsup edildiğinde (706.584,22 TL - 520.594,57 TL) 185.989,65 TL olur ki, ayrıntılı izah edildiği gibi ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacının 10.5.2023 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 148.244,88 TL alacağının bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ait yazılı sözleşme bulunmadığı ve TBK'nun temerrütte ilişkin hükümlerine göre davalının icra takibinden önce temerrütte düşürüldüğüne dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu nedenle davacının icra takibindeki işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığının takdirinin Mahkemeye ait olduğunu beyan etmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 148.244,88 TL alacaklı göründüğü, davalının ticari defterlerine göre ise 106,625,13 TL davacıya borçlu göründüğü, HMK. 221. maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği , davalının B/A bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği , davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği , davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, taraf kayıtları arasında 41.619,75 TLlik fark bulunduğu, bu farkın nedeninin, davacı kayıtlarında görünen, 14.09.2020 --------- banka ödeme 15.088,29 TL ve 18.08.2022 --------- banka ödeme 7.766,02 TL tutarlı iki adet faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı ve ayrıca davacı şirketçe Euro biriminden düzenlenen faturalarına ilişkin tutarların davalı şirket kayıtlarında Türk lirası olarak görünmesi ve Euro biriminden faturalara ilişkin kur değerlenmesinin yapılmış olmasından kaynaklı olduğu, davalının kayıtlarına göre davacıdan TL olarak alacaklı ancak Euro cinsinden borcunun devam ettiği ve bu durumun ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalının TL cinsinden alacaklı olduğu dönemlerde Euro cinsinden borcuna mahsup etmediği, bu kapsamda davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 148.244,88TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davasının kabulü ile
: davalının-------- İcra Müdürlüğünün---------- Esas sayılı takibe itirazın iptali ile takibin 148.244,88TL asıl alacağı takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek sureti ile devamına.2-Dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğü tarafından infazda dikkate alınmasına.3-Hükmolunan asıl alacağın %20si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine.4-Alınması gerekli karar harcı 10.126,60 TL’den peşin olarak yatırılan 1.754,04 TL'nin mahsubu ile 8.372,56 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,5-Davacı tarafça yatırılan 1.754,04 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,6-Davacı tarafından yapılan 205,50 TL ilk dava masrafı, 14.000,00 TL bilirkişi, 829,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 15.034,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,7-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,8-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,10-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne,davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026