Anahtar kelimeler: Ölümlüyaralamalı İsnadıyla Yolculardan İddiadavacı Cad Vefatı Aracına Mah Çarpması Yan

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.12.2023 tarihinde saat 19:06 sıralarında -------- Mah. -------- Cad. --------- üzerinde davalı --------- kullandığı ---------- plakalı araç ile davacı --------- Şti. adına kayıtlı -------- Plakalı aracına kasten çarpması sonucu maddi ve ölümlü/yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, --------- Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma açıldığını, karşı yan sigortalı araç sürücüsü hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçu isnadıyla soruşturma açıldığını, kazada yaralanan yolculardan ---------- ise tedavi gördüğü hastanede vefatı sonrası kasten öldürme suçu isnadıyla soruşturma devam ettiğini, davalı sürücü ---------- bu soruşturma dosyası ile tutuklu olarak soruşturma halen yürütüldüğünü, kaza sonrasında kollukça kasten çarpma söz konusu olduğundan kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, davacı şirket kaza sonrasında yetkili serviste aracın tamirini yaptırdığını, -------- plaka sayılı aracın davalı -------- ait olup --------Ş. tarafında Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında, başvuru neticesinde ---------- numaralı hasar dosyası açıldığını, davalı sigorta şirketince anılan kazada kaza tespit tutanağı bulunmadığı ve kusurun tespit edilemediği gerekçesi ile ödeme yapılmadığını, kaza sonrası araçta oluşan hasar nedeniyle ciddi bir değer kaybı da meydana geldiğini, davacının haklarının temini için sigorta şirketine karşı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, anılan kaza nedeniyle meydana gelen zararların tespiti ile şimdilik 200.000 TL hasar bedeli, zarar belirlenebilir olduğunda ve ileride arttırılmak üzere şimdilik 10.000 TL değer kaybı ve 10.000 TL araç yoksunluk zararımızın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile sigorta şirketi poliçe teminat limitleri dahilinde hasar bedeli ve değer kaybı zararından sorumlu olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihi olan 02.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davalı ---------- şirkete müracaat etmediğini, davalı sigorta şirketi tarafından dosyada inceleme yapılabilmesi için talep edilen evrakların sunulmadığını, davacının, davalı şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen kazaya karıştığı belirtilen, --------- plakalı araç, müvekkil şirkete █████/2023 - █████/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ---------- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede araç başı maddi hasar teminat limitinin 120.000 TL olduğunu, davalı Şirketin Poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun ancak sigortalısının kusurlu olması halinde doğduğu ve kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan dava konusu kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının ve zarar miktarının mahkemeniz tarafından tespiti gerektiğini, davalı --------, --------- Plakalı araca kasten çarpması sonucu maddi ve ölümlü/yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilmesinin gerektiğini, bu parçalarla değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirilebileceğini, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değişim mümkün olduğu halde, sigorta şirketinden onay almadan orijinal parça ile onarım sağlanmayacağını, hasar bedeline dahil olan bir çok parça ve işçilik bedeli, araç üzerinde değer kaybına yol açacak nitelikte olmadığını, aracın ana gövdesinin hasar görmediğini, sökülebilir-takılabilir vidalı parçalarında hasar meydana geldiğini, aracın ağır hasarlı olması diğer bir ifadeyle pert olması halinde, değer kaybı tazminatı ödenmediğini, onarım tamamlanmasına rağmen herhangi bir belge düzenlenmemiş olması ve onarım için KDV dâhil tutar üzerinden ödeme yapıldığına ilişkin geçerli bir belge sunulmaması nedeniyle hasarın KDV dahil olarak tazmini durumunda esasen kamu hazinesine ödenmesi gereken verginin başvuranda kalması ve başvuranın sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, şikayete konu uyuşmazlık tamamen “haksız fiil”den kaynaklandığını, ticari iş niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi ile davanın reddini talep etmiştir.Davalı --------- Vekili cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını, davacı taraf dava konusu olan kazanın akabinde kendi aracında meydana gelen tüm alacak kalemlerinin miktarını kesin olarak bilmekte ve bilebilecek durumda olduğunu, zarar görenin, dava ikame etmeden veya tahkim yoluna müracaat etmeden evvel sigorta şirketine yazılı olarak müracaat etmekle yükümlü olduğunu, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceğini, davacının ilgili sigorta şirketine müracaat etmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, dava yönünden mahkemenin yetkisiz olduğunu, davalının ikametgah adresi ---------- olduğunu, davanın ---------- Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davalının mezkur kazadan ötürü herhangi bir kastı bulunmadığını, davalının olay günü kendisine saldıran şahıstan kaçarak canını kurtarmaya çalıştığını, ancak kaçarken kazanın meydana geldiğini, soruşturma aşamasında kusur durumunun tespiti gerektiğini, araçta meydana gelen zarar ödemesinin poliçeden ötürü dosyanın diğer davalısı Sigorta şirketi tarafından yapılması gerektiğini, davacının dosyaya sunduğu faturaların mezkur tutar fahiş oranda yüksek olduğunu, davacının taraf hak mahrumiyeti iddialarını somut delillerle ispat edemediğini, her ne kadar mezkur araç ticari bir şirketin adına kayıtlı da olsa şahsi olarak kullanıldığını, yani mezkur araçtan herhangi bir maddi gelir elde edilmediğini, kaza tarihinde aracın periyodik muayenesinin mevcut olup olmadığının ilgili kuruluşlardan sorulmasını ve mevcut olmaması halinde hak mahrumiyeti talebinin de reddine karar verilmesini, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte sunması gerekirken sunmadığı delillerini sunmasından sonra yeni cevap ve beyan haklarımız saklı kalmak kaydı ile haksız ve mesnetsiz davanın davalı --------- yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Davalı Sigorta Şirket sigortalısı ---------- plakalı araç sürücüsü --------- %100 (Yüzde Yüz) oranında Asli ve Tam Kusurlu olduğunu, davacı adına kayıtlı -------- plakalı araç sürücüsü ---------- %0 (Yüzde Sıfır) oranında Tam Kusursuz olduğu, en dava dışı şahis ve araçlar ile % 0 oranında Tam Kusursuz olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde, ismi geçen dava dışı şahıs ve araçları ile bu araçların sürücüsü ve sahiplerinin %0 oranında tam kusursuz olduğu, değer Kaybı hesabı yapılırken 02.12.2023 kaza tarihi öncesi ve sonrası aracın genel durumu, tramer kayıtları, hasar geçmişi, kullanım durumu, marka ve model yılı ve teknik donanımı ile birlikte değerlendirilerek, genel piyasa şartlarında alım satım kabiliyeti de göz önünde bulundurulmuştur. Kaza tarihli değer kaybı tutarının tespiti için güncel değer kaybı USD KURU üzerinden kaza tarihli USD KURU üzerinden değer kaybına çevrilmiştir. Davacı aracın, 02.12.2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazasında oluşan hasarın onarımı sonrasında piyasa rayiç karşılaştırması yöntemiyle yapılan hesaplama sonucunda kusur (%100) karşılığı aracının 152.424,20 TL değer kaybettiğinin hesaplandığını, davaya konu aracın hasarının onarılması için dava dosyasında belirtilen masraf kalemleri (malzeme ve işçilik vb.) 200.000,00 TL olarak gözlenmiş olup, söz konusu bedellerin kaza tarihi itibari ile hasarın boyutu, dosyada ki görseller ve dava dosyasında ki bilgiler itibari ile fiyatların uygun olduğuna takdir ve kanaat getirildiğini, davaya konu aracın hak mahrumiyet bedeli 21.000,00 TL olarak takdir ve kanaat edildiğini, tespit edilen 200.000,00 TL maddi ve 152.424,20 TL değer kaybı zararı toplamı olan 352.424,20 TL tutardan 120.000,00 TL'ye kadar davalı sigorta şirketi ile araç maliki davalının müştereken müteselsilen sorumlu olduğu, kalan bakiye 232.424,20 TL tutardan ise araç malikinin sorumlu olduğunu, Araç mahrumiyet zararı olan 21.000,00 TL'nin poliçe teminatında olmaması nedeniyle davalı araç maliki sorumluluğunda olduğunun, görüş ve kanaatine varılmıştır.İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, trafik kazası sonucu oluşan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı --------- vekili tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanun'un 7. maddesinde "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hallerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak, yetkisizlik kararı verir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir. Diğer taraftan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Davalı sigorta şirketinin yerleşim yeri adresinin mahkememiz yargı yetkisi dahilinde bulunduğu anlaşılmakla davalı ----------- vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir.Davalı --------- vekili tarafından davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı itirazında bulunulmuş ise de, HMK'nun 107. maddesine göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabileceği, somut olayda dava konusu maddi tazminat miktarının Mahkemece yapılacak yargılama neticesinde belirli hale geleceğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceğinden bu husustaki davalı --------- vekilinin itirazı yerinde görülmemiştir.Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut uyuşmazlıkta , 02.12.2023 tarihinde meydana gelen olayda davalı --------- kullandığı --------- plakalı aracın ile davacı -------- Şti. adına kayıtlı ---------- Plakalı aracına kasten çarpması sonucu maddi ve ölümlü/yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, davalının kullandığı --------- plakalı aracın olay tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğu, ---------- plakalı araç sürücüsü ---------- %100 (Yüzde Yüz) oranında Asli ve Tam Kusurlu olduğunu, davacı adına kayıtlı --------- plakalı araç sürücüsü --------- %0 (Yüzde Sıfır) oranında Tam Kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi heyet raporuna göre; davacının aracının 152.424,20 TL değer kaybettiğinin hesaplandığı, davaya konu aracın hasarının onarılması için dava dosyasında belirtilen masraf kalemleri (malzeme ve işçilik vb.) 200.000,00 TL olduğu, söz konusu bedellerin kaza tarihi itibari ile hasarın boyutu, dosyada ki görseller ve dava dosyasında ki bilgiler itibari ile fiyatların uygun olduğuna takdir ve kanaat getirildiği, davaya konu aracın hak mahrumiyet bedeli 21.000,00 TL olarak takdir ve kanaat edildiği, 200.000,00 TL maddi ve 152.424,20 TL değer kaybı zararı toplamı olan 352.424,20 TL tutardan 120.000,00 TL'ye kadar davalı sigorta şirketi ile araç maliki davalının müştereken müteselsilen sorumlu olduğu, kalan bakiye 232.424,20 TL tutardan ise araç malikinin sorumlu olduğunu, Araç mahrumiyet zararı olan 21.000,00 TL'nin poliçe teminatında olmaması nedeniyle davalı araç maliki sorumluluğunda olduğu tespit edilmiştir.Davalı sigorta şirketinin KTK.nun 85-91.maddeleri gereğince davacının aracında oluşan hasar bedeli ve değer kaybı bedelinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, davalı --------- ise 21.000-TL 'si araç mahrumiyet bedeli de dahil olmak üzere tüm zarar yönünden sorumlu olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne, 352.424,2 TL'nin davalı Sigorta şirketi ve davalı ----------- müteselsilen alınarak (Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ve █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı --------- yönünden █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte) davacıya verilmesine, 21.000,00 TL'nin (araç mahrumiyet bedeli) █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ---------- alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, davacının davalı sigorta şirketine13.03.2024 tarihinde başvuru yaptığı ancak davalı sigorta şirketi tarafından 8 iş günü içinde ödeme yapılmadığından davalı sigorta şirketinin 20.03.2024 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı ---------- işleten olarak 2918 sayılı kanunun 85. maddesi uyarınca meydana gelen tüm zarardan sorumlu olduğu ve ihtar ve ihbara gerek olmaksızın haksız fiilin gerçekleştiği █████/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KABULÜNE,1-352.424,2 TL'nin davalı Sigorta şirketi ve davalı ----------- müteselsilen alınarak (Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ve █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ---------- yönünden █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte)2-21.000,00 TL'nin █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı----------- alınarak davacıya verilmesine,3-Karar harcı 25.508,60 TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.757,05 TL ile tamamlama harcı 2.621,00 TL'den mahsubu ile bakiye 19.130,55 TL harcın 6.147,60 TL'sinin davalı Sigorta şirketinden; 12.982,95 TL'sinin ise davalı ----------- tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 4.245,45 TL ilk masraf, 2.621 TL tamamlama harcı, 15.397 TL tebligat müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 22.263,45 TL yargılama giderinin 7.154,36 TL'sinin davalı sigorta şirketinden; 15.109,09 TL'sinin ise davalı ---------- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 59.747,87 TL vekalet ücretinin 19.199,99 TL'sinin davalı sigorta şirketinden; 40.547,88 TL'sinin ise davalı ------------ tahsili ile davacıya verilmesine,7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600 TL arabuluculuk ücretinin 1.156,86 TL'sinin davalı sigorta şirketinden; 2.443,14 TL'sinin ise davalı ---------- tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı sigorta vekilinin ve davalı ----------- yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026