Anahtar kelimeler: Sıhhi Ustası Bitimi Projelerinde Tesisat Erdirildiğini Çeşitli Yurt Dönemlerde Anadolu

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 26. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt dışı projelerinde çeşitli dönemlerde sıhhi tesisat ustası olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmelerinin iş bitimi gerekçesiyle sona erdirildiğini ancak çalışmalarına ilişkin hak ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.02.2000-23.04.2000, 26.06.2003-23.01.2006, 06.05.2011-02.12.2011 tarihleri arasında çalıştığını, her bir çalışma döneminin iş bitimi nedeniyle sona erdiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı hakkı doğmadığını ve tüm çalışma dönemlerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada sunulu bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları, banka ödeme kayıtları ve taraf vekili beyanlarının birlikte gözetilmesi suretiyle davacının davalı Şirket bünyesinde 01.06.1997-20.09.1998, 26.06.2003-23.01.20 06... .05.2011-02.12.2011 tarihleri arasında fasılalı çalıştığı, her bir çalışma döneminin haklı sebep olmaksızın sona erdirildiği, davacının hizmet süreleri arasında 10 yıllık süre geçmediğinden kıdem tazminatı açısından hizmet sürelerinin birleştirilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. İş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermediğini,2. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini,3. Kıdem tazminatının döviz cinsinden talep edilemeyeceğini,4. İhbar tazminatına uygulanan faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin ispatı ve hesaplanması, ücretin miktarı ile faize ilişkindir.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davacının fasılalı çalışmalarının mevcudiyeti karşısında ihbar tazminatına dair yapılacak belirleme uyuşmazlık konusudur.Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun (1475 sayılı Kanun) 14/2 hükmü işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O hâlde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır. İhbar tazminatı bakımından ise mülga 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinde kıdem tazminatı yönünden getirilen bu düzenlemeye paralel bir düzenleme mevzuatta yer almadığından, aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan sürelerin birleştirilmesi suretiyle ihbar tazminatı hesabı yapılması mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle her bir çalışma dönemi için ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, iş sözleşmesinin ihbar tazminatını gerektirir şekilde sona erip ermediği belirlenmeli, ihbar tazminatına hak kazanıldığının tespiti hâlinde söz konusu döneme ilişkin hizmet süresi ve o dönemin son ücreti üzerinden hesaplama yapılmalıdır.Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince davacının her bir çalışma dönemi için ayrı ayrı değerlendirme yapılmaksızın çalışmaların birleştirilerek ihbar tazminatı hesaplanması hatalı olmuştur. Şu hâlde her bir çalışma dönemi için ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, iş sözleşmesinin ihbar tazminatını gerektirir şekilde sona erip ermediği ve zamanaşımına uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, ihbar tazminatına hak kazanıldığının tespiti hâlinde söz konusu döneme ilişkin hizmet süresi ve o dönemin son ücreti üzerinden hesaplama yapılmalı ve hükmün davalı temyizi üzerine bozulması nedeniyle oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.VI. KARARAçıklanan sebeple;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.