Anahtar kelimeler: Kumaş Dünya Çeyiz Genelinde Satımdan Bam Tekstil İşlettiği Şahıs Firması

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ5. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
:...DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ...DAVANIN KONUSU
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dünya genelinde tekstil, çeyiz eşyaları, kumaş ve benzeri eşyaların satışı yaptığını, müvekkili şirket ile davalı tarafın işlettiği ... Tekstil isimli şahıs firması ile █████/2018 tarihinde yapılan sözlü anlaşmaya göre davalı tarafın müvekkili şirkete KDV dahil 3,24TL'den toplamda 50.000,00TL'lik kadife kumaş vermeyi taahhüt ettiğini, karşılığında müvekkili şirketin 50.000,00TL kıymetli evrak vermeyi üstlendiğini, davalının söz konusu kadife kumaşları █████/2018 tarihine kadar müvekkili şirkete teslim etmeyi taahhüt ettiğini, ilk etapta █████/2018 tarihinde toplamda 17.376,12TL'lik kumaş gönderdiğini, buna ilişkin davalı tarafça müvekkiline fatura kesildiğini, bunun karşılığında da müvekkili şirketin ... ... Bankası A.Ş, ... ... Şubesinin, ... Seri Numaralı, █████/2019 Keşide Tarihli, Keşide Yeri Gaziantep olan, 50.000,00TL bedelli bir adet çeki davalı tarafa teslim ettiğini, davalı tarafın, çekin malikinin çekleri ödemediğini, çekleri yazdırdığını, bu sebeble çekin vadesi gelmeden üstlenmiş olduğu teslimatları gerçekleştirmeyeceğini söylediğini , söz konusu çekin █████/2019 tarihinde davalı tarafça tahsil edildiğini, ancak davalı tarafından teslimatların yapılmadığını, 32.623.88TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı tarafın 20.03.2019 tarihinde sözlü olarak kumaş alım satım sözleşmesi yaptığını, faturasını kestiğini ve kumaşları teslim ettiğini, söz konusu kumaşın ödemesinin ise █████/2018 tarihli ... seri nolu ve █████/... tarihli ... seri numaralı çeklerle yapıldığını, çek fotokopilerinin altına ise davalı şirket sahibi tarafından 27.06.2019 tarihinde "bakiye kalan 19.000,00TL kardeşim ... ... hesabından ... hesabına gönderilmiştir. Çekler elden teslim alınmıştır" yazıldığını, bakiye alacağın bu haliyle kalmadığını, bu olaylardan sonra davacının müvekkilinden 50.000,00TL borç istediğini, ödeme yapamazsa mal teslim edeceğini söylediğini, müvekkilinin ise mal teslim vaadinin yeterli olmadığını, karşılığında çek istediğini beyan ettiğini, bunun üzerine dava konusu çeki cirolayarak müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin alacağını tahsil etmek adına icra takibini başlatmadan önce çek keşidecisini aradığını ve çeki tahsil ettiğini, müvekkilinin ciro ilişkisinde 3. kişi ve iyi niyetli hamil konumunda olduğunu, bu nedenle de davanın reddi talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;Davacı ile davalı arasında, ticari defter ve kayıtlardan, faturalardan anlaşıldığı üzere ticari satım ilişkisinin mevcut olduğu, davalının, davacı tarafından kendisine verilen çekin borç para verilmesi karşılığında verildiğini iddia ettiğini ve Bu durumda taraflar arasındaki ilişkinin vasfını değiştirir nitelikte yapılan savunmada ispat yükünün davalıya geçtiğini, fakat davalının aradaki ilişkinin karz akdinden doğduğunu ispatlayamadığını, Aksine kesilen faturadan ve kayıtlardan taraflar arasındaki ilişkinin ticari mal satımına ilişkin olduğunun ispat olunduğunu, dolayısıyla bilirkişinin yaptığı hesap da gözetildiğinde, teslim edilen mallara ilişkin bedelin, tahsil edilen çek bedelinden düşüldüğünde, bakiye 27.908,07TL'nin davalı tarafından davacıya iadesi gerekeceği, sözleşmedeki ediminin davalı tarafça yerine getirilmediği gözetilerek "Davanın kısmen Kabulüne, 27.908,07TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 17.376,12TL'lik kumaşı teslim ettiğini, bunun karşılığında müvekkilinin 50.000TL bir adet çeki davalı tarafa teslim ettiğini, çekin █████/2019 tarihinde davalı tarafça tahsil edildiğini, ancak kalan teslimatların yapılmadığını, müvekkilinin davalı taraftan 32.623,88TL alacaklı olduğunu, davanın tümden kabulü gerektiğini, ayrıca hükümde davalı lehine reddolunan kısım üzerinden maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile 20.03.2019 tarihinde sözlü olarak kumaş alım - satım sözleşmesi yapıldığını, faturasının kesildiğini, kumaşların da teslim edildiğini, söz konusu kumaşın ödemesinin █████/2018 tarihli ... seri nolu ve █████/2018 tarihli ... seri numaralı çeklerle yapıldığını, çek fotokopilerinin altına ise davalı şirket sahibi tarafından 27.06.2019 tarihinde "bakiye kalan 19.000,00TL kardeşim ... ... hesabından ... hesabına gönderilmiştir. Çekler elden teslim alınmıştır." şeklinde yazıldığını, buna göre bakiye alacak kalmadığını, bundan sonra davacının davalı müvekkilinden 50.000,00TL borç istediğini, davacının bunun üzerine dava konusu çeki cirolayarak müvekkiline teslim ettiğini, aradan geçen sürede davacının ödemeyi ertelemesi üzerine , davalının çek keşidecisini aradığını ve çeki tahsil ettiğini, Bahsi geçen çekin şirket ile alakasının olmadığını ancak muhasebe defterlerine kayıt yapılmasının nedeni bu alacağın şirket alacağı zannedilip sehven kayda geçirildiğini, █████/2019 tarihinde kayıt düzeltme yoluyla yapılan yanlışlığın giderildiğini, müvekkilinin, ciro ilişkisinde 3. kişi ve iyi niyetli hamil konumunda olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması sebebi ile davanın kısmen kabulü kararının kaldırılmasını ve davanın usulden ve esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:Dava, Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davanın Davanın kısmen Kabulüne, karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Eldeki davada; Taraflar arasında kadife kumaş alış verişine dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, yazılı bir sözleşme olmadığı, davacının davalı adına düzenlediği 17.376,12TL'lik fatura içeriği malların davacıya teslim edildiği, her iki tarafında kabulündedir. Davacı teslimi taahhüt edilen mal nedeniyle 50.000TL'lik █████/2019 tarihli çek verdiğini, bunun karşılığında 17.376,12TL'lik mal teslim edildiğini, kalan 32.623.88TL'lik malın teslim edilmediğini, ancak çek bedelinin █████/2019 tarihinde dava tarafça tahsil edildiğini, iddia ederek bu miktar alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı taraf ise ticari ilişkiyi kabul etmiş, sözlü olarak yapılan anlaşma gereğince kumaşın faturasının kesildiğini, kumaşların da teslim edildiğini, bedelinin █████/2018 tarihli ... seri nolu ve █████/2018 tarihli ... seri numaralı çeklerle yapıldığını, çek fotokopilerinin altına ise davalı şirket sahibi tarafından 27.06.2019 tarihinde "bakiye kalan 19.000,00TL kardeşim ...i ... hesabından ... hesabına gönderilmiştir. Çekler elden teslim alınmıştır." şeklinde yazıldığını, buna göre bakiye alacak kalmadığını, Davacının iddiasına konu 50.000,00TL'lik çekin davacının kendisinden borç para istemesi nedeniyle onun tarafından cirolanarak verildiğini, bu çekin davacı tarafça ödenmemesi üzerine çek keşidecisinden tahsil edildiğini, savunmuştur.Tarafların defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, davacı defterlerine göre; davalı tarafa 30.03.2018 tarihinde 50.000,00TL'lik çek verildiği, karşılığında 31.03.2018 tarihinde 17.376,12TL'lik emtia alındığı ve kalan bakiyesinin 32.623,88TL olduğu, 2019 yılına ilgili bakiyenin "Verilen Avanslar Hesabı'nda" devretmiş olduğu tespit edilmiş ,Davalı defterlerine göre ise; davalının 2018 yılı kayıtlarına göre davacıdan 50.000,00TL tutarında çek aldığı, davacıya 17.376,12TL tutarında satış faturası düzenlediği, 2017 yılı devir bakiye alacağının 4.745,81TL olduğu, davalının 2018 yılı sonunda davacıya 27.878,07TL borçlu göründüğü, bu borca kayıtlarında alınan sipariş avansları hesabında 2019 yılına devir ettiği, 2018 yılı sonunda davacı ile davalı arasındaki hesap farkının 4.745,81TL olduğu, yapılan tespitlerin 2018 yılı sonu kayıtlarına göre yapıldığı,2019 yılı Ticari defterleri kayıtlarına göre, █████/2019 tarihinde yevmiye defterinde yevmiye kaydında "düzeltme Kaydı" açıklaması ile 27.878.07TL tutarın alıcılar hesabına geri aktarıldığı, ve alıcılar hesabında kayıtlı 50.000TL bedelli davacıdan alınan çekin yevmiye defterinin █████/2019 tarihli yevmiye kaydında █████/2018 tarihli 189 yevmiye kaydı düzeltme açıklamasıyla cari hesaba borç kaydı yapılarak hesaplardan çıkarıldığı ve kayıtlar düzeltilerek cari hesap oluşturulduğu, davacıdan yapılan düzeltme kayıtları sonucunda 22.121,93TL alacaklı göründüğü, davalının davacıya 22.121,93TL bedelinde mal ve hizmet teslimi yaptığı ve davacının davalıya düzenlediği 30.04.2019 vadeli 50.000,00TL bedelli çek ile ilgili, 31.07.2019 tarihinde 55.030,00TL tahsilat yaptığı, yapılan bu tahsilattan 5.000,00TL avukatlık ücreti olarak tahsil edildiği, kalan 50.030,00TL davalının tahsilatı olduğu, Dava tarihi itibariyle (31.10.2019) davalının davacıya (50.030,00-22.121,93)=27.908,07TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.Davalı her ne kadar 50.000TL'lik çeki borç para karşılığı aldığını iddia etmekte ise de, bu yöndeki iddiasını ispatlayamadığı, dosyaya sağlanan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre, taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının verdiği 50.000TL'lik çekin davalı defterlerine █████/2018 tarihinde kaydedildiği, █████/2018 tarihli 17.376,12TL'lik faturanın her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu miktar malın davacıya teslim edildiği, ancak mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalının tahsil ettiği çek miktarı ve teslim edilen mallar ile 2018 yılına devir beyan edilen 4.745,81TLnin tahsil edilen çek bedelinden düşüldüğünde, bakiye 27.908,07TL'lik mal teslim edildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşıldığından bu miktarı alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.Her ne kadar davalı yargılama aşamasında ve istinaf dilekçesinde; söz konusu kumaşın ödemesinin █████/2018 tarihli ... seri nolu ve █████/2018 tarihli ... seri numaralı çeklerle yapıldığını, çek fotokopilerinin altına ise davalı şirket sahibi tarafından 27.06.2019 tarihinde "bakiye kalan 19.000,00TL kardeşim Ali Çelik hesabından ... hesabına .... Çekler elden teslim alınmıştır." şeklinde yazıldığını, buna göre bakiye alacak kalmadığını, iddia etmekte ise de bu çeklerin davaya konu edilen kumaş alım satımına ilişkin olduğu kanıtlanamamış, bilirkişi raporunda da bu çekler ile ilgili tespit yapılmamıştır. Davalı tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekilnin istinaf incelemesi yönünden ise :Davacı tarafından davalı aleyhine 32.623.88TL'nin tahsili talep edilmiş, İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulü ile; 27.908,07TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna gelinerek, reddedilen 4.715,81TL yönünden istinaf talebinde bulunmuştur.HMK 355.maddesi gereğince istinaf incelemesi sadece istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir. Kesinlik sınırı da kamu düzeni ile ilgilidir.6763 sayılı Kanunun 41.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince karar tarihi (2021 yılı) itibariyle 5.880,00TL'nin altında kalan red veya kabul kararları kesin olup, istinaf yolu kapalıdır.Bu sebeple ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar davacı yönünden kesin olup, istinaf kanun yolunun kapalı olmasından dolayı davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Acıklanan nedenlerle; Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, mahkemece karar yerindeki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, davalı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalının istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan, davacı vekilinin usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin USULDEN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,4-Davalıdan alınması gerekli 1.906,40TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 476,60TL'nin mahsubu ile bakiye 1.429,80TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı ve davalı üzerinde bırakılmasına,6-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. █████/2024...Başkan...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Katip...¸e-imzalıdır