Anahtar kelimeler: Tekirdağ Başta Yapmakta Bünyesinde Müdürü İşten Resmî İstinaden Kararnamenin İken

MAHKEMESİ: Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Tekirdağ 1. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde kooperatif müdürü olarak 14.07.1992 tarihinden itibaren görev yapmakta iken 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1 hükmüne istinaden davalı Kurumun Yönetim Kurulunun 11.08.2016 tarihli ve 227 sayılı kararı ile işten çıkarılmasına ilişkin işlemin Anayasa başta olmak üzere taraf olunan uluslararası sözleşmelere ve kanunlar ile davalı Kurum yönetmeliklerine ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğundan davanın kabulü ile feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesine karar verilerek işe iadenin yasal sonuçlarının belirlenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunan yapı ve oluşumlarla irtibatı ve iltisakı olduğu değerlendirildiğinden ... Birliği Yönetim Kurulunun 29.07.2016 tarihli ve 220 sayılı kararı ile geçici olarak işten el çektirildiğini, hakkında inceleme ve araştırma yapıldığını ve 11.08.2016 tarihli ve 227 sayılı kararı ile de iş sözleşmesinin haklı nedenle bildirimsiz ve tazminatsız feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İHLAL KARARINDAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİA. İlk Derece Mahkemesi Kararıİlk Derece Mahkemesinin 17.03.2017 tarihli kararı ile; davacının iş sözleşmesinin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında feshedilmesinin ardından daha sonra yayınlanan başka bir KHK ile eski görevine iadesi noktasında bir işlem yapılmadığı, davacının iş sözleşmesinin feshinin şüphe feshi nedeniyle geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.B. İstinafİlk Derece Mahkemesinin 17.03.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli kararı ile; davalı Kurum bünyesinde kooperatif müdürü olarak görev yapan davacı aleyhine yürütülen ceza soruşturmasına konu suçun niteliği de dikkate alındığında, işverenin iş ilişkisini devam ettirmesi için gereken güven ilişkisinin somut olayda sarsıldığının kabul edilmesi gerektiği, feshin şüpheye dayandığı ve geçerli nedenin bulunduğu yönündeki kabulde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.C. Onama KararıBölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 20.11.2019 tarihli kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasın karar verilmiştir.IV. ANAYASA MAHKEMESİ KARARI VE İHLAL KARARINDAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bireysel Başvuru ve Anayasa Mahkemesi KararıKesinleşen karara karşı davacı tarafın Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 24.09.2023 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararı ile; terör örgütleri ile irtibatı ya da iltisakı olduğuna ilişkin kişiselleştirilmiş ikna edici gerekçeler ortaya konulmadan alınan tedbirin söz konusu yükümlülüklere uygun olmadığının değerlendirildiği, davacının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) 20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkına etki eden tedbirin OHAL döneminde temel hak ve özgürlüklerin kullanımının durdurulmasını ve sınırlandırılmasını düzenleyen Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlere uygun olmadığı belirtilerek özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesi Kararıİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama neticesinde hakkında suçun sübut ettiği kanaati ile tecziye kararı verildiği, verilen kararın kesinleştiği ve cezanın infaz edildiği, verilen karar içeriğinden davacının davalı işyerinde çalıştığı süreç içerisinde de FETÖ/PYD terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğunun anlaşıldığı, açıklanan sebeple işveren tarafından davacı işten el çektirildikten sonra hakkında yapılan araştırma neticesinde 18.08.2016 tarihinde işveren tarafından yapılan iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayalı olduğu ve bu hâliyle iş sözleşmesi geçerli nedenle feshedildiğinden işe iade talebinin kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.C. İstinafİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda yeterli araştırma yapıldığı, davacının feshe mesnet tutulan eylemiyle ilgili ceza aldığının ve mahkumiyet kararının kesinleştiğinin İlk Derece Mahkemesi kararıyla da belirlendiği, verilen karar içeriğinden davacının davalı işyerinde çalıştığı süreç içerisinde de FETÖ/PYD silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğunun sabit olduğu, terör örgütü ile irtibat veya iltisakı bulunan bir işçiyi çalıştırmaya devam etmenin, davalı işverenden beklenemeyeceği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davalı İdarenin ceza davası sonucunu beklemeden iş sözleşmesini feshettiğini,2.Anayasa Mahkemesinin özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların tartışıldığı maddelerdeki ihlal ve durumların hiçbir şekilde değerlendirilmediği gibi Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karardaki hiçbir husus tartışılmadan verilen kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshinin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı ile buna bağlı olarak davacının işe iadesinin mümkün olup olmadığına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.