Anahtar kelimeler: Bsm Ulaşarak İskele Sektörlerde Mutabık Sağlamış Kalındığını Kestiğini İşbirliği Birisi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalara iskele hizmeti sağlayan ------ en büyük iskele şirketlerinden birisi olduğunu, davalı BSM, müvekkili Şirket'e ulaşarak iskele hizmetleri üzerine işbirliği yapmak istemiş, bunun üzerine taraflarca anlaşma sağlanmış ve ücretin fatura başına Müvekkile ödenmesi konusunda mutabık kalındığını, müvekkili şirketin davalıdan gelen talepler doğrultusunda iskele hizmeti sağlamış ve bu hizmet karşılığında davalı Şirket'e faturalar kestiğini, kesilen faturalar üzerine Davalı tarafından hiç bir suretle ödeme yapılmamış ve hatta başka yerden ödeme beklenildiği iddiasıyla ödemeler ertelenmeye çalışıldığını, dilekçe ekinde sunulan "faturalar" ile de sabit olduğu üzere, borca dayanak faturalar ve faturalara dayanak hizmet dökümleri belirli aralıklarla davalı Şirket yetkilisine iletilmiş olsa da, borcun çeşitli bahanelerle ötelenmiş ve ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin davalı şirkete sunduğu iskele hizmetinden kaynaklanan fatura alacalarına ilişkin olarak davalı aleyhinde önce ----. İcra Müdürlüğü -----. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ilgili icra dosyası kapsamında davalıya gönderilen ödeme emrine borçlu şirket vekili tarafından "herhangi bir borçlarının bulunmadığı" şeklinde 03.05.2024 tarihinde itiraz edilmiş ve takibin durdurulduğunu, itiraz sonrasında 07.07.2024 tarihinde ----- başvuru numarası ile arabuluculuk süreci başlatılmışsa da, yapılan görüşmelerde davalı ile anlaşmaya varılamadığını, faturalara dayanak hizmet detaylarının dökümleri belirli aralıklarla davalı Şirket ile paylaşılmış ve harici yapılan görüşmelerde davalı Şirket yetkilisi ve ortakları tarafından borç açıkça ikrar edildiğini, davalı vekili tarafından Müvekkili Şirket'e herhangi bir borcu bulunmadığına yönelik yapılan itiraz, dilekçe ekinde sunulan faturalar ve cari ile çürütülmekte olduğunu, ancak davalı tarafından yukarıda belirtilen şekilde haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine itiraz edilerek müvekkilinin alacağına kavuşması sürüncemede bırakılmaya çalışıldığını, müvekkili şirketin alacağının likit ve belirli olduğunu, mevcut durumda icra inkar tazminatına hükmedilmesi için yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtilen tüm şartların oluştuğunu, mevcut durumda davalı'nın salt borcunu ödememek adına kanunun tanıdığı itiraz hakkını kötüye kullanması davalı'nın borcunu ödemekten kaçındığının bariz bir göstergesi olduğunu, Nitekim ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için beklenen ispat kriteri için "makul şüphe" yeterlidir. davalı, faturalarla ve mesaj yazışmaları ile sabit olan borcunu ödememek amacıyla mal kaçırması yönünden makul şüphe olduğundan ve bu durumda alacaklı müvekkilinin kanunda belirtildiği şekilde hakkını elde etmesi zorlaşabileceğinden ya da tamamen imkansız hale gelebileceğinden; davalı Şirket tarafından borç miktarının tamamı kadar dosyaya teminat yatırılmasını aksi halde davalı Şirket banka hesaplarına ve mallarına tedbir konulmasını ve de şirket mallarının üçüncü kişilere devrinin engellenmesi hususunda ya da Mahkemece uygun görülecek başka bir şekilde dava sonuçlanana kadar ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı aleyhinde başlatılan ----. İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile icra takibinin devamına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, haksız şekilde borcunu inkar eden davalı Şirketin takibe konu asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesi taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacı yan arasında borç ilişkisini gerektiren herhangi bir ilişki bulunmadığını, zira bu sıfatın oluşması için hukuka uygun bir borç ilişkisinin varlığı söz konusu olması gerektiğini, ancak taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisi mevcut olmadığından müvekkil yönünden "borçlu" sıfatı da oluşmadığını, davacı yan ile davalı müvekkili arasında iddia edilen borcu doğuran bir alım satım, hizmet görüm ve dahi herhangi bir surette borç doğuran ve müvekkili borçlu kılan bir ilişki mevcut olmadığını, davacı yanca ikame edilen icra takibi incelenecek olursa takip talebinde alacağın konusu/sebebi olarak herhangi bir sebep belirtilmemiş, yalnızca "asıl alacak" yazılmakla yetinildiğini, buna rağmen alacağın olduğunu göstermek amacıyla takip talebi ekinde herhangi bir delil, belge gibi bir evrak da sunulmadığını, fakat davacı tarafça müvekkilinin kendilerine karşı borcu olduğu iddia edilmekte olduğunu, davalı şirketin iddia olunan borca dayanak alım satım ilişkisini kanıtlar nitelikte sözleşme, belge, ticari satımda düzenlenmesi TTK’ya göre zorunlu olan fatura ya da herhangi bir surette borcun dayanağı yazılı belge ya da senede dayanmamış, icra takibinde bunlardan herhangi birini sunmadığını, dava dilekçesinde delil olarak dayanılan tarafların ticari defterlerine, faturalara, cari hesaplarına ve diğer delillere hiçbir surette muvafakat etmediklerini, Yargıtay ilgili Hukuk Dairelerinin yerleşik kararlarında ortaya konulduğu üzere, icra takibine dayalı olarak varlığı kabil olan itirazın iptaline ilişkin davalarda icra takibinde dayanılmayan ancak daha sonra itirazın iptali davasında delil olarak dayanılan iddia olunan borcun varlığına ilişkin dayanak belgelerin hükme esas alınmaması gerektiği pek çok kez ortaya konulmuştur. Bu itibarla davaya konu ---- İcra Dairesi ----- Esas esasa kayıtlı dosya ile başlatılan takipte herhangi bir sebep belirtilmeksizin ve takibe dayanak belge sunulmaksızın yürütülen takipte bu davada söz konusu belgelere dayanılmış olması kabul edilemeyeceğini, sonuç olarak davaya konu ilamsız icra takibinde iddia olunan borcun kanıtlanamadığını beyan ederek davanın reddine, davacı tarafın asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE
: Dava; Hukuki niteliği itibariyle ---- Müdürlüğünün-----Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, ---.İcra Müdürlüğü'nün------Esas sayılı dosyası Uyap sureti, Ba/Bs formları dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek, rapor alınmıştır. █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacının 2023-2024 yıllarına ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve
6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların
usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili
hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, buna karşın her
iki yılda da zorunlu olan yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin gerçekleştirilmediği, bu minvalde
davacı defterlerinin delil kabiliyeti ile ilgili nihai değerlendirme Sayın Mahkemenizin takdirinde
olduğu, Davalıdan 2022-2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerinin ibrazı istendiği ancak davacı ile
anlaşılması nedeniyle herhangi bir verinin ibraz edilmeyeceğinin beyan edildiği,
Davacının davalı adına düzenlediği faturaların dosya içeriğinde bulunmadığı, mahkeme salonunda
yapılan incelemede davacıdan davalı adına düzenlenen faturaların sureti ile ilgili faturaların davalıya
teslim edildiğini gösterir tespite elverişli belgelerin ibraz edilmesi istendiği, ancak devam eden
süreçte davacının mail aracılığıyla sadece cari hesap ekstresi sunduğu, talep edilen fatura ve diğer
belgeleri sunmadığı, bu itibarla fatura konusu işin davalıya teslim edilip edilmediğinin tespit
edilemediği, 2023 ve 2024 yıllarında davacının davalı adına 20 adet karşılığı 1.666.896,41 TL tutarlı fatura
düzenlediği, karşılığında banka havalesi ve çek yoluyla toplamda 1.293.378,06 TL tutarlı tahsilat
yaptığı, bu işlemlere göre 04.06.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 373.518,35 TL
borçlu olarak göründüğü, İşbu raporda yer verilen tespit ve değerlendirmelere göre davacının takiple ödenmesini istediği
340.480,00 TL tutarlı alacak iddiasına iştirak edilemediği, ancak hususla ilgili nihai değerlendirmenin
Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Takiple birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı, " tespitinde bulunmuştur.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, davalı tarafın yapılan ihtara rağmen defterlerini sunmadığı görülmekle, 2023-2024 yıllarına ait BS-BA analizlerinin incelenmesi neticesinde, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan ve BS-BA bildirim kapsamına giren tüm faturaların davalı şirketçe BA formu ile bildirildiği, dolayısıyla davalı şirketin bu faturalara konu mal ve hizmeti davacıdan aldığını kabul ettiği kanaatine varılmıştır.
Davalının BA formu ile bildirdiği faturalar içerisinde takip konusu faturaların tamamının bulunduğu, davalı tarafından 2023 ve 2024 yıllarında bs olarak davacı şirket adına bildirimde bulunmadığı, iade fatura düzenlenmediği tespit edilmiştir. Benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda 2023 ve 2024 yıllarında davacının davalı adına 20 adet karşılığı 1.666.896,41 TL tutarlı fatura düzenlediği, karşılığında banka havalesi ve çek yoluyla toplamda 1.293.378,06 TL tutarlı
tahsilat yaptığı, buna göre, davalı şirketin 04.06.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde 373.518,35 TL borçlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davaya konu icra takibindeki davacı taraf, asıl alacak tutarı 340.480,00 TL üzerinden takip başlatmış olup, takibe konu alacağı oluşturan faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Takip konusu fatura alacağının likit olduğu, asıl alacak yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin 340.480,00-TL asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına,
2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 340.480,00-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Alınması gerekli 23.258,19-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.814,55-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 17.443,64‬‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 5.814,55-TL peşin harcın toplamı olan 6.242,15-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 9.520,00-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalının üzerine bırakılması,
5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
6- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 54.476,80-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!