Anahtar kelimeler: Modası Domain Url Kodlu Ünlü Distribütörlüğünü Dünya Çapındaki Web Markayı

T.C.

İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN TESPİTİ, DURDURULMASI, TAZMİNAT
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkili şirket dünya çapındaki birçok ünlü markanın görüntü, ses sistemleri, ev modası, yaşam, sanat ürünlerinin Türkiye distribütörlüğünü ve ürün satışını hususunda faaliyet gösteren bir şirket konumunda olduğu, müvekkili "..." isimli markayı ...numaralı kayıt ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde █████/2020 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle boyunca hak sahipliğini tescil ettirdiği, müvekkili ticari faaliyetlerini gerçekleştirmek ve ürün satışı yapmak ... URL kodlu web sitesinin domain hakkına sahip olduğu, üzerinden satışlarının gerçekleştirdiği, davalı ile müvekkili şirket ile benzer alanda faaliyet gösteren; görüntü, ses sistemleri, ... sistemleri satan bir şirket konumunda olduğu, █████/2023 tarihinde müvekkilinin isim hakkı asahibi olduğu ve web site adresi ile açık bir şekilde benzerlik yanıltıcı faaliyet göstereceği ... URL adresinin domain almış bulunduğu, işbu adresin müvekkilinin web sitesinden tek farkı sonundaki TR ibaresi olduğu, müşterilen tarafından ilgili paralel ticari web sitesi olan ... adresine girildiği zaman doğrudan davalı şirketin kendi web sitesi olan https://... adresine yönlendirildiği, işbu durum hem ticari olan müşterileri yanılttığı hem de müvekkili şirketin marka hakkını suistimal ederek haksız kazanç tesis ettiği, davalı ayrıca █████/2023 tarihinde sosyal medya hesaplarına müvekkilinin ticari itibarını açık bir şekilde kötüleyici ve gerçeğe aykırı nitelikte paylaşımlarda bulunduğu, bu hususta ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyalı ile şikayette bulunulduğu, şüpheliye ait ... adlı ... hesabında █████/2023 tarihinde anlam veremedikleri bir şekilde 2 adet paylaşım gerçekleştirildiği, ilgili paylaşımlara müvekkili şirkete ait ... isimli instagram hesabı da etiketlenerek adeta hedef gösterildiği, 6769 sayılı Kanunun 30.maddesinde;
Madde30-(1) Başkasına ait marka hakkına İktibas veya İltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretene veya hizmet sunan, satışa an eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adil para cezası ile cezalandırılır.
(4) Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(5) Bu maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır.
(6) Bu maddede yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.
Aynı kanunun 29.maddesinde; marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar ise şu şekilde olduğu;
.Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması,
.Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasın
.Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
.Marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, şeklindedir.
Bu hususlarda ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığına ... soruşturma numarası ve ... soruşturma numaralı şikayet başvurulan gerçekleştirildiği, neticeten davalı tarafından gerçekleştirilen fiil kapsamında marka hakkına tecavüzün tespitini ve davalarının kabulünü,
www ... URL adresine tedbiren yargılama sonuna kadar erişimin engellenmesini, ilgili tecavüzün durdurulması amacıyla ... URL adresine erişimin kesin olarak engellenmesini, davalı tarafından haksız kazanç elde etmek ve de müvekkilinin ticari itibarını zedelemek amacıyla gerçekleştirilen eylemlere istinaden fazlaya dair haklarının mahfuz kalmak kayıt ve şartı ile şimdilik 15.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini, ilgili tutarlara en yüksek banka faizi işletilmesini, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Dava dilekçesinin karşı tarafın gösterdiği ...adresine teslim edilmesi için muhtara tebliğ edildiği, müvekkili şirketin mersis adresi ... olduğu, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, dosyaya vekalet sundukları ve taraflarına █████/2024 tarihinde e-tebligat yapıldığı ve süresin içerisinde cevap dilekçesi sundukları, davacı taraf "..." isimli markayı ... numaralı kayıt ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde kayıt ettiğini belirttiği, kurum nezdinde bu durumun sorgulandığında "..." adlı markanın davacı tarafından tescil edildiği gözüktüğü, bahsedildiği gibi "..." veya "..." kavramları arasında oldukça büyük farklılık gözükmediği oysa ... alan adresinin sahibi dava dışı ... olduğu bu adres devir sözleşmesi karşısında müvekkil şirketin kullanım alanına girdiği, aynı dava dışı ... marka tipi sadece kilem olan "..." olan marka başvurusunu █████/2023 tarihinde yaptığı, davacı şirketin ise "..." adlı markaya sahip olduğu, taraflar arasında marka isimleri farklılık içerdiği, alan adresine bakıldığında markaya daha yakın ve benzer olan müvekkili şirketin devraldığı alan adı olduğu, mahkemenin dosya kapsamında bilirkişi raporu aldığı, raporda birçok hukuka ve somut olaya aykırılık bulunduğu, davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen "..." internet sitesinde "görüntü, ses sistemleri, ev modası, yaşam, sanat vb." ürünler/hizmetler ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen "..." alan adının ise "..." isimli alan adına yönlendirildiği genel olarak "..." adıyla "görüntü, ses sistemleri, ... sistemleri vb." konuları ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı ve kullanım alanlarının benzer alan olması nedeniyle tüketicinin dikkatli olsa dahi aradaki farkı anlamasına yetecek bir değişiklik olmadığı tespitinin yapıldığı, yapılan bu tespit somut olaya aykırı olduğu, "..." alan adına girildiğinde müvekkili şirketin sitesine giriş yapıldığı ve müvekkili ile davacı taraf sitelerinin bir benzerliği olmadığının görüleceğini, sitelere bakıldığında müvekkili şirketin sitesinde açıkça görülecek şekilde şirketin adı yazdığı, değişik alan ve farklı kategorilerde ürünlere ilişkin danışmanlık ile işlemlerin yapıldığı fark edileceği, davalı şirket ise sattığı ürünlerin fiyatlarını belirtir tüketiciye parekende satış ile ulaşmaya daha yatkın bir site oluşturduğu, aynı zamanda müvekkili şirket genellikle denizcilik sektöründe faaliyet göstermekte olmasına rağmen bu durum bilirkişi raporunda belirtilmediği, davacı şirkette satılan ürünlerin fiyatları belirtilmekte olduğu müvekkili şirketin sitesinde böyle bir durum yer almadığı, müvekkili şirketin sitesi direkt olarak danışmanlığa yönelik olduğu ve tüketiciye bir ürün pazarlamadığı, bu derece açık farklılıkların bulunmasına rağmen bu durumların değerlendirmeye katılmamış olması somut olaya aykırılık içerdiği, siteler arasında büyük bir fark bulunmasına rağmen oluşan durum karıştırılma ihtimalinin bulunmayacağı nedeniyle davacının markasına müdahalenin yaşanmadığı gerekçesiyle davanın reddini talep ettikleri, neticeten davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
█████/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen "...." internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının █████/2020 tarihinde kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak "..." adıyla "..." ürünler/hizmetler ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen "..." alan adının güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, ancak ilgili alan adına güncel olarak girildiğinde "..." isimli alan adına yönlendirildiği, davaya konu "..." alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 10.08.2023 tarihinde kayıt olunduğu, alan adı sahibinin "... AŞ" adına kayıt edilmiş olduğu ve güncel olarak yönlendirilen "..." internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak "..." adıyla "Görüntü - Ses Sistemleri - ... Sistemleri vb." konuları ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı, davalıya ait olduğu belirtilen ve güncel olarak girildiğinde "..." isimli alan adına yönlendirildiği tespit edilen "..." davaya konu alan adının davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen "..." alan adı ile birebir aynı olduğu tek farkının ise alan adının sonundaki ".tr" uzantısı olduğu, davacı yan markasının kelime + şekil unsurundan oluştuğu, markaya ayırt edicilik kazandıran asli unsurun "...." kelime unsuru olduğu, davalıya ait ... alan adlı internet sitesi detaylı olarak incelendiğinde davacı yan markasını ihtiva eder herhangi bir kullanımın bulunmadığı, davalı yan internet sitesine yönlendirme yapılan ... alan adı incelendiğinde, ilgili alan adının; davacı yan markasının asli unsuru ... ibaresinden oluştuğu, davacı yan markası ile davalı yan bağlantısının yönlendirme yaptığı internet sitesindeki kullanımların, ses ve görüntü sistemleri, elektronik sistemler emtiaları olarak aynı sınıfta bulunduğu, davacı yan internet sitesi alan adı olan ... alan adının sonuna ".tr" ibaresinin eklenmesiyle oluşturulan ... alan adlı internet sitesi ortalama bir tüketicinin dikkatli olsa dahi aradaki farkı anlamasına yetecek bir değişiklik olmadığı, ses ve görüntü sistemleri emtiasında faaliyet gösteren işletmeye ulaşmak isteyen ortalama tüketicinin, davacı yan markası "..."a ulaşmayı hedeflerken, davacı yana ait ... alan adı yerine, aradaki benzerlik nedeniyle ... alan adını aratabileceği ve bu doğrultuda ilgili bağlantıdaki yönlendirme ile ... alan adlı internet sitesine girerek her iki internet sitesi arasında bir bağlantı olabileceği, bu yönlendirme ile ... markasının bir başka marka adı altında faaliyetlerine devam ettiği yanılgısına düşebileceği, bu derecedeki karıştırılma ihtimalinin, davacı yan müşterilerinde olumsuz bir etki yaratarak davacı markasının ekonomik değerini etkileyebileceği, bu doğrultuda davacı yanın marka hakkına tecavüz teşkil edebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi aracılığıyla alınan SMK - marka vekili ..., Mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalı şirketin eylemlerinin SMK kapsamında tecavüz olarak nitelendirilebileceği ve bu doğrultuda tazminata hükmedilebileceği, satışlar ve tazminat hesaplaması yönünden davalı ... A.Ş. yasal defter kayıtlarında yapılan incelemede; satış gelirlerinin aylara göre değişkenlik gösterdiği, bazı aylarda artış bazı aylarda azalmalar olduğu, Ağustos 2023 ile Şubat 2024 arasındaki aylarda da aynı şekilde artış ve azalışların devam ettiği, en çok artışın Ocak ve Şubat 2024 aylarında olduğu tespit edildiği, Ağustos 2023 ile Şubat 2024 arasındaki davalının satış geliri toplamının 57.271.818,54 TL tutarında olduğu hesaplanmış olmakla birlikte; önceki aylardaki satış rakamları ile yapılan karşılaştırmada davalının 10.08.2023 ile 08.02.2024 arasında ... URL adresini kullanmasının satışlarda belirgin bir etkisi tespit edilemediği, satışlardaki değişimin tek bir faktöre bağlı olmadığı, şirketin satış potansiyelinin dönemlere göre, alınan tekliflere göre vb. birçok faktöre göre farklılık gösterebileceği görüşüyle; belirtilen tarih aralığında davalı tarafından ... URL adresinin kullanılması ile hangi müşteriye internet sitesi aracılığı ile satış yapıldığı tespit edilemediği, davalının söz konusu adresi kullanması sayesinde elde ettiği gelir - net karın yasal defter kayıtlarından ve faturalardan tespitinin mümkün olmaması nedeniyle tazminat hesabı yapılamadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava
: Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, meni, refi, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL maddi tazminatın en yüksek banka faizi ile davalıdan tahsili ile ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli
marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım
amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi
: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
6769 sayılı SMK'nın 6. maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.
(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.
(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.
Marka
: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali
: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi raporları ve bütün dosya kapsamından;
TPMK nezdinde ... numaralı "..." kelime+şekil markasının davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere; davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen "..." internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının █████/2020 tarihinde kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak "..." adıyla "Görüntü - Ses Sistemleri - Ev Modası - Yaşam - Sanat vb." ürünler/hizmetler ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen "..." alan adının güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, ancak ilgili alan adına güncel olarak girildiğinde "..." isimli alan adına yönlendirildiği, davaya konu "..." alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 10.08.2023 tarihinde kayıt olunduğu, alan adı sahibinin "... AŞ" adına kayıt edilmiş olduğu ve güncel olarak yönlendirilen "..." internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak "... " adıyla "..." konuları ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı, davalıya ait olduğu belirtilen ve güncel olarak girildiğinde "..." isimli alan adına yönlendirildiği tespit edilen "..." davaya konu alan adının davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen "..." alan adı ile birebir aynı olduğu tek farkının ise alan adının sonundaki ".tr" uzantısı olduğu, davacı yan markasının kelime + şekil unsurundan oluştuğu, markaya ayırt edicilik kazandıran asli unsurun "..." kelime unsuru olduğu, davalıya ait ... alan adlı internet sitesi detaylı olarak incelendiğinde davacı yan markasını ihtiva eder herhangi bir kullanımın bulunmadığı, davalı yan internet sitesine yönlendirme yapılan ... alan adı incelendiğinde, ilgili alan adının; davacı yan markasının asli unsuru ... ibaresinden oluştuğu, davacı yan markası ile davalı yan bağlantısının yönlendirme yaptığı internet sitesindeki kullanımların, ses ve görüntü sistemleri, elektronik sistemler emtiaları olarak aynı sınıfta bulunduğu, davacı yan internet sitesi alan adı olan ... alan adının sonuna ".tr" ibaresinin eklenmesiyle oluşturulan ... alan adlı internet sitesi ortalama bir tüketicinin dikkatli olsa dahi aradaki farkı anlamasına yetecek bir değişiklik olmadığı, ses ve görüntü sistemleri emtiasında faaliyet gösteren işletmeye ulaşmak isteyen ortalama tüketicinin, davacı yan markası "..."a ulaşmayı hedeflerken, davacı yana ait ... alan adı yerine, aradaki benzerlik nedeniyle ... alan adını aratabileceği ve bu doğrultuda ilgili bağlantıdaki yönlendirme ile ... alan adlı internet sitesine girerek her iki internet sitesi arasında bir bağlantı olabileceği, bu yönlendirme ile ... markasının bir başka marka adı altında faaliyetlerine devam ettiği yanılgısına düşebileceği, bu derecedeki karıştırılma ihtimalinin, davacı yan müşterilerinde olumsuz bir etki yaratarak davacı markasının ekonomik değerini etkileyebileceği anlaşılmakla davalı eylemlerinin davacı yanın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.
Davalı şirketin eylemlerinin SMK kapsamında tecavüz olarak nitelendirildiği ve bu doğrultuda talebe bağlı olarak tazminata hükmetmek gerektiği, satışlar ve tazminat hesaplaması yönünden davalı ... A.Ş. yasal defter kayıtlarında yapılan incelemede; satış gelirlerinin aylara göre değişkenlik gösterdiği, bazı aylarda artış bazı aylarda azalmalar olduğu, Ağustos 2023 ile Şubat 2024 arasındaki aylarda da aynı şekilde artış ve azalışların devam ettiği, en çok artışın Ocak ve Şubat 2024 aylarında olduğu tespit edildiği, Ağustos 2023 ile Şubat 2024 arasındaki davalının satış geliri toplamının 57.271.818,54 TL tutarında olduğu hesaplanmış olmakla birlikte; önceki aylardaki satış rakamları ile yapılan karşılaştırmada davalının 10.08.2023 ile 08.02.2024 arasında ... URL adresini kullanmasının satışlarda belirgin bir etkisi tespit edilemediği, satışlardaki değişimin tek bir faktöre bağlı olmadığı, şirketin satış potansiyelinin dönemlere göre, alınan tekliflere göre vb. birçok faktöre göre farklılık gösterebileceği, belirtilen tarih aralığında davalı tarafından ... URL adresinin kullanılması ile hangi müşteriye internet sitesi aracılığı ile satış yapıldığı tespit edilemediği, davalının söz konusu adresi kullanması sayesinde elde ettiği gelir - net karın yasal defter kayıtlarından ve faturalardan tespitinin mümkün olmaması nedeniyle mahkemece TBK 50 gereğince takdiren bir tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla talep edilen miktar üzerinden 15.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın kabulü ile,
1-Davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine,
2-... url adresine erişimin engellenmesine,
3-15.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 1.024,65 TL karar harcından, dava açılışında peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 754,80 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca marka hakkına tecavüz talebi yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Maddi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafın yaptığı; başvuru ve peşin harç 855,25 TL, bilirkişi ücreti 16.000,00 TL ve posta/tebligat ücreti 2.484,00 TL olmak üzere toplam 21.823,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!