Anahtar kelimeler: Vel Hırdavat Satımdan Büyükçekmece Satıldığını Yazildiği Emri Satışı Malzemeleri Bakirköy

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 11.03.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vel lava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin hırdavat malzemeleri satışı yaptığını, İcra takibine dayanak faturalarda gösterilen ürünler, davalı şirkete satıldığını, iş bu satış nedeniyle doğan alacak davalıdan tahsil edilemediğini, bu nedenle davalı şirket aleyhine, davacı şirket tarafından alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, İcra dosyasından gönderilen ödeme emri davalı borçlu şirkete █████/2024 tarihinde elektronik olarak tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından █████/2024 tarihinde icra takibine haksız ve dayanaksız olarak itiraz edildiğini, davalı tarafından yapılan iş bu itiraz neticesinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalı şirket itiraz dilekçesinde; faturada gösterilen malların teslim edilmediğini iddia ettiğini, davalının iş bu iddiası gerçeği yansıtmadığını, İcra takibine konu faturalarda gösterilen mallar, davalı şirkete teslim edildiğini, icra takibine dayanak olarak gösterilen faturalardan birine ilişkin davalı şirket tarafından kısmi ödeme yapıldığını, kalan bakiye alacak icra takibine konu edildiğini, faturalar davalı şirkete tebliğ edilmiş ve iş bu faturalara karşı davalı şirket tarafından itiraz edilmediğini ileri sürerek; itirazın iptalini, Büyükçekmce İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı İcra Dosyasından yapılan takibin devamını, davalı şirket aleyhine 9620'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, Taraflar arasında, herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkemelerin Genel Hükümlere göre tespit edilmesi gerektiğini, Sayın Mahkemenin, öncelikle icra müdi ün yetkili olup olmadığına karar vermesi gerektiğini, Taraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesi veya başka bir hukuki belge bulunmadığında, fatura tek başına borcun varlığını ispat için yeterli olmadığını, bu durumda, fatura içeriğindeki malların teslim edildiği usulünce ispat edilmesi gerektiğini, faturanın borçlu tarafından itiraz edilmeksizin kabul edilmesi ve/veya ödeme yapılması, malların teslim edildiğine karine olmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden tarafın, malların teslimini usulüne uygun olarak ispat etmesi gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği, alacağın varlığının alacaklı olduğunu iddia eden kişi yönünden yazılı delil ile kanıtlanması, yine faturaya konu malların karşı tarafa/borçluya teslim edildiğinin yazılı delil ile kanıtlanması gerektiği yönünde olduğunu, fatura konusu mallar davalıya eksiksiz ve tam olarak sevk ve teslim edilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Büyükçekmece İcra dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasından ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ tarafından ... SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ aleyhine 29.817,73-TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine █████/2025 tarihinde borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı şirketin, davalı şirket ile aralarında mevcut ticari ilişki neticesinde oluşan 2 adet fatura bakiyesinin tahsilini talep ettiği, Nihai olarak tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde ; Davacı şirket ticari defter kayıtlarına istinaden davacı şirketin takip tarihi itibari ile 26.238,40 TL alacaklı olduğu, Davacı şirket, asıl alacaklarını 2 adet faturaya dayandırmıştır. Tarafların cari hesap bazında da çalışması olduğu görüldüğünden davalının yapmış olduğu ödemelerin TBK'nın 102. Maddesi gereğince ödenmeyen en eski tarihli faturaların ödendiğinin kabulü ile hesaplama yapılarak davacı şirketin 2 adet faturadan alacağının 26.238,40-TL olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.
Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 26.238,40-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.
Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği yine yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde 26.238,40 TL olarak belli olduğu (her ne kadar raporda hesap hatası yapılmış ise yeniden ek rapor almaya lüzum olmadığından mahkememizce bu husus yerinde re'sen değerlendirilmiştir.), alacağın bu miktar üzerinden likit olduğu, reddedilen kısma ilişkin ise davacının takip yapmada kötü niyetinin ispatlanamadığı anlaşılmakla tüm talepler bakımından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 26.238,40-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi İ ŞLETİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 5.247,68-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE ,
4-Reddedilen kısım yönünden davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.792,34-TL harçtan davacı tarafça yatırılan (Başvurma, Peşin, Vekalet harcı olmak üzere ) 1.318,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 474,04-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.318,30-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 6.345,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 5.583,34-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 26.238,40-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 3.579,30-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 4.047,81-TL'sinin davacıdan, 552,19-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; Miktar yönünden kesin olmak üzere , hazır olan tarafların yüzüne karşı karar verildi.█████/2026
Katip ...
¸E-imza
Hakim ....
¸E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!