Anahtar kelimeler: İdava Vefatının Dul Yetim Eşinden Annesinin Yana Almaya Ederken Vefat
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Kurumdan vefat eden eşi ...'dan dolayı 01.11.2010 tarihinden bu yana ölüm (dul) aylığı almakta olduğunu, davacının eşinden maaş almaya devam ederken 2018 yılında annesinin vefatının ardından, davalı Kuruma başvurarak 25.05.1994 tarihinde vefat eden babası ...'den dolayı yetim aylığı talebinde bulunduğunu ve 08.02.2018 tarihi itibarıyla müvekkiline 4/1-b kapsamında yetim aylığı bağlandığını, davacının vefat eden babasından ve vefat eden eşinden dolayı aylık almakta iken davalı Kurumun uygulama değişiklikleri-hak sahibi kız çocuğunun maaş iptali adı altında 17.295,11 TL borç bildirim belgesi düzenleyerek davacıya tebliğ ettiğini, borcun doğduğu tarihin 17.09.2019 olarak tespit edildiğini, davacının itiraz süresi beklenmeden babasından dolayı aldığı yetim aylığının kesildiğini ve 08.02.2018-17.09.2019 tarihleri arasında vefat eden babasından dolayı almış olduğu yetim aylıklarının, haksız bir şekilde vefat eden eşinden dolayı almakta olduğu dul aylıklarından kesilerek tahsil edilmeye başlandığını, Kurumun işlemine karşı 03.01.2020 tarihinde itirazda bulunduklarını, buna karşılık Kurumun 12.02.2020 tarihli cevabı yazısı ile taleplerinin reddedildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 54. maddesi gereğince hem babasından hem de eşinden dolayı ölüm aylığı alabileceğini, davacının yaptığı başvurunun, Kurum tarafından yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın 08.02.2018 tarihinden itibaren yetim aylığı yatırıldıktan sonra yine Kurumun keyfi işlemi sebebiyle borç çıkarıldığını, Kurumun eksik işlemlerinden kaynaklanan kusurun davacıya yüklenmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını beyanla; davalı Kurumdan davacıya tebliğ edilen borç bildirim belgesinde yazılı bulunan borcun ve borç sebebiyle davacının dul aylıklarından yapılan kesintinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b fıkrası olup bu kapsamda oluşan borç tahakkukunun eşin aylığından mahsuben tahsili mümkündür. Mahkemece, öncelikle Kurumdan tahakkuk miktarı sorulmalı, sonrasında da 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b fıkrası kapsamında mahsubu yoluna gidilmek suretiyle elde dilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacıya vefat eden sigortalının hak sahibi kızı sıfatıyla bağlanan ölüm (yetim) aylığının kesilmesi sebebiyle ödenen aylıkların yersiz olduğundan bahisle geri alınmasına yönelik olarak tahakkuk ettirilen borca karşılık davacının vefat eden sigortalının eşi sıfatıyla bağlanan ölüm aylığından yapılan kesintilerin 2.411,68 TL'sinin iptaline, fazlaya ilişkin miktar yönünden kesintilerin iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davanın tümden kabulünün gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili; davanın tümden reddinin gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/1., 3 70... . maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b fıkrası hükümleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!