Anahtar kelimeler: İradı Menkul Sorgulamasında Kar Yazim Layihalar Sermaye İzmir Payı Dinlenip

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 14.06.2023NUMARASI
: █████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Şirket Kar Payı Alacağının TahsiliKARAR TARİHİ
: 04.03.2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 04.03.2026İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.06.2023 tarih █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, müvekkiline ait menkul sermaye iradı kesintileri sorgulamasında müvekkili adına 259.673,50 TL ödeme ile 38.951,02 TL vergi kesintisi yapıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine davalı tarafa keşide edilen █████/2022 tarihli ihtarname ile söz konusu bedelin davacı hesabına ödenmesinin istendiğini, davalı şirketin █████/2022 tarihli cevabi ihtarnamesi ile █████/2022 tarihli karar ile kâr payı ödemelerinin █████/2022 tarihinde yapılacağını bildirmesine rağmen, ekonomik koşullar sebep gösterilerek ödemenin ileri bir tarihe ertelendiğinin bildirildiğini, bunun üzerine kâr payı alacağının tahsili için yaptıkları davaya konu icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili, davalı şirketin █████/2021 tarihli kararı uyarınca gündem maddeleri arasında şirketin geçmiş yıl karlarının dağıtılıp dağıtılmaması hususunun da olduğu, olağanüstü genel kurula gidilmesine karar verildiğini, gündemin █████/2021 tarihinde yapılan toplantıda tutanak altına alınan geçmiş dönem karlarının, yedek akçe ayrıldıktan sonra vergi dairesine her bir ortak için yatırılacak stopaj kesintisinin ardından hisseleri oranında ortaklara dağıtımına karar verildiğini, █████/2021 tarihli kararla bu konuda yönetim kuruluna tam yetki verilmesine ve ödemelerin █████/2022 tarihine kadar tamamlanmasına karar verildiğini, bu süreçte hissedilen ekonomik sıkıntılar sebebiyle şirket yönetim kurulu tarafından alınan █████/2022 tarihli kararla ödemelerin ileri bir tarihe ertelenmesine karar verildiğini, genel kurul tarafından alınmış kâr payı dağıtımı kararının, yönetim kurulu tarafından kaldırılmadığını, yalnız ekonomik koşul ve gereklilikler nedeniyle ödemenin ertelendiğini, genel kurul kararında kesin bir ödeme tarihinin belirlenmediğini ve genel kurul yetkisinin yönetim kuruluna devredilerek yönetim kurulunun ödeme konusunda tam yetkili kılındığını, davaya konu alacağın muaccel olmadığını, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın haklı olduğunu, bunun yanında davacı tarafın hakkı olmayan yedek akçe ve stapoj kesintilerini de takip konusu yaptığını, davalı şirketin stopoj ödemeleri yapması nedeniyle davacıya ödenecek tutarın, 220.722,47 TL olup, bu miktardan fazlasının talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine ve muaccel olmayan alacağın takip konusu yapılması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı limited şirketin %5 oranında payla ortağı olup █████/2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında üçüncü gündem maddesi ile ilgili olarak geçmiş dönem karlarının %10 yedek akçe ayrıldıktan ve ortaklar adına %15 stopaj kesintisi yapıldıktan sonra hisseleri oranında ortaklara dağıtımına oy birliği ile karar verildiği, kararda yedek akçe ve stopaj bedelleri de dahil olmak üzere 2007 ve 2020 yıllarını da kapsayan geçmiş dönem kâr toplamının 5.712.818,99 TL olarak gösterilip dağıtımın bir takvime bağlanmadığı gibi ödemenin ertelenmesi ve benzeri konularda yönetim kurulunun yetkili olduğuna dair bir karar alınmadığı, genel kurul kararında davacıya ödenecek geçmiş dönem kâr payının stopaj kesintisinden sonra net olarak 220.722,47 TL olarak gösterildiği, genel kurul kararının ilgililer tarafından iptali yoluna gidilmediği, buna göre davacıya ödenecek net kâr payının genel kurul kararı ile kesinleştiği, şirketi münferiden temsile yetkili tek ortağın ... olduğu, adı geçen yetkilinin tek başına ve yönetim kurulu sıfatıyla █████/2021 tarihinde aldığı kararla, genel kurul kararı doğrultusunda kâr payının ortaklara dağıtımı hususunda yönetim kuruluna tam yetki verilmesine ve ödemelerin █████/2022 tarihine kadar tamamlanmasına karar verildiği, davacı dışındaki diğer hissedarların kâr paylarının █████/2021 ve █████/2021 tarihlerinde ödenmesine rağmen davacının payına düşen net kâr payının ödenmediği, davacının █████/2022 tarihli ihtarname ile kâr payının ödenmesini talep ettiği, davalının █████/2020 tarihli cevabi ihtarnamesiyle ödemenin █████/2022 tarihine kadar tamamlanmasının kararlaştırıldığını bildirdiği, şirket yöneticisinin aldığı █████/2022 tarihli kararla dağıtılmasına karar verilen kâr paylarının ekonomik gereklilikler dikkate alınarak ileri bir tarihe ertelenmesine ve bu hususta yönetim kurulunun tam yetkili kılınmasına karar verildiği, ardından █████/2022 tarihli ihtarname ile ekonomik koşul ve gereklilikler nedeniyle ödemenin ileri bir tarihe ertelendiğinin davacıya bildirildiği, davacının █████/2022 tarihli ihtarnameyle ödemenin yapılmasını talep etmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine davaya konu icra takibinin yapıldığı, davacının takip talebinde ve buna bağlı olarak düzenlenen ödeme emrinde avans faizi türünden ve █████/2022 tarihinden itibaren işlemiş faiz talebinde bulunduğu, TTK'nun 408(2/d) maddesinde kâr paylarının belirlenmesine, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, yedek akçenin sermaye veya dağıtılacak kara katılması dahil kullanılmasına dair kararların alınmasının şirket genel kurulunun görevleri ve devredilemez yetkileri arasında sayılması ile şirket ana sözleşmesinin dağıtılan karın ödenmesi başlıklı 41. maddesinde dağıtılmasına karar verilen karın hak sahiplerine ödenmesi zamanı ve şeklinin yönetim kurulunun teklifi üzerine genel kurul tarafından kararlaştırılacağına ilişkin hüküm karşısında davalı şirket yetkilisinin tek başına aldığı ödemeye ilişkin kararlarının geçerli olduğu, bu konudaki yetkinin genel kurul tarafından yönetim kuruluna verildiği, alınan karar nedeniyle davacının ödemesinin ertelenmesi nedeniyle dava konusu kâr payı alacağının muaccel olmadığı iddialarında haklılık bulunmadığı gibi kanun ve ana sözleşmesi hükümleri gereği davacı dışındaki tüm ortaklara ödeme yapılmasına rağmen davacıya ekonomik koşullar ve gereklilikler gereği ödeme yapılmamasının ortaklara eşit işlemde bulunma yükümlülüğüne de aykırı olduğu, bunun yanında bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalı şirket tarafından ileri sürülen ödememe gerekçesinin gerçeğe aykırı olup, davalı şirketin 7.502.914,95 TL öz varlık ve 7.141.710,69 TL net işletme sermayesine sahip olması nedeniyle davacının kâr payı ödemesinden finansal olarak olumsuz etkilenmesinin mümkün bulunmadığı, ödememe ve ödemeyi belirsiz bir tarihe erteleme nedeninin ekonomik koşullar ve gereklilikler ile izah edilemeyeceği, davacının kâr payının 220.722,47 TL olup diğer ortaklara 4.193.727,02 TL kâr payının █████/2021 tarihinde ödenmiş olması karşısında davacının payının ödenmemesi konusunda ileri sürülen sebeplerin haklılığının bulunmadığı ve eşit işlem ilkesine aykırı olduğu, davacının kâr payının eşit işlem ilkesi gereği diğer ortaklara ödeme yapıldığı tarihte muaccel hale gelmesine rağmen davacı tarafça █████/2021tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edilmesi nedeniyle ödeme emrinde talep edilen bu tarihin, temerrüt tarihi olarak dikkate alınması gerektiği, her ne kadar davacı tarafça ödeme emrinde 259.673,50 TL kâr payı alacağı ödenmesi talep edilmiş ise de genel kurul kararında ve şirket ve defter ve kayıtlarında da gösterildiği üzere de bu miktarın bürüt kâr payı olup vergi mevzuatı gereği bu miktar içinden 38.951,02 TL tutarında kesilmesi gereken stopajın vergi dairesine ait olup davacı tarafından talep edilmesinin mümkün bulunmadığı buna göre asıl alacak yönünden 220.722,47 TL net kâr alacağının talep edilebilir olması nedeniyle bu miktar üzerinden itirazın iptaline ve davacının şirket ortağı davalının ise şirket olup, uyuşmazlığın ticari nitelikli olması nedeniyle kanun hükümleri gereği davacının avans faiz türü üzerinden işlemiş ve işleyecek faiz talep edebileceği, her ne kadar 12.213,55 TL işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de yukarıda açıklanan gerekçeyle davacının işlemiş faiz başlangıcı yönünden talebiyle sınırlı olarak bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak hesaplandığı gibi 10.381,52 TL işlemiş faiz talep edebileceği, davacının takip tarihinden sonrası için talep ettiği işleyecek faizin yasal normlara uygun olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 220.722,47 TL asıl alacak ve 10.381,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 231.103,99 TL toplam alacak ile işleyecek faiz yönünden ödeme emrinde talep edilen işleyecek faiz üzerinden devamına, 38.951,03 TL asıl alacak ile 1.832,03-TL işlemiş faiz olmak üzere 40.783,06 TL'lik fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, davalının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
:Davalı vekili, bilirkişi raporunda davalı şirket genel kurulunca alınmış kar payı dağıtım kararının yönetim kurulunca yetkisi dışında ertelendiği değerlendirilerek davanın kısmen kabulü yönünde karar verilmiş ise de, müvekkili şirket genel kurulunca alınmış kar payı dağıtımına ilişkin kararın yönetim kurulu tarafından kaldırılmadığını, kaldı ki, geçmiş dönem karlarının hisseleri oranında ortaklara dağıtımı hususunda yönetim kuruluna tam yetki verildiğini, █████/2021 tarihinde yapılan müvekkil şirketin olağanüstü genel kurulunda, %10 yedek akçe ayrıldıktan ve her bir ortak için yatırılacak %15 stopaj kesintisinin ardından geçmiş dönem karlarının hisseleri oranında ortaklara dağıtımına oy birliğiyle karar verildiğini, sonrasında 08.12.2021 tarih ve ███████ sayılı kararla genel kurul tarafından karara bağlanan geçmiş dönem karlarının ortaklara dağıtımı hususunda yönetim kuruluna tam yetki verilmesine ve ödemelerin 30.06.2022 tarihine kadar tamamlanması karar verildiğini, bu arada ticari hayatta yaşanan kriz sebebiyle “08.12.2021 tarihinde alınan karar gereğince, geçmiş dönem karlarına ilişkin ödemelerin 30.06.2022 tarihine kadar tamamlanmasına karar verilmiş ise de ekonomik koşullar dikkate alındığında, işbu ödemelerin ileri bir tarihe ertelenmesine” karar verildiğini, ayrıca, dava konusu alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir.GEREKÇE
: Dava, davalı limited şirket ortağı olan davacının kar payı alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Somut olayda davacının, davalı limited şirketin %5 oranında hissedarı olduğu, █████/2021 tarihinde yapılan davalı şirket olağanüstü genel kurul toplantısında yedek akçe ayrıldıktan ve stopaj kesintisi yapıldıktan sonra hisseleri oranında ortaklara geçmiş dönem karlarının dağıtımına karar verildiği, bu konuda yönetim kuruluna yetki verilerek, ödemelerin 30.06.2022 tarihine kadar tamamlanması karar verildiğini, ancak bu süreçte yaşandığı iddia edilen ekonomik kriz nedeniyle yönetim kurulunca işbu ödemelerin ileri bir tarihe ertelenmesine karar verildiği, davalı şirket tarafından davacı dışındaki tüm ortaklara ödeme yapılmasına karşın, ekonomik koşullar gerekçe gösterilerek davacıya ödeme yapılmamasının ortaklara eşit işlemde bulunma yükümlülüğüne aykırı olduğu gibi, kar payı dağıtımına ilişkin olarak alınan genel kurul kararının iptal edilmediği de dikkate alındığında, genel kurulca alınmış söz konusu kararın, yönetim kurulunca yetkisi dışında ertelendiği gerekçesiyle mahkemece davanın kısmen kabulüne ve likit olan alacak nedeniyle İİK'nun 67/2 maddesi gereğince icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.Bu durumda, toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, özellikle de alınan genel kurul kararı uyarınca davacı dışındaki tüm ortaklara kar payı ödemesi yapılmasına rağmen, yönetim kurulunca ekonomik koşullar gerekçe gösterilerek davacıya ödeme yapılmamasının ortaklara eşit işlemde bulunma yükümlülüğüne aykırı olduğu gibi, kar payı dağıtımına ilişkin olarak alınan genel kurul kararının iptal edilmediği dikkate alındığında, genel kurulca alınmış söz konusu kararın, yönetim kurulunca yetkisi dışında ertelenmiş olmasına, diğer taraftan likit olan alacak nedeniyle şartları oluşmakla İİK'nun 67/2 maddesi gereğince icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 15.786,71-TL'den peşin alınan 3.946,68-TL'nin mahsubu ile bakiye 11.840,03-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.