Anahtar kelimeler: İdilekçeler Niğdemerkezde Tuğrul Sıdıka Suna Rifat Kurucuları Yaşar Güzel Kolunda

T.C.
İSTANBUL3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Marka Hükümsüzlüğünden KaynaklananDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:I.DİLEKÇELER AŞAMASI1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: ... eğitim hizmetleri ticaret ve sanayi limited şirketi kurucuları rifat tuğrul, yaşar tuğrul, sıdıka güzel, suna tuğrul ve ali tuğrul tarafından 09.01.1996 tarih ve 3953 sayılı Türkiye ticaret sicil gazetesinde şirket esas sözleşmesi yayımlanarak niğde/merkez'de kurulduğunu, ... eğitim hizmetleri ticaret ve sanayi limited şirketi'nin kurucuları .., ..., ..., ... VE ... olduğunu, dava konusu "..." tarafından kullanılmakta olan "..." markası ile de aynı faaliyet kolunda aynı işleri yapmakta olduğunu, ... Markasını müvekkilinin şirket internet ortamından yapılan satışları ile Türkiye çapında tanınmış bir marka haline getirdiğini, Altın ve değerli madenler imalat ve satışında ... markasını tanınmış hale getirmiş, gerek tüketici kitlesi, gerekse dağıtım kanalları itibariyle toplumun zihnine yerleştirmiş, o markaya konu ibare veya işaret zikredildiğinde veya görüldüğünde her hangi bir Zihinsel faaliyet gerektirmeden derhal çağrışım yaparak akla gelen yüksek ayırt edicilik düzeyine ulaştırdığını, markayı tanıtarak yüksek düzeyde ayırt edicilik özelliği kazandırdığını, davalı ... tarafından .... Markası 16.01.2013 tarihinde 35 - kodunda, 04.05.2017 tarihinde ise 14 kodunda tescil ettirildiğini, müvekkili şirket tarafından ... markası 08.12.2006 tarihinde "..." alan adı, 7.11.2009 tarihinde ... sitesine kaydolmuş ve bu sitede 17.11.2009 tarihinden itibaren e-satış yapmaya başlamış, 01.08.2013 tarihinde n.11 sitesine kaydolmuş ve bu sitede 01.08.2013 tarihinden itibaren e-satış yapmaya başlamış ve 30.07.2018 tarihinde ... sitesine kaydolmuş ve bu sitede 30.07.2018 tarihinden itibaren e-satış yapmaya başladığını, ... markası müvekkilinin şirketçe e ticarette kullanılmış ve bu kullanımı daimi ve artarak bugünlere kadar geldiğini, davalı ... tarafından 16.01.2013 tarihinde .. kodunda, 04.05.2017 tarihinde ise ... kodunda tescil ettirilen "..." Markasının aktif olarak ciddi şekilde kullanımı da söz konusu olmadığını, öncelikle mevcut durumun korunması ve davanın etkinliğini temin etmek amacı ile ... kod numarası ile davalı yan adına tescilli bulunan “...” ibareli markanın TPE nezdinde tutulan sicil kaydına dava sonuçlanıncaya dek 3. kişilere devri önleyecek şekilde teminatsız olarak tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının TTK hükümlerine göre kurulu bir şirket olduğu aşikar olduğunu, davacının şirket olmasından dolayı da “BASİRETLİ BİR İŞ ADAMI GİBİ DAVRANMA "yükümlülüğü altında olduğunu, dolayısıyla davacının iddia ettiği “sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hususu malumlarımızda olduğunu, bu durumda hitap ettiği piyasa tescilli bir markanın olup olmadığını kontrol etmemiş olması düşünülemez ve TTK gereği kabul edilemez, ki bu nedenle TTK ile yukarıda yazılı” ilke kabul edildiğini, bu kapsamda davacının dava konusu ettiği markalar bakımından 5 yıllık süreaşımından dolayı talebinin reddi gerekli olduğunu, davacının iddiasının aksine müvekkilimiz markasını uzun yıllardır aktif bir şekilde kullanmakta olduğunu, müvekkilinin gerek marka tescil kayıtlarına gerekse vergi kayıtları ile mesleki sicil kayıtlarına bakıldığında müvekkilinin çok uzun bir süredir kuyumculuk işiyle iştigal etmekte olduğunu, bu çerçevede, müvekkilinin markasının kullanım ve tescilinin birbiri ile tamamen uyumlu olduğu görülmekte olduğunu, nitekim müvekkilinin ...'na █████/2000 tarihine kaydının yapıldığı ve buna uygun olarak da o tarihten beri faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkilinin, kendi ismini marka olarak tescil ettirmiş ve çok uzun yıllardır bu markayı da ticari faaliyetlerinde kullanmakta olduğunu, bu nedenledir ki, davacı tarafın “müvekkilin marka tescilinde kötü niyetli bir şekilde davacının tanınmışlığından yararlanma amacıyla tescil marka tescili yaptığı" yönündeki iddiası her şeyden önce bu açından kayda değer olmadığını, nitekim 6769 sayılı SMK m.7/5/a'da aynen: “(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.” şeklinde ifade edildiği üzere; davacı adına tescilli marka söz konusu olsa idi dahi müvekkilinin kendi adını kullanmasının engellenmesi mümkür olmadığı düşünüldüğünde, müvekkilinin kendi adını marka olarak tescil ettirmesi evleviyetle engellenemeyeceğini, anılan husus “İn toto et pars continetur (çoğun içinde az da vardır)” ilkesinin de zorunlu sonucu olduğunu, sonuç olarak kendi adını marka olarak tescil ettirmiş bulunan müvekkilinin en temel hakkı olan bu işlemin hükümsüz olduğunun iddia edilmesinin mantık ve izanla telifi kabil olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı yanın cevap dilekçesinin yerinde olmadığını, talebin reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: Davacı yanın cevaba cevap dilekçesinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.II.DELİLLERA.TPMK KayıtlarıDavacıya ait içerisinde davaya konu "..." ibareli marka tescil evraklarına ilişkin kayıtların gönderildiği görüldü.B.Bilirkişi Raporları1.█████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Bu kapsamda, davalının dava tarihinden önceki beş yıllık dönem dışında kalan kullanımlarına ilişkin olarak dosyaya sunduğu deliller, Kanun'un açık düzenlemesi karşısında dikkate alınmamış, yalnızca dava tarihinden önceki beş yıl içinde gerçekleşen ve markasal kullanım niteliği taşıyan delillerin değerlendirmeye konu edildiği, dava tarihinin 22.05.2024 tarihi olduğu göz önüne alındığında, davalının 22.05.2019 - 22.05.2024 tarihleri arasındaki "..." ibareli markalarının kullanım durumlarına bakıldığı, dosyaya delil olarak sunulan, a. ... adresli ... hesabının son 12 yıldır 2023 tarihli 1 adet paylaşımın bulunduğu, 329 takipçisinin olduğu, hesabın pasif durumda olduğu anlaşıldığı, b.... adresli ... hesabı üzerinde yapılan incelemelerde, yaklaşık 1900 arkadaş bağlantısının olduğu, 22.05.2019 - 22.05.2024 tarihleri arasındaki yapıldığı görülen 164 adet görsel paylaşımlar tek tek incelenmiş olup, ... sınıf faaliyetleri olarak “....” ibaresini içeren 14.02.2022 tarihli 3 adet gönderinin yer aldığı, c. ... - adresli ve “...” isimli ... sosyal medya hesabı üzerinde yapılan incelemede, ... hesabının 46 adet abonesinin olduğu, █████/2015 tarihinde açılmış olduğu, █████/2019 - █████/2024 tarihleri arasında 3 adet video yüklenmiş olduğu, videoların sırası ile 64, 110 ve 131 adet görüntülenme almış olduğu ve son olarak .../ üzerinde ... alan adının 16.04.2008 -14.05.2025 tarihleri arasında kayıt edilmiş 46 adet arşiv sürümünün yer aldığı, arşiv kayıtları incelendiğinde █████/2021 tarihi ve sonrasında ... görselinin markasal şekilde sürekli olarak kullanıldığı, web sitesinde kolye, bileklik, gram altın gibi kuyumculuk ürünlerinin tanıtım ve satışının yapıldığı, ... web sitesinin veri sorumlusunun davalı ... olduğu, ... alan adının yapılan Whois sorgusunda 22.12.2020 tarihinde tescil edildiği, alan adının ... , isimli ... ülkesi merkezli alan adı kayıt şirketi üzerinden kayıt edildiği tespit edilmiş olup alan adının sahiplik bilgisi gizlenerek kayıt edilmesi nedeniyle alan adının kayıt ettiren bilgilerine ulaşılamadığı, dosyaya sunulan dava tarihinden önceki beş yıl içinde gerçekleşen ve markasal kullanım niteliği taşıyan sosyal medya hesaplarında takipçi sayısı, yapılan paylaşım sayısı ve izlenme sayıları bakımından ciddi bir kullanımın bulunmadığı, .... ile ... ibareleri arasında yapılan benzerlik karşılaştırmasındaki ayırt edici unsurun .... ibaresi olduğu ... ibaresinin kuyum sektöründe jenerik ibare olduğu ve ayırt e vasfının bulunmadığı, davacının ... ibaresi üzerinde önceye dayalı üstün hak sahibi olduğu ve bu üstün hakkın davalıya ait ... tescil nolu ... ile ... markalarına elik dosyada mübrez delillere istinaden fiili bir kullanımı olduğu görülemediğinden her iki marka bakımından hükümsüzlük koşullarının SMK. m. 6/3 uyarınca oluşmadığı, davacının dosyaya sunmuş olduğu faturalar, ürün görselleri ve web sitesi çıktılarından oluşan delilleri çerçevesinde tanınmış marka sayılabilecek derecede bir tanınmışlığa ulaştığı tespit edilememiş ve tanınmış marka olmadığı ve dolayısıyla davalıya ait ... tescil nolu ... ile ... markalarının SMK M. 6/4 ve SMK. M 6/5 uyarınca hükümsüzlük koşullarını taşımadığı, davalı tarafa ait ... tescil nolu ... ile ... tescil no'lu ....sınıfta ... ibareleri markanın SMK. M. 6/9 uyarınca tüm sınıflar bakımından hükümsüzlük koşullarını taşımadığı bildirilmiştir.III.DAVA VE UYUŞMAZLIKDavada uyuşmazlığın; ... emtialarda tescilli davalının “...” ibareli markalarının davacının "..." ibareli markası ile ... emtia sınıfları bakımından benzer olup olmadığı, önceki tarihli gerçek hak sahipliğine dayalı markasal kullanım iddiasının yerinde olup olmadığı, ... sayılı ''...'' (.... Emtiada kayıtlı) ve ... sayılı ''...'' (... Emtiada kayıtlı) markalarının tescilinde davalının kötüniyetli olup olmadığı, SMK'nın 25/6 maddesi kapsamında sessiz kalma sureti ile davacı nezdinde hak kaybının söz konusu olup olmayacağı,... sayılı ''...'' (... Emtiada kayıtlı) ve ... sayılı ''...'' (... Emtiada kayıtlı) markaları yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.IV.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava dilekçesinde, Davalı ... tarafından tescil ettirilmiş bulunan ... sayılı "..." (... Emtiada kayıtlı) ve ...sayılı "..." (... Emtiada kayıtlı) markaları yönünden hükümsüz kılınmasını talep etmiştir.TPMK kayıtları, dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, delil dilekçelerine konu kayıtlar, müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve ilgili diğer deliller kapsamında dosya kül halinde incelendiğinde;SMK 7. Ve 29. Maddeleri ve ortalama tüketici gözüyle değerlendirmenin esas alındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2006 tarihli "...Burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır...Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz nde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.” şeklindeki içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.02.2001 tarih, ... E., ... K. Sayılı kararında, “...Markalar karşılaştırılırken “onların piyasaya sürülüş biçimlerine; kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır” şeklindeki ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih,... E.,...K. Sayılı; benzerlikleri yüzünden orta düzeyde bir tüketicinin ürünleri karıştırma tehlikesinin bulunduğu markalar arasında iltibas olduğunu belirttiği içtihatı, Yargıtay 11. HD 26.01.2007 T., ... E. ... nolu kararını “Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısında “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulası, hatta çağrıştırılması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü kabul edilmelidir.” şeklindeki yaklaşımı, yine Avrupa Adalet Divanı karıştırılma ihtimalini “Halkın söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir” şeklindeki tanımı, öğretide yer alan; “Bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali ( tehlikesi ) ile karşı karşıya olması ( Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, 2012, s,222)” biçimindeki tasnifi kapsamında ihtilafa konu markaların benzerliği değerlendirildiğinde;Davalı ... ibareli markaları ile Davacı ... ibareleri markaları arasında yapılan benzerlik karşılaştırmasındaki ayırt edici unsurun TUĞRUL ibaresi olduğu ... ibaresinin kuyum sektöründe jenerik ibare olduğu ve ayırt edici bir vasfının bulunmadığı kabulü ile hareket edildiğinde;Davacının ... ibaresi üzerinde önceye dayalı üstün hak sahibi olduğu ve bu üstün hakkın davalıya ait ...tescil nolu ... ile ... markalarına yönelik dosyada mübrez delillere istinaden fiili bir kullanımı olduğu görülemediğinden her iki marka bakımından hükümsüzlük koşullarının SMK. m. 6/3 uyarınca oluşmadığı anlaşılmıştır.Davacının dosyaya sunmuş olduğu faturalar, ürün görselleri ve web sitesi çıktılarından oluşan delilleri çerçevesinde tanınmış marka sayılabilecek derecede bir tanınmışlığa ulaştığı tespit edilememiş ve tanınmış marka olmadığı ve dolayısıyla davalıya ait ...tescil nolu ... ile ... markalarının SMK M. 6/4 ve SMK. M 6/5 uyarınca hükümsüzlük koşullarını taşımadığı değerlendirilmiştir.Davalı tarafa ait ...tescil nolu ...-SINIF ile.. tescil no'lu ...sınıfta ... ibareleri markanın SMK. M. 6/9 uyarınca tüm sınıflar bakımından hükümsüzlük koşullarını taşımadığı tespit edilmiştir.Bu hususla birlikte her ne kadar dava dilekçesinde davacı tarafından ciddi kullanım bulunmaması sebebiyle davalı markasının iptali talebi yer almadığı, davanın HMK madde 140 ve ilgili hükümler kapsamında ancak ön inceleme kapsamında tespit edilen uyuşmazlık ile ilgili yargılama yapılabileceği, █████/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı markasının ciddi kullanmama sebebiyle iptaline konu bir talebin yer almadığı, davacı tarafından ıslah ile dava konusuna markanın ciddi kullanım bulunmaması sebebiyle iptali talebinin eklenmediği, dosya tevdii edilirken bilirkişilere bu yönde bir görev verilmemesine rağmen ciddi kullanıma dair bilirkişi incelemesi gerçekleştirildiği görülmesi ile ciddi kullanıma dair gerekçeli kararda aşağıdaki şekilde yer verilmesine takdir edilerek,Ciddi kullanım yönünden ispat yükü, davalıdadır. Ciddi kullanım kesintisiz ve pazar payı oluşturacak yetide olmalıdır. Bu kapsamda, dava tarihinin 22.05.2024 tarihi olduğu göz önüne alındığında, davalının 22.05.2019-22.05.2024 tarihleri arasındaki "..." ibareli markalarının kullanım durumları incelendiğinde; “...” isimli ... sosyal medya hesabından 22.05.2019-22.05.2024 tarihleri arasında yapıldığı görülen 164 adet görsel paylaşımlar tek tek incelenmiş olup, 14 ve 35 sınıf faaliyetleri olarak “...” ibaresini içeren 14.02.2022 tarihli 3 adet gönderinin yer aldığı, davalının youtube hesabında ise incelemeye konu tarihler arasında 3 adet video yüklenmiş olduğu, videoların sırası ile 64, 110 ve 131 adet görüntülenme almış olduğu, davalıya ait olduğu tespit edilen ... alan isimli İnternet sitesinin ise ... görselinin markasal şekilde kullanıldığı, incelenen arşiv kayıtlarında web sitesinde kolye, bileklik, gram altın gibi kuyumculuk ürünlerinin tanıtım ve satışının yapıldığı tespit edilmiştir.Yargıtay 11. HD'nin ...E., ...K. Ve █████/2018 tarihli, Yargıtay 11. HD'nin ...E.,...K. Ve █████/2014 tarihli, Yargıtay 11. HD'nin ...E., ...K. Ve █████/2018 tarihli, Yargıtay 11. HD'nin ...E., ...K. Ve █████/2015 tarihli ve benzer yöndeki ilamlar kapsamında cüzzi miktara konu faturaların dahi tek başına ciddi kullanıma delil olamayacağı belirtilmektedir. Bu kapsamda ancak pazar payı oluşturacak ticari eylemler ciddi kullanıma delil olarak sunulduğu kabulü ile hareket ettiğimizde; davalı tarafından sunulan sosyal medya hesapları ve web sitesine ilişkin delillerin davalı markasının kesintisiz ciddi kullanım sağladığı ve pazar payı oluşturduğuna dair yeterli delil olarak görülmediği, davalı tarafından ciddi kullanım savunmasının bir iddiadan ibaret olduğu kanaatine varılmıştır.Bir üst bölümde belirtildiği üzere davacının talepleri arasında davalının ciddi kullanım bulunmaması sebebiyle markasının iptaline dair netice-i talep bulunmadığı, bu kapsamda davalının markasının ciddi kullanım bulunmaması sebebiyle iptali yönünde değerlendirmeye hüküm fıkrasında yer verilmemiş, davacının davalı ... tarafından tescil ettirilmiş bulunan ...sayılı "..." (.... Emtiada kayıtlı) ve ... sayılı "..." (... Emtiada kayıtlı) markaları yönünden hükümsüz kılınması talebi incelenmiş ve ilgili kısımda açıklandığı üzere şartları oluşmayan hükümsüzlük talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davanın REDDİNE,A-) Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,000.-TL harcın peşin alınan 427,60.-TL harçtan mahsubu ile bakiye harç 304,40.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,B-) Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 55.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,C-)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,D-)Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. █████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır