Anahtar kelimeler: Modellerini Serviste Kamyonet Problemlerden Servisine Satımdan Kasa Yaşanan Götürüldüğünü Garanti

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararTARİH
: █████/2023DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ...'den 18 Adet ...marka Kamyonet (BA Kamyonet), Kamyonet (Kapalı kasa), Kamyonet .......Adet ... .......marka Kamyonet (..........) ve Kamyonet ..........modellerini satın aldığını, günlük kullanım sırasında yaşanan problemlerden ötürü garanti kapsamında kendi servisine götürüldüğünü, herhangi bir başka serviste araçlara işlem yapılmadığını, söz konusu araçlarda yaşanan üretim kaynaklı arızaların giderilmesi için davalılar tarafından davacıya, araçların üretimlerinin durduğunun bu sebeple yedek parça üretimlerinin de yapılmadığının, değişmesi gereken parçanın yerine muadil bir parça taktıklarının ve kendileri tarafından garanti kapsamında olduğunun bildirildiğini, teslim tarihinde malın ayıplı olduğu davacı müvekkili tarafından tespit edilemediğini ve tespit edebilmesinin beklenemeyeceğini, müvekkilinin tüm gizli ayıplı malları, faaliyette bulunduğu işinin aksamaması için ve üretimi duran aracın yedek parçasının da üretilmemesi sebebiyle meydana gelen muadil yedek parça değişimini onaylayarak tüm iyi niyetiyle araçların tamir edilmesini istediğini ve davalı yetkili servisi tarafından 1 ay süre ile tamir edildiğini, ancak kısa bir zaman sonra araçların yeniden arıza verdiğini ve tekrar davacı tarafından davalı yetkili servise gönderildiğini, garanti süresinde aracında ortaya çıkan üretim kaynaklı arıza nedeniyle aracın onarımını talep eden davacı müvekkilinin sözleşmenin devam etmesi yönünde iyi niyetli bir irade göstermiş olduğunu, ancak tamiri yetkili servis tarafından yapıldığı halde onarımın başarısız olduğunu, araçtaki gizli ayıbın giderilmesinin yetkili servis tarafından dahi mümkün olmaması ve yine davacı adına aynen ifa talebinin yerine getirilmemesi sonucunda davacı müvekkilinin başka bir çaresi kalmadığını ve sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini ve yaptığı masrafları talep etme zarureti doğduğunu iddia ederek, araçların gizli ayıbın giderilmesinin mümkün olmaması ve yine aynen ifa talebinin yerine getirilmemesi sonucunda sözleşmeden dönerek ödenen bedelin iadesine ve 1000,00-TL. maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketlerden müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından █████/2021 tarihinde sunulan ıslah dilekçesinde özetle; Araçlardaki ayıptan dolayı oluşan zararın tazmini için 1000,00-TL olan bedel indirimi taleplerini 410.767,81 TL'ye çıkartılarak bu bedelin işletilecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı Karsan vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın ayıp iddialarının nelerden ibaret olduğunun, söz konusu iddiaların dayanağı olan vakıaların açık ve açıklayıcı bir özetinin dava dilekçesinde yer almadığını, dava konusu araçlardan olan ...araçların üretiminin devam ettiğini, ...modelinde yedek parça sistemi içerisinde herhangi bir muadil parça bulunmadığını, temin edilemeyen bir parça sebebiyle muadil veya onaysız bir parça kullandırılmasının söz konusu olmadığını, araçlarda kullanım kaynaklı olarak meydana gelen motor arızası garanti kapsamı dışında kaldığı için müşteri tarafından çıkma motor temin edilerek ve araç da çekici ile aldırarak sanayideki bir noktada onarım yaptırıldığını, davacının kendisinin temin ettiği ve müvekkil Şirket'in garanti kapsamında temin ettiği parça değil muadil kapsamında dahi olmayan bir parça kullanımı sonucunda meydana gelen zarar sonucunda müvekkil Şirket'in üretimden kaynaklanan ayıp nedeniyle sorumlu tutulmaya çalışıldığını, davaya konu araçların, davacının da dava dilekçesinde ikrar ettiği üzere, üçüncü havalimanı inşaat sahasında ve diğer inşaat proje sahalarında normal kullanım şartlarının çok üstünde kullanıldığını, araçların çamurlu, aşırı tozlu ortamda çalışması nedeni ile özellikle kapı arızaları oluştuğunu, merkezi kilit mekanizmalarının sıkışmasına ve kapıların kilitli kalmasına neden olunduğunu, işbu arızalar sebebiyle müvekkili Şirket servis girişlerinde mekanizmaların temizlenerek çalışmalarının sağlandığını, ayrıca aşırı çamur nedeni ile vites mekanizmalarının sıkışması neticesinde vites arayıcı çalışmadığı için aracın 3. vites ile kavrama yapması sonucu bu durumun sürekli baskı balataya zarar verdiğini, davacının aracında yapılmış olan tüm bakım ve onarım işlemlerinin kısa süreli olduğunu, bir çoğunun garanti kapsamında ücretsiz yapıldığını, anılan arızaların büyük bir çoğunluğu davacının aracı hatalı kullanımından kaynaklandığını, ayrıca garanti kapsamında olmayan ve müvekkil Şirket tarafından tedarik edilmeyen parçaların araca monte edilmesi neticesinde gerçekleştiğini iddia ederek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu iddiaları ile ilgili olarak araçların arıza yaptığı ve tamir için servisine gidildiğini ve tamir işlemlerinin yapıldığını, onarım haklarını kullandıklarını kendilerinin beyan ettiğini, bu iddia ve beyanlarında da araçlarda ne arızası olduğu ve hangi aracın ne tür arıza verdiği ve onarım yapıldığı hususunda hiçbir açıklayıcı beyanda bulunulmadığını, davacı tarafın araçlarda meydana gelen münferit sorunların yetkili servis tarafından giderildiğini, onarım haklarını kullandıklarını kabul ettiğini iddia ederek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; " davacı ..........Şti. tarafından satın alınmış davaya konu araçların mütalaa kısmında açıklandığı üzere bir kısmında ortaya çıkmış olan özellikle yönlendirme sistemi arızalarının önemli ve maldan yararlanmayı etkiler nitelikte arızalar olduğu, yetkili servisler eliyle ilgili arızaların onarıldığı, dava dosyasına ibraz edilmiş servis belgeleri incelendiğinde sorumluluğu davalılarda olması gereken onarımlar ve bu onarımlar nedeniyle oluşan kiralama tutarlarının hesaplanarak tablo halinde sunulmuş olduğu, araçların çoğunda ortaya çıkmış olan, bijon, porya, debriyaj sistemi, vites halatı, kapı tutamakları ve kilit gibi arızaların kullanım kaynaklı olduğu ve imalat ayıbı ile ilişkilendirileme yeceği, onarımlar nedeniyle konu araçların ikinci el değerlerinde azalma olmayacağı, davalıların sorumluluğundan olması gereken onarım tutarının ve onarım nedeniyle kiralanan araçlarının toplam tutarının 7.810,84 TL olduğu tespit edilmekle, 24.01.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunun dosyadaki somut delillerle uyumlu gerekçeli denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,'' 1-Davanın kısmen kabulü ile 7.810,84 TL'nin dava tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan █████/2020 tarihli kök ve █████/2021 tarihli ek rapor alındığını, ek raporda davacı zararının 410.767,81-TL olduğunun bildirildiğini, itirazlara yönelik ara karar oluşturulmaksızın davacıya ıslah için kesin süre verildiğini, bu nedenle davanın ıslah edildiğini, davalılarca ıslaha itiraz da yapılmadığını, ancak hakim değişikliği sonrası, taraflarca bilirkişi yönünden herhangi bir talep olmadan dosyanın yeniden bir heyete tevdi edildiğini, █████/2022 tarihli heyet raporunda davacı lehine 7.810 TL zarar çıkmış olup, önceki heyet raporlarında tespit edilen hususlar dikkate alınmadan yalnızca davalılara ait servis geçmişi dökümleri incelenerek hayatın olağan akışına uygun olmayan bir zarar tespit edildiğini, mahkemenin bilirkişi raporuna yaptıkları itirazları kabul etmediğini, belirttikleri eksiklikler açısından tekrar değerlendirme yapılabilmesi için yeni bir heyet raporu almadığını, imalata dayalı ayıptan kaynaklanan hidrolik direksiyon pompası değişimi her ne kadar garanti kapsamında olsa da, yeni bir aracın bu denli büyük ve önemli parçasının değişmesi halinin basit bir onarım olarak kabul edilemeyeceğini, araçların alındıktan kısa bir süre sonra servise götürülmelerinin, arızaların kullanım hatasından değil,i gizli ayıptan kaynaklandığını gösterdiğini, ........ şase numaralı, 2015 model, .......... araç oto sanayi sitesi içerisinde çekici üzerinde beklediği, aracın ön tarafından hasarlı olduğu ve atıl olduğu halde araçların, araçlardaki arızaların basit onarım ile giderilebilecek olduklarının kabul edilemeyeceğini, bilirkişilerin bu aracı yerinde görmediğini, yine......şase numaralı, ........ plaka sayılı, ...... model, ............ aracın ... ... Şti. önünde bulunduğunu, incelenen her iki aracın da kapı kollarında problem mevcut olduğu da bilinmekteyken bu duruma raporda hiç değinilmediğini, arızaların basit onarımla giderilmesinin dahi araçların gizli ayıplı olduğu gerçeğini değiştirmediğini, araçlarda tekrarlayan arızaların, araçların araçların istenildiği gibi veya hiç kullanılmadığını gösterdiğini, araçlardaki hidrolik direksiyon pompasının, airbaglerin ve buna bağlı aksamların değiştirilmesinin araçlardaki arızaların kronik olduğunu gösterdiğini, araçların aynı zamanda yağ kaçağı sebebiyle kronik bir şekilde servise girdiğini; davacı kendi cebinden para ödediği gibi servis çizelgesinde yaşanan aksaklıkların da davacıya uzun vadede iş kaybettirdiğini, ...... plakalı aracın henüz yeni sayılabilecek durumda kapsamlı motor revizyonu geçirmesinin basit onarım olarak değerlendirilmesinin de hatalı olduğunu, davacının araçları bu durumlarından ötürü kısa sürede değerinin çok altında satmak zorunda kaldığını; bu durumun mahkeme tarafından hiç bir şekilde değerlendirilmediğini, dava konusu araçların, davalı firmalar tarafından dava tarihi itibarıyla üretilip üretilmediği veya garanti kapsamında orijinal yedek parçaların temin edilip edilmediğine dair herhangi bir araştırma yapılmadığını, hesaplanan kalemler yalnızca servis bedelleri olup, araçların sürekli servise gidip gelmesinden kaynaklanan iş aksaması ve arızaların düzelmemesine bağlı araçların düşük bedellere satılmasının itirazlarına rağmen incelenmediğini, araçlarda görülen kapı kilit ve mekanizma arıza onarımlarının dava dışı......Şti. tarafından yapıldığını; mahkeme tarafından bu şirkete müzekkere yazılıp onarıma ilişkin dosyalar celp edilmediği gibi bilirkişiler tarafından da bir inceleme talebi olmadığını, ileri sürerek; açıklanan ve re'sen gözetilecek gerekçelere, tehir-i icra taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, istinaf harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı........Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulüne ilişkin kısma itiraz ettiklerini; davacı tarafın dava dilekçesi usulüne uygun olmayıp öncelikle davacı tarafın dava dilekçesinin reddi gerekirken esasa girilip karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, dava konusu araçlar satılmış olup, davacı tarafın dava dosyasında taraf sıfatı kalmadığını, bu yönüyle de davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, araçların kullanım kılavuzunda ve talimatlarda belirtilen şekilde kullanılmasından kaynaklı münferit arıza ve onarımlardan davalının sorumlu tutulmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu; garanti kapsamında araçlarda meydana gelen münferit arızların yetkili servis tarafından ücretsiz onarıldığı davacı tarafın kabulünde olup, davacı tarafın yetkili servis dışında yaptırdığı onarımlardan ve / veya garanti kapsamı dışındaki onarımlardan davalının sorumlu tutulamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporuna beyan ve itirazlarının 11.03.2022 tarihli dilekçeleri ile sunulduğunu, bu dilekçelerinde belirttikleri beyan ve itirazlarını yinelediklerini, ileri sürerek, izah edilen nedenler ve res’ en değerlendirilecek sebeplerle, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararının kaldırılmasına ve davanın tümden reddine, icranın geri bırakılmasına; yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtilafa konu araçların satıldığı davacı şirket yetkilisi ve vekili tarafından alenen zikredildiği için davacı tarafın mahkemeye konu ihtilaf kapsamında aktif husumetinin kalmadığını, incelenen araçların çoğundaki arızaların kullanıma bağlı ortaya çıkan ve basit onarımlar ile giderilebilir işlemler olduğunun mahkeme tarafından da isabetli bir şeki................plakalı 10 adet araç kapsamında, davalı şirketin başka sebeplerle sorumlu tutulabileceği miktarların bulunduğu tespitinin hatalı olduğunu, ....... plakalı araçların direksiyon sisteminde yer alan direksiyon pompasının, yüksek basınçta çalışan ve hidrolik yağ ile aktive olan bir sistem olduğunu, kullanıma bağlı olarak aracın direksiyonuna sürekli olarak yüke bindirilmesi, normal kullanıma uygun olmayacak şekilde aracın direksiyonunun zorlanması sonucunda pompanın zorlanması ve sonrasında ortaya çıkan pompa içerisinde kavitasyona bağlı hasarlanmanın, garanti kitapçığında da yazdığı gibi, kullanım şartlarına bağlı olan durum kapsamına girdiğini, sorunun kullanıma bağlı olduğunu, iddia edildiğinin tersine kayışın, periyodik bakım kapsamında değiştirilmesi gereken sarf malzemesi kapsamında bir parça olduğunu, teknik olarak hidrolik direksiyon pompasındaki sorun ile bir bağlantısı da bulunmadığını; ...... plakalı araç yönünden ise, hidrolik direksiyon pompasına ilişkin yukarıdaki beyanlarına ek olarak, turbo kompresör arızasının kullanıcının motoru normal kullanım şartlarında kullanmamasından kaynaklandığının tespit edildiğini; kullanıcının motoru zorlayarak, ilk çalıştırmada motor devrini anında normal rölanti devrinin üzerine çıkardığını, aracı stop ederken de motor devrini normal seviyelerin üzerine çıkarması sonucunda; motorun stop edilmesine bağlı olarak yağ pompasının devre dışı kalmasına, normal devir üstünde dönerken yağ basıncının düşmesine ve bununla birlikte de turbo kompresörün milindeki yağ filminin yırtılmasına sebep olduğunu, ilgili arıza tamirinin garanti kapsamında yapılmasının sebebinin ise müşterinin filo müşterisi olması olduğunu; ..... plakalı araçta; aracın gösterge panelinde su sıcaklığının gözükmesi ve ikaz vermesine rağmen, kullanıcının aracı yüksek hararet seviyesinde kullanmaya devam ettiğinin ve artan motor suyu sıcaklığına bağlı silindir kapağındaki hararet nedeniyle kalıcı deformasyon ve atıklık oluştuğunun görüldüğünü; kullanım kaynaklı oluşan bu onarımın gizli ayıp olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu; .....plakalı araç yönünden; hidrolik direksiyon pompası arızasıyla ilgili diğer araç bakımından yapılan açıklamaların tekrar edildiğini, motor revizyonunun ise araçtaki motor parametreleri ve aracın normal kullanım şartlarına uygun olmayacak şekilde kullanımına bağlı olarak ortaya çıktığının tespit edildiğini; müşteri tarafından da kullanıma bağlı ortaya çıkan bu sorun için yapılan onarım tutarının ödenerek aracın sorunsuz olarak teslim alındığını; ..... plakalı araç yönünden, hidrolik direksiyon pompasının gizli ayıplı mal şeklinde değerlendirilemeyeceğine ilişkin beyanlarına ek olarak, hava yastığının 58 bin km boyunca sorunsuz çalışmış olmasının ayıplı mal ifadesinin teknik bir alt yapıya dayandırılmadığını gösterdiğini, otomotivde hava yastıkları milisaniye içerisinde aktive olmakta olup araçlarda elektronik sistem haberleşmesinde de yüksek hızlı haberleşme ağında yer aldığını, anlık olarak hava yastığı ünitesi, sensörler ve elektronik kontrol ünitesi arasında sinyalizasyon haberleşmesi olduğunu; bu sinyalizasyon aşamasında herhangi bir parametrik uygunsuzluk olursa, kullanıcı el kitabında da belirttiği gibi gösterge paneli üzerinden kullanıcıya görsel uyarı vererek en kısa sürede yetkili servise gitmesini hedeflediğini; dolayısıyla yüksek haberleşme hızına bağlı ve güvenlikle ilgili bu sistemde ortaya çıkan her türlü sapma sistem tarafından anormallik olarak servisin müdahalesi için sisteme hata kodu olarak kalıcı olarak kayıt altına girdiğini; bu durum tüm güvenlik komponentleri için geçerli olup, garanti prosedürü kapsamında ortaya çıkan arızaların kök sebep analizi yapıldıktan sonra mevzuata uygun olarak garanti değerlendirilmesi yapıldığını; bilirkişi raporu hükme esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre 2 yıllık standart garanti süresi içerisinde ortaya çıkabilecek her sorunun “Ayıplı Mal” statüsünde belirtildiğini; oluşan bir arızanın bu statüde değerlendirilebilmesi için sorunun kök sebebinin tespitinin teknik inceleme sonucunda yapılması gerektiğini; teknik hiçbir alt yapısı olmadan sadece arızanın görülmüş olmasına bağlı yapılan ayıplı mal tanımlamasının yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek, yukarıda belirtilen gerekçeler, Yargıtay içtihatları ve re’sen gözetilecek sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının alıcısı, davalı ... firmasının satıcısı, davalı Karsan'ın üretici olduğu 30 adet araçta onarımla giderilemeyen gizli ayıp bulunduğundan bahisle sözleşmeden dönüldüğünün tespiti ile satış bedellerinin iadesi ve ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava dilekçesinde davacının sözleşmeden dönme ve bedel iadesi ile şimdilik 1.000,00-TL kaydıyla maddi tazminat talep ettiği, netice-i talebin netleştirmesi için ön inceleme celsesinin 2 nolu ara kararı ile davacı vekiline kesin süre verildiği, davacı vekilinin █████/2019 tarihli dilekçesi ile; davalılardan ...... .. ...... A.Ş.'ye gönderilen ....... Noterliği'nin .....06.2018 ve .... Yevmiye Numaralı İhtarnamesinin davacıya 27.06.2018 tarihinde tebliğ edildiğinin, dava dilekçesinde belirttikleri hususların tamamının bu ihtarnamede açıklayıcı olarak belirtilmesine rağmen bu ihtarnameye cevap verilmediğinin, aynı davalıya 12.09.2018 tarihinde taleplerin ayrıntılı şekilde anlatıldığı bir elektronik ileti gönderildiğinin, bu elektronik iletiye de cevap verilmediğinin, sıfır olarak satın alınan araçların garanti kapsamında yetkili servise götürüldüğünün, yetkili olmayan bir servisten hizmet veya parça alınmadığının, araçlardaki arızalara üretim hatasının sebep olduğunun, bu araçlar üretilmediğinden yedek parçalarının da üretilmediğinin, araç tamiri yetkili servis tarafından yapıldığı halde onarımların başarısız olduğunun belirtildiğinin ve gizli ayıbın yetkili servis tarafından giderilememesi aynen ifayı imkansız kıldığından, araçlara ödenen tüm bedelin iadesi ile araçların kullanılamadığı süre ve yapılan masraflar göz önüne alınarak fazlaya ilişin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği açıklanmıştır. Davacı dava dilekçesinde plaka bilgilerini vermeksizin 30 araçtan bahsetmekle birlikte, dava dilekçesi ekinde 24 adet araca ilişkin irsaliyeli satış faturası sunduğu, davacıın açıklama dilekçesinde belirttiği ihtarnamenin dosya arasında bulunmadığı, dilekçe ekinde bilgileri sunulan araçların trafik tescil kayıtlarının, yine araçların servis kayıtlarının getirtilmediği, mahkemece dosyanın bu hali ile bir makine mühendisi bir mali müşavirden oluşan heyete tevdii edildiği, ilk bilirkişi heyeti kök raporunda; davacı vekili ve temsilcisi ile yapılan görüşmelerde araçların satıldığının beyan edildiğinin, araçlar üzerinde varsa teknik arıza ve sorunlar ile serviste yapılan tamir ve onarımlar tespit edilemediği, davacı tarafından dava konusu talep ve dava miktarlarının somut olarak tespit edilemediği kanaatinin bildirildiği; davacının rapora itirazları üzerine, aynı heyetten alınan ek raporda; davacının defterlerindeki taşıtlar hesabına göre 24 adet araçtan 16 adedinin inceleme tarihi itibariyle satılmış olduğunun görüldüğü, taşıtlar hesabı kayıtlarına göre araçların alış ve yapılan bakım onarım masraflarının toplam (867.796,62 +172.353,25) 1.040.149,87 - TL olduğu, araçların satış bedelinin toplam 629.382,06 TL olduğu, 1.040.149,87-629.382,06 = 410.767,81 TL zarar hesaplandığı, davacının defter kayıtlarında araçlar için Amortisman uygulandığı için maliyet bedelinin kayıtlarda düşük göründüğü, 449.497,18-TL uygulanan amortisman tutarının satın alma bedelinden düşülmesi sonucu araçların maliyet bedelinin 418.299,44-TL olduğu, araçların davacı tarafından 629.382,06 TL'ye satıldığı, maliyet bedeli düşüldüğünde 211. 082,62-TL kaydi kar tespit edildiği, sonuç olarak davacının defterlerindeki kayıtlara göre 410.767,81 TL zararı bulunduğu, davaya konu araçların büyük bir bölümünün satıldığının, bir bölümünün hala kullanımda olduğunun, bazılarının ise oto serviste tamir işlemi için beklediğinin öğrenildiği, █████/2021 tarihinde davacı asil ile birlikte .........Oto Sanayi de incelemeye konu araçlardan iki tanesinin incelendiği ve ....... şase numaralı,...... model, ........ aracın oto sanayi sitesi içerisinde çekici araç üzerinde beklediği, aracın ön tarafından hasarlı olduğunun ve atıl vaziyette bekletildiğinin, ..........şase numaralı, ....... plaka sayılı, ............ aracın .......Şti. önünde bulunduğunun, aracın motor bölümünün sökülmüş vaziyette olduğunun, incelenen her iki aracın da kapı kollarında problem mevcut olduğu nun tespit edildiği, servis raporları kapsamından, araç onarımlarının .... ..... Şti. tarafından gerçekleştirildiğinin, araçların tümünde hasar onarımlarının dışında genel itibariyle kapı kilit mekanizmaları ve kollarına ilişkin farklı farklı tarihlerde problemler yaşandığı tespit edildiğinin, bu arızaların çok sıklıkla ve hemen hemen tüm araçlarda yaşandığının, kapı kollarında bu kadar sık problem yaşanmasının normal olmadığı kanaatine varıldığının, dosyaya sunulan servis raporlarına göre meydana gelen arızaların onarımının yetkili serviste gerçekleştirilmediğinin görüldüğünün belirtildiği anlaşılmıştır. Davalılar vekilleri tarafından alınan bu ek rapora itirazların ileri sürüldüğü, davacı vekili tarafından ise ek raporda belirtilen zarar tutarı üzerinden; 1.000,00-TL olarak belirttikleri taleplerini 410.767,81 TL'ye arttırdıklarını bildirir ıslah dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece davalılar tarafından ek rapora sunulan itirazlar ve raporun uyuşmazlığı çözmeye ve denetime elverişli olmaması nedeniyle, iki mühendisi ve bir mali müşavir bilirkişiden oluşan heyete tevdii ile rapor aldırıldığı, raporda dosyaya servis kayıtları sunulmuş olan araçlar bakımından tek tek inceleme yapılarak; garanti kapsamında giderilmesi gerekirken ücret tahsil edilen gizli ayıp niteliğindeki arıza vermiş araçlar için onarım masrafı ile araçların serviste kalmaları gereken süre nazara alınarak ikame araç masrafı hesabı yapıldığı, taraf itirazları üzerine kök rapordaki kanaatlerin korunduğunu bildirir ek rapor alındığı, mahkemece son heyet raporu doğrultusunda davacının davasının 7.810,84 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte olan, 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak █████/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 fıkrası uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2023 yılı için HMK'nun 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 17.830,00-TL olmuştur. Davalılar tarafından kabul edilen tutar istinaf konusu edilmektedir. Mahkemece kabul edilen tutar 7.810,84-TL'dir. Bu durumda davalılar tarafından istinafa konu edilen miktar itibariyle mahkeme kararı kesin niteliktedir. İlk derece mahkemesinin karara karşı kanun yolunun açık olduğunu belirtilmesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalıların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Dosya içeriği belgelere göre; davacının 24 adet aracın 16 adedini satmış olduğunun defterlerden anlaşıldığı, bilirkişi incelemesinde sadece iki aracın hazır edildiği, davacının araçların keşfen incelenmediğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, hükme esas alınan raporda tüm teknik servis kayıtlarının tek tek incelendiği ve ücretsiz onarım ile kalıcı olarak giderilen ayıpların tespit edildiği, rutin bakım onarım ve kullanım hatasına dayalı ayıp kapsamında olmayan arızalara ilişkin masrafların davalılardan talep edilemeyeceğinin denetime elverişli şekilde tespit açıklandığı, davacının açıklama dilekçesinde yalnızca aracın ayıp nedeniyle onarım masrafları ve ayıp nedeniyle kullanılamamasından doğan zararların tahsilinin istendiği belirtildiğinden, değer kaybına yönelik inceleme yapılmadığına dair istinaf sebebinin yerinde olmadığı, davacının talep arttırım dilekçesine esas ilk bilirkişi heyeti ek raporuna davalılar vekillerinin ayrı ayrı itiraz ettikleri açık olup, davalıların bu rapora itiraz etmediklerine ve mahkemenin re'sen yeni bir heyet oluşturarak rapor aldığına yönelik istinaf sebebinin de yerinde olmadığı, öte yandan ilk bilirkişi heyet raporunda davacı defterlerindeki kaydi verilere göre araçların alış bedelleri ile onarım masraflarından, 16 adet aracın üçüncü kişilere satışından elde edilen gelir düşülerek bulunan zarar tutarının, uyuşmazlıkla ve davacının ileri sürdüğü zarar talebi ile de ilgisi bulunmadığı, mahkemece uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmayan ve gerek mali gerekse teknik açıdan yetersiz ilk heyet raporunun HMK'nun 282 maddesi kapsamında hükme esas alınmamasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; davalıların istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 341 ve 352 maddeleri uyarınca ayrı ayrı usulden reddine, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalıların istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 341 ve 352 maddeleri uyarınca ayrı ayrı USULDEN REDDİNE,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davalı ...Anonim Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 134,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 598,00-TL'nin davalı ... ...Limited Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,7-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,8-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.