Anahtar kelimeler: Borulama İadeli Düşmüş Kanalı Satımdan Sitesi Arkasında İnşaatı Taahhütlü Malzemeleri

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı hakkınd------ sayılı takip dosyasıyla başlatılan icra takibi, davalının haksız itirazı üzerine durdurulmuş olup, davalının itirazlarının yerinde olmadığını, ----- arkasında yapılacak konut sitesi inşaatı için müvekkili şirketin davalı şirkete temel borulama malzemeleri teslim etmiş, Müvekkili ile davalı borçlu arasında ticari ilişki sebebiyle borçlu şirkete teslimi yapılan ürünler karşılığı düzenlenen ---- tutarındaki fatura borcunun ödenmemesi sebebiyle davalı borçlunun temerrüde düşmüş olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenen fatura ----- kanalı ile iadeli taahhütlü olarak gönderilmiş, gönderilen fatura davalı tarafça teslim alınmamış, Bu sebeple davalıya, fatura borcunu fatura tanzim tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde ödemesi aksi halde yasal yollara başvurulacağın ilişkin -----No'lu ihtarname gönderilmiş, davalının müvekkiline olan borcunu ödememesi üzerine davalı hakkında icra takibine geçilmiş olduğunu, müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde söz konusu faturaların düzenlenmiş olduğu açıkça görülecek olup, Müvekkilinin, davalı(borçlu) şirkete kesmiş olduğu faturalar, teslim edilen ürünler karşılığı ve Ürünlerin teslim edilmiş olduğunu, davalının müvekkili şirkete fatura bedellerini ödemeyerek haksız kazanç sağlamış olup, Bu noktada borçlunun kötü niyetli olarak, salt süreci uzatma, kendileri açısından zaman kazanma, müvekkilinin alacağını tahsil etmesine engel olma amacıyla hareket ettiğinin açık olduğunu beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle, Sebepsiz zenginleşme durumunun varlığını, söz konusu malların müvekkili şirkete teslim edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; takip dayanağı olarak belirtilen hukuki durum zamanaşımına uğramış olup, Sebepsiz zenginleşmeden doğan taleplerde zamanaşımı süresi, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl olduğundan ve davacının hem icra takibi hem de işbu davası süresi içerisinde açılmamış olduğundan, Davacı tarafından işbu dava süresinde açılmadığından reddinin gerekmekte olduğunu, davacı tarafından her ne kadar bedeli talep edilen malların müvekkili şirkete teslim edildiği iddia edilmiş ve bu iddiayı ispatlama amacı ile dilekçe eklerinde mal teslim fişleri ve davacı tarafından düzenlenmiş olan fatura sayın mahkemenize sunulmuşsa da söz konusu mallar müvekkili şirkete teslim edilmemiş olup davacı tarafından teslimi gerçekleştirilmeyen ürünlerin bedellerinin talep edilmekte olduğunu, bilindiği üzere malın teslim edildiğini ispat yükü davacıda olup, Ancak davacı tarafından sunulan belgelerin, malların teslim edildiğini ispatlayamamakta olduğunu, Satış sözleşmelerinde malın teslim edildiği teslim makbuzu, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura ile ispat edildiğini, Bilindiği üzere bu belgelerin imzalı ve imzaların alıcıya veya alıcının çalışanına ait olması gerektiğini, Bu belgelere, sadece kime ait olduğu anlaşılamayan imza atılması veya sadece ismin yazılması malın teslim edildiğini göstermemekte olup, Davacı tarafından dosyaya sunulan mal teslim fişlerinde teslim alan tarafından atılan imza bulunmamakta, sadece teslim eden kişinin imzası bulunmakta, Bu nedenle bu fişler, malların teslim edildiğini ispatlayamadığından sunulan bu mal teslim fişlerine itibar edilemeyeceğini, nitekim yerleşik Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davacı tarafından düzenlenen ---- tutarındaki fatura, müvekkiline---- yevmiye numaralı ihtarname ile gönderilmiş, ihtar müvekkili şirkete -------- tebliğ edilmiş olup müvekkili şirket tarafından söz konusu ihtara ----- yevmiye sayılı ihtarnameye cevap ile cevap verilmiş ve faturaya itiraz edilmiş, -------- yevmiye sayılı ihtarnameye cevabın işbu dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, Ayrıca sadece fatura düzenlenmiş olması, müvekkil şirketin davacıya borçlu olduğu anlamına gelmemekte olup, Zira düzenlenen fatura gerçeği yansıtmamakta olduğundan söz konusu faturaya da itibar edilemeyeceğini, Yargıtay tarafından verilen kararlarda faturaya itiraz edilmemesi halinde bile faturanın malın teslim edildiği anlamına gelmeyeceği belirtilmiş olup, Kaldı ki müvekkili şirket tarafından süresi içerisinde faturaya itiraz edilmiş olduğunu, Müvekkili şirket tarafından söz konusu mallar teslim alınmamış olup Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere davacı, teslim alan imzası taşımayan mal teslim fişleri ve itiraz edilen fatura ile malın teslim edildiğini de ispatlayamamakta, Bu nedenle davacının talebi haksız ve kötüniyetli olup işbu davanın reddinin gerekmekte olduğunu, Ayrıca önemle belirtmek isteriz ki her ne kadar davacı, dava dilekçesinin deliller kısmında tanık deliline dayanmışsa da davacı işbu davanın ispatı için tanık dinletemeyeceğini, Fatura konusu malların tesliminin tanık ile ispatlanabilmesi için HMK Madde 200 uyarınca, yapılan hukuki işlemlerin yapıldığı zamanki miktar veya değerlerinin --- geçmemiş olması gerekmekte, Hukuki işlem bu meblağı geçtiği takdirde tanık ile ispatın ancak karşı tarafın açık muvafakati ile mümkün olup, Dava konusu edilen faturadaki alacak miktarı------olduğunu, Bu nedenle davacının tanık dinletmesine muvafakatimiz bulunmadığını belirtmek istediklerini, Yukarıdaki beyanlarımızı tekrarla kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yanın teslim ettiğini iddia ettiği mallar incelendiğinde bu malların değerinin-------- tutması imkansız olup, Davacı yan hem müvekkiline herhangi bir mal teslim etmediği halde fatura kesmiş hem de bu faturayı teslim ettiğini iddia ettiği malların fatura tarihindeki değerinin oldukça üzerinde kesmiş olduğunu, Yukarıda açıklamış oldukları sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği talepleri üzerinde ısrarla durmakla birlikte, sayın mahkemede aksi kanaat hasıl olur ise, mutlaka alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınmalı ve teslim edildiği iddia edilen malların teslim ve fatura tarihindeki değerleri hesaplanmalı davacının fahiş olan bu talebinin reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek, işbu davanın REDDİNE, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle,----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda ," Davacı Şirketin 17.600,00 TL ASIL ALACAK ve 2.293,76 TL işlemiş faiz talebi harçlandırmak suretiyle, itirazın iptali istemli olarak davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali Davasında; Yukarıda yer verdiğimiz tespit ve değerlendirmelerimiz muvacehesinde, Nihai Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı Şirketin Davalı Şirket aleyhine Takip dayanağı yaptığı “----Tutarlı Faturanın içeriği malların Davalı Şirkete Tesliminin, Dolaysıyla Fatura Bedelini talep etmeye Hak kazanıldığının, Davacı Şirketin İspatına muhtaç bulunduğu" şekilinde rapor sunulmuştur. Davacı şirketi faaliyet adresi ---- bulunduğundan ----Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yolu ile davacının defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak üzere rapor tanzimi istenilmiş olup, Talimat Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda özetle; " Dava konusu faturalı alacak miktarının tespiti için, davacı ---- tarihli dilekçesinde belirttiği davacı şirketin yasal adresi olan ----- adresine gidilerek yasal defterleri incelenmiştir. Davacı şirketin ---- yılına ait yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin yasal süreleri içerisinde yaptırıldığı, dolayısıyla yasal defterlerinin TTK.'nın ilgili maddeleri gereğince delil olma niteliğini taşıdıkları, Görülmüştür. Davacı şirketin yasal defter kayıtları incelenerek, davaya esas teşkil eden cari hesap borcunun şirkete ödenip ödenmediğine bakılmıştır. Davacı şirketin yasal defter kayıtlarına bakıldığında: Davacının davalı adına düzenlediği ----- tutarlı fatura bedelinin yasal defterlere işlendiği, faturanın açık fatura yani bedeli henüz tahsil edilmemiş şeklinde düzenlendiği, düzenlenen fatura mukabilinde------- yılı sonu itibariyle davalı şirketten ---- alacaklı gözüktüğü tarafımdan tespit edilmiştir. Faturada bulunan malların davalı şirkete teslim edilip edilmediğine dair herhangi bir belge sunulmamıştır. Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 8. maddesinin 1. bendi kapsamında ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilmektedir. Bununla birlikte, aynı Kanunun 9. maddesine göre, ticari işler açısından kanuni faiz, anapara ile temerrüt faizi konularında ilgili mevzuat hükümleri uygulanmaktadır. Davacı şirketin yasal defter kayıtlarına göre faturalı ürün satışından doğan ana para alacağı ----olup, bu alacağa icra takip tarihine kadar yıllık 6 13,75 temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanan faiz alacağı ise ------'dır. Hesaplama tablosu ekte sunulmuştur. Dava konusu edilen düzenlenen fatura ve yasal defter kayıtlarına göre; doğacak yargılama giderleri ile hesaplanacak yasal faizler hariç olmak üzere, davacı davacı---- fatura bedeli olan --- ve icra takip tarihine kadar hesaplanan----- faiz tutarı ile birlikte toplam --- alacaklı olduğu tespit edilmiştir. " şeklinde rapor sunulmuştur.Somut olay da Davacı defterinin talimat mahkemesinde ki bilirkişi tarafından incelendiği ve dava konusu alacağın defterlerin de kayıtlı olduğu, davalının defterlerinin mahkememizce incelendiği, Davalı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarında, Davacı şirketle ilişkili olarak dava konusu fatura kaydı da dahil olmak üzere herhangi bir işlem kaydının ticari defterlerde yer almadığı gibi davacı şirket adına herhangi bir nam veya unvan altında açılmış hesap kodunun yer almadığı, Davacı şirketçe Takip/Dava konusu yapılan ve Davalı şirkete ----yoluyla gönderilen, ancak davalı şirketçe teslim alınmadığı belirtilen----- Tutarlı Faturanın, Davalı şirket ticari defterlerinde yer almadığı gibi,---- beyanına tabi işbu faturanın Davalı şirketin ilgili dönem ------------ Beyanlarında da yer almadığı, Davacı şirketin --- tarihinde, -----Yevmiye Nolu ihtarnamede, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi talep edilen ve
----Tarihinde tebliğ edilen işbu ihtarnameye karşılık, Davalı şirketçe ------ Cevabi İhtarnamede bu fatura ve içeriğinden kaynaklanan borçlarının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.Dolayısıyla, hem fatura içeriği malların davalı şirkete teslim edildiğini kanıtlamaya elverişli olmadığı hem de takip dayanağı fatura ile ilişkilendirilmesi yapılmamış Mal Teslim Fişlerinin, Davaya konu Fatura içeriği malların Davalı şirkete teslim edildiğini kanıtlamaya elverişli bulunmadıkları anlaşılmakla, Davacı şirketin Davalı şirket aleyhine takip dayanağı yaptığı--------tutarlı faturanın içeriği malların Davalı şirkete teslimini ispatlayamadığı, davacının yemin deliline dayanması nedeniyle mahkememizce yemin metni sunması için süre verildiği, yemin metninin de sunulmadığı anlaşılmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 732,00-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 339,74-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 392,26-TL harcın, davacı taraftan tahsil ile hazineye irat kaydı yapılmasına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin davacı taraftan alınarak, davalı tarafa verilmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 19.893,76-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 1.560,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde-------Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!