Anahtar kelimeler: Yazılan Yanlış Edenin Görüşü Oluşa Başlığında İnanç Suçlar Neticesinde Edilebilir
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında 2012 olarak yanlış yazılan suç tarihinin 24.06.2010 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
I. Sanıklar Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyizi Yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan kurum vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Yapılan yargılamada yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmesi gerekirken, aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci maddesinin (b) bendi uyarınca yüklenen suçun sanıklar tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle beraatlerine karar verilmesi,
2. Sanıkların kendilerini aynı vekil ile aynı davada temsil ettirmeleri nedeniyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.03.2019 tarihli, 2019/4-6 Esas ve ████████ Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin vekalet ücretinin tayininde davacı veya sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyalarının sayısını esas ve ilke olarak alması, taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmesi, ayrı ayrı dava açılmadıkça vekalet ücretinin de ayrı ayrı belirlenmesinin ve sanıklara sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün bulunmaması karşısında, sanıklar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün (1) numaralı bendindeki “suçları işlemedikleri anlaşıldığından, bu nedenlerle CMK'nun 223/2-b maddesi hükümleri uyarınca” ibaresinin çıkartılarak yerine “suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca” ibaresinin yazılması ve hükmün vekalet ücretine ilişkin (3) numaralı bendindeki "ayrı ayrı" ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyizi Yönünden;
Yapılan yargılamada sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 24.06.2010 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.11.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!