Anahtar kelimeler: Fuhuş Bozacak Beden İstismarı İşledikleri Ruh Süreç Müdafileri Cinsel Çocuğun

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Çocuğun cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, fuhuşHÜKÜMLER
: Mahkumiyet, beraat savcısı,sanıklar ... ve ... ile sanıklar ..., ..., ...,..., ..., ..., ... ve ... müdafileriTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, bozmaİlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanıklar haklarında ayrı ayrı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve sanıklar ... ile ... hakkında fuhuş suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıklar ... ve ... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve fuhuş, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkumiyetlerine, sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında ise üzerilerine atılı suçlardan beraatlerine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteğiÖzetle, sanıkların üst hadden cezalandırılmasına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteğiÖzetle, hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteğiÖzetle, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/6 maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.D. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstekleriÖzetle, suç işleme kastı ile hareket etmediğine, suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, zamanaşımı süresinin dolduğuna ve dilekçesinde belirttikleri diğer hususlara ilişkindir.E. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstekleriÖzetle, suç işleme kastı ile hareket etmediğine, suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, zamanaşımı süresinin dolduğuna ve dilekçesinde belirttikleri diğer hususlara ilişkindir.F. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteğiÖzetle, hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.G. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteğiÖzetle, hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.H. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteğiÖzetle, sanığın suçlamaları kabul etmediğine, katılan mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanda bulunduğuna, katılan mağdurenin aşmalarda sanık ...'ün tanıştırdığını beyan etmesine karşın sanık ...'ün sanık ...'i tanımadığına, başka delille desteklenmeyen katılan mağdurenin beyanı dışında delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.I. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteğiÖzetle, sanık bazında yeterli araştırma ve inceleme yapılamadığına, sanığın suçu işlediğine dair katılan mağdurenin soyut beyanı dışında delil olmadığına, katılan mağdurenin çelişkili beyanlarının mevcut olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.İ. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteğiÖzetle, katılan mağdurenin soyut beyanları dışında başkaca bir delil olmadığına, kararın bozulması talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.J. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteğiÖzetle, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu sanığın kadın olması nedeniyle işleyemeyeceğine, doğrudan yada iştirak yoluyla suçu işlemediğine, fuhuş açısından sanığın aracılık etmediğine, iddiaların kanıtlanmadığına, sanığın da mağdur olup her iki suç açısından beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.III. GEREKÇEA. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Tüm dosya kapsamı nazara alındığında, suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin değişik tarihlerde sanıklar ... ve ...'e karşı fuhuş yapmasına aracılık eden ve yer sağlayan sanık ...'in mevcut haliyle sübuta eren eyleminin hem 5237 sayılı Kanun'un 227/1. maddesinde düzenlenen fuhuş suçunu hem de Dairemizce yapılan değerlendirmede aynı Kanunun 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu dikkate alınarak aynı Kanunun 44. maddesinde yer alan fikri içtima kuralı gereğince fuhuş suçundan verilen mahkumiyet kararının yerinde olduğu değerlendirildiğinden Tebliğnamede sanık ... yönünden bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler YönündenYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;Sanıklar haklarında kurulan hükümlerde beraat kararı verilmesine karşın kanun maddesinin gösterilmemesi, Dairemizce düzeltilmesi mümkün görülen bir hukuka aykırılık olarak kabul edilmiştir.C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler YönündenYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;Suç tarihinde on beş yaşını tamamlamayan katılan mağdureyi fuhuş maksadıyla diğer sanıklara temin ederek vajinal yoldan nitelikli istismarda bulunmalarını sağlayan sanığın, diğer sanıkların katılanmağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismar eylemlerine 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında aslen iştirak etmesi karşısında, eylemlerinin hem fuhuş hem de çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını oluşturduğu gözetilerek aynı Kanun'un 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince sanığın ağır olan zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve fuhuş suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.D. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler YönündenYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;Katılan mağdurenin aşamalardaki sanıkların eylemlerini organ sokma şeklinde gerçekleştirdikleri hususundaki çelişkili anlatımları, savunmalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yönelik eylemlerine, katılan mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında bir engel olmaksızın organ sokmak suretiyle gerçekleştirmeden kendiliğinden son vermeleri nedeniyle sanıklar haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten ceza verilemeyeceği anlaşılmakla, sanıkların o ana kadar gerçekleşen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu dikkate alınarak bu suçtan mahkumiyetleri yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm YönündenOlayın intikal şekli ve süresi, sanığın aşamalarda değişmeyen savunması, katılan mağdurelerin aşamalardaki kendi içerisinde ve birbirleriyle eylem şekli ile mekana dair çelişkili anlatımları, diğer sanıklar ... ve ...'un savunmaları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, katılan mağdurenin başka delille desteklenmeyen soyut beyanları dışında sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek üzerine atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARA. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler YönündenGerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafileri, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler YönündenGerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına karşı katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarıncaBOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü bentlerinde yer alan " atılı suçu işlediği hususunda cezalandırılmasını gerektirecek yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın müsnet suçtan" ibarelerinden sonra gelmek üzere ayrı ayrı "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,C. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Haklarında Kurulan Hükümler YönündenGerekçenin (C), (D) ve (E) bölümlerinde açıklanan nedenlerle ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik sanıklar ... ve ..., sanıklar müdafileri, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.01.2026 tarihinde karar verildi.