Anahtar kelimeler: İsmine Ohal Listede Talebiyle Eki Göreve Beşinci Yolunda Kararnamenin Komisyonuna
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: ██████████
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...
Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ...
Vekili
: Av. ...
İstemin Özeti
: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, Bank Asya hesap hareketlerinin bankacılık işlemlerine ilişkin olduğu, söz konusu dernekten 28 Nisan 2010 tarihinde çıkarıldığı ve bu tarihten sonra FETÖ/PDY ile bağlantılı hiçbir derneğe üye olmadığı, kişiselleştirme yapılmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, savunma hakkı tanınmadığı, hakkında hiçbir somut delilin bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi
: ...
Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
(X)KARŞI OY
:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle █████/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası █████/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:██████████, █████/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; █████/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, █████/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, █████/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), █████/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, █████/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, █████/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, █████/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır.
Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip █████ Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin █████/2017 tarihli ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde Ankara 19.Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen █████/2018 gün ve E:███████, K:████████ sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır.
Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikasında, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği █████/2016 veya Sendikanın kapatıldığı █████/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir.
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; dava konusu işlemde, davacının, Şubat 2014-Temmuz 2016 tarihleri arasında Aktif Eğitimciler Sendikasına üyeliğinin bulunduğu belirtilmiş ise de, son olarak 2016 Nisan döneminde davacıdan sendika kesintisi yapıldığının görüldüğü, bu tarihten sonra ilgili sendikaya üyeliğinin bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin de olmadığı, öte yandan, davacının kapatılan Adana Eğitim Gönüllüleri Derneğindeki üyeliğinin de 2010 yılı itibariyle sona erdiği anlaşıldığından, anılan sendika ve dernek üyeliğinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak kapsamında davacı aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Bununla birlikte, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile davacı hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-(e) maddesi gereğince beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür. Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararında ''...sanığın örgütsel talimat sonrasında hesabındaki TL artışı ile örgüte mali destek sağlayarak üzerine atılı suçu işlediği iddia edilmiş ise de sanığın, bu bankada █████/2004 tarihinde vadesiz hesap açtığı, █████/2014 tarihinde 1.500 TL tutarlı katılım hesabı açtığı ve █████/2014 tarihinde bu hesabı kapatarak aynı gün 2.360,40 TL tutarlı yeni bir katılım hesabı açtığı ve bu hesabını █████/2015 tarihinde kapattığı, son olarak █████/2015 tarihinde 1.320 USD tutarlı katılım hesabı açtığı ve █████/2015 tarihinde bu hesabını da kapattığı; örgütsel talimat üzerine Bank Asya'ya para yatıran kişilerin, TMSF tarafından, bu bankanın % 63 lük hissesine el konulan █████/2015 tarihi ve bankanın tamamına el konulan █████/2015 tarihi itibari ile bu bankadaki mevduatlarını çekme eğilimine girişmelerine rağmen, sanığın; talimat tarihi öncesi ile şüphe uyandıracak bir uyumsuzluk göstermeyen aylık hesap bakiyesini bu bankaya yönelik TMSF müdahalesine rağmen de uzun süre koruduğu, bu nedenle işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olarak değerlendirildiği; sanığın alınan savunmasında, oğlunun 2015 yılında evleneceğinden sebeple para biriktirmek için zaman zaman maaşından ayırdığı para miktarları bu bankaya yatırdığını ancak örgüt talimatı ile para yatırmadığını savunduğu; ayrıca oğlunun 2015 yılına ilişkin düğün davetiyesi suretini de dosyaya sunduğu, yine her ne kadar sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı ile kapatılan Aktif Sen Sendikasına ve Adana Eğitim Gönüllüleri Derneğine üyeliği bulunmuş ise de sanığın herhangi bir örgütsel talimatla bu sendika ve derneklere üye olmadığını savunduğu ve sanığın iş bu savunmasının aksini gösterecek herhangi bir delilin bulunmadığı...'' şeklinde tespitlere yer verilmiştir.
Dava dosyasının ve yukarıda yer verilen davacı hakkındaki ceza mahkemesi kararının birlikte incelenmesinden; dava konusu işlemde, davacının, Bank Asya'daki hesabına █████/2014 tarihinde 1.150,00-TL, █████/2014 tarihinde 1.500,00-TL, █████/2014 tarihinde 2.000,00-TL ve █████/2015 tarihinde 3.100,00-TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu tespiti bulunmakta ise de; silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yürütülen ceza yargılamasında Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemlerine ilişkin olduğu tespit edilerek davacı hakkında beraat kararı verildiği, öte yandan, Bank Asya hesap hareketlerinin incelenmesinden; hesabının ilk olarak █████/2004 tarihinde açıldığı, söz konusu hesapta talimat dönemi öncesinde ve bankanın TMSF'ye devredildiği tarihten sonrada bankacılık işlemlerinde bulunulduğu, ilgili banka hesabında örgüt liderinin talimatıyla bir işlem gerçekleştirdiğine dair somut bir tespitin de bulunmadığı görüldüğünden, Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Kimse Yok Mu Derneğine gönderilen paranın ve Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemenin örgüte destek amacıyla yapıldığına ilişkin herhangi bir delil veya tespitin bulunmaması karşısında söz konusu tespitlerin de örgütle irtibatına veya iltisakına ilişkin bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır.
Bu durumda, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı, davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin açıklamalı olarak reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!