Anahtar kelimeler: Talepiflas Kurlarının Ödenemediğini Gitmediğini Enflasyon Aciz Döviz Ulaştığını Artışı Bildirerek

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:███████KARAR NO
:████████TALEP TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025TALEP
:İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas)KARAR TARİHİ
:█████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP:İflasını talep eden şirketin vekili Av. ... dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin gıda konusunda faaliyette bulunmak üzere █████/2021 tarihinde kurulduğunu, ancak enflasyon ve döviz kurlarının artışı sebebiyle işlerin iyi gitmediğini, şirketin büyük borç altına girdiğini, borçların ödenemediğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borcun 502.000,00 TL'ye ulaştığını, İcra İflas Yasası'nın 178 inci maddesine göre borçlunun aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflâsını isteyebileceğini, müvekkili şirketin pasifinin varlıklarının çok üzerinde olduğunu, iflâs avansını karşılayacak parasının bile bulunmadığını, kamu düzeni ile ilgili olduğundan iflas avansının yerleşik yargı kararlarına göre suç üstünden karşılanması gerektiğini iddia ederek; müvekkili şirketin doğrudan iflasına karar verilmesini talep etmiştir. İflasını talep eden şirketin diğer vekili olup iflas talebine itiraz eden Av. ... yargılama aşamasında sunmuş olduğu dilekçesinde özetle; iflası istenilen müvekkil şirketin iflas ile alakalı bir durumu bulunmadığını, ortakların kendi arasında yaşanılan husumeti takiben şirket müdürü olan ...'nın, diğer ortak ...'nın haberi olmaksızın hiç bir karar almadan, müdür sıfatı olmasından dolayı dava açıldığını, ne bir ticari defter sunulabildiğini ne de bir delil dosyaya eklendiğini, mahkemenin son celsesinde yer verdiği ara kararında belirtilen iflas harcının dahi yatırılmadığını, şirketin bahsedildiği gibi borca batık durumda olmayıp mali tabloları gösteren defterlerin yetersiz olması ve doğru bir şekilde tutulmaması nedeniyle zarar ettiğinin düşünüldüğünü, bir şirketin en değerli varlığının kendi adına tescil ettirdiği markası ve isim hakkı olduğunu, davacı şirketin kendi adına tescil ettirmiş olduğu ve kamuoyunda da oldukça bilinen "..." adlı markası olmasına rağmen şirket mali tablolarını gösteren defterlerde maddi değer bakımından şirket aktiflerini önemli ölçüde arttıracak marka tescil belgesinin dahi bulunmadığını, şirkete ait birçok demirbaşın defterlere kaydedilmediğini, ...'nın şirket imza yetkilisi olduğu dönemde şirket bütçesinden şirketin herhangi bir elektrikli aracı dahi olmadığı halde kendisi adına elektrikli otomobil alarak aracı şarj edebilmek adına iş yerine kaçak elektrik bağlattığını, bu nedenle hizmet sağlayıcısı ... tarafından şirkete 2.509.420,85 TL ceza kesildiğini, ceza nedeniyle şirketin büyük bir maddi kayıp yaşadığını ve ticari hayatının aksadığını, ayrıca ...'nın şirkete ait ve defterlerde de kayıtlı malzemeleri bir gece vakti nakliye kamyonu vasıtasıyla işyerinden çalmaya çalıştığı esnada şirket çalışanı tarafından suçüstü yakalandığını ve derhal polise haber verildiğini ancak polislerin gelmesine yakın bir süre kala hızlı bir şekilde olay yerinden kaçtığını, şirketin diğer yetkilisi olan ...'nın olay mahaline gelerek şikayetçi olduğunu, yine ...'nın yanında birçok medya kuruluşuna şirketin iflas ettiğine dair haberler yaptırarak "..." markasının ve ...'nın itibarının ciddi anlamda zedelenmesine yol açtığını, ... şirketin gelirini arttırmak adına "..." adlı internet istesinde satılmak üzere sos numuneleri hazırlattığını, sosların satılacağı kavanozların tasarımları bile hazırlanmışken iflas haberleri nedeniyle işlerin bozulduğunu ve şirketin büyük bir gelirden mahrum kaldığını, iflas haberlerinin yayılmasından sonra anlaşmalı bankaların şirketin pos cihazlarını iptal ettiğini, şirkete ait kredi kartlarını kapattıklarını, şirketin diğer ortağı ...'nın da iflas haberleri neticesinde bankalar nezdinde sıkıntılar yaşamaya başladığını, ...'nın şirket müdürü olmasına rağmen şirketin aleyhine, bilerek ve isteyerek kötü niyetle hareket ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkemece; "Dava; hukuki niteliği itibariyle İİK 178. Madde hükümleri nedeniyle davacı şirketin doğrudan doğruya iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı şirket tarafından mahkememize açılan doğrudan iflas davası ile ilgili olarak İ.İ.K.nun 166 ncı madde hükmü gereğince İtiraz etmek isteyen ve iflası gerektirir bir durumun olmadığı iddiasında bulunanların müracat edebilecekleri konusunda İstanbul Ticaret Gazetesinde ve Takvim gazetesinde ilan yapılmıştır.Borçlunun müracatiyle iflas hali İİK.nun 178 madde hükümlerinde düzenlenmiştir. İflasa tabi borçlu aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflasını isteyebilir. Borçlu bu halde bütün aktif ve pasifi ile alacaklıların isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemek zorundadır. T.T.K.nun 376/3 madde hükmü gereğince şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması halinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister, Meğerki iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklarının sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece doğrulanmış olmasına bağlı bulunmaktadır.İş bu davayı şirket adına açan Av. ...'e verilen vekaletnamenin şirketi temsilen yetkilisi ... tarafından verildiği ve "iflas davası" açma yetkisinin de olduğu,Davacı şirket tarafından ayrıca Av. ...'ın vekil tayin edildiği, iş bu vekaletnamede "iflas davası" açma yetkisinin bulunmadığı, Av. ...'ın 08.05.2024 tarihinde yapılan duruşmaya katılarak müvekkili şirketin iflası için koşulların oluşmadığını ileri sürdüğü, bilirkişi raporuna itiraz ettiği, davacı şirketi temsile tek yetkili kişinin münferiden ... olduğu, her iki vekili de şirketi temsilen ...'in vekil tayin ettiği görülmüştür.Mahkememizce dava dosyası ve davacı şirket kayıtları ve bilançosundaki mal varlığının piyasa rayiç değerlerinin belirlenmesi konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, ibraz olunan raporda davacı şirket öz varlığının (-) 1.389.887,41 TL olduğu ve davacı şirketin borca batık olduğu belirtilmiş, rapor mahkememizcede benimsenmiştir.Bu itibarla düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporu, TTK 376/3, TTK 375/1-g maddeleri gereği davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarası ile kayıtlı ... A.Ş.'nin iflasına, İflasın █████/2025 Tarih ve Saat 15.41 itibariyle açılmasına karar verilmiştir."İSTİNAF SEBEPLERİ İflasını talep eden şirketin itiraz eden vekili Av. ... istinaf dilekçesinde özetle; %50-%50 ortaklı yapıya sahip olan ... A.Ş. adına diğer ortak ...'nın bilgisi ve rızası dışında şirket müdürü ... tarafından kötü niyetle dava açıldığını, iflas talepli dava açan şirket ortak ve müdürü ...'nın işbu davayı açmasının peşi sıra hemen şirket müdürlüğünden ayrıldığını, şirketin kasti olarak çaresiz ve karar alamaz bir şekilde bırakıldığını, işbu davaya konu şirketin fiili faaliyetlerinin, tahsilat gücünün, yatırımcı ilgisinin ve müvekkil ... tarafından bizzat yapılan milyonlarca TL’lik ödemeler-borçların tamamen göz ardı edildiğini, borcu olmayan bir şirketin iflasına karar verildiğini, müvekkilinin özvarlık açığı olarak gösterilen 1.389.000 TL’lik farkı fiilen kapattığını, şirketin tüm cari borçlarını ödediğini ancak bilirkişi raporunda bu ödemelerin grup içi tahsilatlarını ve franchise gelirlerini değerlendirme dışı bıraktığını, basma kalıp ve ezbere bir şekilide yalnızca statik bilanço değerlerine dayanarak yanlış ve yanıltıcı bir mali tablo sunduğunu, rapordaki açık hatalar, defalarca dile getirilmesine rağmen düzeltilmediğini, bilirkişi raporunun yalnızca teknik değil aynı zamanda maddi gerçeklikten de kopuk bir metin olduğunu, Mahkemenin sunulan kapsamlı uzman görüşünü ve belgeli ödeme taahhütlerini hiçbir şekilde değerlendirmemesinin adil yargılanma hakkını, usule uygun savunma hakkını ve delillerin değerlendirilmesi ilkesini ağır şekilde ihlal ettiğini, faaliyetlerini sürdüren, Türkiyenin farklı noktalarında franchise şubeler ile aktif ticaret yapan ve tüm mali yükümlülükleri fiilen yerine getirilmiş olan bir şirket hakkında verilen iflas kararının hem ticaretin doğasına hem de hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Talep, şirketin doğrudan iflasına karar verilmesine ilişkindir.Talep dilekçesinde; şirketin büyük borç altına girdiği, borçların ödeyemediği, aciz halinde bulunduğu, pasifinin varlıklarının çok üzerinde olduğu, iflas avansını dahi karşılayacak parasının bulunmadığı ileri sürülerek iflasına karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece İİK'nın 166.maddesi uyarınca iflas davası Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve Türkiye Gazetesinde █████/2024 tarihinde ilan edilmiştir. İflası talep edilen şirketin gıda ürünlerinin imalatını ve satışını yapmak üzere █████/2021 tarihinde tescil edildiği ve aynı tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, sermayesinin 500.000,00 TL olup ortaklar arasındaki dağılımın ... 250.000,00 TL, ... 250.000,00 TL şeklinde olduğu, ortaklardan ...'nın ilk 3 yıl için Yönetim Kurulu Başkanı seçildiği ve şirketi münferiden temsile yetkili olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece İcra İflas Hukuku Nitelikli Hesaplama Uzmanı Prof. Dr. ..., ... Mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda;"İnceleme günü davacı şirketin defter ve belgeleri ibraz edilmemiştir.Davacı vekili 10-07-2024 tarihinde UYAP kamalı ile gönderdiği dilekçesinde; müdürün istifa ettiğini, muhasebeci ile irtibat kurulamadığını beyan ederek, muhasebecinin ismini ve telefon numarasını bildirmiştir.Tarafımızca Muhasebeci ile yapılan görüşme neticesinde şirketin 31-12-2023 tarihli bilânçosu ve gelir tablosu ile kurumlar vergisi beyannamesi temin edilebilmiştir. Beyannamede aynı zamanda 31-12-2022 tarihli bilânço ve gelir tablosu da yer almaktadır. Bunlar raporumuzun ekinde ayrı bir şeffaf dosya içinde takdim edilmiştir.Beyannamede davacı şirketin enflasyon düzeltmesi uyguladığı 31-12-2023 tarihli bilânçosu da bulunmaktadır. Bu bilânçonun özeti aşağıda çıkarılmıştır.Davacı şirketin enflasyon düzeltmesi yapılmış olan 31-12-2023 tarihli bilânçosunun özeti şu şekildedir: Aktif Pasif Dönen varlıklar 4.473.167,37 Kısa vadeli borçlar 5.346.722,65 Duran varlıklar 439.054,59 Uzun vadeli borçlar ------- ... (-) 434.500,69 Aktif toplamı 4.912.221,96 Pasif toplamı 4.912.221,96 Bilançonun detaylı şekli, raporumuzun ekindeki şeffaf dosya içindedir.Bu bilânçoya göre davacı şirketin varlıklarının (aktifinin) toplamı 4.912.221,96 T.L.'sı olup, bu tutar 5.346.722,65 T.L.'sına ulaşan borçlarını karşılamaya yetmemektedir. Şirketin borçları, varlıklarından 434.500,69 T.L.'sı fazla olup, şirket borca batık durumdadır.Şirketin 500.000.- T.L.'lık sermayesinin, 375.000.- T.L.'lık kısmı ödenmemiştir. Ödenen 125.000.- T.L.”lık sermayenin de tamamı zayi edilmiştir.Bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrası ile geçici 33 üncü maddesi uyarınca; 2023 hesap dönemi sonunda mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuştur. Enflasyon düzeltmesi sonucunda; mali tablolar nispeten enflasyondan arındırılmış hale gelmiş ve mevcut varlıkların değerlerinde artışlar yaşanmıştır.Bunun sonucunda da bilânçolar değişime uğramıştır. Gayrimenkul, makine ve teçhizat, taşıt araçları, demirbaşlar ve benzeri gibi yüksek değerli duran varlıklara sahip şirketlerin bilânçolarında önemli ölçüde artışlar meydana gelmiştir. Varlıkları az olan şirketlerin bilânçolarında ise fazla bir değişme söz konusu olmamıştır.Davacı şirketin, gayrimenkulü, makine ve teçhizatı ve taşıt araçları yoktur. Sadece demirbaşları vardır. Bundan ötürü de enflasyon değerlemesi neticesinde duran varlıklarda 260.598,50 T.L.'lık artış meydana gelmiştir.Heyetimizin Makina Yüksek Mühendisi Üyesi, davacı şirketin duran varlıklarının rayiç değerini, aşağıda ki tabloda yazılı olduğu şekilde tespit etmiştir........Davacı şirketin duran varlıklarının rayiç değeri 315.564.- T.L. sı olarak tespit edilmiştir. Bu tespite göre, güncel rayiç değerlere göre 31-12-2023 tarihli bilânçosunu düzenlediğimizde, bilânço takip eden sayfadaki hale gelmektedir......Rayiç değerlere göre düzenlenen bilânçoya göre de davacı şirketin 5.346.722,65 T.L. Sı tutarındaki borçları, 4.788.731,37 T.L. sı toplamındaki varlıklarından daha fazla olup, şirket 557.991,28 T.L. sı farkla borca batık durumdadır. Ödenmiş olan 125.000.- T.L. lık sermayesinin de tamamı zâyi edilmiştir.Şirketin ortaklar kurulu doğrudan iflâs başvurusu için karar almamıştır. Şirkette % 50'şer oranında paya sahip olan iki ortak arasında ihtilâf olduğu da anlaşılmaktadır. Şirket Yönetim Kurulu Başkanı'nın istifa ettiği söylenmekteyse de, görev süresi dava açıldıktan sonra zaten sona ermiştir.Yaptığımız borca batıklık hesabında geçerlik süresi 01-01-2025 tarihine kadar uzatılan ve aşağıda yazılı olan Türk Ticaret Kanunu'nun 376 ıncı maddesi ile ilgili Tebliğ hükmü nazara alınmamıştır. Çünkü davacı şirket 03-12-2021 tarihinde kurulmuştur....SONUÇ1.Şirket bilançoları üzerinden yapılan inceleme neticesinde Şirketin borca batık olduğu ve bu sebeple İİK m. 179 gereğince doğrudan iflas sebebinin mevcut olduğu,2.Bununla birlikte, taksiratlı yahut hileli bir iflas durumunun olup olmadığının anlaşılabilmesi ve özellikle şirketin iflasa sürüklenmesinde alacaklıları, üçüncü kişileri yahut kamuyu zarara sokmak amacıyla hareket edilmiş olup olmadığının tespiti için şirketin ticari defterleri üzerinden inceleme yapılmasının uygun olacağının Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu;3.Her halükârda muhtemel bir iflâs kararının ortada kalmaması için, iflâs kararının ilânı, gerekli yerlere bildirilmesi ve birinci alacaklılar toplantısının yapılmasına kadar geçecek süre zarfında yapılacak işlemlerin gerektirdiği masrafın iflâs isteyen borçlu Şirket tarafından yatırılması gerektiği..." belirtilmiştir. İflasını talep eden şirketin iflas talebine itiraz eden vekili Av. ... tarafından sunulan ve Marmara Üniversitesi Muhasebe Finansman ABD Öğretim Üyesi Prof.Dr. ... tarafından düzenlenen uzman görüşünde; ... Şirketine ait "..." markasının değerinin ortalama 8.000.000,00 TL olduğu,... Gıda, ...Gıda, ..., ..., ... ... Ortaklık yapısında ... olduğu, unvanlarının ... tescilli marka ... ile başladığı, ... ... vb. ürünlerin imalatı, diğer şirketlerin hamburger sandviç hazırlama ve sunum faaliyeti olduğu,... ..., ... ... Yemek , ...şirket merkezlerinin aynı adreste kurulu olduğu,Mali Yönden İncelendiğinde; ... Merkez Gıdanın 2023 yılı Brüt satışlarının 15.052.288,38 TL olduğu, Bu satışların 3.551.887,80 TL'sinin ... , 5.921.732,40 TL'sinin ... Caddeye, 1.031.406,20 TL'sinin ...Gıdaya, 2.996.890,19 TL'sinin ... Karşı gıdaya yapıldığı ve toplam satışlara oranlandığında %97'sinin ilgili şirketlere olduğu tespitlerine yer verilmiştir.Devamında █████/2023 tarihi itibariyle şirketin kaydi değerleri yansıtan ayrıntılı bilançosu ile rayiç değerlere göre hazırlanan bilançosu ayrıntılı olarak tablo halinde gösterilmiş ve açıklama kısmında; "Karşılaştırmalı bilançolarda görülen olumlu ve olumsuz değerleme farklarının tespitine ilişkin değerleme çalışmaları ve bunlara ilişkin açıklamalar aşağıda maddeler halinde sunulmuştur. Bu kapsamda Rayiç Değer Bilançosu oluşturulurken esas alınan hususlar;(1) Birikmiş ..., Rayiç Değer Bilançosunda 0 TL olarak dikkate alınmıştır.(2) Alıcılar Hesabında yer alan alacakların ... A.Ş ve ... A.Ş'den olan alacak olması nedeni ile borçlu firmalardan tahsilat sorunu bulunmamaktadır. Rayiç Değer Bilançosunda tahsilat oranını %85 üzerinden borca batıklık hesaplamasında aktif toplamlarında dikkate alınmıştır.(3) ... tarafından yapılan Cari Ödemeler Ortaklardan Alacaklar Hesabından düşülerek dikkate alınmıştır.(4) Şirketin aktifinde kayıtlı demişbaşlar enflasyon etkisi düşünüldüğünde rayiç bedel bilançosuna kaydi değerin %40 oranında artırılarak rayiç değer bilançosuna yansıtılmıştır.(5) ... markasının yukarıda da izah edilen gelişim periyodu dikkate alındığında yeni bir marka olmasına rağmen bölgesel bir değer taşıdığı ve bu değerin de marka değer tespit raporu kapsamında gelecekteki nakit akımlarının bugün ki değeri ile tespit edilen İndirgenmiş Nakit Akımları yöntemi ile tespit edilebileceği ihtiyatlılık prensibi gereği rayiç değer 8.000.000 TL olarak dikkate alınmıştır. Bu prensibin benimsenmesinin temel nedeni ise markanın tescil tarihinin çok eski olmamasıdır.(6) Şirketin Pasifinde yer alan Ticari Borçlar; Ticari Alacaklardan yapılan tahsilat ve Ortak ... tarafından yapılan ödemeler dikkate alınarak Rayiç Değer Bilançosunda 0 TL olarak dikkate alınmıştır.(7) Şirketin Pasifinde yer alan 272.640 TL Ortaklara Borçların; 187.500 TL'si, ...'nın %50 Hisse payına düşen Ödenmemiş Sermayeden düşülmesi hususunda Ortaktan taahhütname alınmıştır. Kalan 85.140 TL ise Ortaklardan Alacaklar Hesabından mahsuplaştırılarak Rayiç Değer Bilançosunda 0 olarak dikkate alınmıştır.(8) Şirketin Pasifinde yer alan Personele Borçlar tahakkuk esasına göre kayıt edildiği, Rayiç değer Bilançosunda Tahsilat esası dikkate alınarak 0 TL olarak dikkate alınmıştır.Şirketin öz kaynakları 31.12.2023 tarihi itibariyle TTK 376/3. Maddesinde tanımlanan aktiflerin satış fiyatı esasına göre değerleme yapıldığında 6.865.852,441 TL olarak bulunmuştur. Yukarıda tabloda da görüldüğü üzere şirketin kaydi ve rayiç değer Bilançolarına göre özvarlığını korumakla birlikte borca batık değildir. Kaydi Rayiç Aktifler toplamı 4.651.623,46 8.756.922,79 Kısa vadeli borçlar toplamı 5.346.722,65 1.891.070,38 Uzun vadeli borçlar toplamı 0,0 0,00 Borçlar toplamı 5.346.722,65 1.891.070,38 Özvarlık -695.099,19 6.865.852,41l- ... Markası ile; Mamullerin ... ... Gıda tarafından üretildiği, ve ... Gıda, ..., ... Yemek , ... ... tarafından pazarlama ve satışı yapıldığı, ... Gıda, ... Gıda, ... Yemek, ... Yemek , ... ... arasında Organik Bağ olduğu, ... Gıdanın üretici, diğer şirketlerin şube olarak satış faaliyetinde bulunduğu, böyle bir örgüt yapısının ilerleyen süreçte franchising gelirleri yaratma anlamında önemli katkılar sağlayacağı,2- Şirketin öz kaynaklarının 31.12.2023 tarihi itibariyle TTK 376/3. Maddesinde tanımlanan aktiflerin satış fiyatı esasına göre değerleme yapıldığında 6.865.852,41 TL olarak bulunmuştur. Yukarıda tabloda da görüldüğü üzere şirketin değer Bilançolarına göre Özvarlığını korumakla birlikte borca batık olmadığı dolayısı ile iflas şartlarının oluşmadığı..." belirtilmiştir.Uzman görüşü akabinde bilirkişi heyetinden alınan ek raporda;"Uzman raporunda davacı şirketin mal sattığı şirketlere ilişkin bilgiler verilmiş ve davacı şirketin faaliyetinin devam ettiği belirtilmiştir. Davacı şirketin mal sattığı şirketlerde bir hissesi bulunmamaktadır. Bu şirketlerin ortakları farklıdır. Söz konusu şirketlerin mali tabloları ile davacı şirketin mali mali tabloları konsolide edilemez. Bayilik ve franchising ilişkisinin, davacı şirketin borcunu azaltacak bir etkisi yoktur. Davacı şirketten mal alan şirketler, davacı şirketin bağlı ortağı ve iştiraki değildirler. Olayımızda önemli olan, davacı şirketin başından beri kâr elde edememesidir. Davacı şirket sürekli olarak zarar etmiş ve bu nedenle borca batık hale gelmiştir.Davacı şirketin iflâstan kurtulabilmesi için borca batıklığın ortadan kaldırılması şarttır. Borca batıklık giderilmediği sürece başka yolların da denenmesi mümkün değildir.Borca batıklıktan kurtulmanın birçok yöntemi vardır. Sermaye artırımı, kârlılık bunların başında gelmektedir.Uygulamada mevcut zararın giderilmesi, ortaklarca karşılanması gibi yollar da kullanılmaktadır. Ortaklara olan borçların sermayeye ilâvesi veya ortakların alacaklarından vazgeçmesi de kolay bir yöntemdir.Uzman raporunda, davacı şirketten mal satın alan firmalar için ilişkili şirket nitelendirilmesi yapılmaktadır. Bu görüşe katılmamız mümkün olmasa da, eğer bu görüşte ısrar ediliyorsa, bu firmalar davacı şirkete fiyat farkı ödeyerek, zarar etmesini önleyebilirler.Il - SONUÇ
:Kuruluşundan beri zarar eden ve 500.000. T.L. lık sermayesinin bile 3/4'ünü ödeyemeyen, bu nedenlerden ötürü borca batık hale gelen ve borca batıklıktan kurtulabilmek için de herhangi bir yöntemi denemeyen davacı şirketin, kuruluşundan bu güne kadar sadece bir imza yetkilisi olmuştur. Onun da görev süresi yargılama sırasında dolmuştur. Ancak, iki vekili farklı görüştedir.Davacı şirket üç senedir bu haldedir ve bu hale davayı açan müdürü döneminde gelmiştir. Aynı yetkili tarafından görevlendirilen vekiller, farklı taleplerde bulunmaktadırlar.Açıklamalarımız muvacehesinde kök raporumuzdaki görüşümüzü değiştirecek nitelikte bir gelişme olmamıştır..." şeklinde kanaat bildirilmiştir. İstinaf sebeplerinin incelenmesiİİK'nın 178/1.maddesinde; "İflasa tabi bir borçlu, aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflasını isteyebilir. Borçlu, bu halde bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemek zorundadır. Bu belge mahkemeye ibraz edilmedikçe iflasa karar verilemez."İİK'nın 179.maddesinde; "Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır." 6102 sayılı TTK'nın 376/3.maddesinde; "Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Meğerki, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olsun. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur." hükmü yer almaktadır.Aciz halinden maksat; borçlunun muaccel (ödeme günü gelmiş) borçlarını ödeme imkanından yoksun bulunması ve bu durumun süreklilik taşımasıdır. İflasını isteyenin aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemesi ve aciz halinde bulunduğunu kanıtlaması halinde iflasına karar verilir. (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sayfa 739).Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı kararı; "Dava, İİK.'nın 178. ve 179. madde hükümleri dayalı doğrudan iflas istemine ilişkindir. İİK'nın 181. maddesinin aynı kanun'un 160. maddesine yaptığı yollama nedeniyle, İİK'nın 178. ve 179. madde hükümleri uyarınca doğrudan iflas talebinde bulunan şirket temsilcisi ya da müdürü, ilk alacaklılar toplantısına kadar gerekli masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli tebliğ masraflarını avans olarak mahkeme veznesine yatırılmalıdır.TTK'nın 324. ve İİK'nın 179. maddeleri uyarınca borca batık hale gelen şirket bunu mahkemeye bildirmek ve iflasını istemek zorundadır. İİK'nın 178. ve 179. maddesi uyarınca iflasa karar verilebilmesi için şirketin borca batık durumda olması gerekir. Aciz hali borçlunun ödeme araçlarından yoksunluğu nedeniyle, derhal ödemesi gereken para borçlarını ödemek konusundaki iktidarsızlığıdır, borca batıklıkta ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Borçlunun aciz hali ne kadar ağır olursa olsun (İİK.nun 178/III deki durum olmadıkça) borçlu kendi iflâsını isteyen borçlu aciz halinde bulunduğunu ispat etmek zorundadır. İflas talebi üzerine mahkemede bilirkişi incelemesi yaparak iflas talebinin yerinde olup olmadığını belirler. Borca batıklığın tespiti için TTK'nın 324. maddesi uyarınca bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır. Mahkemece davacı şirketin borca batık durumda olmadığı kabul edilmişse de bu konudaki inceleme yeterli değildir. Zira, TTK'nın 324. maddesine göre borca batıklık bilançonda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançonun çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço üzerinde mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Borca batıklık, TTK’nın 324. maddesinde gösterilen şekilde varlıkların rayiç değerini belirlemek ve İİK’nın 178/1. madde ve fıkrasında belirtilen alacaklılar listesinde gösterilenler ile gerçek anlamda tesbit edilebilecek diğer borçların tutarına göre belirlemelidir. Borca batıklıktan kurtulma ise tüm borçların ödenmesi anlamına gelmeyip, aktifin pasiften fazla olmasını ifade eder.Bir sermaye şirketinin borca batıklık bildiriminde bulunarak iflasını istemesi halinde, bu durumun mahkemece re’sen tesbiti gerekir. Bu tesbitin yapılmasında, davacının sunduğu delillere ek olarak, mahkemece gerekli görülen diğer delillerin toplanması, bu kapsamda ilgisi görülen kamu kurumlarından alınacak bilgiler, yapılacak keşif ve mahkemece atanacak bilirkişilerce düzenlenecek raporlar da değerlendirilmelidir. Borca batıklığın tesbitinde sadece davacının kayıtlarına değil, varlıklarının rayiç değerlerine de özellikle bakılmalı, bu noktada, konusunda uzman bilirkişilerin görüşüne başvurulmalıdır. Dava teorisindeki genel ilkenin bir istisnası olarak, borca batıklık sadece dava tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. Açıklanan durum karşısında davacı şirketin mevcut kayıtları; mahkemece ulaşılabilecek tapu, trafik, sanayi ve ticaret odaları, ticaret sicil kayıtları gibi hakkında bilgi alınabilecek belgeler, varlık kalemlerinin rayiç değerlerine ilişkin uzman (teknik) bilirkişi görüşleri ve somut olay bakımından özellik arz edebilecek diğer verilerin toplanmasından sonra, konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden alınacak teknik, detaylı ve denetime elverişli rapor sonucuna göre borca batıklığın yukarıda gösterilen ilkeler çerçevesinde tesbiti ile varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. İşte bu nedenlerle borca batıklık, mahkemece re'sen saptanmalıdır..." şeklindedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak şirket bilançosuna yer verilmemiş sadece aktif ve pasifleri yukarıda yer verilen tablo halinde bilanço özeti şeklinde gösterilmiştir. Raporun 2.sayfasında "Tarafımızca Muhasebeci ile yapılan görüşme neticesinde şirketin 31-12-2023 tarihli bilânçosu ve gelir tablosu ile kurumlar vergisi beyannamesi temin edilebilmiştir. Beyannamede aynı zamanda 31-12-2022 tarihli bilânço ve gelir tablosu da yer almaktadır. Bunlar raporumuzun ekinde ayrı bir şeffaf dosya içinde takdim edilmiştir.",3.sayfasında "Bilançonun detaylı şekli, raporumuzun ekindeki şeffaf dosya içindedir." denilmiş ise de dosya içerisinde anılan belgeler de bulunmamaktadır. Bilirkişi raporu mevcut haliyle hükme elverişli değildir. İflas talebine itiraz eden vekil dilekçesinde şirketin "..." markasının olduğunu beyan etmiştir. Uzman görüşünde "..." markası için 8.000.000,00 TL değer gösterilmiştir. Uzman görüşünde belirtilen "..." marka adı iflasını talep eden şirkete ait değildir. Bu marka ... Şirketine ait olduğundan iflasını talep eden şirketin rayiç değer bilançosunda nazara alınamayacaktır. Ancak Dairemizce UYAP - Entegrasyon Raporları - Patent Sorgulama ekranından, iflasını talep eden şirket hakkında "Marka" sorgulaması yapıldığında "Marka Başvuru No:..., Marka Başvuru Adı: ..., Marka Tescil Tarihi 2023-07-19" olan markasının olduğu tespit edilmiştir. Oysa bilirkişi raporunda şirketin sadece demirbaşlarının olduğu, bunun haricinde bir malvarlığının olmadığı belirtilmiş, marka bilgisine yer verilmediği gibi bir değer tespiti yapılmamıştır. Bunun dışında da şirketin bir malvarlığı olup olmadığı bilinmemektedir. Zira şirketin malvarlığının tam olarak araştırılmadığı ve değerinin tespit edilmediği açıktır. Bu durumda Mahkemece, yukarıda yer verilen Yargıtay kararında açıklanan ilkeler doğrultusunda re'sen gerekli inceleme ve araştırma yapılması, şirketin borç miktarı, giderleri, üçüncü şahıslardan olan alacakları, varsa taşınmaz, taşıtları, demirbaşları, markaları v.s. tüm mevcut malvarlığı yönüyle mahallinde ve ayrıca defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılması, şirketin aktif ve pasif rayiç değerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde belirleyen gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınmasının ardından oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, borca batıklığın tespitine yönelik yetersiz bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuş, bu gerekçeler doğrultusunda, iflasın kamu düzenini ilgilendirmesi sebebiyle iflasını talep eden şirketin itiraz eden vekili Av. ...'ın istinaf talebi kabul edilerek kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İflasını talep eden şirketin itiraz eden vekili Av. ...'ın istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ E. ████████ K. Sayılı █████/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026