Anahtar kelimeler: İsmine Ohal Listede Özlük Talebiyle Eki Parasal Süreci Öne Göreve
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: ██████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığını öne sürdüğü özlük haklarının iadesine, parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:..., K:... sayılı kararı ile, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan ve ceza yargılamasına özgü hata hükümleri ile gönüllü vazgeçme hükümleri de uygulanmak suretiyle Anayasa'yı ihlal suçuna iştirak ettiği hususunda mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:... K:... sayılı kararının kaldırılarak davacının beraatine karar verildiği anlaşılmakta ise de, İl Jandarma Komutanı pozisyonunda olan davacının gelen sözde sıkıyönetim direktifi konulu emirleri yerine getirmeleri için ilçelerdeki tüm bağlı birliklere bilerek göndermiş olmasının, ceza yargılamasından bağımsız olarak, davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden idari yargı yerince hükme esas alınabileceğinin açık olduğu; nitekim, davacının sözde sıkıyönetim direktifi konulu emirleri yerine getirmeleri için ilçelerdeki tüm bağlı birliklere bilerek ve isteyerek gönderdiği hususunun gerek ...Ağır Ceza Mahkemesinde gerçekleştirilen yargılamada ve gerekse ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesinde gerçekleştirilen istinaf incelemesinde hiçbir kuşku ve tereddüte mahal bırakmayacak şekilde açık ve net olarak ortaya konulduğu; ayrıca, Manisa İl Emniyet Müdürlüğüne ...tarihinde ... ihbar kayıt numarası ile isimsiz bir şekilde Manisa İl Jandarma Komutan Vekili/Yardımcısı davacı ile ilgili FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu, örgüt hakkında etrafına övücü konuşmalar yaptığı, daha sonra örgüt abileri tarafından aldığı uyarı üzerine bu sefer de hükümet lehine konuşmalar yaptığı, örgütün İl Jandarma Komutanlığında ve üst kademelerinde bulunan üyeleri tarafından sanık davacının korunup kollandığı yönünde ihbarda bulunulduğu, dava dosyasına sunulan işlem dosyasında da davacının oğlunun geçmiş yıllarda FETÖ/PDY örgütüne müzahir okulda eğitim kaydının bulunduğu şeklinde istihbari bilgi bulunduğu görüldüğünden, anılan tespitler doğrudan hükme esas alınmamakla bilikte, görevin niteliği ve kendisine atfedilen eylemlerin ağırlığı birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak açısından varılan kanaatini pekiştirici nitelikte görüldüğü; davacının durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu edilen karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, ceza yargılanmasında hakkında beraat kararı verilmesine rağmen Anayasa'yı ihlale teşebbüs suçunu kasıtlı olarak işlediği ileri sürülerek iltisak ve irtibat tespitinde bulunulduğu, Anayasa'yı ihlale teşebbüs suçundan, suçun işlenişindeki kasıt unsurunu ortadan kaldıran bir hata halinin bulunması ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan da örgüt ile irtibat ve iltisakını gösterir herhangi bir delil bulunmaması dolayısıyla beraat ettiği, hata hükümleri her ne kadar TCK'da düzenlenmiş olsa da bu unsurun, mahkemenin iddia ettiği bilerek ve isteyerek hareket etme yani kast unsurunu ortadan kaldırdığı, hain darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz 2016 gecesi, Manisa İl Jandarma Komutan Yardımcısının aynı gün izne çıkması, Birinci İl Jandarma Komutan yardımcısının da tayini çıkmış olması sebebiyle İl Jandarma Komutanlığı görevini vekaleten üstlendiği, sıkıyönetim emrini daha önce de ivedi veya çok ivedi notuyla gelen ve fakat uygulamada aslında aciliyeti olmayan emirlerle karıştırdığı, ayrıca Turgutlu'da meydana gelen olayın telaşı ve telefon görüşmelerinin yoğunluğu dolayısıyla kendisinde diğer ivedi emirlerden farklı bir hissiyat uyandırmadığı, bu nedenle emri getiren Y.İ.'den mesajı masasının üzerine bırakmasını istediği, şayet bahse konu işbu emrin içeriğini bilmiş olsa ve bu emre hizmet etse, emrin saat kaçta hangi kodla geleceğini bileceği, bu mesajın gelmesini o an bekliyor olacağı ve gelir gelmez derhal çekilmesini emredeceği, ancak işbu mesajın içeriğini bilmediğinden dolayı diğer ivedi mesajlardan biri zannederek, ki o süreçte çalıntı araçlarla bombalı eylemler yapıldığına ilişkin çok sayıda ivedi mesaj gelmesi dolayısıyla da kendisinin bu şekilde hayatın olağan akışına uygun olarak düşündüğü ve önünde daha acil bir iş olduğu için de mesajın masasının üzerine bırakılmasını işaret ettiği, zira bahse konu mesajın Manisa İl Jandarma Komutanlığı mesaj merkezine 22.31'de geldiği, bağlı birliklere tam 36 dk. sonra 23.07'de çekildiği, saniyelerin dahi hayati öneminin olduğu bir hadisede bahse konu mesajın yarım saatten fazla bekletildiği, bunun da Manisa İl Jandarma Komutanlığının sözde darbe teşebbüsüne destek vermediğini ve gelen ivedi emirleri uygulamadığını gösterdiği, Turgutlu'daki vahim hadisenin kendisi üzerinde yarattığı telaş haliyle ve astlarının da ısrarlı tavırları karşısında adeta başından savmak için "Siz mesajı çekin, ben biraz sonra okurum." diyerek içeriğine bakmaksızın mesajın bağlı birliklere gönderilmesini emrettiği, toplamda mesajın gönderilme emri verildikten 7 dk. gibi kısa bir süre sonra mesajın içeriğine baktığında darbe girişimiyle ilgili olduğunu anladığı ve koşarak mesajın çekilmemesi yönünde emir verdiği, eğer darbecilere hizmet etse ve Anayasa'yı ihlal etme kastı taşısaydı, 22.31'de gelen mesajın derhal bağlı birliklere çekilmesini emredeceği, ayrıca henüz hiçbir şey belli değil iken çekilmiş olan bu emrin iptali için bu denli mücadele etmeyeceği, ... Ağır Ceza Mahkemesince hakkında Anayasa'yı ihlale teşebbüs suçundan verilmiş olan cezanın, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin vermiş olduğu kararla kaldırıldığı, bunun sebebinin de esasa ilişkin olarak ortaya atılan iddiaların çürütülmesi olduğu, hakkındaki ihbarın asılsız olduğunun... Ağır Ceza Mahkemesince ispatlandığı, gerçeği yansıtmayan bir ihbarın İdare Mahkemesi hükümüne esas teşkil etmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT
:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde sona ermiştir.
█████/2018 tarihli ve 30472 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 669 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma personeline ilişkin tedbirler' başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında; ''Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen ve ekli (1) ve (2) sayılı listelerde yer alan asker kişiler Türk Silahlı Kuvvetlerinden, ekli (3) sayılı listede yer alan kişiler ise Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatından çıkarılmıştır. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Davalı idare bünyesinde görev yapan davacı, 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevinden çıkarılmasına yönelik OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı itiraz başvurusu ise... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı öne sürülen özlük haklarının iadesine, parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından yürütülen ceza yargılaması sonucunda, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütü üyeliğine ilişkin atılı suçtan beraatine, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna ilişkin ise mahkumiyetine karar verildiği; anılan Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, beraat kararına ilişkin kısım yönünden esastan reddedildiği, mahkumiyet kararına ilişkin kısım yönünden ise kabul edilerek, mahkumiyet hükmü, davacının üzerine atılı Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu işlediği sabit olmaması nedeniyle kaldırılarak, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca davacının beraatine karar verildiği; karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla temyiz isteminin reddi ile beraat kararlarının onanmasına karar verildiği ve kararın █████/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) iltisakı yahut irtibatı değerlendirilen kamu görevlilerinin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Jandarma Albay olan ve Manisa İl Jandarma Komutanlığında 3. İl Jandarma Komutan Yardımcısı olarak görev yapan davacı hakkında, █████/2016 tarihinde yaşanan darbe teşebbüsü esnasındaki tutum ve eylemleri nedeniyle, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlamalarıyla açılan ceza davası neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; "Manisa İl Jandarma Komutanı ile İl Jandarma Komutan 1. ve 2. yardımcısının izin ve tayin gibi nedenlerle görevde olmamaları sebebiyle sanık ...'in █████/2016 tarihinden itibaren olay tarihi olan █████/2016 tarihine kadar Manisa İl Jandarma Komutanlığına vekalet ettiği, ... Manisa Orduevinde kalan sanık ...'in 15 Temmuz 2016 günü eşi ile birlikte il merkezinde bulundukları sırada saat 20:00 civarında telefonla jandarma personeli tarafından aranılarak Turgutlu ilçesinde iki gün önce meydana gelen bir cinayet olayı ile ilgili ... şüpheli şahıs ile temas sağlandığı ve çıkan çatışma sırasında bir jandarma astsubayın ağır yaralanıp ameliyata alındığı telefonla ...'e bildirilmesi üzerine bu olaya ilişkin gerekli talimatları verdikten sonra İl Jandarma Komutanlığını arayarak Orduevine bir araç gönderilmesini istediği, bu sırada Turgutlu'da meydana gelen olay ile ilgili şüpheli şahsın yakalanmasına yönelik ilgili ilçe jandarma komutanı ve ilgili jandarma rütbeli personeliyle telefon görüşmeleri yaptığı, eşi ile birlikte Orduevine geçip üzerini değiştirdikten sonra gönderilen araçla İl Jandarma Komutanlığına hareket ettiği, aynı zaman dilimi içerisinde MEDAS Muhabere Merkezi vasıtasıyla '...' koduyla 'Hizmete özel' başlığı adı altında askeri birliklere gönderilen sözde sıkıyönetim direktiflerini içerir emirlerin saat 22:31'de Manisa İl Jandarma Komutanlığı mesaj merkezine ulaştığı, haber merkezinde görev yapan sanık M.A.'ın ... öncelik seviyeli ve sistem üzerinden arka arkaya üç defa gönderilen bu mesajların kaydını yaptıktan sonra mesaj çıktılarını harekat merkezinde görevli astsubay Y.İ.'ye teslim ederek odasına döndüğünde yine MEDAS sistemi üzerinden '...' öncelikli bir mesaj daha geldiği, Y.İ.'nin M.A.'ın kendisine teslim ettiği 3 adet mesajı alarak bir alt katta bulunan nöbetçi amir E.K.'ın odasına götürdüğü, E.K.'ın Y.İ.'ye '...' kodlu mesajların ne anlama geldiğini sorması üzerine Y.İ.'in de E.K.'a '...' kodlu mesajların öncelik seviyesinin birinci sırada olduğunu ileterek bir an önce komutana bilgi verilmesi gerektiğini söylediği, E.K.'ın da Y.İ.'ye ...'in zaten yolda İl Jandarma Komutanlığına gelmek üzere olduğunu ve gelince kendisine bilgi vereceklerini söylemesi üzerine Y.İ.'nin, E.K.'ın odasından ayrılarak harekat merkezine dönerken yolda M.A. ile karşılaştığı M.'in bir tane daha '...' kodlu mesaj geldiğini kendisine söylemesi üzerine M.den aldığı mesajı yüzbaşı E.'e götürüp sıkıyönetim direktifi yazdığını da belirtip teslim ettiği, E.K.'ın da ...'in birliğe giriş yapmış olabileceğini söylemesi üzerine E.K. ve Y.İ.'nin gelen tüm mesajları da yanlarına alarak ...'in odasına gittiklerinde ...'in odasına yeni girmiş olduğu ve Turgutlu'da meydana gelen olay ile ilgili telefon görüşmeleri yaptığı, telefon görüşmesini bitirince Y.İ.'nin ...'e 'komutanım ... kodlu mesajlar geldi, birisinin üzerinde sıkıyönetim direktifi yazıyor' dediği, ...'in bunun üzerine 'ne sıkıyönetim direktifi a... k...' dediği ve mesajları masaya bırakması için Y.İ.'ye eli ile işaret ettiği, Y.İ.'nin oradan ayrıldığı E.K.'ın ise ... albayın odasında kalmaya devam ettiği bu sırada A.Ç. Turgutlu'daki olay ile ilgili telefon görüşmeleri yapmaya devam ettiği, bu defa odaya M.A.'ın gelerek ...'e aynı mesajların 4-5 seferdir Genelkurmay Başkanlığından da gönderildiği ve mesajlarda 'tüm bağlılarınıza bildirin' şeklinde not olduğunu ayrıca belirttiği, ...'in de bunun üzerine M.A.'a 'tamam çekin' demesi üzerine E.K. ve M.A.'ın ...'in odasından ayrıldıkları, odasına dönen M.A.'ın sanık ...'in emri doğrultusunda MEDAS sistemi üzerinden kendilerine gelen mesajı JEMUS sistemine aktararak Manisa İl Jandarma Komutanlığına bağlı birliklere saat 23:07:57 itibariyle gönderdiği, aradan belirli bir zaman geçtikten sonra ...'in harekat merkezine gelerek Y.İ.'ye 'mesajı bağlı birliklere çekmeyin' şeklinde emir verdiği, ancak harekat merkezinde görevli Y.İ.'nin mesajı kendilerinin değil muhabere merkezinin çektiğini söylediği, bu sırada bir jandarma personelin telaşlı bir şekilde gelerek M.A.'a mesajı çekip çekmediğini sorduğu, M.'in bu personele 'çektim ne oldu' şeklinde cevap verdiği, bu personelin yanından ayrılması üzerine arkasından M.A.'ın harekat merkezine gittiği ve harekat merkezi kapısının önünde duran ...'e mesajı çektiğini söylediği, ...'in de harekat merkezindeki Y.İ.'ye dönerek 'ilçe jandarma komutanlıklarını ara jandarma komutanları derhal beni arasın, mesaj ile ilgili hiç bir işlem yapmasınlar, mesaj yok hükmündedir, bu emrimi de iletin' dediği, ...'in bu emri üzerine ilçe adlarına göre alfabetik sırayla ilçelerdeki nöbetçi astsubayların harekat merkezindeki Y.İ. ve diğer personel tarafından aranmaya başlanarak çekilen mesajın yok hükmünde olduğu ve mesaj ile ilgili hiç bir işlem yapılmayacağı belirtilerek ilçe jandarma komutanlarının derhal ...'i araması gerektiğinin söylenildiği, bu arada ...'in Manisa ilçesinde bulunan tüm ilçe jandarma komutanlarının dahil olduğu ortak whatsapp grubuna 'tüm ilçe jandarma komutanları ivedi olarak beni arasın' şeklinde mesaj gönderdiği, bu mesaj sonrasında ilçe jandarma komutanlarının ...'i telefonla aradıkları ve telefonda ...'in ilçe jandarma komutanlarına mesajın sehven gönderildiğini, yok hükmünde olduğunu ve işlem yapılmaması gerektiğini söyleyerek mesaj çıktısı alındı ise de, imha edilerek kayıtların silinmesi yönünde emir verdiği, harekat merkezinin ilçe jandarma komutanlıklarına mesajın iptal edilmesi ve işlem yapılmaması yönünde yaptıkları bildirim ile ...'in ilçe jandarma komutanları ile yaptığı görüşmede vermiş olduğu emirler doğrultusunda ilçe jandarma komutanlıklarınca gelen mesajların imha edildiğine ilişkin tutanakların tutulduğu, gece saatlerinden sabahın ilk saatlerine kadar Jandarma Genel Komutanlığından gönderilen sözde sıkıyönetim direktiflerine uyulmaması ve gönderilen bu direktif doğrultusunda hiç bir şekilde işlem yapılmaması yönünde mesajların MEDAS sistem üzerinden gelmeye devam ettiği, █████/2017 tarihli idari tahkikat raporuna göre de 15 Temmuz 2016 tarihinde Manisa İl Jandarma karargahında darbe teşebbüsünü destekler mahiyette kuvvet tefriki, silah-mühimmat dağıtılması, olağan dışı personel ve araç hareketinin olmadığı ...
...'in emri ile bağlı birliklere gönderilen sözde sıkıyönetim direktifine ilişkin mesajın 23:07:57'de bağlı birliklere çekildiği, her ne kadar iddianamede gönderilen bu mesajın geçersiz olduğu ve mesaj ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadan derhal imha edilmesi talebini içerir iptale ilişkin emrin 1 saat 9 dakika sonra çekildiği belirtilmiş ise de, sanık ... tarafından gönderilen ilk mesajın iptal edildiği ve bu doğrultuda herhangi bir işlem yapılmayacağına ilişkin gerek telefon, gerek whatsapp üzerinden yapılan bildirimlerin iptale ilişkin mesajın çekilmesinden önce yapıldığı, sanık Y.İ.'nin 23:07:57'de bağlı birliklere gönderilen emrin yazılı olması nedeniyle iptal emrinin de yazılı olarak verilmesinin daha uygun olacağı yönündeki hatırlatması üzerine mesajın uygulanmaması ve derhal imha edilmesi yönünde ...'in yazılı bir metin hazırlamasını Y.İ.'den istediği ve hazırlanan metnin 1 saat 9 dakika sonra JEMUS üzerinden gönderildiği, bu konuda Alaşehir ilçe jandarma komutanlığı tarafından tanzim edilen ve 3 jandarma personeli tarafından imza altına alınan tutanakta, tutanağın düzenlenme saati olarak █████/2016 günü saat 23:20'nin not edildiği ve tutanak içeriğinde 'ilçe jandarma komutan vekili J.Kd.Bçvş A.Y.'in Manisa il J.komutan vekili jandarma albay ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde; il jandarma komutanı vekili jandarma albay ...'in talimatları ve emirleri doğrultusunda gelen ilgi sayılı mesajın işleme alınmayarak yok hükmünde sayılmasını, herhangi bir işlemde bulunulmamasını, ilgi sayılı emrin gizli tutularak diğer personele gösterilmemesini ve 1 (bir) suret alının fiziki çıktısı yakılmak suretiyle JEMUS üzerinden bilgisayar ortamına elektronik olarak gönderilen ASLI ise saat 23:15 sıralarında silinmek suretiyle imha edilmiş...' ibarelerine yer verilmiş olması ve suç tarihinde Manisa ilçelerinde jandarma komutanı olarak görev yapmaları nedeniyle dinlenilen tanıkların beyanlarından da (tutanağın sonradan tutulmuş olup, tutanağın tutulma saatinin daha geç bir saat olabileceği ihtimalinin ilçe jandarma komutanlarının beyanı ile çürütüldüğü görülmüştür.) iptal mesajının gelmesinin öncesinde telefon ve mesajla 23:07'de gönderilen mesaj doğrultusunda işlem yapılmaması ve gönderilen çıktının imha edilmesi yönünde İl Jandarma Komutanlığından arama ve uyarıların yapıldığı anlaşılmış, bu haliyle ilk mesajın 23:07'de çekilmiş olduğu gözetildiğinde iptal yönündeki bildirimin iddianamede belirtildiği gibi 1 saat 9 dakika sonra değil saat 23:15'de yapıldığı ve bu haliyle çekilen mesajın maksimum 8 dakika içerisinde iptal edilip imha edilmesi için ilçe jandarma komutanlıklarının arandığı sabit görülmüştür.
... sanık ...'in emriyle sözde sıkıyönetim direktifi konulu mesajın Manisa İl Jandarma Komutanlığından 23:07:57 itibariyle bağlı birliklere gönderilmesi akabinde Alaşehir İlçe Jandarma Komutanlığında emrin iptaline ilişkin tutulan tutanakta saatin 23:15 olarak belirtilmesi ve dosya kapsamındaki tanık beyanları bir bütün halinde göz önünde bulundurulduğunda mesajın çekilmesinden yaklaşık 7-8 dakika sonra Albay ...'in alt birliklere çekilmesi talimatını verdiği mesajın geçersiz olduğu ve mesaj doğrultusunda herhangi bir işlem yapılmayarak derhal imha edilmesi yönünde yoğun bir çaba içerisine girdiği ve bu doğrultuda telefon görüşmeleri ve mesajlar ile alt birliklere ulaşmaya çalıştığı ve 23:15'den itibaren bağlı birliklere gönderilen mesajın iptal ve imha edilmesini temin ettiği, dosya içerisinde bulunan ve Manisa İl Jandarma karargahında darbe teşebbüsünü destekler mahiyette kuvvet tefriki, silah-mühimmat dağıtılması, olağan dışı personel ve araç hareketi olmadığı yönündeki █████/2017 tarihli idari tahkikat raporu kapsamında sanığın üzerine atılı anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden sözde sıkıyönetim konulu direktifi alt birliklere gönderilmesi yönünde verdiği emrin atılı Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçunun oluşumu için aranılan icrai hareket kapsamında olup olmadığı, bu kapsamda olduğunun değerlendirilmesi halinde ise mesajın iptal edilmesi yönündeki çaba ve faaliyetlerinin sanığın gönüllü vazgeçme hükümlerinden faydalanmasını gerektirip gerektirmediği hususları bu aşamada önem arz edecektir...
MEDAS sistemi üzerinden yurtta sulh konseyi tarafından hazırlanan sözde sıkıyönetim direktifi konulu mesaj Manisa İl Jandarma Komutanlığı haber merkezine saat 22:31 itibariyle ulaşmış Turgutlu'daki olayın kendisine telefonla bildirilmesi üzerine sanık ... kamera kayıtlarına göre İl Jandarma Komutanlığına saat 22:39'da giriş yapmış ve odasına geçtiğinde E.K. ve Y.İ. gelen mesajları ...'e vermek üzere odasına gitmişlerdir. Mesajın bağlı birliklere çekildiği saat ise 23:07'dir. Orduevinden sanık ...'i araçla alıp İl Jandarma Komutanlığına getiren ve mahkememizce de tanık sıfatıyla yeminli olarak dinlenen H.B.'nın beyanında '... il jandarmaya geldiğimizde Ahmet albay hazır beklememizi çünkü hemen Turgutlu ya geçeceğimizi söyleyerek yukarı çıktı, yaklaşık 30-45 dakika bekledikten sonra haber gelmeyince ben yukarı çıktım, televizyon açıktı, ... albay odasındaki televizyonda Başbakan açıklama yapıyordu...' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Bu haliyle o tarihte ... olarak görev yapan ...'ın ... haber kanalının canlı yayınına 23:05'de katıldığı ve yasa dışı bu girişimin ordunun tümü tarafından değil belli bir kısmı tarafından yapıldığı, emir komuta zinciri olmadan TSK içerisindeki bazı kişilerin kanunsuz bir eyleminin söz konusu olduğu yönünde açıklamalar yaptığı, mesajın 23:07'de bağlı birliklere çekildiği dikkate alındığında emrin ... tarafından verilmesi, hazırlanması ve gönderilmesi için geçen zaman da dikkate alındığında ... tarafından mesajın çekilmesi emrinin birliğe geldiği 22:39'dan sonra ancak ...'ın televizyondaki yaptığı açıklamadan yani 23:05'den önce olduğu ortaya çıkmıştır. 22:39'da birliğe ...'i getiren tanık H.B.'nın ifadesinde 30-45 dakika sonra yukarıya çıktığı yönündeki beyanı karşısında, tanık H.B.'nın sanık ...'in birliğe gelmesinden yani saat 22:39'dan yarım saat sonra yukarıya çıktığının kabulü halinde 23:09 itibariyle ...'in odasına gittiği ve bu sırada ...'in odasında televizyonun açık olduğu ve Başbakanın açıklama yapmakta olduğuna ilişkin tanık beyanının kamera kayıtları, televizyon yayını ve dosya kapsamıyla birebir doğrulandığı görülmektedir. Yani H.B. yukarıya çıktığında sanık ... yukarıda gerekçeleriyle açıklandığı üzere içeriğini bildiği sözde sıkıyönetim direktifini içerir mesajın alt birliklere çekilmesi yönünde emri vermiş ve televizyonda Başbakanın açıklamalarını dinlemektedir. Başbakanın açıklamalarından darbe girişimi yönündeki eylemlerin ordu içerisindeki bir kısım örgüt mensupları tarafından yapıldığı ve emir komuta zinciri içerisinde olmadığını öğrenen sanık ...'in darbe teşebbüsünün başarılı olamayacağını anlayarak emrin iptali yönünde gayret sarf etmeye başladığı anlaşılmıştır. İptal işlemleri için ilçelerin alfabetik sırayla arandığı yönündeki sanık ve tanık beyanları karşısında A harfi ile başlayan Alaşehir ilçesinin ilk aranan ilçelerden biri olduğu, Alaşehir ilçe jandarma komutanlığınca tutulan tutanakta kendilerinin 23:15'de arandığının belirtilmiş olması hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanık ...'in mesajın içeriğini bilerek alt birliklere gönderilmesi emrini birliğe geldiği 22:39'dan sonra verdiği, 23:07'de bu emrin çekilmesi sonrasında 23:05'den itibaren canlı yayında açıklama yapan Başbakanın beyanlarından darbe teşebbüsünün tüm askeri unsurlarca katılım olmayacağı, sınırlı sayıdaki askeri personel tarafından başlatıldığını ve başarıya ulaşmayacağını anlaması üzerine yani maddenin uygulanma şartı olarak kabul edilen 'tamamen iradi ve gönüllü' olarak değil iradesini zorlayan dış etkenler nedeniyle mesajın iptali yönünde çaba sarf ettiği net bir şekilde ortaya çıkmakla sanık ... hakkında gönüllü vazgeçme hükümlerini düzenleyen TCK.nun 36.ve 41.maddelerinin uygulanamayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Sanık ...'in Manisa İl Jandarma Komutanlığına █████/2016 tarihinden itibaren vekalet ettiği, olay tarihi olan █████/2016 tarihinde TSK içine sızan FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyeleri tarafından başlatılan ve ülke genelindeki askeri birliklere Genelkurmay Başkanlığından MEDAS sistemi üzerinden gönderilen kendini Yurtta Sulh Konseyi olarak adlandıran grubun kaleme aldığı 'Sözde sıkıyönetim Direktifi' konulu ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildiği ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğunu belirtir emirleri içeren mesajın Manisa İl Jandarma Komutanlığına ulaştığının kendisine bildirilmesi sonrasında yukarıda ayrıntılı şekilde gerekçeleri izah edildiği üzere mesajın sıkıyönetim direktifi konulu olduğunu ve içeriğinde Anayasal Düzeni Ortadan kaldıracak şekilde darbe yapma iradesine ilişkin emir ve sonrasında planlanan düzene ilişkin görevlendirme listelerinin bulunduğunu bilerek bu mesaj ve eklerini, bu mesajı kaleme alıp askeri birliklere gönderen darbe yapma yönündeki iradeye tabi olup gönderilen bu kanunsuz emirlerin yerine getirilmesini temin etmek kast ve iradesiyle yine mesajda belirtildiği gibi Manisa İl Jandarma Komutanlığına bağlı birlikler olan ilçe jandarma komutanlıklarına göndererek darbeye teşebbüs kapsamında ülke genelinde faaliyet başlatan kişilerle birlikte hareket ederek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurup nihai amaçta birleştiği ve mesajları bağlı birliklere göndererek kanunsuz olduğunu bildiği emirlerin tatbik edilmesini sağlamaya yönelik iştirak iradesini ortaya koyduğu, ülke genelinde başlatılan ve vahameti tartışmasız tehlike ve sonuçlar doğuran eylemler dikkate alındığında il genelindeki tüm Jandarma birlikleri kendisine bağlı olan ve an itibariyle İl Jandarma Komutanı pozisyonundaki bir kişinin gelen sözde sıkıyönetim direktifi konulu emirleri yerine getirmeleri için ilçelerdeki tüm bağlı birliklere göndermiş olmasının da suçun oluşumu için aranılan icrai faaliyetlere başlama kapsamında olduğu her türlü izahtan vareste olup sanık tarafından gerçekleştirilen eylemin ülke genelinde başlatılan darbe teşebbüsü eylemlerine de maddi ve manevi nitelikte nedensel bir katkıda bulunmaya elverişli olduğu hiç bir tereddüte yer vermeyecek şekilde ortadadır.
Manisa İl Emniyet Müdürlüğüne ...tarihinde ... ihbar kayıt numarası ile isimsiz bir şekilde Manisa İl Jandarma Komutan Vekili/Yardımcısı Jandarma Albay ... ile ilgili bu sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyesi olduğu, örgüt hakkında etrafına övücü konuşmalar yaptığı, daha sonra örgüt abileri tarafından aldığı uyarı üzerine bu sefer de hükümet lehine konuşmalar yaptığı, örgütün İl Jandarma Komutanlığında ve üst kademelerinde bulunan üyeleri tarafından sanık ...'in korunup kollandığı yönünde ihbarda bulunulmuş olması gerekçe gösterilerek sanık ... hakkında TCK.nun 309, 311 ve 312.maddeleri gereğince kamu davasının açılmasının yanında ayrıca Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan da cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış olmakla ihbarda belirtilen hususların doğru olup olmadığının denetlenebilmesi için bahsi geçen ... tarih ve ... ihbar kayıt numaralı ihbarı yapan kişi hakkında tanık koruma kanununa göre herhangi bir işlem yapılmamış ve bu nedenle isminin gizli kalması yönünde bir kayıt yoksa açık kimlik bilgilerinin mahkememize gönderilmesi için Manisa İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta yapılan araştırmada ihbarı yapan şahsın açık kimlik bilgilerinin tespit edilemediğinin ve ihbarın internet üzerinden yapıldığının tespit edildiği bildirilmiş ve bu haliyle ihbarı yapan kişinin açık kimlik ve tebligat bilgilerine ulaşılamamış olması nedeniyle tanık olarak dinlenmesi mümkün olmamıştır.
Sanık ...'in FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyesi olduğunu gösterir herhangi bir delil veya belgenin dosya kapsamına yansımadığı, █████/2018 tarihli Manisa İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen araştırma ve tespit tutanağında da örgüt ile irtibat veya iltisakını gösterir herhangi bir tespit veya değerlendirmeye yer verilmediği...
... örgüt mensubu olduğu kesin delillerle ispatlanamayan sanığın, suç tarihi itibariyle Manisa İl Jandarma Komutanlığına vekalet ettiği ve sistem üzerinden gelen sözde sıkıyönetim konulu kanunsuz emirlerin yerine getirilmesini temin etmek maksadıyla mesajları bağlı birliklere gönderdiği, bu haliyle sanık ...'in eylemi Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs eden örgüt mensuplarının amaçlarını gerçekleştirmesine elverişli nitelikte belirli bir araç fiil niteliğinde olduğu..." tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.
... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...sanık ... in Turgutlu da Jandarma personelinin ağır şekilde silahla yaralanması olayı ile ilgilendiği sırada mesajı okumadan çekilmesi talimatını vermesi suretiyle hataya düştüğünün kabulü gerekmektedir.
...sanık ...'in 3. İl Jandarma Komutanr Yardımcısı olması, mesaj içeriğini okumadan çektiğine ilişkin tanık beyanları, mesajın hataen çekilmesine sebebiyet veren sanığın içerisinde bulunduğu bir jandarma personelinin adi bir olay nedeni ile suç failini yakalamak istediği sırada uğradığı silahlı saldırıda ağır yaralanması nedeni ile bu olaydan kaynaklanan yoğun ve ivedi telefon görüşme trafiği içerisinde darbe teşebbüsüne havi sözde sıkıyönetim emrini bizzat kendisi tarafından okuyup içeriğine vakıf olmaksızın emrin çekilmesi emrini vermiş olması, ancak sıkıyönetim emri ve ekindeki evrakı telefon görüşmesi sonrasında bizzat inceleyerek okuması üzerine darbe teşebbüsünün başarılı olup-olmadığına henüz vakıf olmadığı dönemde yaklaşık 8 dakika içerisinde emri iptal etmiş olması hususları dikkate alındığında, sanığın suça konu sıkıyönetim emrini içeriğine vakıf olmadan hata ile bağlı birliklere çekilmesini sağladığı anlaşılmıştır. Sanığın sıkıyönetim emrinin içeriğine vakıf olduktan sonra bu emrin derhal iptaline sağladıktan sonra kendisine bağlı bulunan tüm birimlere darbe teşebbüsüne hiç bir şekilde destek verilmeyeceği, görevdeki tüm personelin derhal geri çağrılması talimat vermiş olması ve ayrıca lojman güvenliği için dahi yanlış anlaşılmaya sebebiyet verilmemesi için askeri personelin birlik dışına çıkışına izin vermemiş olması dikkate alındığında, sanığın darbe teşebbüsüne iştirak kastı ile hareket etmediğini, sıkıyönetim emrinin hata ile çekildiğini gösteren olgulardır.
...Somut olayda, sanık ...'in İl Jandarma komutanlığına vekalet ettiği, olay günü olan 15 Temmuz 2016 günü mesai sonunda eşi ile birlikte şehir merkezinde yürüyüş yaptıkları sırada, Turgutlu ilçesinde bir adli olayın failini yakalamaya giden jandarma personelinin silahlı saldırı sonucu ağır yaralandığına dair telefon ile kendisine haber verilmesi üzerine, Orduevine dönerek kendisini almaya gelen askeri araç ile İl Jandarma komutanlığına gelerek olaya ilişkin olarak yoğun bir telefon görüşme trafiği içeresine girdiği, dosyaya getirtilen HTS kayıtlarından da anlaşılacağı üzere konu hakkında yaptığı telefon görüşmeleri ile ayrıntılı olarak bilgi aldıktan sonra il Valisi ve Jandarma Bölge Komutanına durumu rapor ettiği, sanığın bu amaçla telefon görüşmeleri yaptığı sırada Jandarma MEDAS sistemi üzerinde darbe teşebbüsüne ait Yıldırım harekat kodlu sözde sıkıyönetim emrinin, nöbetçi amir E.K. ve Y.İ. tarafından getirilmesi üzerine, bu sırada telefon ile konuşmaya devam etmesi nedeni ile ile emrinin masanın üzerine bırakılması işareti yaptığı, emri masanın üzerine bırakan Y.İ.'nin odadan ayrıldığı ancak nöbetçi amiri Yüzbaşı E.K.'ın ayakta telefon görüşmesinin bitmesini beklediği, henüz telefon görüşmesini bitmeden bu kez Uzman Çavuş M.A.'ın sanığın odasına elinde suça konu sıkıyönetim emri ile girerek komutanım aynı emir bu kez Genelkurmay Başkanlığından geldi, acilen alt birliklere çekilmesi gerekiyor diye söylemesi üzerine, telefon konuşmasına devam eden sanığın emri okumadan çekin o zaman diye söylemesi üzerine, odada bulunan yüzbaşı E.K. ve uzman çavuş M.A.'ın emri alt birimlere çekmek üzere odadan çıktığı, HTS kayıtlarından anlaşıldığı üzere saat 23.04 civarında telefon görüşmesini bitiren sanığın emri inceleyip mahiyetine vakıf olduktan sonra sözde sıkıyönetim emrinin alt birimlere çekilmeden iptal edilmesi için emir verdiği, ancak saat 23:07 itibarı ile emrin çekildiğini öğrenmesi üzerine vakit kaybetmeksizin mesajın yok hükmünde olduğunu, ilçe jandarma komutanlıklarının mesajı imha etmesini ve kendisini araması yönünde talimat verdiği, sanığın verdiği bu talimatın ilçe jandarma komutanlıklarına derhal Watshap programı üzerinde bildirildiği,nitekim ilçe jandarma komutanlıkları tarafından durumun tutanak ile tespit edildiği, Alaşehir ilçe jandarma komutanlığının saat 23:20 itibarı ile emrin geçersiz olduğuna dair il jandarma komutanı olan sanığın emrine istinaden tutanak tuttuğu anlaşılmakla, iptal talebinin verilme anından itibaren emrin yazılarak muhatabına gönderilmesi için gereken süre dikkate alınır ise,emrin çekilmesinden itibaren 7-8 dakika gibi kısa bir süre içerisinde çekilen sözde sıkıyönetim mesajının iptali için sanık tarafından emir verildiği hususları toplanılan tüm delillerden anlaşılmıştır.
Olayın açıklanan oluşu dikkate alındığında sanığın olay gecesi darbe teşebbüsünde bulunan kişiler tarafından gönderilen sözde sıkıyönetim emrini, olay gecesi sanığın vekaleten yürüttüğü İl Jandarma Komutanlığı görevi sırasında Turgutlu ilçesinde bulunan bir adli olayın failini yakalamak isteyen jandarma personeline silahlı saldırıda bulunularak bir jandarma personelinin ağır yaralanması ile sonuçlanan olaya ilişkin tedbiri aldığı sırada, sıra dışı ve ani gelişen olaya bağlı şartlarda telefon ile görüşme yaptığı sırada sözde sıkıyönetim mesajını bizzat okumadan alt birliklere çekilmesi emrini suç işleme kastı ile vermediği, sıkıyönetim mesajının olay günü gelişen olağanüstü şartlarda içeriği tam olarak bilinmeden hata ile verildiği, nitekim sanığın emrin mahiyetine vakıf olup olmaz daha darbe teşebbüsünün akıbetinin bilinmediği dönemde derhal mesajın hata ile çekildi ve işlem yapılmaksızın imhası için ikinci bir emir vererek, bağlı birliklerde darbe teşebbüsü karşıtı tüm önlemleri aldığı, sanığın aldığı bu önlemler neticesinde bağlı birliklerde darbe yanlısı hiç bir girişim olmadığı anlaşılmış olmakla sanığın suç işleme kastı ile hareket ettiği yönünde her türlü şüpheden arındırılmış kesin ve inandırıcı delil elde edilememiştir.
Sanığın darbe teşebbüsü gecesi ilerleyen saatlerde il valisinin sıkıyönetim konulu bir yazının gelip gelmediğine dair sorması üzerine sanığın tereddütlü olarak cevap verip, böyle bir yazı gelmediği şeklindeki cevabının darbe teşebbüsüne iştirak iradesi ile hareket ettiğini ispata elverişli olmayıp, sanığın bu hareketi ile darbe teşebbüsünün ilk saatlerinde hataen bağlı birimlere çekilerek, sonrasında birkaç dakika içerisinde iptal edilen sıkıyönetim konulu mesaj nedeni ile içinde bulunulan ortamda, sanığın durumunun yanlış değerlendirileceği endişesinde kaynaklanarak bu şekilde cevap verilmiş olabileceği dairemizce değerlendirilmiş olup, zaten bu hususta tanık olarak dinlenilen dönemin Manisa Valisi M.H.G. de sanık aleyhine kanaat oluşturabilecek kesinlikte bir beyanda bulunmamıştır.
Diğer yandan sanığın bir an için darbe teşebbüsünde bulunan kişiler tarafından gönderilen sıkıyönetim konulu mesaj emrini, bağlı birimlere içeriğine vakıf olarak kasten çekildiği kabul edilse bile, bu durumda, TCK.nın 36. maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümlerinin değerlendirilmesi gereklidir. TCK.nın 36.maddesinde belirtilen 'Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.' şeklindeki yasal düzenleme mevcut olaya uygulandığında, olay gecesi Manisa İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde görev yaparak sözde sıkıyönetim mesajı ve eklerinin bağlı birimle gönderilmesi ve sonrasında emrin iptali işlemlerini yerine getiren sanık ... ile mahiyetinde görevli E.K., Y.İ. ve M.A.'ın gönderilen sıkıyönetim mesajı ve darbe teşebbüsü henüz son bulmadan eylemlerinden vazgeçerek sıkı yönetim konulu mesaj emrinin icra edilmeden iptal ve imhasını sağlamış olmaları nedeni ile iştirak ettikleri darbe teşebbüsü suçlaması nedeni ile cezalandırılamayacakları gibi vazgeçme anına kadar tamamlanan eylemleri başkaca bir suçu da oluşturmadığından sanıkların bu eylemleri nedeni ile cezalandırılamayacakları...
...sanık ...'in her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından TCK.nın 309/1.maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçuna iştirak ettiğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın İl Jandarma komutanlığına vekalet ettiği sırada, gerçekleştirilen darbe teşebbüsü kapsamında, darbe teşebbüsünde bulunan kişiler tarafından gönderilen sıkıyönetim konulu mesajı, kendisine bağlı birimlere içerisinde bulunduğu ve yukarıda izah edildiği üzere bir jandarma rütbeli personelinin ağır yaralanmasından kaynaklanan acil ve olağan dışı şart ve ortamda mesaj içeriğini okumadan çekilmesini sağlayarak, sonrasında birkaç dakika içerisinde mesaj içeriğine vakıf olur olmaz derhal bu emrin iptalini sağlamaktan ibaret eylemleri nedeni ile sanığın geçmişinde darbe teşebbüsünde bulunan Fetö/Pdy silahlı terör örgütü ile bir bağının tespit edilememiş olması da dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı bulunan Anayasayı ihlal suçuna iştirak ettiği hususunda mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği..." tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmüştür.
Aktarılan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay ...Ceza Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın Manisa İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde Komutan vekili Jandarma Albay olarak görev yaptığı, sözde sıkıyönetim mesajı ve eklerinin bağlı birimlere gönderilmesi emrini verdiği, bu emri verdikten sonra sıkıyönetim emrini algılamaya çalıştığı, bu kapsamda darbe teşebbüsü henüz son bulmadan eylemlerinden vazgeçerek sıkıyönetim konulu mesaj emrinin iptal ve imhasınının sağlanması için yeniden emir verdiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile herhangi bir bağı da tespit edilemediği gerekçesiyle hakkında delil yetersizliğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik" bulunmadığı..." tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görüşmüştür.
Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna iştirak ettiği hususunda mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle mahkumiyet hükmünün kaldırılarak davacının beraatine karar verildiği anlaşılmakta ise de, söz konusu kararın ceza yargılamasına özgü hata hükümleri ile gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanmak suretiyle verildiği, İl Jandarma Komutanı pozisyonunda olan davacının, gelen sözde sıkıyönetim direktifi konulu emirleri, yerine getirilmesi için ilçelerdeki tüm bağlı birliklere bilerek göndermiş olmasının ceza yargılamasından bağımsız olarak davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden hükme esas alınabileceği, nitekim, davacının sözde sıkıyönetim direktifi konulu emirleri yerine getirmeleri için ilçelerdeki tüm bağlı birliklere bilerek ve isteyerek gönderdiği hususunun ceza yargılaması sürecinde hiçbir kuşku ve tereddüte mahal bırakmayacak şekilde açık ve net olarak ortaya konulduğu gerekçelerine yer verildiği görülmekte ise de; davacının, Manisa İl Jandarma Komutanlığına vekalet ettiği esnada, sözde sıkıyönetim emirlerinin bağlı birimlere gönderilmesi yönünde sözlü talimat verdiği hususu (davacının kendi beyanlarından da anlaşıldığı üzere) tartışmasız olmakla birlikte, söz konusu talimatın, sözde sıkıyönetim emirlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla ve emrin içeriği bilinerek verildiğine ilişkin ceza yargılaması sürecinde kesin bir sonuca varılamadığı; ayrıca, davacının Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna iştirak etme iradesinin bulunup bulunmadığı noktasında ... Ağır Ceza Mahkemesince yapılan değerlendirmelerle ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesince yapılan değerlendirmeler arasında farklılık bulunduğu; Yargıtay ... Ceza Dairesince de verilen onama kararında da, davacının, sözde sıkıyönetim emirlerinin bağlı birliklere dağıtımına ilişkin sözlü emri sonrasında, sözde sıkıyönetim emrinin içeriğini anlamaya çalıştığı ve darbe teşebbüsü son bulmadan (emir verildikten 7-8 dakika sonrasında) sıkıyönetim konulu emrin iptali ve imhası için yeniden emir verdiği hususunun sabit görüldüğü anlaşıldığından; davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı ve iltisakının bulunup bulunmadığı noktasında yapılacak değerlendirmenin, davacının █████/2016 gecesinde gerçekleştirdiği eylemlerinin niteliğinin, beraat kararı ile kesinleşen ceza yargılaması sürecinde yapılan tespitler göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, davalı idarece davacı hakkında düzenlenen bilgi tablosunda; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin ... tarih ve Sayı: A.K.:... sayılı Tevdi Raporunda, Emniyet Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde, FETÖ/PDY şifreli haberleşme sistemi ByLock kullanıcısı olduğu şeklinde istihbari mahiyette bilgi elde edildiği notunun yer aldığı, ancak Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında, 670 sayılı KHK'nın 3. maddesinin 1. fıkrası kapsamında yapılan güncel çalışma neticesinde ilgi...tarih ve ... sayılı yazıda yer alan bilgilerden sarfınazar edildiği, davacının oğlunun geçmiş dönemde FETÖ/PDY örgütüne müzahir Özel Fırat Anadolu Lisesinde eğitim kaydının bulunduğu bilgisine yer verilmiştir.
Davacının, örgütün gizli haberleşme uygulaması olan ByLock programı kullanıcıları arasında yer alıp almadığı ve oğlunun örgüte müzahir eğitim kurumunda kaydının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin, dava dosyası içerisinde idarece gönderilen bilgi notu haricinde veri bulunmadığı, Mahkeme tarafından, yargılama sırasında söz konusu tespitlerin doğruluğunun ilgili kurumlara yönelik verilecek ara kararıyla araştırılmadığı, anılan tespitlerin davacının terör örgütü ile irtibatı ve iltisakına ilişkin olarak yapılacak değerlendirmede önem arz ettiği anlaşıldığından, belirtilen araştırma yapılmaksızın verilen kararda hukuki isabet görülmemektedir.
Bu itibarla; davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ilk derece ve istinaf kanun yolu mercileri tarafından yapılan tespitler ve farklı değerlendirmeler gözetilmeksizin, davalı tarafından dosyaya sunulan bilgilerin içeriği ve doğruluğu araştırılmaksızın verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan YD harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!