Anahtar kelimeler: Davadavacı Üreten Satımdan Denk Borçtan Borcuna Satışa Ambalaj Toplamda Bahsi

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirket, ambalaj üreten müvekkil şirketten değişen miktarlarda 7 tür ürün satın aldığı; ürünler █████/2023 tarihinde teslim edildiği, müvekkil satışa ilişkin █████/2023 tarihli ve ... fatura numaralı faturayı düzenlediği; davalı şirket, müvekkile toplamda 529.682,95 TL borçlandığı; davalı şirket, müvekkile 450.000 TL değerinde bir çek teslim ederek borcunun bir kısmını ödediği; ödemenin 865,28 TL'ye denk gelen kısmı, davalının bakiye borcuna ödeme kabul edildiği; geri kalan 449.134,72 TL ise bahsi geçen borçtan mahsup edildiği;faturaya dayalı bakiye borç olan 80.548,23 TL ise çekin giriş tarihini takip eden █████/2024 tarihinden takip tarihine 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca işletilmiş avans faiziyle birlikte ... 17. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takibine konu edildiği; davalı borçlunun, ilgili icra dosyasına █████/2024 tarihinde sunduğu borca itiraz dilekçesi dilekçesi tarafımızca icra dosyası üzerinden yapılan kontroller vesilesiyle öğrenildiği; İcra Müdürlüğünce işbu itiraz dilekçesi tarafımıza tebliğ edilmediği; davamızın yasal süresi içerisinde ikame edildiği; davaya konu icra takibi taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı görevli mahkeme Sultangazi ilçesi için İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğu neticeten davamızın kabulüne, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin devamına; itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının asıl alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı taraf icra takibini ... 17. İcra müdürlüğü...Esas sayılı dosyası ile yapmış olup, itirazın iptali davasını İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı; dosyanın genel yetki kuralları gereği icra takibinin yapıldığı yer olan ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini; davanın öncelikle mahkemenizin yetkisiz olması nedeni ile usulden reddine karar verilmesini; davacı tarafından gönderilen ürünlerin ayıplı olması, ürünlerin yapışkan özelliğini kaybetmesi ve kimi ürünlerin baskısında hatalar olması nedeni ile müvekkil şirket tarafından iadesi sağlanmak istendiği, bu konuda şirket yetkilileri ile defalarca görüşme sağlandığı ancak buna rağmen davacı taraf ayıplı ürünleri iade almaktan imtina ettiği; görüşmelerin olumsuz sonuçlanması nedeni ile davalı müvekkil şirketçe ayıplı ürünler iade edilerek davacı tarafa █████/2024 tarihli ... numaralı iade faturası kesilip usûlüne uygun gönderim sağlandığı; taraflar arasında uzun zamandır süregelen ticari ilişkinin varlığına rağmen davacı tarafın ayıplı ürünlere ilişkin bedel talep etmesi ise dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı;... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile bir yıllık kesin konkordato mühleti verilmesi ve şirketin mal varlıklarının korunması için geçici mühlet kararı verilmesi talebi ile dava açtığı; █████/2025 tarihli celse ise geçici mühlet kararının kaldırılmasına karar verildiği; davalı müvekkil iade faturası düzenlemiş olduğundan alacağın likit bir alacak olmadığı; davacının alacağını ispat etmesi gerektiği; neticeten Davacının açmış olduğu davasının öncelikle yetki itirazımızın olması nedeni ile usûlden reddine, mahkemenizce esasa ilişkin bir inceleme yapılacaksa esastan reddine, takip başlatmakta kötüniyetli olan davacı aleyhine İcra İflas Kanunu Madde 67/2 uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, mahkememizin yetkili olup olmadığı; davacının takip dosyası kapsamında faturadan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi Pınar Şeker'den alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Uyuşmazlık noktalarının ana başlıklarıyla, davacı tarafından davalı aleyhine █████/2024 tarihinde ... 17. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı anlaşıldığı, davacı 2023-2024 yılı Yemiye ve Kebir. E-Defter, Envanter defterini fiziki olarak tutukları ve ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları, Davalı 2023-2024 yılı Yevmiye ve Kebir defterleri incelemeye sunulmamış olup, Envanter defterleri fiziki olarak tutulduğu, Envanter defterinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları, tarafların ticari defterinin delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, konu iade faturası davalı ...Ltd. Şti. Tarafından █████/2024 tarihinde düzenlendiği, takip tarihi olan █████/2024 tarihinden sonra düzenlenmiş olması , iadeye konu satış faturası ile iade faturası arasında makul olmayan bir sürenin var olması, iade faturasına konu bozuk malların davacı tarafa iade edildiğine davacı tarafça teslim alındığına dair herhangi bir bilge, belgeye yer verilmemesi, süreçle ilgili mailleşme, yazışma v.b. bir dayanak dosya müsracatında olmaması sebepleri ile davacının iade faturasını usulünce iade etmesi neticesinde davacının takip tarihinde davalıdan 80.548,23 TL alacaklı olduğu, davacının takip tarihinde( █████/2024) davalıdan 80.548,23 TL alacaklı olduğu, davacı tarafça asıl alacağa █████/2024tarihinden takip tarihine kadar fazi talebi ile takip başlattığı, ancak faiz başlangıç tarihi olan █████/2024 faiz başlatma tarihinin dayanağı tespite muhtaç olduğu, takip öncesi borcun muaccel olduğuna dair dosya müfrecatında ihtarname mevcut değildir. Yapılan tespitler neticesinde 80.548,23 TL borcun █████/2024 tarihinde temerrüte düştüğü, alacağın bu tarihte muaccel olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davalı tarafından, ambalaj üreten davacı şirketten 7 tür ürün satın aldığı; ... 17. İcra Müdürlüğü’nün ....Esas sayılı dosyasında davacı tarafından başlatılan takip kapsamında 80.548,23 TL (... cari hesap alacağı bakiyesi) asıl alacak ve 12.356,98 TL avans faizi olmak üzere 92.905,21 TL toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı; davalının borca ve ferilere itiraz etmesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterlerini ibraz ettiği ve ibraz olunan defterlerin lehe delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Takibe dayanak faturanın e fatura olduğu; faturanın genel açıklamalar kısmında █████/2023 tarihinde teslim /17 Koli Renkli Kaşık; 3 Koli Renkli çatal/11 Koli Şeffaf Kaşık
█████/2023 Kur: 31,4115
█████/2023 Kur: 31,3125
ibaresine yer verildiği anlaşılmıştır. Takibe dayanak faturanın e fatura olması nedeniyle davalının süresi içerisinde TTK 21/2.maddesi gereği; "Fatura alan kimse, faturayı aldığı tarihinden itbaren 8 gün içinde faturaya itiraz ederek faturayı iptal edebilir. Aksi halde fatura içeriğini kabul etmiş varsayılır." herhangi bir itirazının olmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından inceleme ibraz edilen 2023-2024 yılı envanter defter tetkikinde 2023 yılında davacıya 530.548,23 TL
bakiye borç göründüğü ancak 2024 yılı bakiye görünmediği; davalı tarafça düzenlenen █████/2024 tarihli ... nolu 80.548,24 TL tutarlı iade faturası ile bakiyenin kapatıldığı anlaşılmıştır. Takibe konu █████/2023 tarihli ... nolu faturaya istinaden iade faturası tarihi (█████/2024) arasındaki zaman farkının makul dışı süre olduğu, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının davacı tarafından başlatılan takip tarihinden sonra düzenlendiği; ayrıca iade faturasına dayanak iade edilen ürünlerin davacı tarafa teslim edilip edilmediği tespite muhtaç olduğu; davacı aleyhine iade faturanın geçerli olmadığı anlaşılmıştır. Nitekim davaya konu faturanın alt kısmında ...'ın isim ve imzasının yer aldığı anlaşılmakla, fatura tarihinde davalı şirket yetkilisinin tespit edilere davaya konu fatura yönünden hizmet verilip verilmediği; ürünlerin bozuk olup olmadığı ve faturaya konu mallara ilişkin bilgisinin alınması için isticvap davetiyesi çıkarılmasına karar verildiği ve davalı şirket yetkilisine usule uygun tebliğe rağmen mazeretsiz duruşmaya katılmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay (kapatılan) 19. HD ... Esas... Karar sayılı ilamında"...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve ...Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6762 sayılı TTK'nın 69. vd. (6102 sayılı TTK'nın 64.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)
Öte yandan, YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve...E., ... K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturanın karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü faturayı gönderen tarafta olup, faturayı gönderenin bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, karşı tarafa aittir. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur.
Faturaların tebliğ edildiğinin ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraza uğramadığının tespiti halinde, fatura içeriklerini taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğunun kabulü gerekli olup; bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin davacı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da iade edildiğinin davalı tarafça kanıtlanması halinde davalı tarafça davacının hizmet vermediği savunulduğuna göre, faturaya konu hizmetin verildiğinin davacı tarafça kanıtlanması; davalının faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın davalı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı davalının (faturayı defterine kaydetmemek ve sözleşme ilişkisini inkâr etmek suretiyle), kabul etmemesi halinde hizmetin verildiğini davacının kanıtlaması gerekeceği gözetilmelidir." dikkate alındığında yukarıda izah olunan hususlar dikkate alındığında bilirkişi raporundaki tespitler de dikkate alınarak davacının takip tarihinde davalıdan 80.548,23 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, davalının ... 17.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında itirazın 80.548,23 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin işbu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına karar vermek gerekmiştir. Takip dosyası kapsamında işlemiş faiz talep etmiş ise de davacı tarafından keşide edilen ... 27.Noterliği ... yevmiye nolu ihtarnamede özetle, iade edilen fatura yönünden herhangi bir mal iadesinin gerçekleşmediğini, malların ayıbı olmadığını, malların ayıbıyla ilgili iletişime geçilmediğini, ayıplı olduğuna dair kanıt sunulmadığını faturaya itiraz edildiğine dair ihtarname kapsamında takibe dayanak fatura bedelinin ödenmesi hususunda ihtar bulunmadığı, takip öncesi davalının temerrüde düşmediği anlaşılmakla işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalıya usule uygun tebliğ edilen fatura yönünden alacak likit olduğu, defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla 80.548,23 TL'nin %20'si olan 16.109,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının ... 17.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında itirazın 80.548,23 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin işbu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına,
2-Fazlaya ilişkin talebinin reddine,
3-80.548,23 TL'nin %20'si olan 16.109,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 5.502,25 TL karar harcının, peşin yatırılan 1.122,06 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 4.380,19 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 12.356,98 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 5.737,90 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 4.974,72 TL yargılama giderinin ve 1.122,06 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı toplamı 6.712,18 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 3.988,17 TL'nin davalıdan, 611,83 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
9-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!