Anahtar kelimeler: Giriştiğini Ekstresine Defalarca Satımdan Yapmaması Aradığını Cari Emrinin Yapması İlişki

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI
: ████████ Esas- ████████ KararTARİH
: █████/2023DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ilişki kapsamında cari hesap ekstresine göre müvekkilinin toplam 327.889,56 TL alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin ödeme yapması için davalı şirketi defalarca aradığını, davalının ödeme yapmaması üzerine alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibine giriştiğini, ödeme emrinin davalı tarafa 22.11.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının süresi içinde takibe, cari hesap alacağına, faize ve alacağın tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, ticari davalarda arabuluculuğa başvuru mecburi olduğundan arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, bunun üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığını, davalının takip dosyasına yapmış olduğu itiraz haksız olduğundan iptalinin gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen faturalar, sevk irsaliyeleri, davalının cari hesap ekstresi, BA-BS formları, tarafların ticari defter kayıtları incelendiğinde alacağın ortaya çıkacağını, davalının takibe itirazı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı talep ettiklerini beyanla fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak üzere davalı borçlunun İstanbul ...... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 327.889,11 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan ve alacak likit olduğundan alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hiçbir nam altında davacıya borcu bulunmadığını, bu nedenle yapmış oldukları itirazın haklı ve hukuka uygun olduğunu, bununla birlikte icra takibinde alacağa uygulanan faiz oranının fahiş ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve süregelen bir ticari ilişki ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline verilmiş alacak doğurur bir hizmet veya mal bulunmadığını, fatura tek başına bir akit olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğinde olduğunu, faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında temel borç ilişkisi bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurmasının mümkün olmadığını, davacı ile davalı müvekkili arasında imzalanmış bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, alacak yargılama sonucu bilirkişi incelemesi ile saptanacağından likit olmadığını beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötü niyetli davacı hakkında %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, davanın davalının İstanbul ..... İcra Dairesinin .....esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali için açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların defter ve belgeleri ile BA/BS kayıtlarının 1.955,93 TL'lik fark ile birbiri ile uyumlu olduğu, bilirkişi raporuna göre bu farkın davalı tarafın davacı tarafın borcuna 2022 yılında kaydettiği 1.956,00 TL ödeme kaydından meydana geldiği, davacı ticari defterlerinde yer almayan bu ödemeye dair davalı tarafından dekont sunulduğu ancak ödeme tarihinin dava tarihinden sonra olduğu, bunun dışında davacının defter ve belgelerinde kayıtlı faturaların davalı tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, bu durumda davalı faturalara süresi içerisinde itiraz etmediğinden bu kayıtların, mal/hizmet tesliminin yapıldığına karine oluşturduğu, davacı ticari ilişkiyi ve mal/hizmet teslimini ispat ettiğinden, ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davalının karinenin aksini veya ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği, ancak davalının davadan sonra yaptığı 1.955,93 TL'lik ödeme dışında bir delil sunmadığı gerekçesi ile davanın açılmasından sonra ödenen 1.956,00-TL'ye ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, 325.963,33 TL yönünden davanın kabulüne ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalının, davacıya hiçbir nam altında borcunun bulunmadığı, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme veya cari hesap ilişkisi ya da hesap mutabakatının bulunmadığı, Yargıtay uygulaması ve doktrinlere göre faturanın tek başına bir akit olmadığı, faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında bir temel borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurmasının söz konusu olmadığı, faturanın onu alan kişiyi borç altına sokabilmesi için öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması ve faturanın da bu ilişki nedeni ile düzenlenmiş olması gerektiği, faturaya sekiz gün içerisinde itiraz edilmemesinin alan kişiyi borçlu hale getirmeyeceği, taraflar arasında imzalanmış yazılı bir cari hesap sözleşmesinin de bulunmadığı, davacı tarafından davalıya herhangi bir mal teslim edilmediği ve hizmet verilmediği, bu hususun ispatlanamadığı, itiraza konu alacak likit olmadığından yargılamayı gerektirdiği ve yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca da alacağın varlığı ve miktarı yargılama sonucunda belirlendiği takdirde icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğine ilişkindir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, bakiye açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-███████ md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre; tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterlerinde davalı adına düzenlenen takip konusu faturaların kayıtlı ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 327.889,56 TL alacaklı olduğunun, davalının usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterlerinde davacı tarafından düzenlenen takip konusu faturaların kayıtlı ve davalının davacıya 325.933,63 TL borçlu olduğunun, aradaki 1.955,93 TL farkın davalının defterlerine 2022 yılında yaptığı alacak kaydından kaynaklandığının tespit edildiği, dolayısıyla davalı tarafından faturaların tebliğ alınmış olduğu, süresi içinde faturalara itiraz edilmediği, davacının takipte talep ettiği alacağını HMK madde 222'de sayılan şartları sağlayan ticari defter ve kayıtları ile ispat ettiği, bu noktada artık faturaların değil ticari defterlerin delil vasfının devreye girdiği, davalı tarafından ticari defterlerde yer alan kayıtların aksini ispata yarar herhangi bir kesin delilin ise sunulmadığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ancak davanın, 327.889,56 TL üzerinden açıldığı, tarafların ticari defterlerinde davacının bu miktar alacaklı olduğu ancak dava tarihinden sonra 1.955,93 TL'nin ödendiği tespit edilmiş olmakla Mahkemece, davanın kabulü ile takibin 327.889,56 TL yönünden devamına, davadan sonra ödenen bedelin infazda nazara alınmasına karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne denilerek kısmen kabul kararı verilmesi ve davadan sonra ödenen kısım ile ilgili ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş ancak davacı tarafça bu husus istinaf sebebi olarak ileri sürülmediğinden Dairemizce kararın kaldırma sebebi yapılmamıştır. Ayrıca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmış, davalı tarafın istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 22.264,53 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 5.566,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.698,40 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.