Anahtar kelimeler: Stok Dağıtıcı Petrol Onüçüncü Lisansı Pazarlama Süreci Piyasası Enerji Dağıtım

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:█████████Karar No
:█████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Petrol Dağıtım ve Pazarlama A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... KurumuVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket tarafından, ulusal petrol stok yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca █████/2020 ile █████/2020 tarihleri arasında her ay için 1.588.752,00-TL olmak üzere toplam 14.298.768,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket hakkında yapılan denetim sonucunda, 2020 yılı Nisan ve Aralık arasında; her ay için tutulması gereken 5.192 ton zorunlu ulusal stok yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin tespit edildiği ve eksik tutulan her bir ton ürün için 306,00-TL idari para cezası verilmek suretiyle toplam 14.298.768,00-TL idari para cezası uygulandığı, öte yandan davacı tarafından Kuruma sunulan yazılı savunmada; "...olağanüstü hallerdeki risklerin önlenmesi amacıyla getirilen bu düzenlemenin olağanüstü bir dönem olan Covid-19 salgınında yerine getirilmesinin beklenmesinin yerinde olmadığı..." belirtilerek anılan yükümlülüğün yerine getirilmediğinin kabul edildiği;Bu durumda; piyasada sürekliliğin sağlanması, kriz veya olağanüstü hallerde risklerin önlenmesi ve uluslararası anlaşmalar gereği olağanüstü hal petrol stokları ile ilgili yükümlülüklerin ifası amacıyla bir önceki yıl günlük ortalama kullanımının içindeki net ithalatın en az doksan günlük miktarı kadar petrol stoğu tutulacağı, bu stokun da rafineri, akaryakıt ve LPG dağıtıcı lisansı sahiplerinin ikmal ettiği günlük ortalama ürün miktarının minimum yirmi katını kendi depolarında veya lisanslı depolama tesislerinde topluca veya statülerine göre ayrı ayrı bulundurma yükümlülüğü ile sağlanacağı, söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde eksik tutulan her bir ton için idari para cezası uygulanacağı kuralı karşısında, davacı şirket hakkında yapılan denetim sonucunda 2020 yılı Nisan ve Aralık ayları arasında, her ay için belirlenen 5.192 ton zorunlu stok yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve davacı tarafından da anılan yükümlülüğün yerine getirilmediğinin kabul edildiği dikkate alındığında, davacı şirketin ulusal petrol stok yükümlülüğünü yerine getirmediği sabit olduğundan, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca davacı şirket hakkında 14.298.768,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Nitekim benzer yöndeki, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında da bu hususların vurgulandığı görülmektedir.Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, davalı idarenin ulusal ve zorunlu petrol stoğu konusunda düzenleyici işlem yapma yetkisi olmadığı, firmanın lisans tarihinin █████/2017 tarihi olduğu, faaliyetine başlangıç yılının ise 2018 yılı olduğu, █████/2017 tarih ve 30206 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Zorunlu Petrol Stoku Kupon Sistemine ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Karar gereğince kendilerinin sorumlu tutulamayacağı, yükümlülüğün 2019 yılı itibarıyla uygulanması gerektiği, 2019 yılında ortaya çıkan ve dünya geneline hızla yayılan Covid-19'un mücbir sebep kabul edilerek yükümlülüklerin yerine getirilmesinin beklenmemesi gerektiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna 2018 Nisan-2019 Mart ayları arasında tutulması gereken zorunlu petrol stokunu gösterir tabloların █████/2018 tarihinde sunulduğu, bununla beraber 2020 Nisan - 2021 Mart ayları arasında tutulması gereken zorunlu petrol stoku miktarını gösterir tablonun da █████/2020 tarihinde davalı Kuruma sunulduğu, yine █████/2019- █████/2020 tarih aralığında şirketin tutmakla yükümlü olduğu stok miktarlarına istinaden hazırlanan ilgili tabloyu içerir Türkiye Petrol Rafineleri A.Ş. Genel Müdürlüğüne yazılan yazının da sunulduğu, █████/2019 tarihinde kendileri ile Türkiye Petrol Rafineleri A.Ş. arasında imzalanmış Ulusal Petrol Stoku Kupon Sistemi Sözleşmesi bulunduğu, sözleşme uyarınca düzenlenen █████/2019, █████/2019, █████/2019, █████/2019, █████/2019, █████/2019, █████/2019, █████/2019, █████/2020, █████/2020, █████/2020 tarihli faturaların ibraz edildiği, firmanın zorunlu petrol stoku tutma yükümlülüğünü yerine getirdiği, davaya konu tarih aralığına ilişkin ise sunulan fatura örneklerinden anlaşılacağı üzere kupon hizmeti vb. bilgi belgelerden anlaşılacağı üzere yükümlülüklerini yerine getirmeme gibi bir amacı olmadığı, ayrıca stok yükümlülüğünün yerine getirilmesi açısından depolama lisansı sahiplerinden alınan kupon hizmetinde ödenen bedellerin de ekonomik mahva neden olduğu, hem bu bedellerin hem de fahiş idari para cezalarına maruz kalmalarının hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.