Anahtar kelimeler: Davadavacı Yazim Layihalar Menfi İzmir Dinlenip İstenmiş Başlatıldığı Üye Yine

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Menfi TespitKARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili, müvekkili ve dava dışı ....Şirketi hakkında İzmir 11. İcra Müdürlüğünün █████████ E sayılı dosyasıyla takip başlatıldığı, davaya ve takibe konu 4 adet bononun 40.000 TL tutarlı olduğu, tamamının düzenleme tarihinin 10.07.2020, vade tarihlerinin 30.09.2020, 31.10.2020, 30.11.2020 ve 31.12.2020 olduğu, 4 adet bono altındaki imzaların ....Şirketine ait olduğunu, bonolarda müvekkilinin isminin geçmediğini belirterek İzmir 11. İcra Müdürlüğünde bulunan 4 bono nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.CEVAP
:.... Şti'nin kuruluşundan payını devrettiği tarih arasındaki zamanda tek ortaklı şirketin sahibi ve temsilcisi olduğunu, davacının yetkilisi olduğu şirketle müvekkili şirket arasındaki ticari iş nedeniyle müvekkili şirkete İzmir 11. İcra Dairesi'nin █████████ E sayılı takip dosyasına konu bonoları şirket adına ve kendi adına imzalayarak müvekkili şirkete teslim ettiğini, senet bedellerinin ödenmemesi nedeniyle icra takibine konu edildiğini, davacının süresi içerisinde imzaya itirazda bulunmadığını ve takibin kesinleştiğini, icra takibine konu bonolarda davacı asil tarafından atılan iki adet imza bulunduğunu, şirket yetkilisi tarafından da olsa senede atılan ikinci imza, şirket kaşesi olmadan atılmış ise, burada keşideci sıfatı söz konusu olmayacağından, bu imzanın aval olarak kabul edildiğini ve bu imza sahibinin borçtan şahsen sorumlu olduğunu, davacının imzaya itirazı bulunmadığından şahsen borçtan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.BİRLEŞEN DAVADA
:Davacı .... ile birlikte dava dışı .... Şirketi hakkında İzmir 11. İcra Müdürlüğünün █████████ E sayılı dosyası ile takip yapıldığını, takibe konu 4 bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığını, imzalarının kendisine ait olmadığını belirterek icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davacının, ticaret sicil gazetesi suretlerinden açıkça görüldüğü üzere, .....Şti.'nin kuruluşundan payını devrettiği tarih arasındaki zamanda tek ortaklı şirketin sahibi ve imzaya yetkili temsilcisi olduğunu, davacının yetkilisi olduğu şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari iş nedeniyle davacı asilin müvekkili şirkete İzmir 11. İcra Dairesi'nin █████████ E sayılı takip dosyasına konu bonoları şirketi ve kendi adına imza ederek müvekkili şirkete teslim ettiğini, senet bedellerinin belirtilen vade tarihlerinde ödenmediği ve müvekkili şirketçe ilgili senetlerin tahsil amacıyla icra takibine konu edil icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin davacı asile ve borçlu şirkete tebliğ edildiğini, davacı ve borçlu şirketçe herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve takibin kesinleştiğini, davacının süresi içerisinde imzaya itirazı bulunmadığını, imza incelemesi ile imzanın davacıya ait olduğunun ortaya çıkacağını, davacı tarafın İzmir 5.ATM'nin ████████ esas sayılı dava dosyası 01.07.2021 tarihli dava dilekçesinde hukuki ilişkinin varlığını ve imzanın kendilerine ait olduğunu kabul ettiğini, icra takibine konu bonolarda davacı asil tarafından atılan iki adet imza bulunduğunu, şirket yetkilisi tarafından da olsa senede atılan ikinci imza, şirket kaşesi olmadan atılmış ise, burada keşideci sıfatı söz konusu olmayacağından, bu imzanın aval olarak kabul edildiği ve bu imza sahibi borçtan şahsen sorumlu olduğunu, davacının borçtan şahsen sorumlu olduğu sabit olduğunu belirterek birleşen davanın derdestlik nedeniyle reddine ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava ve takibe konu bonoların ön yüzünde iki adet imza bulunduğu, bonolar üzerinde keşideci dava dışı .... Şti'nin şirket kaşesinin bulunmadığı, davacı tarafça birleşen dosyada imza itirazında bulunması üzerine ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 27.09.2022 tarihli raporda dava ve takibe konu bonolardaki yazıların davacının eli ürünü olmadığı, bonolardaki imzaların ise kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, yine grafoloji alanında uzman bilirkişi heyetinden alınan 02.05.2023 tarihli heyet raporunda da dava ve takibe konu bonolardaki yazı ve imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edilmesi üzerine davacının imza inkarında bulunduğu birleşen davasının ve davacının kötü niyet tazminat isteminin kabulüne karar verildiği, asıl davada ise davacının imza inkarında bulunmadığı ve senede atılan ikinci imza, şirket kaşesi olmadan atılmış ise, burada keşideci sıfatı söz konusu olmayacağından, bu imzanın aval olarak kabul edilerek imza sahibinin borçtan şahsen sorumlu olacağından ve davacının keşide tarihinde davacı şirketin münferit temsilcisi olduğu dikkate alındığında, asıl davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
:Davacı vekili, dava dilekçesinde bonoda çift imzanın olduğu ve bu imzanın müvekkiliyle alakalı olmadığı gerekçesiyle menfi tespit davasını açtıklarını, bu davada davacının avalist olarak gösterilmesine rağmen, imzaların davacıya ait olmaması sebebiyle bonolarla illiyet bağı olmadığı için borçluluk sıfatının iptali için ilk davayı açtıklarını, müvekkilinin bonoyu görmediğinden imzaların kendisine ait olmadığını düşünemediğini, takibe konu 4 senedin araştırılmasıyla imza ve yazıların kendisine ait olmadığını bizzat gördüğü için birleşen davayı açtığını, takibe konu dört bonoda da müvekkili ....'in borçlu gibi gösterildiğini, bonolarda ne müvekkiline ne de şirketine atfedilebilecek ne bir imza ne de bir yazı bulunmadığını, bono altındaki imza ve yazıların müvekkiline ait olmaması nedeniyle hukuki sorumluluğu olmaması gerektiğini, bu itibarla asıl davanın reddinin hatalı olduğunu, alınan iki raporda da bonolar üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiğini, dört bonoda da müvekkilinin borçlu gibi gösterildiği, oysa, dört bonoda da müvekkile şahsı ile ilgili atfedilebilecek imza ve yazının olmadığı, dört bono ile şahsen hukuki veya ticari bir ilişki içine girilmediği, dört bono altındaki imzanın müvekkilin şahsı ile ilgili olmadığından mahkemenin ████████ E sayılı asıl reddetmesinin hakkaniyete ve gerçek duruma uygun olmadığını belirtmiştir.Davalı vekili, davacının diğer borçlu .... Şti'nin sahibi ve imzaya yetkilisi olup, davacının yetkilisi olduğu şirketle davalı şirket arasındaki ticari iş nedeniyle davacı asilin takip dosyasına konu bonoları şirket adına ve kendi adına imzalayarak verdiğini, icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin davacı asile ve borçlu şirkete tebliğ edildiği, davacı ve borçlu şirketçe herhangi bir itirazda bulunulmadığı, davacı asilin, yasal sürede imzaya itirazda bulunmadığından takibin kesinleştiğini, yine davacı asilin fiili hacizde senet suretlerini gördüğü halde imza itirazında bulunmadığını, davacının asıl dava dilekçesinde hukuki ilişkinin varlığını ve imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, buna rağmen birleşen dava dilekçesiyle hukuki ilişkinin bulunmadığı, imza ve yazının kendilerine ait olmadığı iddialarının kötü niyetli olduğunu, birleşen davada imzanın davacıya ait olmadığını bilebilecek durumda olunduğu gerekçesi ile müvekkili şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu bu durumun dikkate alınmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve cari hesap ilişkisinin varlığı dikkate alındığında müvekkil şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.GEREKÇE
:Asıl ve birleşen dava, İİK'nun 72. Maddesi gereğince icra takibine konu bonolar nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davanın, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Somut olayda, dava ve takip konusu 4 adet bononun keşidecisinin davacının yetkili temsilcisi olduğu dışı dava dışı ..... Şti olduğu, bonoların ön yüzünde iki adet imza bulunmasına karşın, keşideci dava dışı şirket kaşesinin bulunmadığı, davacı tarafça açılan asıl ve birleşen davalarda İzmir 11. İcra Müdürlüğünün █████████ E sayılı takip dosyasına konu 4 adet bono nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti talep edilmekte ise de, asıl davada imza inkarında bulunulmadığı, yalnızca birleşen davada imza itirazında bulunulduğu, mahkemece alınan ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin 27.09.2022 tarihli raporu ile grafoloji uzmanı heyet bilirkişisi heyetinden alınan 02.05.2023 tarihli heyet raporunda takibe konu bonolardaki yazı ve imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bunun üzerine mahkemece davacının imza inkarında bulunduğu birleşen davanın kabulüne ve lehdar olan davalının bonodaki imzanın davacıya ait olmadığını bilebilecek durumda olması gerektiğinden davacının kötü niyet tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiş; asıl dava dosyasında ise davacının imza inkarında bulunmadığı ve senede atılan ikinci imzanın, şirket kaşesi olmadan atılması nedeniyle bu imzanın aval olarak kabul edilip, imza sahibinin borçtan şahsen sorumlu olacağından ve davacının keşide tarihinde davacı şirketin münferit temsilcisi olması nedeniyle asıl davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.Toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporlarıyla takibe konu bonolardaki imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edilmiş olmasına, söz konusu raporlardaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, asıl ve birleşen davalar yönünden yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 11.427,96 TL'den peşin alınan 2.856,99 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.570,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.