Anahtar kelimeler: Betonların Satımdan Beton Döküm İştigal Satıldığını Satım Yazildiği Adreste Görüşmeye

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 16.03.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirket yukarıda yazılı adreste hazır beton üretim ve satım işi ile iştigal ettiğini, davalı taraf ile yapılan anlaşma kapsamında davalı tarafa hazır beton satıldığını, betonların döküm işi yapıldığını ve faturalar tanzim edildiğini, davalı tarafça takibe konu edilen faturalara itiraz edilmediğini, davalı tarafından bir kısım ödemeler gerçekleştirilmiş ise de icra takibine konu edilen alacak ödenmediğini, davalı taraf ile yapılan bir çok görüşmeye rağmen ödeme yapılmadığını olması nedeniyle davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı taraf haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak icra takibine itiraz ettiğini ve takip durduğunu, davalı tarafın haksız ve sebepsiz olarak borca itiraz ettiğini, davalı tarafından haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak icra takibine itiraz edildiğinden aleyhine 9020 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini ileri sürerek; Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibine vaki haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamını, davalı borçlu aleyhine takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20'den az olmamak üzere “icra inkar" tazminatına hükmedilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yanın dosya kapsamına cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defterler dosyamız içerisine alınmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bakırköy ... İcra dairesi .. Esas sayılı icra takip dosyasından, ... SANAYİ TİCARET LTD. ŞTİ. tarafından ... aleyhine 141.231,99- TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine █████/2025 tarihinde borca itiraz edildiği anlaşılmıştır.
SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı ... San. Tic. Ltd. Şti . tarafından, davalı ... aleyhine, 10.01.2025 tarihinde, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 141.231,99 TL asıl alacak tutarında icra takibi başlatılmış, davalı tarafından 16.01.2025 tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş, Usul yönünden incelenen davacı ... San. Tic, Ltd. Şti 'ne ait 2022-2023-2024 defter-i kebir ve yevmiye defteri, e-defter olarak tutulmuş, beratları zamanında ve usulüne uygun oluşturulmuş, fiziki olarak tutulan, envanter defteri açılış noter onayı zamanında ve usulüne uygun yaptırılmıştır. Davalı taraf, ... mahkemenizce belirlenen inceleme tarihinde, incelemeye gelmiş, yerinde inceleme talebinde bulunmuş, ancak görüşmelerde yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemiştir. Hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı ... San. Tic. Ltd. Şti yasal defterlerine göre, davalı ... icra takip tarihi (16.01.2025) itibariyle (141.231,99.TL) tutarında borçlu olduğu tespit edilmiştir. Elektronik olarak düzenlenen ve iletilen faturalara karşı, yasal süre içerisinde yapılmış herhangi bir itiraza rastlanmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.
Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 141.231,99 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.
Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği yine yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 141.231,99-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi İŞLETİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 28.246,39-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 9.647,55-TL harçtan davacı tarafça yatırılan ( Başvurma, Peşin, Vekalet harcı olmak üzere) 2.408,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.238,92-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.408,63-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 7.635,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, hazır olan tarafların yüzüne karşı karar verildi.█████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!