Anahtar kelimeler: Satımdan Şubesi Vade İstirdat Kambiyo Seri Takibi Çek Tutarlı Anadolu

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında davalı şirket tarafından ---- Şubesi, 125.000 TL tutarlı █████/2025 vade tarihli, ------ numaralı çek nedeni ile -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Sayılı dosyası ile ihtiyati haciz alınmış ve aynı çek dayanak gösterilerek --- İcra Müdürlüğü'nün ----Esas sayılı icra dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, yine davalı şirket tarafından ---- Şubesi, 125.000 TL tutarlı, █████/2025 vade tarihli, ---- seri numaralı çek dayanak gösterilerek ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas Sayılı dosyası ile müvekkiline yönelik ayrı bir kambiyo takibi başlatılmış ve ihtiyati haciz kararı alındığını, takip dayanağı çeklerin ciro kısmında bulunan imzaların, davaya konu icra dosyalarının diğer borçlusu olan------tarafından atılmadığını, bu şirket tarafından rızası dışında çeklerin elinden çıkmış olması nedeniyle ayrı ayrı ödeme yasağı koyulduğu, takiplere konu çekler üzerinde açıkça yazıldığını, ----- tarafından konu ile ilgili --- İcra Hukuk Mahkemesi'nin ---- sayılı dosyası ile borca ve imzaya itirazlarını içerir takibin iptali konulu dava ikame edildiğini, yine müvekkili şirket tarafından ---- İcra Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas Sayılı dosyası ile davaya konu ----- İcra Müdürlüğü'ne ait takibin iptali istendiğini, iş bu dosyaların da celbini talep ettiklerini, davaya konu icra dosyalarına konu edilen çeklerde ----- isimli şirketin ismi ve kaşesi taklit edilerek şirket yetkilisi ---- ait olduğu iddia edilen imzalar şirket yetkilisine ait olmadığı gibi ilgili çekler üzerinde bulunan şirket kaşesi de ----- isimli şirkete ait olmadığını, ciro silsilesi bozuk, ödeme yasağı bulunan çeklere dayalı olarak başlatılan kambiyo takipleri haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin borcu kabul etmemesine rağmen, verilen ihtiyati haciz kararı neticesinde ve cebri icra tehdidi altında her iki dosya borcunu tümüyle ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin çek iptal ve zayi açılan çeklerin yerine ----- firmasında yeni çekler keşide ettiğini ve bu çekleri ödediğini, TTK m. 5/A ile ilgili Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, zorunlu arabuluculuk için gerekli işlemlerin tamamlandığını ve sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile müvekkili hakkında davaya konu icra takiplerine dayanak olan ----- Şubesi, 125.000TL tutarlı, █████/2025 vade tarihli, ----- seri numaralı ve ----- Şubesi, 125.000 TL tutarlı, █████/2025 vade tarihli, ------ seri numaralı çeklerde bulunan imza ve kaşelerin ------ yetkilisine ait olmaması, çeklerde ayrı ayrı ödeme yasağı olması, ciro silsilesi her iki çekte de bozulmuş olması, sahte çek ile takiplerin başlatılmış olması ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle öncelikle müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, müvekkili şirket tarafından davaya konu icra dosyalarına yapılan 369.922,64 TL nin(fazlaya dair haklarımız saklıdır) faiziyle birlikte davalıdan istidardına ve davacı müvekkiline ödenmesine, davalı tarafın tarafın kötü niyetli davranışı nedeni ile dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı faktoring işleminin tarafı olmadığından 6361 sayılı yasa 9/3 madde hükmü gereğince herkese karşı ileri sürülebilecek defiler dışında bedelsizlik defini ve diğer kişisel defileri müvekkile karşı ileri süremeyecekleri açık olduğunu, davaya konu çeklerin metnine bakıldığında; faktoring müşterisinin ----- (fatura alacaklısı) olduğu, ondan önceki cirantanın -----. (fatura borçlusu) olduğu, yani davacınn temlik işleminin tarafı olmadığı ve dolayısıyla temlik işleminden önceki maddi vakıalara dayalı defileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, davaya konu edilen çeklerin alacağı tevsik eden Faturaya dayalı olarak ve 6361 sayılı yasa hükümlerine uygun şekilde yapılan faktoring işlemleri ile devir alındığını, Faktoring işlemi açısından 6361 sayılı yasada faktoring şirketlerine yüklenen başkaca yükümlülük bulunmadığını, Davacının 6361 sayılı yasa 9/3'ün ''meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.'' hükmü gereğince; müvekkilinin çekleri iktisap ederken bile bile davacılar zararına hareket ettiğini ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacının bu hususta somut olarak sunduğu bir delil bulunmadığını, çekten doğan imzayı inkar etmediğini, çek iptal davalarının hasımsız açıldığını ve bu davalarda verilen Ödeme Yasağı kararlarının çeki elinde bulunduran hamilin çekten kaynaklı müracaat haklarını(İİK.md.167 vd, TTK.md.808,810 vd) kullanmasına engel olmadığı açık olduğunu, yerleşmiş yargı kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, çeklerin hamilinin müvekkili olduğunu ve herhangi bir yargılama ile çeklerin müvekkilden istirdatına karar verilmediğini, davacının dava dışı kişilere yaptığı nakit ödemelerin veya evrak bazında ödemelerin, müvekkilinin hamili olduğu çeklerden doğan borcu sona erdirmeyeceğinin açık olduğunu beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükyetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE
: Dava; hukuki niteliği itibariyle; İstirdat davasıdır.26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinde özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir.
Bu kapsamda Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 25.11.2021 tarih ve ----- Karar sayılı kararı ile;
"1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; ...On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı...asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına" ve "15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" karar verilmiştir.Eldeki dava davacı aleyhine başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemli olup, ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------Sayılı dosyası ile ihtiyati haciz alındığının bildirildiği, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kredi, finansal kiralama yahut faktoring ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmakla TTK'nın 4. Maddesinin f bendi gereği bankalara, diğer kredi kuruluşlarına,finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarında ve Bankacılık Kanunundan kaynaklı davalarda ihtisas mahkemesi görevli olduğundan davanın da bankacılık işlemlerinden kaynaklı olduğu nazara alınarak mahkememiz görevi dışında kaldığı anlaşılmış, ----. veya -----. Asliye Ticaret Mahkemelerince bakılması gerektiğinden anılan mahkemelere dava dosyasının tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna iadesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dosyanın ---- Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere ------ Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
2-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,İlişkin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!