Anahtar kelimeler: Çarpılarak Bahçelievler Maksimum Elektirikli Amirliğine Sitesi Büro Girişinde Sokak Mah

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..... poliçe nolu ..... Genişletilmiş Maksimum Elektirikli Araç Kasko Sigorta Poliçesi ile 22.11.2024-22.11.2025 tarihleri arasında ......'na ait ...... plaka sayılı aracın sigortalandığını, müvekkili şirketin sigortalı ...... plakalı aracı ..... Mah ..... Sokak Emlak Konut Sitesi girişinde park halinde iken davalı şirkete ait ...... plakalı araç tarafından çarpılarak sigortalı araca hasar verildiğini, davalı şirket aracın sürücüsü tarafından olay yerinin terk edildiğini, akabinde söz konusu kaza sebebi ile sigortalı araç sürücüsü tarafından Bahçelievler Trafik Denetleme Büro Amirliğine trafik kazası ihbarında bulunulmuş ve ihbar üzerine trafik denetleme büro amirliği tarafından kaza mahalline gelinerek kaza mahalli tespit edildiğini ve sigortalı aracın hasar gördüğünün tespiti yapıldığını, kaza mahallini gören güvenlik kamera kayıtlarının mevcut olduğunu, söz konusu kaza sebebiyle, davacı müvekkili şirketin sigortalısı adına hasar servisine 98.709,96 TL tutarında █████/2025 tarihinde hasar ödemesi yapıldığını, KTK. m. 85/1 uyarınca bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, işleten sayılan kişi (veya kişiler) bu zarardan sorumlu olacağını, davalı şirkete ait araç sürücüsü tarafından kusurlu eylem sebebi ile park halinde bulunan sigortalı araca hasar verildiğini belirterek dava konusu alacağın güvence altına alınması amacıyla ...... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davacı sigorta şirketi tarafından ödemesi yapılan 98.709,96 TL'nin █████/2025 ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Hiçbir şekilde davacının delillerini yada kayıtlarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafça sunulmuş olmaları nedeniyle davacıyı bağlayan Kasko Ekspertiz Raporunda Hasar Rücu Oranı "0,00" olarak gösterildiğini, bir başka ifade ile davacının da ödediği hasarı rücu etme hakkı bulunmadığını kabul ettiğini, müvekkiline ait aracın dava konusu trafik kazasına karıştığını, ispat yükü davacı taraf üzerinde olduğunu, ancak davacının bu yöndeki iddiasına ilişkin hiçbir maddi delili dosyaya sunamadığı gibi; bizzat dayandığı eksper raporunda dahi rücu imkanının bulunmadığını (0,00) kabul ettiğini, bu neden ile de ispat edilemeyen iddianın ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı sigorta şirketinin, hasar bedeli talebine dair dosyaya bir ödeme dekontu sunmadığını, davacı tarafça sunulmuş olmaları nedeniyle davacıyı bağlayan Kasko Ekspertiz Raporunun son sayfasındaki Fatura Hesap Özeti' nde ve dava dışı ..... Oto Şirketi faturasında ödenecek tutarın sadece 87.193,80TL olarak gösterildiğini, Sigorta Şirketlerinin anlaşmalı servislerinde yaptırdıkları hasar onarım işlemleri için ıskonto uyguladıklarını ve KDV' yi de tevkifatlı ödediklerinin bilinen bir durum olduğunu, yine hiçbir şekilde davacının delillerini yada kayıtlarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafça sunulan faturada da KDV tevkifat oranının %70 olarak gösterildiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödemenin halefiyet esasına dayalı olarak zarar sorumlularından rücen tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Bu durumda eldeki davada dava dışı sigortalı ile davalı açısından değerlendirme yapılması, davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.”
Taraflar arasındaki uyuşmazlık mutlak ve nisbi ticari nitelikte olmadığından işbu dava açısından Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemeyecektir. Davacı taraf, halefiyet gereği sigortalısı yerine geçtiğinden ve kasko sigorta şirketi olduğundan mutlak ticari dava olmadığı gibi sigortalının tacir olmaması nedeniyle nisbi ticari dava da bulunmamaktadır. Bu durumda HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
4-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!