Anahtar kelimeler: Doldurarak Giden Evden Evi Tuttuğunu Mart Ederken Bedelsiz Babası Ayında

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, --------- şirketinden almış olduğu 2.000.000,00 TL değerindeki senedi evde tuttuğunu, davalı alacaklı kişi ise müvekkilinin eski eşi olan --------- babası olduğunu, müvekkili ile ---------, ---------- E. Sayılı dosyasında boşandıklarını, davanın 2023 yılı Mart ayında açıldığını, dava açılmadan önce-------- evi terk ederken eşyalarıyla birlikte takibe konu senedi de alıp evden gittiğini, daha sonra boş ve bedelsiz senedi doldurarak █████/2024 tarihinde babası adına icra takibine konu ettiğini, boşanma davası devam ederken takip yapılmış, çekişmeli giden davada müvekkilini icraya vererek anlaşmalı boşanmaya zorladığını ve anlaşmalı █████/2024 tarihinde tarafların boşandıklarını, müvekkili ile davalının kızı boşandıktan sonra eski eş evden eşyalarını alırken müvekkilinin evde tutmakta olduğu bedelsiz boş senedi evden alıp gittiğini, daha sonra eski eş kendi adına işlem yaptığında bu hususun açıkça anlaşılacağını tahmin ederek babası adına işlem başlattığını, müvekkilinin, davalı tarafa karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, yani davalı ile davacı müvekkili arasında herhangi bir alacak verecek borç ilişkisi söz konusu olmadığını, buna rağmen davalı tarafından ------- İcra Dairesi ------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, fakat müvekkilinin, davalı tarafa borcu olmadığından dolayı menfi tespit talepli işbu davayı açtıklarını, müvekkilinin senede dayalı hiçbir borcu bulunmadığını, tamamen ticari amaçlı ve --------- firmasına karşı düzenlenmiş bir senet olduğunu, bedelsiz bir senet olduğunu, müvekkilinin eski eşinin babası olan davalıyla hiçbir ticareti ve borcu olmadığını, davalıdan 2.000.000,00 TL'lik bir borç veya mal alması söz konusu olmadığını, boş olarak --------- teminat olarak verilmiş ve daha sonra iade alınıp evde muhafaza edilmiş olan bedelsiz senedin icraya verilmesi söz konusu olduğunu, senetteki imza hariç diğer yazılar müvekkiline ait olmadığını, davalı ya da üçüncü şahıslar tarafından boş olan kısımlar doldurulduğunu, --------- düzenlenen senede düzenleme yeri olarak ---------- olarak yazıldığını, imza hariç diğer kısımlar daha sonradan başka bir kişi tarafından farklı kalem ve yazıyla doldurulduğunu, bu hususta kriminal bir inceleme yapılırsa senedin müvekkili tarafından doldurulmadığının anlaşılacağını, bu nedenle davalının kötü niyetli olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye çalışmakta olduğunu, müvekkili ile davalı alacaklı eski kayın pederi arasında hiçbir alacak verecek ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle davacı müvekkkilinin davalıya karşı borçlu olmadığının menfi tespitine karar verilmesi talepli işbu davayı açma hasıl olduğunu beyan ederek öncelikle haksız ve bedelsiz senetten dolayı başlatılan --------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı icra dosyasının teminatsız veya mahkemenin uygun göreceği teminat karşılığı takibin durdurulmasına, tedbir talebimizin kabulüne 2.000.000,00 TL değerindeki bedelsiz senetten dolayı ve-------- İcra Dairesi---------- Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın asıl alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, taraflarına vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkeme huzurunda açılmış olan davanın tamamen haksız, mesnetsiz, kötü niyetli olarak ikame edilmiş olup sadece borçtan kurtulma çabasından ibaret olduğunu, dava dilekçesinde zikredilen hiçbir husus gerçeği yansıtmadığını, dava dilekçesi okunduğunda dilekçenin kendi içinde çelişkiler ile dolu olduğu net bir şekilde anlaşılmakta olduğunu, davacının rent a car şirketine teminat senedi verdiği sonra da geri aldığı gibi bir hikaye yazılmak suretiyle bizzat kendi imzasını taşıyan kambiyo evrakı inkar edilmeye çalışılmakta, müvekkilinin haklı alacağına kavuşması engellenmek istenmekte olduğunu, davacı yan bizzat kendisi icra takibine konu edilmiş senedi imzalayarak müvekkiline verdiğini, müvekkilinin kızı --------- ile davacı arasında boşanma davası açılmadan öncesinde anlaşmazlıklar olmakta ve dönem dönem aileleri de bu anlaşmazlıkları düzeltebilmek için taraflarla görüşmeler yapmakta olduğunu, davacının bir çok yere borcunun olduğu ve bunları ödemek için kredi üzerine kredi çektiği ve ödeyemediği ortaya çıktıktan sonrasında da eşlerin arası maddi konular nedeniyle daha da açılmaya başladığında, davacı yan evliliğini kurtarmak istediğini belirterek müvekkilinden borç istemiş, borçlarını ödeyerek aile düzenini yeniden kuracağını dile getirdiğini, müvekkilinin de kızının aile huzurunun devamı için davacıya borç vermeyi kabul ettiğini, İcra takibine ilişkin ödeme emri █████/2024 davacı yana tebliğ olduğunu, boşanma ise █████/2024 tarihinde gerçekleştiğini, bir an için müvekkilinin icra takibini kullanarak kızının dosyasını anlaşmalı boşanmaya çevirmeye zorladığını düşünsek bile davacı yanın vekili tarafından bu husus anlaşmalı boşanma protokolünde konu edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın usulden ve esastan reddine, alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafı ve ücret-i vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Davacının davalının eski damadı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davaya konu edilen davacının keşideci, davalının lehdar olduğu, █████/2022 düzenleme tarihli, █████/2023 ödeme tarihli ve 2.000.000,00 TL senet dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti koşulları oluşup oluşmadığı, senedin bedelsiz olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı vekili tarafından huzurdaki davayı 10.000,00 TL bedelle açtığı ve dava değeri üzerinden gerekli harcı yatırmadığı, yalnızca 427,60 TL peşin harç yatırıldığı anlaşılmakla, Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı ile dava değeri 2.000,000,00 TL üzerinden hesaplanan ve yatırılması gereken 33.727,40 TL eksik harç tamamlatılmış, davanın miktar itibariyle heyetle görülmesi gereken dosyalardan olduğundan heyete tevdine karar verilmiştir.------- İcra Dairesinin ------- Esas, -------- Esas sayılı dosyaları celp edilmiş, nüfus kayıt örneği dosya içine alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.Dava, davacı tarafından düzenlenmiş bir adet bonoya karşı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca takipten sonra açılmış menfi tespit davasıdır. Davacı vekili, davalı ...'nın eski eşi -------- babası olduğunu, dava dışı -------- ile aralarında boşanma davası açılmadan önce, --------- evi terk ettiğini, evi terk ederken takibe konu senedi aldığını, boş ve bedelsiz senedi babası adına doldurarak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalı tarafa karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, yalnızca senetteki imzanın müvekkiline ait olduğunu, davalı ya da üçüncü şahıslar tarafından boş olan kısımların doldurulduğunu iddia etmiştir.Bono, bağımsız borç ikrarını içeren ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Kambiyo senedi alacağı temelde asıl bir borç ilişkisine dayanır, ancak kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereği kambiyo senedi temel ilişkiden tamamen bağımsızdır. Bononun zorunlu unsurları TTK 776.maddesinde sayılmıştır. Zorunlu şartlardan biri eksik olması halinde bono niteliği ortadan kalkar. Bonoya zorunlu unsurlarının yanında faiz, bedel kaydı ve yetkili mahkeme kayıtları da konulabilir. Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Menfi tespit davalarında da TMK.nın 6.maddesindeki ispat yüküne ilişkin "Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur" kuralı geçerlidir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı-alacaklıdadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul ettikten sonra hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürerse, kendi ileri sürdüğü hukuki ilişkiyi ispat etmek zorundadır. Çünkü borçlu senedin başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmek suretiyle temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 189/3 maddesindeki amir hükmüne göre “Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz.” HMK 201.maddesinde göre “Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmüne yer verilmiş dolayısısyla usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Aynı yasanın 293.maddesinde de bu kuralın istisnaları düzenlenmiştir.Somut olay ve ilgili yasal düzenlemeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davanın İİK'nın 72. maddesi uyarınca takipten sonra açılan menfi tespit davası olduğu, dava konusu bonoda davacının keşideci davalının ise lehtar durumunda olduğu, bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, TTK'nun 778/1-f maddesinin yollaması ile 680/1.maddesi uyarınca tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, bonoda kural olarak ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu beyan eden tarafta olduğu, zira bononun şartsız borç ikrarı niteliğinde olduğu, davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 203/1-a maddesine göre altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerin tanıkla ispat edilebileceği ancak anılan hısımlar arasında hukuki işlemler senede bağlanmışsa artık tanık dinlenilmesinin mümkün olmadığı, davacının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kanıtlamaya elverişli yazılı delil bildirmediği ve yemin deliline dayanmadığı, davada senede karşı tanıkla ispat yasağı kuralı gereği tanık dinlenilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafın bonodan dolayı borçlu olmadığı iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,-Davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 33.423,00-TL'nin yatıran tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer ve gerek olmadığına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 298.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurdukları--------- Arabuluculuk Bürosu --------- Dosya numaralı görüşmeler neticesinde belirlenen 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurmak suretiyle veya başka bir yer asliye hukuk mahkemesi aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026