Anahtar kelimeler: Httpscom Yayına Faizleri Sitesinden Taşımayan Yayın Fiilden Haber Saldırı Basın

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararBirleşen istanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi-████████ E.-████████K. Sayılı Dosyasında;DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)|TazminatİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; Basın ve yayın yolu ile Müvekkil şirketin kişilik haklarına saldırı sebebiyle, https://......com sitesinden ..../███████ tarihinde haber değeri taşımayan yayına ilişkin olarak; 100,000 TL manevi tazminatın; yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ve mahkememizin birleşen ████████ esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde; Basın ve yayın yolu ile Müvekkil şirketin kişilik haklarına saldırı sebebiyle, https://......com sitesinden.../███████ tarihinde haber değeri taşımayan yayına ilişkin olarak; 100,000 TL manevi tazminatın; yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçelerindende; Öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ E. sayılı ve İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ E. sayılı dosyaların birleştirilmesine karar verilmesini, herhalükarda haksız ve mesnetsiz ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Davalı ....... ait sigorta gündem ve birleşen dosyada ...... isimli web sitelerinde ..../███████ tarihinde yapılan "...- ..." şeklinde habere yer verildiği, haberde kullanılan ifadelerin davacının ticari itibarını zedelediği gerekçesi ile mahkememize dava açıldığı anlaşılmıştır.Davalı basın organının toplumu bilgilendirme ve kendi kanaatlerini yayma özgürlüğü kapsamında eleştirilerini dile getirme hakkı bulunduğu, dava konusu köşe yazısının başlığının okuyucunun ilgisini artırmak için bu şekilde yayımlandığı, devamında haber içeriğinin davacının kişilik haklarına saldırı içerik içermediği, haberin yayınlandığı yer hitap ettiği kitle göz önünde bulundurulduğunda davacının ticari itibarını zedeleyecek boyutta görülmediği, bunun yanında emsal Yargıtay kararı da dikkate alındığında, haberin içeriği ve veriliş şeklinin basın özgürlüğü sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından asıl dava ve birleşen davanın reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurul muştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, davaya konu ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığını, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.Anayasa Mahkemesi'nin emsal nitelikte █████/2024 tarih ███████████ esas sayılı ilamı ve benzer nitelikteki davalarda vermiş olduğu kararlarında ".... kullanılan dil ve üslup muhatabı açısından rahatsız edici olabilir. Somut unsurlarla desteklenmiyorsa değer yargısı ölçüsüz olabilir. Ancak Anayasa Mahkemesinin benimsediği gibi demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan, toplumun ilerlemesi ve bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler ya da fikirler için değil aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerlidir (Emin Aydın (2), B. No: █████████, 25/6/2015, § 35; Bekir Coşkun, § 52). Nitekim basın özgürlüğünün kapsamının demokrasi ile yakın ilişkisinin doğal sonucu olarak bir dereceye kadar abartıya ve provoke etmeye izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiği kabul edilmelidir (Ali Suat Ertosun, B. No: █████████, 15/4/2015, § 66; Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri, § 102).Taraflar arasında mevcut polemik de dikkate alındığında yayının tümüyle keyfî bir kişisel saldırı oluşturduğu söylenemez. Üstelik davacının toplumsal konumu gereği, kendilerini hedef aldığını iddia ettikleri yazıya cevap verme ve bu cevabı geniş kitlelere ulaştırma imkânına sahip oldukları da gözardı edilmemelidir. Kaldı ki kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği öne sürülen ifadelerin başvurucu üzerinde kayda değer somut bir etki yarattığına dair herhangi bir iddia da bulunmamaktadır." gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuruların reddine karar verdiği gibi, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de emsal nitelikteki pek çok ilamında, aynı şekilde basın ve ifade özgürlüğünün geniş yorumlanması gerektiğine karar vermiştir.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, benzer olaylarda vermiş olduğu kararlarda basın özgürlüğü kapsamında belli ölçüde abartıya ve hatta tahrik yoluna başvurmanın mümkün olduğuna (Prager ve Oberschlick v. Avusturya, 26 Nisan 1995, § 38, A serisi, No. 313) işaret edilmekte, ayrıca özel hayata yapılan müdahalenin ortaya çıkacak kamu yararından daha ağır basacak kadar ciddi olmadığı durumlarda basın özgürlüğünün korunması gerektiğini (Haldimann ve diğerleri – İsviçre) ifade etmektedir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici sebeplere, davaya konu söz ve ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde,basının haber verme hakkı, toplumunda haber alma hakkının bulunmasına, güncel olan konuların yayıncılık tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı söylemlere yer verilip iddia kapsamında aktarılmış olmasına, basın ve ifade özgürlüğünün, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olup, bu durumun demokratik toplumun gereği olmasına, açıklanan sebeplerle davaya konu haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kalıp buna göre somut olayda Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesindeki manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmamasına, İlk Derece Mahkemesi kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/.. Esas 2024/. Karar sayılı █████/2024 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,4-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026