Anahtar kelimeler: Kumaşa Kumaştan Baskıya Alamaması Davadavacı Kaçındığı Dijital Satımdan Baskı Hatanın

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait kumaşa dijital baskı yapması için anlaştığı ve buna ilişkin baskı işlemini yaptığı, baskı işlemi neticesinde davalı şirkete işin bedeli olarak 1.038,40 TL, 1.569,40 TL ve 4.897,00 TL olmak üzere 3 adet fatura düzenlendiğini,işin bitiminde hakkı olan alacağını alamaması nedeniyle ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davalının yapılan baskı işleminin ayıplı olduğunu gerekçe göstererek ödeme yapmaktan kaçındığı, raporda hatanın baskıya hazır kumaştan kaynaklı olduğu belgelendiği; iş bu rapor eklenerek ... 19. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile bildirildiği halde ödeme yapmadığı; davalının ayıptan kaynaklı bildirimde bulunmadığı, faturaya itiraz edilmediği ancak davalının ödeme yapmaktan kaçındığı neticeten davanın kabulüne, durdurulan ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibinin devamına, kötüniyetli davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/ Davalı adına dava dilekçesi ve eklerinin 01.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği; davalı vekilinin █████/2018 tarihli talep dilekçesinde cevap süresinin uzatılması talep edildiği; mahkememizin █████/2018 tarihli ara kararında "Her ne kadar davalı ...A.Ş. Vekili tarafından dava dilekçesine cevap verme süresinin 2 hafta uzatılmasını talep etmiş ise de, davalıya dava dilekçesi ve eklerinin █████/2018 tarihinde tebliğ edildiği, süre uzatım talebinin █████/2018 tarihinde olduğu anlaşıldığından süresinde olmayan süre uzatım talebinin reddine" karar verildiği, davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı, █████/2018 tarihinde sunulan beyan dilekçesinde özetle; 970 metre kumaşın dijital baskısı sırasında davacı tarafından hata yapıldığını ve kumaşın ayıplı hale geldiğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, davacı tarafından düzenlenen faturanın ... 59. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile davacıya iade edildiğini, ihtarnamenin █████/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının ... 13. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile iade edilen faturayı kendilerine tekrar iade ettiğini, davacının kendi kusuru nedeniyle malı ayıplı hale getirmesinden dolayı alacağı bulunmadığını, müvekkilinin borcu olmadığını aksine malın ayıplı olması nedeniyle alacağı olduğunu, iade faturasının ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının davalıya ait kumaşa baskı yapma şeklinde icra edilen sözleşmeden kaynaklı baskı bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine konu itirazın iptali olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizin █████/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle ''...Dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir bilirkişi ... ve Tekstil Mühendisi bilirkişi ...'ten alınan tarihli bilirkişi raporu ile; davacının davalıya ait 970 metre polyester kumaşın siyah zemininde baskıda renk kaymaları oluştuğu ve böylelikle kumaşın ayıplı hale geldiği, █████/2018 tarihli ███████████ sayılı ... test raporuna göre baskılı kumaşın siyah zemininde renk kaymaları oluşmasında baskı işlemi yapan davacının kusurunun bulunmadığı, ayıbın baskı yapılan kumaştan kaynaklandığı, bu nedenle davalının baskı bedelinden kaynaklanan borçtan sorumlu olduğu, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 7.504,80 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamı ile alınan bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması, baskı yapılan kumaştaki ayıbın baskı hatasına neden olmasından kaynaklanan sorumluluğun baskı yapan davacıya yüklenemeyeceği, dosya kapsamıyla davacının baskı yapma konusundaki edim borcunun ifa ettiği, hatanın kumaştan kaynaklandığının sabit olması nedeniyle ve ancak davacının davalıyı takip öncesi temerrüde düşürmemiş olması nedeniyle davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının 7.504,00 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, İİK m.67/2 kapsamında 1.500,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin işbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul BAM 15. HD █████/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile ''...Dairemizce yapılan incelemede; mahkemece yalnızca davacı taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Oysa; davalı işin ayıplı yapıldığı yönde savunma yapılmış ve davacı yanca süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı yönünde herhangi bir itirazda bulunulmamıştır.
Benzer uyuşmazlıklarda mahkemece yalnızca ticari defterler üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğu Yargıtay ( Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin ... Esas ve...Karar sayılı, █████/2014 tarihli kararında açıkça vurgulanmıştır.
O halde, yapılan bu açıklamalar ışığında somut olayda; mahkemece dava konusu tüm kumaşlar üzerinde mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılması suretiyle kumaşların ayıplı olup olmadığının, varsa ayıbın kumaştan kaynaklı olup olmadığının tespit edilmesi, bu kapsamda toplanan delillerin değerlendirilmesi, varsa öncelikle ayıplı işlerin bedelinin hesaplanması, bu ayıplı işlerin bedeli hesaplanırken ayıbın kumaştan kaynaklı olması halinde davacının ilk baskıdan sonra ayıbın varlığını görüp TTK'nın 18/2.maddesi kapsamında basiretli bir tacir gibi baskıya devam etmemesi gerektiğinden, nefaset indirim yapılması gerektiğinin gözetilmesi ve bu suretle bulunacak ayıplı işler bedeli düşüldükten davacının alacağı kalması halinde davacı alacağına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece bu hususlar üzerinde durulmaksızın eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak sadece davacı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Kabule göre de; HMK'nın 26 ve 297. Maddeleri gereğince davacının tüm talepleri hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi ve verilen kararın gerekçesinin açıklanması hukuki bir zorunluluktur.
Somut olayda; davalı vekilince cevap dilekçesinde davacı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edildiği halde, mahkemece reddedilen kısmı yönünden kötü niyet tazminatı talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, gerekçede bu yönde bir açıklama yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum anılan kanun maddelerine aykırılık teşkil etmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı sonrası Mahkememiz işbu esasında tensip zaptı ile önceki tekstil mühendisi bilirkişi refakate alınarak mahallinde keşif yapılmak suretiyle dava konusu kumaşların ayıplı olup olmadığı ve varsa ayıplı işler bedelinin tespiti ile ayıbın kumaştan kaynaklandığı tespit edildiğinde ilk baskıdan sonra davacının davalıyı uyarmak yerine baskıya devam eden davalıdan ayıplı işler nedeniyle indirim yapılıp yapılmaması yönüyle rapor alınmasına karar verilmiştir. █████/2023 tarihinde mahallinde keşif icra edildiği ve bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacı tarafından baskı işlemi yapılan davalıya ait 970 mt kumaşın yüzeyinde görülen enine dalgalı homojen olmayan açıklı koyulu izler nedeniyle ayıplı olduğu, ayıbın baskı işleminden kaynaklanmasının mümkün olmadığı, baskı öncesinde kumaşın kendisinin ayıplı olduğu, tekstilde işin olağan akışına göre, kumaş baskı yapılırken ilk topta kumaşta enine dalgalı homojen olmayan açıklı koyulu izlerin bulunduğunun baskıyı yapan davacı tarafından görülerek baskı işleminin durdurulması ve iş sahibi davalının uyarılmasının gerektiği, iş sahibi davalı yine de baskının devam etmesini talep ederse yazılı ve imzalı onayını alarak baskıya devam etmesi gerektiği, davacının davalının onayını almadan ayıplı kumaşa baskı yapması nedeniyle %50 kusurlu olduğu ve baskı bedelinde kusuru oranında %50 tenzilat yapılması gerektiği, ayıplı kumaşı baskı yapılmak üzere gönderen davalının da %50 kusurlu olduğu ve kusuru oranında baskı bedelinin %50'sini ödemesi gerektiği, ayıplı kumaşlar nedeniyle davacı alacağından davacının kusuru oranında 1.430,75 TL tenzilat yapılması gerektiğinin hesaplandığı, davacının █████/2018 icra takip tarihi itibari 7.504,80 TL davalı taraftan alacaklı olduğu, ayıplı kumaşlar nedeniyle davacının kusuru oranında hesaplanan tenzilatın davacı alacağından mahsubu sonrasında davacının davalıdan 6.074,05 TL alacaklı hale geldiği tespit edilmiştir.
Mahkememiz █████/2023 tarihli ara kararı ile davalı vekilince 2017-2018 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde mahkeme kalemine sunması halinde kök rapor ile davacının ticari defterleri karşılaştırma suretiyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa faturalar üzerinde inceleme yapılarak mali müşavir bilirkişi ...'ten ek rapor tanzim etmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mali müşavir bilirkişiden alınan █████/2024 tarihli ek rapor ile Sayın Mahkemenin ara kararı gereğince davalı şirket defterlerinin Mahkeme kalemine teslim etmedikleri ayrıca davalı şirket yerinde incelemelerde defter belge asıllarını arşivlerinde olduğunu davalı şirketin başka bir mali müşavir tarafından defter ve kayıtlarının tutulduğu belirtilerek davalı: 2018 mali yılları yasal defterleri, taraflar arasındaki alış satış ve iade fatura asılları, teslim nakliye ve teslim tesellüm belgeleri, v.s ibraz edemedikleri ve yasa karşısında asıl resmi belgeler incelenmek üzere ortada olmadan davacı şirket kayıtları ile davalı şirket kayıtları karşılaştırma yapılamamış olup, davacı kayıtları yönünde davacı kayıtlarının asıllarını incelemede ibraz etmiş olup, cari hesaplarına göre neticede 6.074,05 TL. Alacaklı olduğu, dava dosyasına sunulan belgeler ile ... 36.İcra Dairesi Müdürlüğü'ne ... Esas sayılı davacının █████/2016 tarihli ilâmsız ödeme emri takip dosyaları ve davacı şirketin 2016-2017-2018 yılına ilişkin yasal yevmiye, kebir envanter defterleri ve cari hesaplar, satış faturası üzerinde yapılan incelemede, davacı (alacaklı) ...'un Mahkemeye sunulan 2016-2017-2018 Mali yıllarına ilişkin yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde usulüne uygun olarak yapılmış olması, ayrıca defter kayıtlarının sahibi lehine kesin delil olma özelliğine haiz olduğu, raporun tespit ve değerlendirmeler bölümünde yapılan açıklamalardan görüleceği üzere, taraflar arasında yapılan ticari alışverişlerine dayalı satış faturalarından dayalı cari hesaplarına kar yükümlülükleri arasında.cari hesaplarının ve ticari alış verişlerinin resmi defterlere intikali ile sonraki bakiye borçluluk şartlarının yerine getirilmemesi karşısında ortaya çıkan satış faturalarında da belli olduğu üzere tek tek irdeleme ve İncelemeler neticesinde, davalı (borçlu) ... A.Ş.'nin dava konusu ayıplı kumaşlar nedeni ile davacının kusuru oranında hesaplanan tenzilatın davacı alacağından mahsubu sonrası davacının davalı şirketten 6.075,05 TL alacaklı olduğu, başka bir deyişle; davacı (alacaklı)... vekili tarafından █████/2018 tarihinde başlatılan ... 4.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına borçlu vekili tarafından itiraz vaki durdurulan takip yenilenerek ... 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile devam ettiği,borçlu (davalı) vekili tarafından itiraz sonucu yine takibin durdurulmuş olduğu tespit edilmiş olunup, tüm dosya kapsamı ve davacı taraf yasal defter ve belgeler incelemeler sonucunda, 120.05 no'lu hesap kodunda ve yevmiye numarasında da kayıtlarına intikal ettirilmiş olduğu tespit edilmiş olunup, yasal kayıtlar bu haliyle delil olma vasfını taşımakta olup, davacı şirketin 2017-2018 mali yılı ticari yasal defterlerini mahkeme kalemine teslim etmediği sayın mahkemenin yerinde inceleme yetkisi dahilinde davalı şirket yasal resmi defter ve belge asıllarının tarafıma incelenmek davacı taraf şirket kayıtları ile alacaklı borçlu cari hesap yönünde karşılaştırmak üzere tarafım ibraz edilememesi karşısında davacı 2017-2018 Mali yılı yasal resmi defter ve muavin kayıtlarına göre, Davacının █████/2018 icra takip tarihi itibari 7.504,80 TL davalı taraftan alacaklı olduğu, ayıplı kumaşlar nedeniyle davacının kusuru oranında hesaplanan tenzilatın davacı alacağından mahsubu sonrasında davacının davalıdan 6.074,05 TL alacaklı hale geldiği, Kök raporda belirtilen tespitlere ve cari hesaplamalara göre, Davacıalacaklı) taraf” davacı(borçlu) taraftan netice itibari ile 6.074,05 TL. Alacaklı olduğu, Davacı(Alacaklı) şirketin davalı(borçlu) şirket hakkında cari hesap muavin kayıtlarına dayalı başlatılan ... 4.İcra Müdürlüğü nün ... icra takip tarihi ve itiraza vaki ... 2.İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyası itibari kök raporda tespitine hesaplamalar neticesinde ulaşılan 6.074,05 TL davalı (borçlu) taraftan alacaklı olduğu ve temerrüde düşen cari alacaktan ötürü yasal faiz talep edebileceği tespit edilmiştir.
Mahkememiz █████/2024 tarihli duruşma ara kararı ile davalı vekiline 2017-2018 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde mahkeme kalemine sunması için takdiren 1 aylık kesin süre verilmesine, ilgili kayıtlar sunulduğu takdirde kök ve ek rapor ile davacının ticari defterleri karşılaştırma suretiyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa faturalar üzerinde inceleme yapılarak mali müşavir bilirkişi ...'dan rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Mali müşavir bilirkişi M...'dan alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının ticari defterlerinin açılış noter tasdiklerinin eksiksiz olduğu, ancak kapanış tasdikleri olmadığından sahibi lehine delil vasfına haiz olmadığı, davalının ticari defterlerine göre 028 takip tarihi itibariyle davacının 7.504,00TL davalıdan kayden alacaklı göründüğü, davacının alacağının takibe dayanak faturalara dayandığı, davacı faturalarının davalı aleyhine borç doğurduğu, yukarıda detay ve gerekçeleri arz edildiği üzere davacının takibe dayanak faturadan doğan alacağının itfa eden davalı faturasının, 8 günlük itiraz süresinden ve takip tarihinden sonra düzenlendiği, davalı faturasının davacı aleyhine borç doğurmadığı, davalının ticari defterlerine göre Davacının 22.03.2018 takip tarihi itibariyle 7.504,80TL davalıdan alacaklı göründüğü, davacının alacak iddiasına konu takibe dayanak faturaları itfa eden davalı faturasının hem 8 günlük yasal itiraz süresinden sonra düzenlendiği, hem takibe dayanak fatura içeriği mal hizmete ilişkin olarak yasal süresi içinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, hem de davacının takibe dayanak faturalarından doğan alacağı itfa eden davalı faturasının dava konusu takipten sonra düzenlendiği, bunun yanında toplam tutarı 9.752,40TL olan faturanın 6.890,90TL'lik kısmı kumaş bedeline ilişkin olup dosyaya sunulu İTÜ raporu ve Sayın mahkemece dava konusu tüm kumaşlar üzerinde tekstil mühendisi bilirkişiye yaptırılan incelemeye göre kumaşların ayıplı olduğu, kalan KDV dahil 2.861,50TL'lik kısmı ise davacının sağladığı “dijital baskı” bedeli olduğu, ayrıca iade faturasında sadece C-100323 Nolu 4.897,00TL tutarlı faturaya atıfta bulunulduğundan davacının ayıbın varlığını görüp de üretime devam etmiş olması mümkün olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının 7.504,00TL asıl (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan alacaklı olduğu, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise dosyaya sunulu 18.07.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre nefaset kesintisi tutarı 1.430,75TL olarak hesaplanmış olmakla davacının takip tarihindeki asıl alacağı 7.504,00TL - 1.430,75TL = 6.073,25TL olarak hesaplandığı, takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; taleple bağlılık ilkesi gereği davacının belirlenen asıl alacağına 22.03.2018 takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz yürütülebileceği tespit edilmiştir. Mahkememiz █████/2025 tarihli duruşma ara kararı ile Dosyanın kök rapor tanzim eden bilirkişiye tevdii ile davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesindeki hususlar değerlendirilmek suretiyle defter ibrazı sırasında kapanış noter tasdiklerine ilişkin hususlar da dikkate alınarak ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan █████/2025 tarihli ek rapor ile Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, davalının itirazlarına ilişkin hususlara Kök Rapor'da değinildiği ve ek rapor aşamasında da davalının yeni bir bilgi ve belge sunmadığı gözetilerek, bu aşamada da, aynı perspektif ile Kök Rapor'daki görüşün özünün muhafaza edildiği, ancak Sayın Mahkemenin HMK 282 gereği bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı gözetilerek, Sayın Mahkemenin davalı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu mütalaa edildiği bildirilmiştir.
Mahkememiz █████/2025 tarihli duruşma ara kararı ile davacı vekili dava dilekçesinde 1.038,40 TL; 1.0596,40 TL; 4.897,00 tl olmak üzere üç adet fatura nedeniyle ... 2.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığından bahisle işbu itirazın iptali davası açtığı, davaya dayanak takip incelendiğinde takip talebinde █████/2018 tarihli 7.504,00 TL bedelli bir adet faturaya dayalı takip başlatıldığı anlaşılmakla davacı vekiline HMK.m.31 kapsamında faturalar yönünden beyanda bulunması, takip talebinde yer alan faturanın hangi alacak kalemine ilişkin açıklaması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, ara karar yerine getirildiğinde taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak takip kapsamında davacının davalıdan alacaklı olduğu miktarın tespitinin istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememizin █████/2025 tarihli celse 1 nolu ara karar uyarınca davacı vekilinin beyan dilekçesi sunmadığı, bilirkişi ücretini yatırmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı tarafından davalıya ait kumaşa dijital baskı yapma konusunda fatura tanzim edildiği; davalının yapılan işin ayıplı yapıldığından bahisle fatura bedellerini ödememesinden kaynaklı başlatılan ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası kapsamında 7.504,00 TL (12.03.2018 1 adet fatura) asıl alacak ve 18,50 TL işlemiş faiz olmak üzere 7.522,50 TL alacağın tahsiline yönelik davalının borca itiraz etmesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Kaldırma kararı öncesi alınan bilirkişi raporunda yalnızca davacı taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı; kaldırma kararı sonrası alınan █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda yalnızca ayıplı kumaş nedeniyle inceleme yapıldığı; █████/2024 tarihli ek raporda ise davalı şirketin birleşme öncesi yasal defterlerin ibraz edilmediği, fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapıldığı, resmi belgeler incelenmemesi nedeniyle davalı tarafında itiraz dilekçesinde defterlerin ibraz edildiği hususunda itirazı bulunması nedeniyle yeni mali müşavir bilirkişiye dosyanın tevdi edildiği anlaşılmıştır. █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalı taraf ticari defterlerinde yapılan incelemede davacının 22.03.2018 takip tarihi itibariyle 7.504,80TL davalıdan kayden alacaklı göründüğü, davalının düzenlediği ... tarihli ... numaralı 9.452,40TL tutarlı faturasının takipten sonra düzenlendiği anlaşılmıştır. İş bu raporda davalı taraf kapanış tasdiklerinin bulunmadığından bahisle defterlerin lehe delil oluşturmadığını beyan ettiği ancak davalı tarafın itiraz dilekçesinde sunulan kapanış tasdikleri uyarınca alınan ek raporda davalının kapanış tasdiklerinin eksiksiz olduğu ve lehine delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacı taraf takip talebinde 1 adet faturadan kaynaklı takip başlattığından bahisle takip talebinde yer alan ifade ile davaya konu 3 adet fatura yönünden iş bu hususu açıklaması için süre verildiği ancak davalı tarafça takibe dayanak faturanın borca itiraz dilekçesinde kabul edildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay (kapatılan) 19. HD ... Esa... Karar sayılı ilamında"...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve... Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6762 sayılı TTK'nın 69. vd. (6102 sayılı TTK'nın 64.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)
Öte yandan, YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve ....E., ... K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturanın karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü faturayı gönderen tarafta olup, faturayı gönderenin bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, karşı tarafa aittir. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur.
Faturaların tebliğ edildiğinin ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraza uğramadığının tespiti halinde, fatura içeriklerini taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğunun kabulü gerekli olup; bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin davacı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da iade edildiğinin davalı tarafça kanıtlanması halinde davalı tarafça davacının hizmet vermediği savunulduğuna göre, faturaya konu hizmetin verildiğinin davacı tarafça kanıtlanması; davalının faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın davalı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı davalının (faturayı defterine kaydetmemek ve sözleşme ilişkisini inkâr etmek suretiyle), kabul etmemesi halinde hizmetin verildiğini davacının kanıtlaması gerekeceği gözetilmelidir." dikkate alındığında yukarıda izah olunan hususlar dikkate alındığında davacı tarafından takibe konu edilen faturalar yönünden davalının ticari defterlerine iş bu faturaları kaydettiği ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraza uğramadığı bu nedenle davacının takip tarihi itibariyle 7.504,80TL davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalının düzenlediği ... tarihli ... numaralı 9.452,40TL tutarlı faturanın takipten sonra düzenlendiği; iş bu faturanın 6.890,90TL’lik kısmı dosyaya sunulu İTÜ raporu ve bilcümle teknik bilirkişi görüşlerine göre ayıplı olan kumaş bedeli, kalan KDV dahil 2.861,50TL’lik kısmı ise davacının sağladığı “dijital baskı” bedeli olup fatura içeriğinde “...Nolu Fat. İstinaden” bulunduğu yasal süresi içinde ihbar edilmediği; davacı tarafından iş bu faturanın yasal defterlerinde yer almadığı, davalı tarafından tanzim edilen faturanın davacı aleyhine borç doğurmayacağı anlaşılmakla davacı faturalar kapsamında davalıdan 7.504,80TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından alınan █████/2018 tarihli ... Tekstil ve Konfeksiyon Kalite Kontrol ve Araştırma Laboratuvarı tarafından düzenlenen raporda %100 polyester olduğu beyan edilen kumaşta baskı sonrası renk geçişleri yönünden hataların tipi ve dağılımının açıklı koyulu bölgeler şeklinde ortaya çıktığı gözlemlendiği; baskılı kumaşın baskısız yüzü incelendiğinde kumaşta atkı yönünde devam eden, homojen olmayan görüntü olduğu tespit edildiği;baskıya hazır kumaş incelendiğinde de benzer hataya rastlandığı, söz konusu hataların baskıya hazır kumaştan kaynaklandığı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Davacının taşeron davalının yüklenici olduğu iş bu eser sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlıkta taraflar arasında davalı şirket tarafından dava dışı ...Tic.Ltd.Şti'den alınan 1.382 metre polyester kumaşın 970 metrelik kısmı üzerine davacı tarafından dijital baskı hizmeti verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde yer alan İTÜ raporunda da davaya konu kumaşta baskı sonrası renk geçişleri yönünden hataların tipi ve dağılımının açıklı koyulu bölgeler şeklinde ortaya çıktığı, homojen olmayan görüntünün baskıya hazır kumaşta yer aldığı bu durumda davacı taraf baskı işlemine başlamadan önce baskıya hazır kumaşta bulunan ayıp nedeniyle baskıyı yapan davacı tarafından baskı işleminin durdurulması ve iş sahibi davalının uyarılmasının gerektiği, iş sahibi davalı yine de baskının devam etmesini talep ederse yazılı ve imzalı onayını alarak baskıya devam etmesi gerektiği, davacının davalının onayını almadan ayıplı kumaşa baskı yapması nedeniyle %50 kusurlu olduğu ve baskı bedelinde kusuru oranında %50 tenzilat yapılması gerektiği, ayıplı kumaşı baskı yapılmak üzere gönderen davalının da %50 kusurlu olduğu ve kusuru oranında baskı bedelinin %50'sini ödemesi gerektiği uzman tekstil mühendisi tarafından yapılan tespitin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının basiretli tacir olarak davranmadığı, tüm kumaş üzerinde baskı işlemine devam etmesi nedeniyle %50 nefaset indirimi yapılması gerekmiştir. Bu nedenle kaldırma kararı sonrası alınan █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda tespit edilen davacı dava konusu kumaşlara yaptığı baskı işlemini davalıya 2,50 TL/mt birim fiyattan faturalandırma kapsamında davacının kusuru oranında 970 mt x 2,50 TL/mt x 1,18 x 0,50 = 1.430,75 TL tenzilat yapılarak; ayıplı kumaşlar nedeniyle davacının kusuru oranında hesaplanan tenzilatın davacı alacağından mahsubu sonrasında 7.504,80 – 1.430,75 = 6.074,05 TL davacı davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, Davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının 6.074,05 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin iş bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar vermek gerekmiştir. Takibe konu alacağa ilişkin faturaların davalı taraf defterlerinde yer aldığı ve alacağın likit olduğu anlaşılmakla 6.074,05 TL’nin %20'si olan 1.214,81 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davalı adına dava dilekçesi ve eklerinin 01.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği; davalı vekilinin █████/2018 tarihli talep dilekçesinde cevap süresinin uzatılması talep edildiği; mahkememizin █████/2018 tarihli ara kararında "Her ne kadar davalı ... A.Ş. Vekili tarafından dava dilekçesine cevap verme süresinin 2 hafta uzatılmasını talep etmiş ise de, davalıya dava dilekçesi ve eklerinin █████/2018 tarihinde tebliğ edildiği, süre uzatım talebinin █████/2018 tarihinde olduğu anlaşıldığından süresinde olmayan süre uzatım talebinin reddine" karar verildiği, davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının kısmen kabulüne,
1-Davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının 6.074,05 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin iş bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE,
6.074,05 TL’nin %20'si olan 1.214,81 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL karar harcının, peşin yatırılan 128,15 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 603,85 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 6.074,05 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.429,95 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 6.485,08 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 5.429,29 TL yargılama giderinin ve 128,15 TL peşin harç, 1.274,90 TL keşif harcı ve 35,90 TL başvurma harcı toplamı 6.868,24 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan toplam 3.100,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 590,74 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!