Anahtar kelimeler: Bam Cismani Esaskarar Başkan Açılmadan Yazim Mahal Katip Ölüm Üye

T.C. .... BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../... - .../...
T.C....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: .../...KARAR NO
: ..../...BAŞKAN
: ...ÜYE
: ....ÜYE
: ....KÂTİP
: ......İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: .../...KARAR NO
: .../...KARAR TARİHİ
: ....İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: .......DAVACILAR
: 1-.......2-......VEKİLİ
: Av. ......DAVALI
: .......VEKİLİ
: Av. ......DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)B.A.M. KARAR TARİHİ
: .......KARAR YAZIM TARİHİ
: .......Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dilekçesinde, davacıların müşterek oğlu .......'ın, 04.04.2010 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde olay yerinde vefat ettiğini, geride babası ....... ve annesi .........'ın hem maddi zarara uğramış hem de destekten yoksun kaldığını, KTK madde 97 gereğince; davalı ........’na 25.08.2020 tarihinde başvurulduğunu ancak davalı tarafın talebi cevaplamadığını, davalı taraf ile yapılan zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını, anılan bu sebeplerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacılardan ........ için 50,00-TL , davacı ........ için 50,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 04.04.2010’dan itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .........’ndan tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, müteveffanın sürücüsü olduğu ....... plakalı araç kaza tarihini de kapsayacak şekilde ....... tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altına alınmış olduğunu, davacıların ........’nin ruhsatlarının iptal edilmesi sebebiyle dava konusu tazminattan müvekkili kurumun sorumlu olduğunu iddia ettiğini, müvekkili ........ davada taraf sıfatının bulunmadığını, .........’nin tüzel kişiliğinin ortadan kalkması, şirketin müvekkil ...... külliyen devri ve/veya işletme birleşmesi gibi durumlar söz konusu olmadığını, davacıların ......’ye başvurusu sonucu ....... yaptığı incelemeler neticesinde başta müteveffaya ilişkin alkol raporu olmak üzere birtakım belgelerin eksik olduğunu tespit ederek bu belgeleri davacılardan talep etmiş fakat davacıların belgeleri tamamlamamaları nedeniyle işlemlerin durmuş olduğunu, bahse konu hasar dosyası halen derdest halde olduğunu, anılan bu sebeplerle; pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.Mahkemece, davanın kabulü ile 84.073,24.-TL’nin █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ......’a ödenmesine, 65.926,76TL’nin █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ......’a ödenmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, davanın ....... aleyhine ikame edilmesi gerektiği, müvekkili ....... davada taraf sıfatı bulunmadığı, ......'nin tüzel kişiliğinin halen mevcut olup şirket hakkında tüzel kişiliğinin sona erdiğine dair kesinleşmiş bir iflas kararı ve/veya başkaca bir karar bulunmadığı, KTK gereği başvuru şartının yerine getirilmediği, yerel mahkemenin kusur raporu almadan karar verdiği, SGK tarafından yapılan ödemelerin araştırılmadığı, müteveffanın alkol durumunun araştırılmadığı, hesaplama yönteminde, yetiştirme indiriminde ve temerrütte hata yapıldığı, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
:Dava, trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma talebine yöneliktir.Davacılar murisi .......'ın sevk ve idaresinde olan ...... plakalı aracın █████/2009-█████/2010 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ...... tarafından ZMMS ile sigortalandığı, ancak ......'nin █████/2015 tarihi itibarıyla tüm branşlarda zorunlu sigortalarına ait ruhsatlarının iptal edildiği anlaşılmakla 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 14/2-c maddesi gereği davalı ........'nın sorumlu tutulmasında isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.Davacılar ... ve ......'nin müşterek çocukları ....... doğumlu .....'un █████/2010 tarihinde kendi sevk ve idaresindeki araçla meydana gelen tek taraflı kaza neticesinde vefat ettiği anlaşılmıştır.6098 sayılı TBK 52 maddesi gereği, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hakim, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir. Zarar görenin kendi menfaatlerini korumak için makul bir insanda beklenen davranışta bulunmayarak, zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkili olmasına müterafik (bölüşük) kusur olarak adlandırılır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı TBK 52 maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, öğreti ve Yargıtay uygulamalarıyla da benimsenmiştir. Müterafik kusura ilişkin savunma, bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir (Yargıtay 4 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).█████/2010 tarihli kaza tespit tutanağının incelenmesinde, müteveffanın kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirlenemediği, ispat külfetinin davalıda olduğu, davalı tarafça da bu olgunun ispat edilemediği anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik yoktur.Davacıların maddi tazminat talebi, destekten yoksun kalma alacağından oluşmaktadır. Destekten yoksun kalma tazminatı, maddi tazminat türü olup, hukuka aykırı fiil sonucunda ölen kişinin destek verdiği kişilerin; ölen kişinin yokluğunda alacağı destekten mahrum kalması ve sonucunda hayat kalitelerinin düşmesi vs sebeplerle, bu ölümden kusurlu olarak sorumlu olan kişiden alacakları tazminattır.Müteveffa ile destek olunanlar arasında hali hazırda destek sağlanmamışsa dahi destek olacakları muhtemel olarak kabul edilir. Bu durum gerçek destek ve varsayımsal destek kavramlarını gündeme getirecektir.Varsayımsal destek, ölüm olayı gerçekleşmeseydi hayatın olağan akışı gereği, ileride kurulacak olan desteği ifade eder. Uygulamada en sık karşılaşılan örnek somut uyuşmazlıktaki gibi, çocukların anne ve babalarına verecekleri destektir. Başka bir ifade ile anne-baba ve çocuk arasında destek ilişkisi olacağı hususunda hukuki karine mevcuttur. Bu karine gereği, bu kişiler arasında desteğin ayrıca ispatlanmasına gerek bulunmamaktadır. Davalı tarafın, destek tazminatından kurtulması ancak, karinenin aksini ispatla mümkündür. Ölen çocuğun gelecekte ana-babasına bakacağı, hayatın olağan akışı içinde beklenebiliyorsa, çocuk onlar için destektir. (Yargıtay 17 HD █████████ E - █████████ K sayılı ilam).Desteğin çocuksuz olması durumunda desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların, eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır ( Yargıtay 17 HD █████████ E.-█████████ K sayılı ilam)Davacılar murisi ... █████/2010 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda vefat etmiştir. Hayatın olağan akışına göre desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları, yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki, anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16 şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5'er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereği olup evlenme yaşı ile ilgili TUİK verilerine göre ortalamaların dikkate alınması gereklidir.Yargıtay'ın genel ilkelerine göre kural olarak; anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5'er, anne çalışmıyorsa, sadece babadan %5 oranında yetiştirme gideri düşülmesi gerekmektedir (Yargıtay 4 HD ██████████ E -████████ K sayılı ilam).Anayasa Mahkemesi'nin ███████ E-███████ K sayılı kararı ile; 2918 sayılı KTK 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 17 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam).2918 sayılı KTK 96/1 maddesi gereği,zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulacaktır. Garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır (Yargıtay 17 HD ████████ E-█████████ K sayılı ilam).2918 sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır.Somut olayda, davacılar murisi ......'un vefatı sebebiyle davacıların destek alacaklarının, desteğin asgari ücret üzerinden kazanç elde edeceğinden hareketle hesaplama yapıldığı, TRH 2010 yaşam tablosu, Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın hesaplama yapıldığı, davacı babadan yetiştirme giderinin mahsup edilip, poliçe limiti kapsamında garameten hesaplama yapıldığı, davacıların başvurusuna rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığı, bu tarihten itibaren 8 iş gününün bitimini izleyen █████/2020 tarihinden itibaren faize hükmedildiği anlaşılmakla yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.6100 sayılı HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- .... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih ve ..../.... - ..../.... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken 10.246,50.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.561,62.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 7.684,88.-TL istinaf karar harcının davalı Güvence Hesabı'ndan alınarak hazineye gelir kaydına,3- Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5- İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.....Başkan.............Üye.............Üye............Katip......