Anahtar kelimeler: Yanıltıldığı Tebliğden Mücadele Kaçakçılıkla Yazısı Edenin Eşyanın Görüşü Yolunda Kaçak

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yazısı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, kararda temyiz süresinin tebliğden itibaren 15 gün olarak gösterilmiş olması sebebiyle sanığın yasa yolunda yanıltıldığı anlaşıldığından temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Temyiz incelemesine konu dosyadaki suç tarihi dikkate alındığında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesi uyarınca, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı anlaşılmakla, Tebliğname’de bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.Tüm dosya kapsamına göre sanığa ait iş yerinde ticarî miktar ve mahiyette cep telefonunun ve aksesuarların ele geçirilmesi karşısında, atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.Ancak;Alınan ihbar üzerine Elmalı Sulh Ceza Hakimliğinden alınan 13.03.2015 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı arama kararı uyarınca sanığa ait işyerinde yapılan aramada 12 adet cep telefonu ile bunlara ait aksesuarların ele geçirildiği ve bu suretle sanığın atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda;Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda aksesurlara ait toplam CIF değerinin 42.225,16 TL olarak belirtildiğinin, 27.03.2015 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının ise 12 adet cep telefonuna ilişkin düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, iddia konusu edilen 12 adet cep telefonu ile bunlara ait aksesuarlar yönünden belirlenecek CIF değer üzerinden yeniden kaçak eşyaya mahsus tespit varakası temin edilip sonucuna göre 5607 sayılı Kanun'un 3/ 23... /2. maddeleri değerlendirilerek hüküm kurulması ve bu gümrüklenmiş değer üzerinden etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,Kabule göre de;1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle; soruşturma aşamasında kendisine usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış bulunan sanığa, kovuşturma aşamasında dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katını yatırması halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılabileceği ihtarı yapılarak, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti açıkça anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,2.Kanun iadesinin sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, kanun iadesi sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.