Anahtar kelimeler: Raflarda Cama Kepenk İçeriye Mekanizmayı Çaldıklarını Makinaları Kilit Sabah Açarak

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 15.10.2025
KARAR TARİHİ
: 17.02.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ----- nolu poliçe ile sigortalı ----- ------ adresindeki iş yeri, davalı şirketle yapılan sözleşme uyarınca güvenlik sisteminin kurulduğunu ve çalışmasının taahhüt edildiğini, sigortalı iş yerinde 26.11.2023 tarihinde mesai öncesinde sabah saatlerinde hırsızlık olayı meydana geldiğini ve hırsızların sigortalı şirketin iş yeri ana giriş kapısına gelerek - kepenk kilit ve mekanizmayı açarak içeriye girerek giriş kısmında, raflarda yer alan el aletleri ve makinaları çaldıklarını ve iş yerine ait kepenk, demir kapı ve cama zarar verdiklerinin tespit edildiğini, iş yerinden çalınan malzemelerin, muhtelif marka ve ebatlarda, somun sıkma, matkap, vidalama, taşlama, karot, kırıcı, matkap ucu, max kapucu makine ve aksamlar olduğunu, bağımsız eksperce, zarara konu tespit edilen hasar sebebi ile beyan edilen sebebin uyumlu bulunmuş olup zararın davalının kusuruyla gerçekleştiği ve sigortalının herhangi bir kusurunun olmadığının tespit edildiğini, raporda; "Poliçe üzerinde yer alan hırsızlık güvenlik önlemleri çerçevesinde işletmenin bulunduğu alanın kapı pencere alanlarının demir kepenk, korugan ile kapalı olduğu tespit edilmiş ve ilgili şartı yerine getirdiği görülmüştür. Sigortalının bu şarta ek olarak alarm şartınıda sağladığı görülmüş, ancak ----- firmasının kusuru sebebiyle (sigortalıdan elde edilen belgelerden bu yönde kanaat oluşmuştur) alarm sisteminin devreye girmediği anlaşılmıştır. İlgili Alarm şartının yerine getirilmemiş olmasının hasarın teminat dışı değerlendirilmesi yönünde poliçe şartları açısından olumsuzluk teşkil etmediği poliçe özel şartlarından görülmüştür." tespitlerine yer verildiğini, bu bulgu ve değerlendirmelere göre sigortalı şirkete 05.02.2024 tarihinde toplam 704.623,00-TL ödeme yapıldığını, yapılan hasar ödemesinin kusuru bulunan davalı şirketten TTK.nun 1472 vd maddeleri uyarınca rücuen ödenmesi talep edilmişse de bundan imtina edildiğini, yapılan icra takibine de haksızca itiraz edildiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşılamadığını, davaya sebep olan hırsızlık olayının ------ İlçesinde meydana gelmiş olup takip ve davanın da bu ilçenin bağlı olduğu yargı çevresinde başlatıldığını, bu nedenle yetki itirazının reddedilmesini, davalının zaman aşımı itirazının reddini, tüm bu nedenlerle; ----İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazın iptalini, takibin aynen devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hiçbir iddiasını kabul anlamına gelmemesi kaydıyla davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın mahkemenin yetkisiz olması nedeni ile usulden reddini, davacının hiçbir iddiasının kabulü mümkün olmamakla birlikte, davacı tarafın dava dilekçesinin ekinde hiçbir delil sunmadığını, iddialarını ispat edemediğini, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu gözetilerek davacının bundan sonra dosyaya sunabileceği hiçbir belge, kayıt ve benzeri delilin dosya kapsamına alınmasına muvafakatinin olmadığını, davacı tarafın, somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı tarafın delillerini Usul Hukuku hükümlerine uygun bir biçimde göstermediğini, müvekkili ile dava dışı sigortalı ----- arasında bir adet güvenlik sistemi hizmet sözleşmesinin akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında belirtilen güvenlik teçhizatı ve tüm ürünler çalışır vaziyette, eksiksiz ve her türlü fiili ve hukuki ayıptan ari olarak müşteriye teslim edildiğini, davacı tarafın, dava konusu edilen taleplerini sigorta şirketi tarafından alınan ekpertiz raporuna dayandırdığını ancak müvekkilinin yokluğunda alınan, müvekkiline tebliğ edilmeyerek itirazlarının değerlendirilmediğini, tek yanlı alınan bir rapora dayalı olarak hak iddia edilmesinin mümkün olmadığını, davacının hiçbir iddiasını kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, Mahkemenizce hırsızlık olayının yaşandığı iddia edilen taşınmazda keşif de yapılması sureti ile rapor tanzim edilmesi gerektiğini, davacının hiçbir iddiasını kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dahi dava dışı sigortalının müterafik kusuru bulunmadığını, davacı tarafın, dava dışı sigortalısının uğradığını iddia ettiği zararlara ilişkin ticari defterleri, uğradığını iddia ettiği zarara ilişkin fatura, sevk irsaliyesi, herhangi bir üretim belgesi, herhangi bir ihracat belgesi, alım yapıldığına ve fatura tanzim edilip vergilendirildiğine dair BS-BA formları başta olmak üzere herhangi bir vergilendirme kaydı ve sair hiçbir delil niteliğinde belgenin sunulmadığını, müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında bulunan güvenlik hizmet sözleşmeleri garanti ve sigorta sözleşmesi niteliğinde olmadığını, davacının iddia ettiği zarar ile müvekkilinin kusuru arasında illiyet bağı kurması gerektiğini, söz konusu hırsızlıkla ilgili yapılan soruşturma/kovuşturmanın bekletici mesele yapılmasını, tüm bu nedenlerle; öncelikle huzurdaki davanın yetki ve sair usuli itirazları doğrultusunda usulden reddini, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davanın esastan reddini, tüm yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; yangın sigortası kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen bedelin davalıya rücu edilmesi için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dava dışı sigortalı---- caddesi, no------ poliçe numaralı geniş kapsamlı yangın paket katılım sigorta poliçesi ile 06.02.2023 tarihi ile 06.02.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır.
Sigortalı iş yerinde 26.11.2023 tarihinde mesai öncesinde sabah saatlerinde hırsızlık olayı meydana gelmiş ve iş yerindeki bazı eşya ve malzemeler zarar görmüştür. Meydana gelen zarar sebebiyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 05.02.2024 tarihinde 704.623,00 TL ödeme yapılmıştır.
Sigortalı ------Şirketi ile davalı arasında elektronik güvenlik sistemi hizmet sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı sigorta şirketi, dava konusu olayın davalının kusurundan kaynaklandığını beyan ederek sigortalısına ödediği bedeli, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için ---- İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı dosyasında 704.623,00 TL asıl alacak ve 403.343,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.107.966,00 TL üzerinden icra takibine geçmiş, davalı tarafça borca ve ferilere itiraz edilmiş, icra dairesinin yetkisiz olduğu, yetkili icra dairesinin davalının adresinin bağlı olduğu ------ İcra Daireleri olduğunu beyan etmiş, takip durmuş ve davacı tarafça somut itirazın iptali davası açılmıştır. TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.TTK'nın 1472.maddesinde (eski TTK 1301) düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir. Sigortalının ve davalının tacir olması ve uyuşmazlığın sigortalının ve davalının ticari işletmesinden kaynaklanması sebebiyle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu alacak talebi haksız fiilden kaynaklanmamakta olup davalı tarafından sigortalıya karşı yapılan haksız fiil bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sigortalı ile davalı arasında yapılan sözleşmede davalıya yüklenen edimlerin davalı tarafından gerektiği gibi yerine getirilmediği iddiasından kaynaklanmaktadır. Bu sebeple haksız fiilden kaynaklı davalarda yetki başlıklı 6100 sayılı HMK madde 16'nın somut davaya uygulanması mümkün değildir. 6100 sayılı HMK madde 10'da sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu yönündeki düzenleme ile sigortalı ve davalı arasında elektronik güvenlik sistemi hizmet sözleşmesinin ifa edileceği iş yerinin adresinin -----olması birlikte değerlendirildiğinde, mahkememizin ve -------İcra Dairelerinin yetkili olduğu düşünülebilir ise de cevap dilekçesi ekinde sunulan sözleşmenin "Anlaşmazlık Hali ve Bildirimler" başlıklı 9.2. Maddesinde, bu sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklarda ----- Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin tarafı olan sigortalı ve davalının tacir olması, yetkili mahkemenin açıkça belirtilmesi ve yetki kuralının uygulanacağı uyuşmazlık konusunun (elektronik güvenlik sistemi hizmet sözleşmesi) belirli olması sebebiyle geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf, icra dosyasına sunduğu borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisini itiraz ederek ----- İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu belirtmiştir. Taraflar arasında, yetkili mahkemenin ve icra dairelerinin ------- Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri olduğu kararlaştırıldığından davalı taraf icra dairesine yaptığı itirazda haklıdır.
İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. (HGK 28.03.2001 gün ve ------karar sayılı ilamları)
Davalı tarafça icra takibine karşı sunulan itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilerek yetkili icra dairesinin ------ icra dairesi olduğu bildirildiğinden, yukarıda açıklandığı üzere ------ İcra Daireleri yetkili olduğundan ve yetkili icra dairesinde usulünce başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir-----Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi █████/2022 tarih--- karar sayılı kararı)
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın usulden reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 13.381,46-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 12.649,46-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 191,50-TL vekalet harcı, 66,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 872,90-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından 87,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 (2) Maddesine göre davalı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ------ Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!