Anahtar kelimeler: Tabelaları Markasal Katalogları Başta Tanıtım Sinai Unvanının Unvanından Teminen Unvanı

T.C.

İSTANBUL
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; başta HMK'nın 400 ve 403 maddeleri olmak üzere ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde ve delillerin ortadan kaldırılmasının önlenmesini teminen davalıya şimdilik tebligat yapılmaksızın; davacıya ait ticaret unvanının davalı tarafından ticaret unvanı olarak kullanıldığını, davalının ... ibaresini iş evrakları, tabelaları, katalogları ve tanıtım evrakında markasal olarak kullandığının bilirkişi marifetiyle tespiti amacıyla davalının işyerinde keşif ve tespit yapılmasını, davacının ticaret unvanından ve markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin devamını önlemek üzere her türlü tedbirlerin alınmasını, bu kapsamda HMK'nın 389 vd., SMK'nın 159 ile TTK'nın 61 inci maddeleri uyarınca, yapılacak bilirkişi incelemesi İle tespit edilecek hukuka aykırı kullanımların durdurulmasını ve davalının ... markasını veya bunu içeren bir ibareyi iş evrakında herhangi bir biçimde kullanmasının önlenmesini yönelik dava sonuçlanıncaya kadar uygulanmak üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının fiillerinin davacının “...” markalarından ve ticaret unvanından doğan haklarını ihlal ettiğinin ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, muhtemel tecavüzün önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını ve yasaklanmasını, tecavüz oluşturan her türlü markasal kullanımın bulunduğu ürünlere el konulmasını, markasal kullanımın bulunduğu hizmetlerin sunulmasının durdurulmasını, davalının ticaret unvanından “...” kelimesinin çıkartılmasını, masrafı davalıdan alınmak suretiyle yargılama sonucunda kesinleşen kararının kamuya yayın yoluyla duyurulmasını ve bütün Türkiye'de neşredilen tirajı en yüksek İlk 3 gazeteden birinde bir kereye mahsus ilanını, Yargı giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Bilirkişinin sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporunda ; ... 3.ASHM' nin ...Talimat mahkemesi tarafından yerinde inceleme yapılarak rapor hazırlanması yönünde karar alındığından, kendi aracıyla dava dilekçesinde yazılı adrese gidildiğini, ... adresinde ... İş Merkezinin olduğu görüldüğünü, dava dilekçesinde İç Kapı Numarası olarak No:18 yazılı ise de, söz konusu binada böyle bir iç kapı numarasının bulunmadığı anlaşıldığını, devamla internet üzerinde yaptığı kısa araştırmada, ilgili firma adresinin ... sosyal medya platformu üzerinde İç Kapı Numarası olarak Kat:... olarak kayıtlı olduğunu gördüğünü, bu numaraları iş yerine gidildiğini, söz konusu iş yerinin zili çalındığında, kapının kimse tarafından açılmadığını, gerek bina girişindeki firma tabelalarının yer aldığı levhada gerekse de ... numaralı kapı girişinde herhangi bir levhanın yer almadığı tespit edilip fotoğraflandığını, iş yeri güvenliği ile yaptığım görüşmede, ODEAWEB isimli bir firmayı tanımadığını beyan ettiğini, yerinde inceleme kararı uyarınca gidilen adreste dava konusu markanın kullanımına dair herhangi bir bilgi veya belge temin edilemediğini, bu aşamada Sınai Mülkiyet Kanunu 29. Madde hükümleri uyarınca marka hakkına tecavüz içeren herhangi bir unsura rastlanmadığına dair rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin █████/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda ; ... 3.ASHM' nin ... Talimat mahkemesi tarafından sunulan davalı tarafından açılan sosyal medya platformu hesabında kullanılan <...> baskın unsurlu kullanımın markasal kullanım olarak değerlendirileceğini ve bu şekilde yapılan kullanımın, davacıya ait tescilli ve geçerli markalar hakkında Sınai Mülkiyet Kanunu 29. Madde hükümleri uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturacağı sonucuna varıldığı yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin █████/2025 tarihli raporunda ;
bilişim incelemesi yönünden
dosyada belirtilen ... linki kontrol edildiğinde profil resminde şeklinde kullanım olduğunu, sayfanın 29 Kasım 2019 tarihinde oluşturulduğunu, sayfa iletişim bilgisinde ... linkinde iletişim bilgisinde bulunan ... bilgilerine istinaden bu alan adı yapılan incelemeler sonucunda ... alan adının 22.03.2013 tarihinde alındığı/kayıt edildiğini, alan adı kayıt şirketinin ... olduğunu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinde ... firmasından talep edilerek ulaşılabileceğini, Name Servers bilgilerinde ... yazdığını, web sitesi iletişim bilgisinde ... Şirketi : ... bilgilerinin olduğunu, web sitesinde şeklinde kullanım olduğunu, web sitesinde Domain (Alan Adı), Hosting, Sunucu, E-Mail, ... Sertifikası hizmetleri verildiğini,... web sitesinde bulunan ... ikonu üzerinde gelindiğinde ... linkinde bağlantı verildiğini, linkte bulunan ... sayfası iletişim bilgisinde .....yazdığını, sayfanın 20 Haziran 2014 tarihinde ... ismiyle oluşturulduğunu, 28 Ağustos 2018 tarihinde ... Web adıyla değiştirildiğini, sayfa profil resminde şeklinde kullanım olduğunu, ,... web archive kaydı kontrol edildiğinde 27 Mart 2013 ile 11 Ağustos 2025 tarihleri/aralığında toplamda 281 kez kaydedildiğini, 23 Mayıs 2013 tarihli web archive kaydında ... – ... TV – ... Web ibarelerinin olduğu tespit edildiğini, esas mahiyette, davalı yanın tespit edilen markasal kullanımlarının davacı yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceğini, değişen içtihat doğrultusunda haksız rekabetin tespiti talepleri bakımından nihai takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğunu, davalı yana ait ticaret unvanının terkini koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceğine dair rapor tanzim edilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava, markaya tecavüz, haksız rekabetin men'i, ref'i, ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller 6769 sayılı SMK’nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. maddede düzenlenmektedir. Kanunun 29/1-a bendinde 7. maddeye atıf yapılarak, “marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmanın” marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden olduğu belirtilmekte, daha sonra marka hakkına tecavüz sayılan diğer haller sıralanmaktadır. Bu durumda, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken 7. maddeyle 29. maddenin birlikte dikkate alınması gerekir.
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29/1-a maddesi marifetiyle 7/2-a maddesinde, “Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması”, 7/2-b maddesinde ise, “Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” marka hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında sıralanmıştır.
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/2-c maddesine göre ise, “Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması” 29/1-a maddesi marifetiyle marka hakkına tecavüz sayılan fiillerdendir.
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/3-ç maddesine göre, “İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması”, 7/3-d maddesine göre ise “İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.” hallerinde işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir.
Marka, bir işletmenin mal ve/veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal ve/veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayımlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarettir.
Markanın başkaları tarafından haksız kullanımı ve marka hakkının ihlali durumunda marka sahibi SMK'nın 149. Maddeki talepler ile 150 ve 151. Maddesinde düzenlenen maddi tazminat ve yoksun kalınan karı isteyebilecektir.
Bu kapsamda aşağıda sayılan fiiller marka hakkına tecavüz sayılmaktadır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 6769 sayılı kanunun 7. maddesinde belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
Markalar arasında benzerlik değerlendirmesi yapılırken bakılması gereken ilk husus markaların yanı ya da benzer mal veya hizmetler sınıfı için mi kullanılıp kullanılmadığı hususudur. Markaların kullanıldığı mal veya hizmet sınıfları aynı ya da benzer bulunursa bir sonraki aşama olan markaların benzerliğinin değerlendirilmesine geçilmektedir. Söz konusu markaların benzerlik değerlendirilmesi yapılırken yerleşik içtihatlara göre görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlikleri bakımından incelenmeli daha sonra markaların bir bütün halinde tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali doğurup doğurmayacağı değerlendirilmelidir.
Bilindiği üzere 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu md.39 ve devam eden maddelerinde de belirtildiği üzere, ticaret unvanı tacirin, ticari işletmesine ilişkin işlemleri yaparken ve bu işlemlerle ilgili senet ve diğer evrakları imzalarken kullandığı addır. Buna göre ticaret unvanının işlevi, ticari işletmenin sahibi olan tacirin diğer tacirlerden ayırt edilmesini sağlamaktır.
İşletme adı ise; TTK md.53’te
: “işletme sahibi ile ilgili olmaksızın, doğrudan doğruya işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırt etmek için kullanılan ad” olarak tanımlanmıştır. İşletme adının fonksiyonu ticari işletmeyi işleten tacirin değil, bizzat ticari işletmenin benzer işletmelerden ayırt edilmesine yöneliktir. İşletme adında serbestlik ilkesi vardır. İşletme sahibi, başkasının hakkına tecavüz etmemek ve kamu düzenine aykırı olmamak koşuluyla istediği adı seçebilir.
Mülga 556 s. KHK ve 6769 sayılı SMK’da düzenlenen marka ise, ticaret unvanı ve işletme adından farklı bir amaca hizmet eden tanıtıcı bir işarettir. Marka, taciri ya da ticari işletmeyi değil, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmek için kullanılır. Buna göre fonksiyonu tümüyle ticari işletmenin ürettiği, pazarladığı mal veya hizmetleri diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmektir.
Görüldüğü gibi SMK uyarınca marka sahibinin 3. Kişilerin markasal kullanımını engelleme hakkı bulunduğu gibi SMK 7/3-e bendine göre, tescilli bir markayı oluşturan işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak başkaları tarafından kullanılması halinde, marka sahibi bu kullanımları yasaklama hakkına da sahiptir. Bu hüküm, marka sahibine, marka işaretinin tescilli bir ticaret unvanı ve işletme adında kullanılması halinde de yasaklama yetkisi vermekle birlikte söz konusu hükmü tüm ticaret unvanı kullanımlarını kapsayacak şekilde geniş yorumlamak mümkün değildir. Bu nedenle tescilli ticaret unvanının kullanımının yasaklanabilmesi için kullanımın markanın fonksiyonlarına zarar vermesi veya kullanım sonucunda haksız bir yararlanmanın söz konusu olması gerekir (Karasu, Rauf/Suluk, Cahit/Nal, Temel, Fikri Mülkiyet Hukuku, Ankara 2017, s. 213 vd.).
Davamız ile benzer konuda Y11 HD ... E - ... K ve █████/2015 tarihli ilamında; TTK'nun 54. maddesi uyarınca davacı, iltibasa neden olan ticaret ünvanının terkinini isteyebilme hakkına sahiptir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa dönüldüğünde Davacı yana ait .. kod numaralı “...” ibareli tanınmış marka, ... kod numaralı "şekil" görseline sahip "..." ibareli tanınmış marka adlı markasının davacı ... Bank Anonim Şirketi adına tescilli olduğu, ... kod numaralı 29.12.2023 başvuru tarihli "şekil" görselini haiz markanın, Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ... Sınıflarında 30.12.2019 tarihinde davacı yan ... Bank Anonim Şirketi adına tescilli olduğu, bu şekilde seri kullanımlara sahip davacının markasının tanınmış marka olduğu kanaatine varılmıştır.
Davaya konu davalı yana ait ticaret unvanı ise ... Şirketi şeklinde olup; davalı yanın .... Ticaret Odası’na kaydı bulunmaktadır. ... tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yer alan ilan incelendiğinde ... sicil ....Şirketi
unvanlı firmanın tescil edildiği görülmüştür.
Davacı tarafın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen haksız rekabete ilişkin talebinin yargıtay güncel kararları doğrultusunda; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek haksız rekabete yönelik talepler yönünden, (Yargıtay 11.HD'nin ...E- ... K., ... E- ...K.,... E- ... K., ... E-K, ... E-K sayılı kararları) da göz önüne alınarak reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamında denetime elverişli alınan bilirkişi raporu ve ek rapor doğrultusunda hüküm kurulması kanaatine varılmıştır.
Davalı yanın ... Şirketi şeklindeki ticaret unvanının esas unsuru ... şeklindedir. Davacı yanın ticaret unvanının esas unsuru da ... şeklindedir. Davalı ticaret unvanında davacıların ticaret unvanın esas unsuru ve davaya mesnet ... ibareli markalar aynen ihtiva edilmektedir. Davaya mesnet markaların ana unsuru olan “...” ibaresi davalı tarafa ait ticaret unvanının vurgu noktası olduğu aşikârdır.
Taraflara ait unvanların ilk kelimeleri aynı olmakla birlikte hemen ardından gelen unsurlar taraflara ait firmaların konularını ihtiva etmesinden ötürü ayırt edicilik bakımından tali unsurlar niteliğindedir.
Davacı tarafın “...” ana unsurlu 2 adet tanınmış markasının yanı sıra TURKPATENT nezdinde 300'den fazla marka bulunması ve ilgili markaların Davalı yanın iştigal ettiği mal/hizmet sınıflarıyla örtüştüğü tespit edilmiştir.
tüm bu nedenlerle davalı kullanımlarının davacıya ait "..." markasına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davalının eylemlerinin durdurulmasına ve önlenmesine karar verilerek yukarıdaki açıklamalar ışığında "..." ibaresinin ticaret ünvanından terkinine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
2-Davalının, davacının "..." markasından doğan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine,
3-Davalının ticaret unvanında bulunan "..." ibaresinin ticaret unvanından terkinine,
4-Haksız rekabete ilişkin taleplerinin REDDİNE, 5-Erişimin engellenmesi talebinin kabulüne,
6-Hüküm özetini karar kesinleştiğinde Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafları davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 732.00-TL karar harcından daha önce yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile kalan 304,40-TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen marka hakkına tecavüz yönünden davacı yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen haksız rekabet yönünden davalı yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yatırılan toplam 855.20-TL harcın (peşin+başvuru) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı tarafından yapılan
: 27.500,00-TL bilirkişi ücreti, 300-TL posta gideri olmak üzere toplam 27.800,00-TL kabul ve red oranına göre hesaplanan 22.240,00-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
12-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa
İadesine,
Dair, HMK'nın 341 ve 345 maddeleri gereğince, davacı vekilinin yüzüne ve davalı vekilinin e - duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Açık yargılamaya devam olundu. █████/2026
Katip
¸
Hakim
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!